Küresel Isınmaya Neden Olan Gazlar ve Özellikleri

7992

Küresel ısınma, insan aktivitesi sonucu sera etkisi yapan gazların atmosferdeki oranlarının hızla artmasıdır. Sanayi Devrimi ile artan insan aktivitesi, gelişen teknolojinin hızla yaygınlaşması ve yaşam standardının yükseltilmesi çabaları atmosferde sera etkisi yapan gazların miktarında gereğinden fazla artmaya neden olmuştur. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sera gazlarının hızla artmasıyla küresel ısınmanın neden olduğu ve insan başta olmak üzere bitki ve hayvan türlerinin yaşamını tehdit eden doğa felaketleri görülmeye başlamıştır.

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışmaya göre insanın çeşitli aktivitelerinin küresel ısınmaya katkısında, enerji kullanımının %49, sanayinin %24, ormanların yakılması ve tahribinin %14, tarım aktivitelerinin payı ise %13 olarak tespit edilmiştir. Aynı konuda yapılan diğer araştırmalarda da insanın enerji kullanımının küresel ısınmaya etkisi en yüksek oranda bulunmuştur.

Güneşten yeryüzüne gelip atmosfere doğru yansıyan güneş ışınlarından bilhassa enerji yüklü olan kızılötesi ışınlarının uzaya geri dönmesi sera gazları tarafından önlenerek küresel ısınma meydana gelmektedir. Sera gazlarının atmosferdeki miktarı arttıkça bunların sera etkisi de artmaktadır. Atmosferde en çok sera etkisi yapan gazlar sırasıyla Karbondioksit (CO2), Metan (CH4), Diazotoksit (N2O), Ozon (O3), Karbon monoksit (CO) ve Halokarbonlar (CFC gibi)’dır. Ayrıca su buharı da sera etkisi yapan gazlar arasında sayılmaktadır.

Karbondioksit (CO2): Sera gazları içindeki payı %82’dir. Milyonlarca yıldan beri atmosferdeki miktarı değişmeyen CO2’in Sanayi Devriminin başlangıcından günümüze kadar %31 oranında arttığı saptanmıştır. 1990 yılından önceki 20 yılda atmosferdeki CO2 gazının yıllık artışı %0.4 iken daha sonraki yıllarda artış miktarı %0.2 ila %0.8 arasında değişmiştir. İnsan aktivitesi sonucu atmosfere salınan CO2’in büyük bir kısmı yoğun olarak kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklanmaktadır.

Metan Gazı (CH4): Atmosferde CO2’den sonra en çok sera etkisi yapan gazdır. Sanayi Devriminin başlangıcından beri miktarı %151 oranında artmıştır ve artmaya devam etmektedir. 1990 yılından itibaren metan gazı salınımında hafif bir azalma vardır. Mevcut metan gazı salınımının neredeyse yarısı fosil yakıtların kullanımından, atık ve artıkların gömülmesinden, hayvan yetiştiriciliği ve pirinç tarımı gibi insan aktivitesi sonucu ortaya çıkmaktadır.

Diazotoksit (NO2) Gazı: Sanayi Devriminden bu yana %17 oranında bir artış göstermiştir. Atmosfere diazotoksit salınımının yaklaşık üçte biri tarıma açık toprakların kullanımı, kimya sanayi ve büyükbaş hayvan yemleri yapımı sırasında gerçekleşmektedir. Atmosferdeki N2O miktarı giderek artmaktadır.

Halokarbon Gazları: Kloroflorokarbon (CFC) gibi halokarbon gazları parfüm sanayindeki spreylerde ve soğutucularda kullanılarak atmosfere salınmaktadır. Bu gazlar atmosferin ozon tabakasındaki O3’u oksijene ve türevlerine dönüştürerek, ozon tabakasının incelmesine neden olmaktadır. Böylece güneşten gelen ultraviyole ışınlarının büyük bir kısmını tutan ozon tabakası inceldiğinden, yeterinden daha fazla ultraviyole ışınları dünyaya gelerek canlılarda çeşitli zararlara ve yeryüzünde ısınmaya neden olmaktadırlar. Halokarbon gazları aynı zamanda atmosfere yansıyan güneş ışınlarını tutarak da küresel ısınmaya neden olan gazlardı.

Ozon (O3) Gazı: Atmosferin ozon tabakasını oluşturarak hem güneşten gelen fazla ultraviyole ışınlarını emerek dünyanın yaşanabilir bir gezegen olmasında çok önemli bir rol oynarken, hem de sera etkisi olan bir gaz olmasıyla da yeryüzü sıcaklığının belirli derecelerde kalarak canlılara yaşama ortamı sağlamaktadır.

Karbon monoksit (CO): Zehirli bir gaz olduğundan atmosferde fazla miktarda olması çok tehlikelidir. Aynı zamanda atmosferde sera etkisi yapma özelliği olan CO en çok insan aktivitesi sonucu atmosfere verilir. İyi yakılmayan fosil yakıtlardan daha fazla oranda CO çıkmaktadır ve atmosferdeki düzeyi gittikçe artmaktadır.

Sera gazlarının atmosferdeki oranı oldukça düşüktür (%0.1’den az). Atmosferde düşük oranlarda bulunmalarına rağmen yeryüzünde iklim sistemlerinin dengede devam edebilmesi için, sera gazlarının atmosferdeki oranlarının geçmişteki seviyesinde korunması çok önemlidir. Yeryüzünün sıcaklık ortalaması 15°C kadardır. Eğer sera gazları atmosferde olmasaydı yeryüzünün sıcaklığı 33°C daha düşük olacaktı ki o zaman yeryüzü sıcaklığı -18°C civarında olacağından dünyada canlıların yaşama olasılığı kalmayacaktı. Atmosferdeki sera gazlarının oranı arttığında ise küresel ısınma olayı sonucu kutuplardaki ve yüksek dağlardaki buzullar erimeye başlayacak, aşırı sıcaklar nedeniyle orman yangınları sonucu bitki ve hayvanların yaşama olanağı kalmayacaktır. Denizler ısındıkça bünyelerindeki erimiş CO2 gaz halinde atmosfere verilerek sera etkisi artarak devam edecektir. Dünya iklim sistemi dengesinin bozulmasının bizi nerelere götüreceğini tam olarak anlamak olanaksızdır. Ortak görüş ise büyük felaketler oluşturacağıdır.

Küresel ısınma ve bunun sonucu oluşan doğal felaketlerin nedeni sera gazlarının varolmasından değil, insan aktivitesi sonucu gereğinden fazla atmosferde birikmesindendir. Gereğinden fazla artışın temel nedeni kömür, petrol ve doğalgaz gibi yüzbinlerce yılda yeraltında oluşan fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanılmasındandır. Örneğin petrol üretimi önümüzdeki son 15-20 yıl içinde maksimum düzeyine ulaşacak ve rezervlerin sınırlılığı nedeniyle daha sonra giderek azalacaktır. Ancak mevcut rezervlerin ¼’ü hızla tüketilirse küresel ısınmanın geri dönüşümü olmayan bir noktaya geleceği tahmin edilmektedir (Bozoğlu ve ark, 2003; Türe, 2003). Sera gazları içinde asıl belirleyici olan gaz karbondioksittir. Karbondioksitin atmosfere yansıyan kızılötesi ışınları tuttuğu ve atmosferin sıcaklık dengesinin sağlanmasında önemli bir rol oynadığı 20. yüzyılın ortalarından beri bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda atmosferdeki 750 milyar tonluk CO2 stokuna her yıl insan aktivitesi sonucu 3 milyar ton, okyanuslar tarafından ise 4 milyar ton CO2 eklenmektedir. Bu miktar her geçen yıl artarak devam etmektedir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKüresel Isınma Nedir?
Sonraki İçerikKüresel Isınmanın Neden Olduğu Sorunlar
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER