HAKKARİ YÜKSEKOVA YÜCE DORUK DAĞI TÜRK KAYA RESİMLERİ

608
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Bilindiği üzere Hakkari ve Van bölgesi geçmiş dönemlerde kaşif ve bilim adamlarının bu bölgeye düzenledikleri  araştırma  gezileri sayesinde Türk tarihi açısından  Türk kaya resimleri ile anılmıştır.Bu anılma  araştırmacı Muvaffak  Uyanık’ın, Hakkari bölgesinin batısında yer alan “Guveruk” ve “Tırşin” yaylalarında, kayalar üzerine kazınarak çizilmiş binlerce kaya resmi bulmasıyla başlamıştır.

Bu bölgede farklı yerlerde kaya resimleri ve beklide Türk kadim yazısının oldugu hep düşünülmüş fakat terör dolayısıyla bu bölgede kapsamlı bir araştırma inceleme çalışması yapılamamıştır.Şahsım olarak bu bölgeye bu yönde hep bir ilgi duymuş Denizli’de peşine düştüğümüz ve ortaya çıkardıgımız kadim Türk izlerinin bu bölgedede bizleri beklediğine inanmışımdır.

Terör olaylarının durduğu ve silahların sustuğu bu günlerde Yüksekova’da yerel bir rehber olan Kahraman AYTAN’nın düzenlediği Hakkari  Yüksekova’yı ve otuz yıldır terörden dolayı araştırmacıların giremediği Cilo dağları Reşko dağı’nı içeren bir gezi daveti aldık ve buna katıldık.Bu anlamda Kahraman bey ile bazı sohbetlerimiz olmuş ve farklı yerlerde özellikle bize Sat bölgesinde kaya resimleri olduğundan bahsetmiş bu bölgedeki kaya resimlerinin daha önce fotoğraflandığını ve Cilo dağı eteklerinde kaya resimlerini olabileceğini ve bunların peşine düşmemiz gerektiğini dile getirdim .Cilo dağlarının Hakkari kısmında bulunan Cehennem buzulu programımız bitikten sonra Yüksekova’ya geçip buradan Dağlıca yolunu takip edip Yeşiltaş karakolunun bulundugu yerel halkın Oramar çayı ve bölgesi olarak andıgı yerden Cilo dağlarının en yüksek zirvesi olan Reşko eteklerine doğru Yeşiltaş karakolundan izin alarak yola çıktık ,Bozuk ve arızalı bir yoldan araçlarımızın yolda kalmasından dolayı yaya yürüyerek yukarıdaki yaylada göçerlerin çadırlarına ulaşıp bu bölgede kamp kurduk ve grup ile beraber ertesi günü Reşko dağı eteklerinde bulunan Cennet buzuluna doğru bir tırmanışa başladık,tırmanış esnasında rehberimiz Kahraman beye bu bölgede kaya resimlerinin olup olmadığını sorduğumda yaylada bulunan göçerlerin bir yer söylediğini ama kendisininde kesin bir yer tarif edemeyeceğini bana belirti ve kırmızı kayaların olduğu bir yer gösterdi ama burada maalesef kaya resimleriyle karşılaşmadım ama benim içime kuşku düşmüştü bir kere birde buralarda bir yerde olduğuna dair içimde büyük bir his vardı.Bunu düşünerek buzul tırmanışında gruptan ayrılarak kaya resimlerinin peşine düştüm, zaten buzulu yan taraftan ulaşmış ve fotoğraflamıştım hemen buzulun bulunduğu yerden göçerlerin koyunları yıkadığı bölgeye inip o bölgede bulunan yaşlı bir şahsa kaya resimleriyle ilgili sorular sorup bilip bilgi almaya çalıştım,yetmiş yaşlarındaki şahıs bana böyle resimlerin olduğu yeri bildiğini yolumuzun üstünde olduğunu söyleyip kendisini takip etmemi dile getirdi .

Üç kişi kaya resimlerine doğru yola çıktık yaklaşık 5 km yürüdükten sonra Oramar çayının başladıgı derenin karşı tarafına geçip doğuya doğru bakan kırmızı ve siyah granit kayaların olduğu bir bölgeye ulaştık. Gördüğüm manzara karşısında adeta büyülendim hemen fotoğraf makinamla görüntülemeye başladım .

Adeta açık hava müzesi niteliğinde olan ve çok geniş bir alana  yayılı bulunan bu zengin resimlerin benzerliğine, doğuda Azerbaycan ve Kobistan bölgesinde kayalar üzerindeki  gibi  dağ keçisi,geyik çeşitli figürler ve en önemlisi iki adet Daş baba (Balbal) çizimiyle karşılaştım. Burada şekiller ve eski yarı-göçebe Türk boylarının kullanmış oldukları amblemler meydana getirmektedir.Kuzeyde Erzurum yakınlarındaki “cunni” mağarasındaki resim ve amblemlerle, daha batıda ise Kütahya yakınlarındaki Aizanı tapınağının duvarlarındaki büyük taş blokları üzerine hayvan resimleri ile çok büyük bir benzerlik göstermesi yönünden ilginçtir. gerek cunni mağarasındaki resim ve amblemleri ve gerekse Kütahya yakınlarındaki Aizanı tapınağının taş duvarları üzerine çizilen hayvan sahnelerini eski Türk boylarının yapmış olduğu kesindir. ayrıca, bu bölgedeki tasvirlerin Anadolu dışındaki benzerlerine ise, Azerbaycan, Kobistan ve hatta Sibirya’da son yıllarda keşfedilen binlerce kaya üstü resmi  meydana getirir. görüldüğü gibi, çok geniş bir coğrafi bölgeye yayılmış olmasına rağmen, şekil ve muhteva yönünden birbirinin benzeri olan bu resimlerin, eskiden göçebe ve yarı göçebe  Türk boyları tarafından yapılmış oldukları bugün artık yerli ve yabancı bilim adamlarınca kesinlikle kabul edilmiştir.dolayısıyla tarih öncesi dönemlerde bile , Anadolu ve özellikle Doğu Anadolu bölgesi ile Azerbaycan ve Asya bozkırları arasındaki kültür ve sanat merkezleri arasında kopmaz bir birliğin olduğu açıktır.Bu durum ayrıca, tarih öncesi devirlerden yeni zamanlara kadar Orta Asya’dan Anadolu’ya devamlı olarak göçlerin yapıldığını da açıklar.

..

Bu bölgede çektiğim fotoğraflarla sizi baş başa bırakıyorum…

Kaynak: http://umitilekesif.blogspot.com.tr/2013/09/hakkari-yuksekova-yesiltas-koyu-resko.html

PAYLAŞ
Önceki İçerikYahudi Gizemciliği ve Kabala’nın Tarihi
Sonraki İçerikV ( Zafer) İşaretinin Anlamı
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER