Plasebo Etkisi

398
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Plasebo etkisi,bir hastalığın gözlenen değişiklikliğiyle farmakolojik etkisinin arasındaki farka denir. Basitçe anlatmak gerekirse,herhangi bir etkinliği olmayan ve farmakolojik(ilaç bilimi) olarak hiçbir etkisi olmayan maddelerin veya nedensiz girişimlerin hastaların şikayetlerini azaltmasıdır.

Latince placeo fiilinden türetilen ve anlamı “hoşa gideceğim” olan plasebo sözcüğü, tıp dilinde 18. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır.İlk kez 1811’de Hopper’s Medical Dictionary adlı tıp sözlüğünde, “hastaya yararlı olmaktan çok onu memnun etmek için uygulanan tedavi” şeklinde tanımlanmıştır.
ilac-etkilesimHepimiz hastalandığımızda doktorla konuşurken ondan iyi şeyler duymayı bekler, onu iyice bir süzer ve hastalığımızın ciddiyetini anlamaya çalışırız. Doktorun bize söylediği aslında bizim iyileşme aşamamızda çok önemli bir yere sahip hatta bununla ilgili istatistikler bile var. Ancak plaseboyu anlamak için önce plaseboyu biraz detaylandırmak gerekir.

Plasebonun en çarpıcı örneklerinden biri hiç şüphesiz II.Dünya savaşında Henry Baecher isimli doktor tarafından gerçekleştirilmiş. Savaşı sırasında cephede cerrahlık yapan Beecher, morfin stokları tükenince ameliyat ettiği hastalara morfin yerine morfin olduğunu ima ederek tuzlu su enjeksiyonları vermiş ve hayretle hastalarının ağrılarının azaldığını görmüş!Hatta bunun haricinde Depresyon hastalarına plasebo hapları verildiğinde %50,Migren hastalarına plasebo ilaçları verildiğinde %40, Ereksiyon sorunu yaşayanlara plasebo ilaçları verildiğinde ise şikayetlerin %25 oranında azaldığı gözlemlenmiştir.

Astım hastaları üzerinde yapılan deneylerde ilginç olan deneylerden biri. Yüz hastayı tutup tuzlu su buharına maruz bırakmışlar. Astım hastaları için hiçbir yan etkisi olmamasına rağmen hastalara bunun içinde alerjen madde var demişler. Ve sonuç olarak yarısı astım krizi geçirmiş.(1)

Bir diğer ilginç çalışma ise kusma çalışmasıdır. Hastaların yarısını kusmaları için tasarlanmış döner tamburun içine koymuşlar ama öncesinde onlara bir şeker hapı verip onlara ”bu ilaç sizi kusturmayacak” telkininde bulunmuşlar. İkinci gruba ise ”yeni bir ilacımız var anlaşılan çok etkili ve yararlı ancak bir yan etkisi var deli gibi kusturuyor.” telkininde bulunmuşlar.Sonuç olarak birinci grup döner tamburun içinde olsalarda kusmamış, ikinci grup ise tahmin edecceğiniz üzere deli gibi kusmuşlar(1)

Her ne kadar bu deneyler hafif bir tebessüm oluştursa da plasebo tıp etiğine uymayan bir davranıştır. Çünkü hastaların kendilerini iyi hissetmesi için hastaya yalan söylenmektedir. Amerikan tıp birliği plaseboyla ilgili bir politika belirlemiş, bu politikaya göre doktorun hastayı bilgilendirdiği müddetçe hastaya plasebo ilaç yazılabilmesine izin verilmiştir. Peki ya hasta bunu öğrenirse gerçekten işe yaramaya devam edecek mi ? Cevap  evet. Yine de işe yaramaya devam ediyor. Plasebo etkisinden yararlanan sadece doktorlar değil tabiki de. İlaç firmaları da bu konu üzerine araştırmalar yapıyor. Örneğin beyaz ve yeşil rengi ilaç kutularında kullanılması tüketicinin güvenini kazanmasına neden oluyor. Bunun dışında kullanılan ilaç kutusunun yeni olması bile tüketiciyi etkiliyor.

NEJM’de yayımlanan ve Yalansavar’ın ”Plasebo:İyileşmeye inanmak” başlıklı yazısında da bahsedilen bir deneyde Astım hastalarına verilen Plasebo ilaçları tüketenler ile Albuterol(astım ilacı) tüketen hastalar neredeyse aynı oranda iyileştiklerini beyan etmelerine rağmen FEV1 sonuçlarına göre(FEV1:zorlu soluk verişin ilk bir saniyesi içinde dışarı atılan hava hacmidir) aslında sadece etkin ilaç tedavisi kullanan yani Albuterol kullanan hastalarda iyileşme görülmüştür.

Sonuç olarak, Plasebo almakta olan hastalara aslında sadece etkisiz bir ilaç değil, beraberinde destek, ilgi ve güvence de verilmekte; bu da terapötik işbirliğini ve olumlu beklentiyi desteklemektedir. Özgül olmayan faktörlere cevap tıbbın her alanında görülmekle birlikte psikiyatride daha da önem kazanmaktadır. Plasebo cevabı hastalıktan hastalı- ğa, kişiden kişiye, kültürden kültüre, hatta farklı zaman ve mekanda değişkenlik gösterdiğinden tahmin edilebilir de- ğildir. Tarihi bilgilerimiz bu nedenle yeni ilaçların etkinlik çalışmalarında bize yeterli kontrol sağlamaktan uzaktadır. En azından günümüzde bilimsel olarak yeni tedavilerin etkinliğinin gösterilmesi için plasebo karşılaştırmalı çalışmalara gereksinim olduğu aşikardır(2)

Kaynakça:

(1) https://dotsub.com/view/2ed4f8c6-0d99-447c-aaa7-c4b773e56cc2

(2)Montgomery SA. Alternatives to placebo-controlled trials in psychiatry. Eur Neuropsychopharmacol 1999; 9:265–269.

 

yalansavar.org/2014/06/15/plasebo-iyilesmeye-inanmak/

http://www.psikofarmakoloji.org/pdf/1_3_4.pdf

bilimfili.com/plasebo-etkisi-nedir/

http://www.psikofarmakoloji.org/pdf/19_2_14.pdf

http://old.tkd.org.tr/pages.asp?pg=:dergi/dergi_content&plng=tur&id=2948&dosya=246

PAYLAŞ
Önceki İçerikSon 30 Yılın En İyi 15 Korku Filmi
Sonraki İçerikMichelangelo- Ademin Yaratılışı
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER