Tarihteki Yazılı İlk Rüşvet Olayı

478

Yakın doğudaki kazılarda çıkan ve insan yaşamı ile en çok ilgili belgelerden birisi de bir öğrencinin bir gün içinde yaptığı işleri ortaya koyan bir Sümer hikayesidir. İÖ. 2000 yıllarında ismi verilmeyen bir öğretmenin yazdığı bir hikayenin yalın ve sade olan kelimeleri isan tabiatının binlerce yıl içinde ne kadar az değiştiğini ortaya koymaktadır.

Bu hikayede bir okul çocuğu, bugünkü çocuklar gibi, okula geç kalıp öğretmenden dayak yiyeceğinden korkuyor. Uyandığında annesini acele öğle yemeğini hazırlaması için zorluyor. Okulda her uygunsuz hareketinden dolayı öğretmeni ve yardımcısından dayak yiyor. ” Dayak veya kamçılamak ” kelimesinin çevirisinden çok eminiz. Çünkü Sümercede ” kamçılamak manasına gelen kelime ” sopa” ve ” et işaretlerinin birleşmesi ile gösterilmiş. Öğretmene gelince : Onun da aylığı bugünkü öğretmenler gibi olmalıydı. Hiç olmazsa çocukların aileleriden,maaşında ayrı, birşeyler elde edebildikleri zaman çok mutlu oluyorlardı

“Tablet evinde” profesör olanlardan biri tarafından yazıldığına kuşku olmayan bir kompozisyon, öğrenciye sorulan bir soru ile başlıyor.:

” Okul çocuğu günün erken saatinde nereye gittin?” Çocuk karşılık veriyor. ” Okula gittim”. yazar soruyor ” Okulda ne yaptı?” Bunu çocuğun, hemen hemen metnin yarısından fazlasını kapsayan yanıtı takip ediyor.
Bir kısmı şöyle başlıyor: Tabletimi ezberledim. Öğle yemegimi yedim ” yeni” tabletimi hazırladım.onu yazdım onu bitirdim.Sonra benim sözlü sorumu verdiler. Öğleden sonra bana yazılı ödebimi verdiler. Okuldan çıktığım zaman eve gittim, eve girdim, babamı orada otururken buldum. Babama benim yazılı ödevimi söyledim., Sonra benim tabletimi ezberden ona okudum. Babam memnun oldu. Sabahleyin erken saatte uyandığım zaman anneme döndüm ve ona ” benim öğle yemeğimi ver, okula gitmek istiyorum” dedim. Annem bana 2 tane yuvarlak ( çörek) verdi, yola koyuldum. Annem 2 çörek verdi okula gittim. Okulda yoklamayı yapan bana ” neden geç kaldın” dedi. Korku ve çarpan kalp ile öğretmenin önüne  geldim ve saygı ile eğildim.

Fakat saygı ile diz çöksüm veya çökmesin, bu öğrenci fena bir gün geçirmişe benziyor. Okulun çeşitli görevlisinden ” ayağa kalk, kapıya git” gibi azarlayıcı sözlerle dayak yiyor. En fenası da kendi öğretmeni ona ” senin elin ( kopyan) hiç iyi değil diyor ve dayak atıyor. Bu artık delikanlıya çok fazla gelmiş gibi görünüyor ve babasına, öğretmeni eve
davet ederek yumuşatması için bazı hediyeler vermesini öneriyor. İşte bu insanlık tarihinde kayda geçen ilk rüşvet olayıdır.

Kompozisyon devam ediyor:  Baba çocuğun sözüne değer vererek öğretmeni eve getirtiyor. Evde evin en iyi yerine oturtuyor.Öğrenci öğretmenin yanına geliyor. Ona hizmet ediyor.Okulda tablet yazma sanatın da bütün öğrendiklerini öğretmenin önünde babasına gösteriyor. Sonra haha öğretmene şarap ve yemek ikram ediyor, ona yeni elbiseler giydiriyor, bir hediye veriyor ve parmağına yüzük takıyor. Bu sıcak bonkörlüğe öğretmen şu sözlerle
karşılık veriyor: ” Ey delikanlı, benim sözlerimi tuttuğun, onlara karşı gelmediğin için yazı sanatının en yüksek noktasına erişesin senin buluşların tam olsun, erkek kardeşlerinin arasında önder olasın, arkadaşlarının başı olasın. Öğrenciliğin en üst düzeyine yükselesin. Sen oku l uğraşılarını tanı olarak
yapabildin ve öğrenmiş bir adam oldun.
Öğretmenin bu çoşkun ve iyimser sözleriyle ” okul günleri” hikayesi sona eriyor. Bu öğretmen, kendisinin bildiği bu okul yaşamı hakkında yazdığı bir edebi parçanın 4 bin yıl sonra 20. yyda yaşayan bir Amerika Üniversitesi profesörü tarafından toprak altında ayrılan parçalarının bir araya getirilip yeninden gün ışığına çıkarılacağını bir an olsun düşünmemişti kuşkusuz. Bereket ki bu hikaye yazıldığı zamanlar halk arasında çok sevilmiş ve bir çok kopyaları yapılmıştı. Bu kopyalara ait 21 parça kazılarda toprak altından çıkarılmış ve bunlardan 13 tanesi Philadelphia Üniversite müzesine ,  7 tanesi İstanbul Eski Şark müzesine, 1 tanesi de Paris Louvre müzesine gitmiştir.

Çeşitli yereler dağılmış metni oluşturan bu parçaların yavaş yavaş birbirlerine uydurulmasının hikayesi şöyledir:
“Okul Günleri” ne ait ilk parça 1909 yılında genç Çivi Yazısı uzmanı Hugo Radau tarafından yayınlandı. Bu parça metnin ortasından bir kısımdı ve Radau konunun ne olduğunu anlayamazdı. Bundan sonraki 25 yıl içinde o zamanın ünlü Doğu bilimcileri olan Stephen Langdon, Edward Chiera ve Henri de Genouillac tarafından bu kompozisyona ait daha  başka parçalar yayınlandı. Fakat hala aynı metnin hakiki değerinin anlaşılmasına yarayacak malzeme yeterli

değildi. İstanbul’da uzun kaldığım 1938 yılında bu metne ait beş parça daha bulmayı başardım. Bunlardan biri oldukça iyi durumda dört sütunlu olan ve kompozisyonunun tümünü kapsayan bir tabletti. Bu tablet, bana diğer  parçaları eski yerlerine yerleştirebilmemi sağladı. O zamandan beri Üniversite Müzesinde bu konuya ait büyüklüğü 4 sütunlu olandan üzerinden çok az işaret bulunan birçok tablet parçasını bulmam mümkün oldu. Sonuç olarak birkaç  kırık işaret dışında, bu metnin bütün parçaları birleştirilerek tam kompozisyon elde edildi. Fakat bu işlem, böyle bir eski belgeden bilim dünyasının yararlanabilmesi için yapılacak bilimsel çalışmalar aşamasında engeldi. Her parçanın güvenilir çevirisini yapmak çok önemli ve bundan da fazla güçtü. Kompozisyona ait bir hayli parçanın
çevirisi Chicaho Üniversitesi Doğu Bölümünde çalışan Sümerolog Thorkild Jacobsen ve Heidelberg Üniversitesinden Adam Falkstein tarafından yapılmıştı. Bu çeviriler ile evvelce Leipzig ve Ankara Üniversitelerinde ve sonra Chicago Üniversitesinda çalışan Benno Landsberger’in yaptığı bir hayli önerilerden yararlanılarak bütün metnin ilk çevirisi tarafımdan yapıldı. Bu 1949 yılıda yüksek düzeyde bilimsel bir mecmeu olan Journal of the American  Oriental Society’de yayınlandı. Bu eski hikayede bir hayli Sümerce kelime ve cümlelerin hala şüpheli ve anlaşılmaz  olduğunu söylemeye gerek yok. Şüphesiz ileride herhangi bir profesör onun tam doğru çevirisini yapmayı başaracaktır.

Kaynak : Tarih Sümer’de Başlar –  Samuel Noah Kramer

Çeviri : Muazzez İlmiye Çığ

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından adınıza imzalı satın almak için Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikNASA’nın Açıklanamayan Dosyaları : Bölüm 2 – Belgesel
Sonraki İçerikTarihteki İlk Ninni

36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER