Din – İnanç Ne Zaman Ortaya Çıktı?

168

MÖ 200.000 yıllarına gelindiğinde Homo erektus’un üyeleri olarak kabul edebileceğimiz son bireyler de öldüler ve tür ortadan kalktı. Fakat aynı sıralarda beyinleri değişik oranlarda, yani önde daha az yapılı ve arkada daha yapılı olmasına rağmen, her yönüyle bizimki kadar büyük olan insansılar olarak bazıları evrimleştiler. Bu tür ilk kez bu tarihten bir süre önce görüldü ve muhtemelen daha eski türlerin sonunu getirmede etkili oldu. Bu türden insansıların ilk izleri 1856’da Batı Almanya’da Neander Nehri’nde keşfedildi. Neander Vadisi Alınaneada Neanderthal’dir ve iskelet kalıntılarına ilk olarak Neanderthal adamı ya da basitçe Neanderthaller denilmiştir.

Bunlar keşfedilen ilk insansılardı. Modern insandan açıkça farklıydılar. Kafatasları bizimkilerden çok daha az insana özgüydü. Belirgin kaş çıkıntıları, büyük dişleri, ileri çıkık çeneleri ve geriye doğru uzanan alınları ve çene altları vardı.

Keşfedilen ilk insansılar olmaları ve Batı dünyasının o günlerde kararlı bir şekilde (incil’de bahsedildiği gibi) dünyanın sadece birkaç bin yıl yaşında olduğuna inanması yüzünden, bilim adamları Neanderthal kemiklerini Homo sapiens’in erken bir türünün kalıntıları olarak kabul etmeye pek yanaşmadılar. Bazıları, bunları bir tür kemik hastalığına ya da başka bir anormalliğe uğramış Homo sapiens’in sıradan üyelerinin  kalıntıları olarak görmeyi tercih ettiler.

Ancak Neanderthal iskeletlerinden daha fazla örnekler bulunduğunda ve hepsinin de aynı tür kafatasına sahip olduğu anlaşıldığında, anormallik savı geçersiz kaldı. Fransız Antropolog Paul Broca (1824-1880) Neanderthallerin bizimkinden daha ilkel bir hayat biçimi olduğunu söyleyerek tartışmaları sona erdirdi ve bu da iddiaların yönünü değiştirdi.

Neanderthallerin resmi adı ilk başta Homo neanderthalensis idi; fakat kafatasının birkaç ayrıntısı dışında bize o kadar çok benziyorlardı ki sonunda türümüzden oldukları kabul edildi. Neden olmasın? Şu anki türden insanlarla çiftleşmiş olabileceklerine dair kanıtlar var. Bu tür, günümüzde Homo sapiens neanderthalensis olarak anılmakta ve Homo sapiens’in bilinen iki alt türünden biri kabul edilmektedirler. Biz modern insanlar ise öbürünü oluşturmaktayız.

Neanderthaller MÖ 200.000’den MÖ 30.000’e kadar Afrika ve Avrasya’da yerleşmişlerdi. Buzul çağlarıda yaşadılar ve mamutları, gergedanları ve dev mağara ayılarını avladılar. Taştan aletleri bundan önce görülenlerden daha çeşitli, narin yapılı ve kusursuzdu. Ateş yakmayı ise kesinlikle biliyorlardı.

Onlar ölülerini gömen ilk insansılardı. Daha önceki insansılar genelde hayvanların yaptığı gibi, ölülerini düşüp kaldıkları yerde bırakıyorlardı; sonunda ceset yırtıcı hayvanlar tarafından yeniliyor ve kalanı da çürüyordu. Neanderthallerin ölülerini gömmeleri ve böylece çürüten bakterilerden olmasa bile yırtıcı hayvanlardan korumaları, kendilerine göre bir anlamda hayata değer verdiklerini, sevgi duygusunu hissettiklerini ve üyelerini samimiyetle düşündüklerini gösteriyor. Bazı ölüler yaşlı ve sakattı ve ancak kabilenin sevecen yardımlarıyla o kadar uzun yaşamış olabilirlerdi.

Cenazede yiyecek ve içecekler de sık sık ölüyle birlikte gömülüyordu ve görünüşe bakılırsa, bu da Neanderthallerin hayatın ölümden sonra bireysel anlamda devam ettiğini hissettiklerini gösteriyor. Eğer ölümden sonra hayat olduğunu hissettilerse, bunu din dediğimiz şeyin ilk ortaya çıkışı olarak düşünebiliriz; bu, evrende duyularla algıladığımızdan daha fazla bir şeylerin olduğu duygusudur.

Kaynak: Isaac Asimov – Bilim ve Buluşlar Tarihi

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER