Etobur Bitkiler – Etyiyen ( Karnivon ) Bitkiler

414

Literatürde Böcek Yiyen Bitkiler ( Insectivorous Plants ) ve Böcek Kapan Bitkiler ( the fly trapplants) gibi isimlerle de anılan Etobur yani Karnivon bitkiler ( Carnivorous Plants) bilimsel olarak ilk defa Charles Darwin tarafından araştırılmıştır.

 

Ekosistemin oksijen ve karbondioksit dengesinin korunması ve buna bağlı olarak yeryüzündeki ısı kontrolünün sağlanması da yeşil bitkilerin kontrolü altındaır. Üstlendikleri tüm bu görevler, yeşil bitkilerin doğanın vazgeçilmez unsurları olduklarının çok açık bir göstergesidir.

Bitkilerin de, insanlar, hayvanlar ve diğer canlılar gibi sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için dengeli beslenmeleri gerekir. Bitkiler dengeli beslenebilmek için, bulundukları ortamdaki besin maddelerini ihtiyaçları ölçüsünde almak zorundadırlar. Her bitkinin azot,fosfor,potasyum, demir, bakır, çinko, mangan, klor, molibden ve bor gibi besin elementlerine olan ihtiyacı bir diğerinden farklılık gösterir. Acaba bitkilerin tamamı besin ihtiyaçlarını aynı yolla mı sağlamaktadır?

Etobur Bitkiler Niçin Var?
Canlılığın devam edebilmesi için yeryüzündeki her canlı türünün özel bir görevi bulunmaktadır. Önemsiz olduğunu düşündüğümüz bir karasineğin bile, bazı bitkilerin tozlaşması, ölü organizmaların mekanik parçalanması ve diğer hayvanlara besin kaynağı olması gibi yararlı görevleri bulunmaktadır.

Yeryüzündeki her bitki türü, özel bir ekolojik ortamda evrimsel sürecine devam ederek günümüze kadar gelmiştir. Bitkiler, bu süreç içinde besin maddelerini temin edebilmek için birbirlerinden farklı beslenme yolları tercih etmişlerdir. Örneğin baklagiller ( Fabaceae) familyasına dahil olan bitkiler, ihtiyaç duydukları azotun bir bölümünü topraktan alırlarken, önemli bir bölümüü de azot bağlayan bakteriler ( Rhizobium) yardımıyla elde etmektedirler. Bu bitkiler köklerindeki yumrularda barınan ve atmosferik azotu bağlayan bakterilerle bir arada evrimleşmişlerdir. ( Ko-evolusyon )

Azotlu bileşiklerce zengin toprakları tercih eden ısırgan otu, ballıbaba ve banotu gibi bitkiler, evrim süreçlerini azotlu topraklarda tamamlamışlardır. Doğadaki madde döngüsünün yeterince tamamlanamadığı mineral bakımından fakir bataklıklar ile kireç oranı yüksek topraklarda evrimleşen etobur bitkiler ise azot, fosfor ve potasyum gibi ihtiyaçlarını toprak dışından temin etmek üzere farklılaşmışlardır.

Etobur Bitkiler Nasıl Beslenirler?

Etobur bitkilerin mineral ihtiyaçlarını temin etmek için seçtikleri yol, etçil beslenme şeklidir. Bu bitkiler temel mineralleri, böcekleri, örümcekleri, kabuklu hayvanları avlayarak sağlarlar. Yeryüzünde 600 civarında tür ile temsil edilen etobur bitkiler, bu farklı beslenme şekilleriyle 350 binin üzerindeki bitki türü arasında özel bir önem sahiptir.

Etobur bitkilerin çoğu bataklık ve turbalıklardaki asit karakterli ortamlardaki ölmüş canlılara ait organik kitle, ortamın aşırı asidik olması nedeniyle mikroorganizmalar tarafından yeterince ayrıştırılamadığı için toprağa geri kazandırılan besin maddelerinin miktarı da azalmaktadır. Ayrıca asit oranı yüksek olan bu tip topraklarda, bitkilerin besin maddelerinden yararlanmaları da zorlaşmaktadır. Bu neden bataklıklar, bitkilerin beslenme ihtiyaçları bakımında fakir olan ortamlardır. Böyle bir ortamda yaşamaya uyum sağlayan etobur bitkilerin mineral madde ihtiyaçlarını yakaladıkları hayvanlardan sağlamaları son derece doğaldır.

Avın Yakalanması ve Sindirilmesi
Etobur Bitkilerin avlarını cezbedip yakalayabilmelerini sağlayan kendilerine özgü kokuları, renkleri, lezzetli özsuları ve özel tuzak tipleri bulunmaktadır. Tüm etobur bitkilerde, avı yakalamaya yarayan tuzaklar değişikliğe uğramış yapraklardan başka birşey değildir. Etobur bitki tuzakları, sürahi tuzaklar, yapışkan tuzaklar, emici tuzaklar olmak üzere 4 gruba ayrılır.

Sürahi tuzaklar
Tuzakların hareketsiz ve en ilkel olanıdır. Bazı ilkel türlerde yapraklar dipte su biriktiren bir çukur şeklindeyken, çoğunda sürahi şeklinde gelişmiştir.  Sürahiler canlı renklerle dekore edilmiş desenler taşımaktadır. Sürahinin dip kısmında bir sıvı bulunur. Yaprak tarafından salgılanan hoş kokuya yönelen bir böcek, sürahinin içindeki sıvıya beslenebilmek için yaprağın dip kısmına doğru ilerler. Yaprağın iç yüzeyindeki sık ve nispeten sert olan tüyler dip kısma doğru uzandığından, aşağıya doğru ilerleyen böceğin tekrar geriye çıkması imkansızdır. Av, kaygan sürahinin içindeki sıvıya düştükten sonra ölür. Bazı türlerde aktif enzim salgısı görülmekle birlikte, çoğunda sindirim dışarıdan bakterilerle sağlanır.

surahi-tuzakli

Yapışkan Tuzaklar

Bazı karnivor ( Etobur) bitkilerin yaprakları, uçlarında zamk benzeri bir yapışkan ( müsilaj) bulunduran sık tüylerle örtülüdür. Bu tuzaklar, ” yapışkan tuzaklar yada sinek kağıdı tuzak olarak adlandırılır.Bu yapışkan damlası, güneşte bir çiğ damlacığı gibi parlar. Parlak damlaların böcekleri cezbettiği bilinmektedir. Bu gruptaki birçok etobur türde, kimyasal uyarılara olduğu gibi fiziksel uyarılara da duyarlılık gelişmiştir. Sindirim özsuyu salgısı çoğu türde görülür. Bazı türlerde av yakalandıktan sonra yapraklar kıvrılır ve av içeride hapsedilir. Yapışkan tuzaklar Güneş güllerinde, gökkuşağı bitkilerinde ( byblis) görülür.

yapiskan-tuzakli-etobur-bitki

Emici Tuzaklar
Bazı sucul ve yarı-sucul türler, küçük su hayvanlarını yakalamak için ” emici tuzak” olarak isimlendirilen bir yapıya sahiptir. Bu bitkilerden ” Torba Otları’nda çok sayıda küçük kese gelişmiştir. Her kese, içine dolan suyun devamlı olarak dışarıya pompalanmasıyla ortaya çıkan negatif basınca dayanan bir kapakla sıkı bir şekilde kapanmıştır. Bir av, örneğin sivrisinek larvası yada bir su örümceği, kapıya iliştirilmiş kaldıraçlardan birine dokunduğu zaman kapının hassas dengesi bozulur ve açılır. Bunun sonucunda, suyun aniden kesenin içine doğru akışı avın kesenin içine doğru emilmesini sağlar. Kağı avın keseye girmesinden sonra aniden kapanır. Bütün bu olayla, saniyenin otuzda biri içinde gerçekleşir.

emici-tuzaklar-etobur-bitkiler

Ani Kapanan Tuzaklar
Etobur bitkiler içinde dünyada en iyi tanınan ” Venüs Sinek Kapanı”dır. Bu bitkinin kapan şeklindeki yapraklarının içine bir böcek girdği zaman, öncelikle buradaki tüylere dokunan nesnenin böcek olup olmadığı algılanır. Kapan yaprak, her nesne dokunduğunda derhal kapanmaz. Eğer böyle olsaydı en ufak bir toz tanesinde ya da yağmur damlasında yaprağın kapanması gerekirdi. Böcek, yaprak içindeki tetikleyici tüylere bir süre temas ettikten ve onun böcek olduğu algılandıktan sonra, 1 saniyeden daha kısa süre içinde yaprak kapanır ve böceği sindirmeye başlar. Kapanan tuzağın yeniden açılması 12 saat, böceğin tamamen sindirilmesi ise 1-2 hafta kadar sürmektedir. Bir kapan yaprak 5-6 defa işlev gördükten sonra yaşlanır ve dökülür, yerini genç yapraklar alır. Bu bitkinin doğal yayılışı, ABD’de Kuzey ve Güney Carolina arasındaki bataklık sahil savanlarıyla sınırlıdır. Venüs Sinek Kapanının sucul akrabası olan ” Su çarkı bitkisi” ise Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya’daki tatlı sularda yayılış gösterir.

etobur-bitkiler

Etobur bitkiler, organik besinleri hayvanlarda olduğu gibi hücre içine alarak parçalayacak bir mekanizmaya sahip olmadıklarından ve sindirim enzimleri hücre içi sindirimi yapan hayvanlarınki kadar kuvvetli olmadığından, hücre dışı sindirim gerçekleştirirler. Yakaladıkları hayvanları, salgıladıkları enzimlerle ve bazı canlılar yardımıyla parçaladıktan sonra hücre içine almaktadırlar. Avların bitki bünyesine alınmadan önce parçalanmasına bazı böcek larvaları ve bakteriler görev yapar.

Kaynak : Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi  Biyoloji Bölümü ABD Başkanı- Prof. Dr. Fazıl Özen

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikNanoteknoloji Nedir? Nanoteknolojinin Kullanım Alanları
Sonraki İçerikHologram Nedir?
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER