Halayın Kökeni

3564

Halay  [Azəricə: Yallı]
Halay – Türkiye’nin Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Çukurova bölgesinde
ve Türk coğrafyasında oynanan halk oyunlarının genel ismidir.

Tarihi:

Kun-ay

İ.Ö. 8.000, Orta Asya Qara-Tau… Kazakistan

Kün-Ëki , Güneş ve Eşi, yeryüzüne inmişler, Güneş’in eşi yani AY, Tanrı adına,  halkı tarafından seçilmiş olan Buğ’u kutsamıştır. Bu kutsama da OYUNG’la, Halay çekme ile resmiyet kazanmıştır.(K.Mirşan)

Bu resimde baştaki Buğ’un kıvrık kolu Halay çekenlerin  resimde net görülmeyen kollarını, el ele tutuşlarını, oyuncuların bacak ve vücut şekilleri birer damgayı ifade etmekte ve bundan Ön-Türkçe bir yazı çıkmaktadır.(K.Mirşan)

tarih-oncesi-davul

Doğu Anadolu, Tîri-Şin yaylâsı, Davulcular. (Prof.M.Uyanık)…İ.Ö.7.000 Davulcu, bayrağı davuluna takmış.

 

Baş Tutgan Kişgi (baş tutan kişi) elinde mendili, Oyung”u yönetiyor” Üstte, yan yatmış (V) harfi ve devamında ALTI  nokta  OĞ-ALTI diye okunuyor , Tanrı ALTI, “Tanrı Temsilcisi” anlamını veriyor “Demek ki Halay, gerçekten TİNSEL değerde bir OYUNG”Zaten bu sözcük, “felsef bir fikri ifade ediyor; felsefî fikir yâni, ” Tanrıya erişme başarısı, onunla özdeşleşme başarısı” demek

Doğu Anadolu”ya İ.Ö.13.000″de ayak basmış olan Ön-Atalarımız.(Prof.A.Erzen,Urartular, Doğu Anadolu, 1984 TTK.Ank.) Mezopotamya”ya inmişler ve bu kültürü oraya da taşımışlardır.

urartu-vazo

İşte Mezopotamya”da halay: Hassuna Vazo kenar motifi, İ.Ö. 5.000

sumerlerde-halay

 Samarra  Vazo kenar motifi , İ.Ö. 5.000   (A.Parrot, Sumer, Gallimard, 1960 s.46/f.62/63)

Mezopotamya’da Ön-Türk kültürü şüpheyle karşılanabilir. Fakat

mezopotamya-on-turk-kulturuYukarıda, Tîr-i şin yaylâsındaki davulcular resminde gördüğümüz ve ES diye okunan bir dikey çizgi ve önünde bir haç yâni OQ damgası, ES-OQ diye okunur:  OQ(halkı)DIR… Yandaki resimde görülen OQ damgası yâni, Haç şekli, aynen karşımızdadır.(A.Parrot, Sumer,Gallimard 1960, Paris,s.334/f.410)

Özellikler
Değişik bölgelerde oynanan halaylar arasında büyük farklılıklar vardır. Halay, toplu halde yan
yana dizilerek bir çember oluşturmak suretiyle oynanır. Dansçılar, küçük parmaklarıyla
birbirlerine tutunurlar. Grubun en başında bulunan lider, açıkta olan eliyle mendil sallar. Dans
yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır. Halay adımları genelde ayak figürlerine dayanır.
Bu bölgelerde her ilin kendine has halay oyunları derlenmiştir. Halay, davul ve zurna ile çalınan müzikler eşliğinde oynanır.

Halk kültüründe
Halay, Türk ve Altay halk kültüründe tören dansıdır. Alay olarak da söylenir. Kökleri milattan
önceki dönemlere ve hattâ tarihöncesi çağlara uzanan bir oyundur. Al kültü ile ilişkilidir. Yaşamın enerjisini, döngüsünü, dayanışmayı, hareketi, durup devam etmeyi ve ritmi içerir. Al (Hal) sözcüğünün ateşle yâni yaşamsal enerjiyle bağlı olması bu oyuna verilen önemi göstermektedir. İlkel biçiminin adı Allı veya Yallı olarak bilinir. Kobustan adlı bölgede kayalara çizilen eski çağlara ait resimlerde bu oyunun resmedildiği görülmektedir. Elley (Allay) adlı ilk ata ile de bağlantılı görünmektedir. Yakutlar bu dansa Ohokay derler.

Azeri kültüründe “Yallı”
Yallı, Azerbaycan halk sanatında çok geniş yer tutan mitolojik kaynaklı bir oyundur. Kobustan
kayalarında, milattan önceki dönemlere ait; el ele verip dans eden ve bağrışan kalabalık
görüntülerinin çizimleri vardır. Oynayanlar, kâinatın ebedî döngüsünü, hareketliliğini ve
dinamizmini sembolize eden mistik bir daire boyunca sıkı bir şekilde dizilirler. Oyunun ilerleyen kısımlarında kaçışırlar ve beklenmedik bir zamanda yere uzanıp yalar gibi yaparlar. Bunların hepsinin kendi içinde anlamları vardır. Aslında “yallı” oyunlarının eski inançlardaki Ulu Ana bütününden kopma Al/Hal ruhuyla bağlılığı da, “Yallı” adında göze çarpmaktadır.

Etimoloji
(Al/Hal) kökünden türemiştir. Topluluk ve ateş anlamları içerir. Moğolca Halah fiili serbest
bırakmak, rahatlatmak manalarına gelir. Mançuca Hala fiili de aynı içeriği ihtiva eder.

Kaynak :

  1. Haluk Tarcan – 30 /12/ 2010 Mecidiyeköy’deki söyleşisinden

2. Türk Söylence Sözlüğü – Deniz Karakurt

PAYLAŞ
Önceki İçerikKimyasal Evrim – Tek Hücrelilerin Oluşumu – 2
Sonraki İçerikYüzüklerin Efendisi ve Türkler
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER