Bilimsel Yazım Nedir?

27

Açıklık Gereksinimi

Bilimsel yazım nedir? Bilimsel yazımın anahtarının açıklık olduğuna inanıyorum. Başarılı bir bilimsel deneyim, açık bir zihnin açıkça ortaya konmuş bir problemi ele alarak, açıkça belirtilmiş sonuçlar üretmesinin bir neticesidir. İdeal olarak, açıklığın her çeşit iletişimin bir karakteristiği olması gerekir. Fakat, herhangi bir şey ilk defa söylendiği zaman, açıklık esastır. Bilimsel makalelerin çoğu, yani ana araştırma dergilerinde yayımlananlar, yeni bilgi katkısında bulundukları için yayıma kabul edilirler. Bu nedenle, bilimsel yazımda kesin açıklık talep etmemiz gerekir.

Sinyalleri Almak

Bilimsel yazım, alıcıya açık bir sinyalin iletilmesidir. Sinyalin kelimeleri, mümkün olduğu kadar açık, basit ve iyi sıralanmış olmalıdır. Bilimsel yazımda süslemeye yer de gerek de yoktur.

Bilim en basit şekliyle, belli anlamları olan kelimelerden başka herhangi bir şeyle iletişim kurulamayacak kadar çok önemlidir. Ve açık belli anlamlar sadece yazarın meslektaşlarına değil, fakat aynı zamanda mesleğe yeni girmekte olan öğrencilere, kendi dar konuları dışında okuyan bilim adamlarına ve özellikle de ana dili İngilizce’den başka olan okurlara (bugünkü okurların çoğu) hitap etmelidir.

Birçok yazı türü eğlenmek için yapılanmıştır. Bilimsel yazımın değişik bir amacı vardır: yeni bilimsel buluşları iletmek. Bilimsel yazı mümkün olduğunca açık ve basit olmalıdır.

Bilimsel Makalenin Dili

Düzenlemeye ilaveten, bilimsel makalenin ikinci temel unsurunun uygun dil olması gerekir. Bu kitapta, birçok bilim adamı bu alanda zorluk çektiği için, İngilizce’nin uygun kullanımı üzerinde sürekli olarak durmaktayım. Hepimiz kabul etmeliyiz ki “İngilizce hemen hemen bilimin evrensel dili olmuştur” (E. Garfield, The Scientist, 7 EylŸl 1987, p.9). Bütün bilim adamları İngilizce’yi hassasiyetle kullanmayı öğrenmelidirler.

Eğer bilimsel bilgi, hiç değilse herhangi bir bilgi kadar önemliyse; etkin, açık ve belli anlamı olan kelimelerle ifade edilmelidir. Bu nedenle bilim adamı, bu çabada başarılı olmak için kültürlü olmalıdır. David B. Truman, Columbia College dekanı iken, bunu iyi ifade etmişti: “Çağdaş varoluşun karmaşıklığında, öğrenim almış fakat eğitilememiş; teknik becerileri olan fakat kültürü yetersiz kalan ihtisas sahibi kişi, tehlikenin kendisidir”.

Bilimsel araştırmada en son amaç yayın olmasına karşın, birçok bilim adamının bu konudaki sorumluluğu ihmal etmeleri beni hep şaşırttı. Bir bilim adamı, verileri elde etmek için çok yoğun çalışmalarıyla aylar veya yıllar geçirecek ve iletişimi ile ilgisiz olduğundan, elde ettiği bu değerleri kayboluşa bırakacak! Bir ölçümü dördüncü basamağa kadar alabilmek için inanılmaz engelleri aşan aynı bilim adamı; sekreter tesadüfen, mililitre başına mikrogrami;
mililitre başına miligrama çevirirken veya kompozitör, “barrel” başına tesadüfi birkaç “pound” aktarırken, derin bir uykuya dalmış olacaktır.

İngilizce’nin zor olması gerekmez. Bilimsel yazımda denir ki: “En iyi İngilizce, en az sayıda kısa kelimelerle anlamı veren İngilizce’dir (senelerce Journal of Bacteriology’nin Yazarlara Direktifler kısmında basılmış olan otoriter bir ifade). Edebi oyunlar ve benzetmeler, dikkati öz’den stil’e çevirir. Bilimsel yazımda bunlar kullanılsa bile çok nadir kullanılmalıdır.

Kısacası bilimsel yazı hangi dilde yazılıyorsa o dil en basit ve açık haliyle kullanılmalıdır.

Kaynak: Bilimsel Makale Nasıl Yazılır ve Nasıl Yayımlanır- Robert A. Day, s6

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here