Bakteriyofajlar Yıllar Sonra Raflardan İndiriliyor

504
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Antibiyotik direncine karşı dirençli bakterileri öldüren virüsler

Bakterileri hedef alan ve yok eden virüsler, tedavisi zor bakteriyel enfeksiyonlarda etkili bir strateji olabilir. Dublin’de gerçekleştirilen Genel Mikrobiyoloji Derneği’nin Bahar Konferansında bir sunum yapan Dr. David Harper, artan antibiyotik direnci nedeniyle yeni tedavilerin geliştirilmeye başlandığını belirtirken bu amaçla bakteriyofajların yüz yıl sonra tozlu raflardan yeniden indirildiğini söyledi. Bakteriyofajlar, bakterileri enfekte ederek hücre yıkımına yol açan ve onların çoğalmasını engelleyen virüslerdir. Göl, toprak, kanalizasyon ve insan vücudu dahil olmak üzere, her yerde bulunur. 1915 yılında keşfedildikleri ilk zamandan bu yana, bakteriyofajlar antibakteriyel terapötik ilaçlar olarak araştırıldı. Ancak, ilk yapılan araştırmalarda etki mekanizmalarına ilişkin sınırlı sayıda bilgi edinildi ve kimyasal antibiyotiklerin geliştirilmesi ile bakteriyofajlardan tedavi amacıyla yararlanılmadı.

Bedfordshire AmpliPhi Bioscience Müdürü Dr. Harper, neden bakteriyofajların tekrar antibakteriyel olarak araştırılmaya başlandığını şu sözlerle anlatıyor: “Her bakteriyofaj aslında belirli bir bakteri tipine spesifiktir ve çoğalması için doğru bakteriyel konak hücreye ihtiyacı vardır. Ne kadar fazla bakteriyel hedef olursa, o kadar hızlı büyürler ve konak hücreleri öldürürler. Bu nedenle çok sayıda bakteriyi barındıran enfeksiyonun tedavisinde bakteriyofajlar işe yarayacaktır. Örneğin kronik kulak, akciğer enfeksiyonlarında ve yaralanmalarda. Bu tür enfeksiyonlarda virüsün yalnızca düşük bir dozu, yani gramın milyonda bini yeterli olacaktır. Bu tedavi doğrudan enfeksiyon bölgesine sprey, damla veya krem ile uygulanabilir. Bakteriyofaj tedavisinin en önemli avantajı, insan hücrelerini enfekte etmemesi. Bu nedenle güvenli görünüyorlar.”

Antibiyotik direncinin artması demek, bakteriyel enfeksiyonların çoğalması ve tedavisinin güç hale gelmesi demek. İlaca dirençli enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilecek çok az sayıda antibiyotik olduğu düşünülürse, bakteriyofaj tedavisine ilişkin çalışmalarda artış görülmesi doğaldır. Dr. Harper, piyasaya sürülen yeni antibiyotik sayısının, ilaç direncindeki artış oranını karşılamadığını da vurgulayarak bu alanda yeni yaklaşımların hayat kurtaracağını belirtti. Öte yandan bakteriyofaj tedavileri ile ilgili çok sayıda yeni klinik çalışma halen sürüyor. İlk klinik güvenirlik çalışması 2005 yılında yapılmıştı. Bakteriyofaj tedavisinin etkili olduğunu gösteren çalışma sonuçları, 2009 yılında yayımlanmıştı. Bu klinik çalışma AmpliPhi tarafından yapıldı. Şirket mevcut antibakteriyel tedavilerin etkisiz kaldığı hastalıklarda klinik çalışma yapmaya devam edecek. Konuyla ilgili bilgi veren Dr. Harper, “İleriki çalışma sonuçları ile yasal hususlar giderilmiş olacak ve bu araştırma alanına daha fazla yatırım yapılacak. Sonrasında bakteriyel hastalıklar ve antibiyotik direncine karşı yaygın olarak kullanılabilecek yeni ilaçlar geliştirilmeli” dedi.

Kaynak : Medikal Akademi

PAYLAŞ
Önceki İçerikAntibiyotik Tedavisinden Önce Hayat Nasıldı?
Sonraki İçerikGöktürkçe Öğreniyorum Tanıtım ve 1. Ders
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER