Hastalarını Tedavi Eden İlk İnsan Türü Hangisiydi?

187

Neandertaller arasında çok sıkı bir dayanışma vardı. Hasta ve sakatlara bakılıyor, o dönemin imkanları içinde tedavileri yapılıyordu. Buna en güzel örnek La Cha-pelle aux Saints (Fransa) neandertalidir.

40 yaşlarında ölen bu erkeğin iskeletinde bazı kaburgaların hayatta iken kırıldığı ve sonradan kaynaştığı anlaşılmıştır. Neandertalin bu haliyle aktif bir yaşam sürmesi, ava katılması mümkün değildi. O çağa göre yaşlı sayılanbu kişiye özel ilgi gösterildiği anlaşılmaktadır. Aslında bu tür örnekler çoğaltılabilir. Nitekim Şanidar I (Irak) Neandertali, sağlığında çok sayıda kaza geçirmiş; başından birkaç yara almış ve iyileşmiş, sol gözü bir kaza so-nucu kör olmuş, göz çukuru (orbit) parçalanmış, köprücük, kürek ve pazı kemiği kırılıp, sonradan kaynaşarak iyileşmiştir.
Kollardan birisi dirsek hizasından kopmuş, belki de zamanında yapılan cerrahi müdahaleyle hayatı kurtarılmıştır. Neandertalin kesici dişlerinde alışılmışın ötesinde belirgin aşınma görülmesi, kullanmadığı sağ kolunun yerine sık sık ön dişlerinden yararlanmasına bağlanabilir. Bu bulgular insanoğlunun on binlerce yıl öncesinde bile hastalıkları tedavi etmeye başladığının göstergesidir.

Hasta ve yaşlı Neandertallere bakılması ve tedavi edilmesi onların 50-55 yaşlarına kadar yaşamalarını olanaklı kılıyordu. Bugün olduğu gibi genelde ilerlemiş yaşlardaki kadınların sıkça karşı karşıya kaldığı kemik erimesi (osteoporoz) yaşlı Neandertal kadınlarında da saptandı. Osteoartritis adı verilen eklem rahatsızlığı da Neandertallerde sık rastlanıyordu. Örneğin Şanidar (Irak) ve La Chapelle-aux-Saints (Fransa) Neandertal’inin boyun ve sırt omurlarında, dizlerinde ilerlemiş eklem rahatsızlığı tespit edildi.

Krapina (eski Yugoslavya) Mağarası’nda bulunan bir erişkin Neandertal iskeletinde köprücük kemiği kırılmış ve daha sonra düzgün biçimde kaynamıştır. Tıpta achondroplasia diye bilinen cüceliğe, Fransa’nın La Ferrassie Mağarası’nda bulunan bir Neandertal erişkinin-de rastlandı.
Bazı Neandertal bebekleri ve çocuklarının kafa taslarında tespit edilen cribra orbitalia ve dişlerdeki hipoplasia büyüme ve gelişme çağındaki Neandertallerin demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlık ve çeşitli enfeksiyonel rahatsızlıklarla karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Ancak, bu tür rahatsızlıkların sayısı neolitik çağ topluluklarıyla karşılaştırıldığında son derece düşük sayılır.

Bazı Neandertallerin insan eti yediklerine (kanibalist olduklarına) dair kanıtlar elde edildi. Nitekim Krapina ve Vindija’da (Hırvatistan) bulunan Neandertallerin yamyam oldukları ileri sürülmektedir. Ancak bu davranış örüntüsü tüm Neandertal topluluklarına mal edilemez.
Eğer Pekin ya da Atapuerca Homo erektus’ları gibi, hemcinslerinin etini ya da beynini ye-mişse, bu davranışını daha ziyade büyüsel ve ritüel açıdan yorumlamak gerekir. Yoksa, çevresinde her tür hayvanın yaşadığı bu türün salt et gereksinimi için hemcinslerini yemesi beklenemez.

Kaynak : Metin Özbek- İnsanın Tarih Öncesi Evrimi, 50 Soruda Dizisi.

PAYLAŞ
Önceki İçerikFeminist Sanat
Sonraki İçerikOrtaçağda Simya

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER