İlk Alet Kullanma – Bilim Tarihi

51

Bazen insanı alet kullanan hayvan olarak düşünürüz. Oysa alet kullanma sadece insanlara özgü değildir. Örneğin denizde yaşayan susamurları sırt üstü yüzerken, bu amaçla karınlarında taşıdıkları bir kayaya kabuklu hayvanları vururlar. Buna daha başka birçok örnek vermek mümkündür.

Alet kullanan hayvanı, alet yapan hayvan olarak değiştirecek olursak, kendimizi tümüyle olmasa da daha iyi bir durumda buluruz. Şempanzelerin dallardan yaprakları sıyırdıkları ve sonra çıplak dalları kendileri için lezzetli bir yiyecek olan karıncaları avlamakta kullandıkları görülmüştür.

 

Australopithecineler dünyada üç milyon yıl kadar yaşamış olabilirler ve MÖ 1.000.000 öncesine kadar da soyları tükenmedi. Fakat var oldukları sürenin son üçte birinde artık insansı değillerdi. Bazı australopithecineler bizimle aynı
cinsten sayılabilecek kadar yeterince insan oldukları bir aşamaya ulaşmışlardı.

Başka bir deyişle, iki milyon yıl önce insan familyası doğdu. Belirli bir süre için australopithecinelerle birlikte yaşadılar; fakat aralarında bir çelişki vardı ve bu durumda australopithecinelerin yok olmasına (herhalde büyük ölçüde) katkı da bulunan, daha iri ve daha büyük beyinli insansılar kazandı.

1960’larda Ingiliz Antrapolog Louis Seymour Bazett Leakey (1903-1972), karısı Mary ve oğlu jonathan, şu anki Tanzanya olan Olduvai Vadisi’nde insan cinsinin en eski kalıntılarını buldular. Keşfedilen bu insansılara Homo habilis adı verildi (Latince “hünerli adam” sözcüklerinden; çünkü görünüşe bakılırsa, yanlarında basit taştan aletleri yaptıklarını gösteren nesneler bulundu).

Homo habilis, australopithecinelerin bazı daha büyük türlerinden küçüktü. .
1986’nın yazında Homo habilisin 1.8 milyon yaşındaki fosil kalıntıları bulunduğunda (bu türün aynı bireye ait kafatası parçaları ve kol bacak kemikleri ilk kez bulunuyordu), yaklaşık 1 metre uzunluğunda ve kolları şaşırtıcı derecede uzun, küçük ve hafif bir yetişkine ait olabilecekleri düşünüldü.

 

Homo habilisin üyeleri küçük olsalarda, australopithecinelerin her türünden daha yuvarlak kafaları ve neredeyse modern insanınkinin yarısı büyüklüğünde daha büyük beyinleri vardı. Kafatası kemikleri daha inceydi ve beynin şekline bakılırsa, konuşamasalar bile en azından birçok sesi çıkarabiliyorlardı. Elleri daha çok bizim şimdiki ellerimize benziyordu ve ayakları tamamıyla moderndi. Çeneleri ise daha az cüsseliydi; böylece yüzleri daha az maymuna benziyordu.

Bu yaratıkların çakmaktaşı parçalarını yontup keskin bir kenar yapmak için taştan aletleri kullandıkları açıktır. Bu, ilk kez olarak insansıların bol bol keskin kenarlı alete sahip olması ve bir tane arayıp bulma zorluğundan kurtulması anlamına geliyordu. Ayrıca, kenarlar gerçekten keskin yapılabiliyor ve kaya köreldiğinde keskinliği tekrar kazandırılabiliyordu.

 

Bu taştan bıçaklar yiyecek kaynaklarını artırdı. Homo habilis çeşitli kediler, köpekler ve ayılar gibi dişli yırtıcı hayvanların yaptığı şekilde, kalın hayvan derilerini parçalayamıyordu. Bıçaklar olmadığında, insansılar diğer yırtıcı hayvanlar tarafından önceden parçalanmış olan leşlerle yetinmek ve çöplenebilecekleriyle idare etmek zorundaydılar.

Oysa bıçakların sayesinde Homo habilis, derileri kesebilen ve deri ile kemiklerden eti sıyırabilen yapma dişlere sahip olmuş oldu. Bundan da öte, Homo habilis artık leş yemek zorunda değildi. Şimdi insansılar oldukça büyük hayvanları bile kendileri öldürebiliyorlardı. Ağaç dallarına taştan baltaları bağlama ve ilk kaba mızrakları yapma numarasını keşfettiklerinde, hayvanları uzaktan vurmayı da başardılar. Mızrak atıldığında, ani misillemeyi
önlemek için gerekli mesafe korunabiliyordu. lnsansılar avcı oldular ve kuşkusuz rekabet eden australopithecinelerin hepsini öldürdüler; bu nedenle son bir milyon yılda istisnasız tüm insansıları, insan familyasından saymak mümkündür..

Kaynak : Isaac Asimov -Bilim ve buluşlar tarihi

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikHititlerde Evlilik ve Cinsellik, Medeni Hukuk
Sonraki İçerikAteşin Bulunması – Ateşin Keşfi- Bilim Tarihi
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER