Radyasyon Nedir? Radyasyon Hakkında Temel Bilgiler

358
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Atomun yapısı nasıldır?

Atom, içerisinde proton ve nötronlar bulunduran bir çekirdek ve bu çekirdeğin etrafında farklı yörüngelerde bulunan elektronlardan oluşur.

Radyoaktif atom nedir?

Çekirdeğinde dengeli sayıda proton ve nötron bulundurmayan atomlara radyoaktif atomlar denir. Proton-nötron sayısındaki dengesizlik atom çekirdeğinde ilave enerji olarak ortaya çıkar, bu enerji fazlalığı radyasyon (ışıma) olarak salınır. Bu salınım çekirdekteki proton sayısı nötron sayısı ile dengeleninceye kadar devam eder. Fotonlar, alfa ve beta parçacıkları bu radyasyonların en fazla bilinenleridir.

radyoaktivite-olayi

Radyasyon nedir? Hangi türleri vardır?

Bir kaynaktan (örneğin radyoaktif maddeden) dalga veya parçacık halinde salınan enerjidir. Görünür ışık, radyo ve mikro dalgalar iyonlaştırıcı olmayan radyasyonlardır. Enerjileri çok düşük olduğu için madde içerisine (insan vücuduna) giremeyip sadece maddenin atomlarını titreştirebilirler ve etkileştikleri ortamın sıcaklığını çok az bir miktar arttırabilirler. İyonlaştırıcı radyasyonların ise enerjileri çok daha büyük olduğundan madde içerisine girerek, atomların elektronlarını koparabilirler. Bu nedenle, insan sağlığını etkilemeleri söz konusudur.

radyasyon-nedir

Radyoaktif bir kaynak ne kadar süre radyasyon salar?

Bu süre her radyoaktif izotopun kendine özgün “yarı ömrü” ile ifade edilir ve mevcut radyoaktif çekirdek sayısının yarıya düşmesi için geçen zamandır, yani her bir yarı ömür geçtiğinde aktivite de yarıya düşmektedir

Radyasyon kaynakları nelerdir?

Doğal ve yapay radyasyon kaynaklarından söz edebiliriz. Doğal radyasyon, dünyanın oluşumundan beri var olan (hatta giderek azalan) doğal radyoaktif maddelerden ve uzaydan gelen kozmik ışınlardan oluşur. İnsan yapımı radyoaktif kaynaklar ve X-ışını üreten cihazlar yapay radyasyonlara örnek olarak verilebilir. Doğal radyoaktif madde ne demektir? Doğada bulunan bazı elementlerin radyoaktif olan yani radyasyon salan izotopları (farklı kütle ağırlığındaki türleri) vardır. Bu izotoplar birbirlerinden saldıkları radyasyonun türleri, enerjileri ve ne kadar süre radyoaktivitelerini devam ettirdiklerine göre farklılıklar gösterirler.

İnsanlar normal yaşamlarında ne tip radyasyona maruz kalırlar?

Tüm insanlar arkafon radyasyon olarak bilinen doğal radyasyona maruz kalırlar. Ayrıca radyasyonun kullanıldığı işlerde çalışanlar, tanısal amaçlı radyasyon uygulamasının söz konusu olduğu tıbbi incelemeleri yaptıranlar ilave radyasyona maruz kalabilirler. Tüm bu radyasyonlar düşük seviyede radyasyon olarak kabul edilir.

1) Kozmik ışınlar

2) Radon

3) Yer kabuğundaki doğal radyoaktif kaynaklar

4) Besinlerdeki radyoaktif kaynaklar

5) Endüstride kullanılan kaynaklar

6) Medikal uygulamalar

7) Nükleer tesisler

Doğal radyasyon kaynakları nelerdir?

Yer kabuğunda, oturduğumuz binaların yapım malzemelerinde bulunan radyoaktif radonun doğal radyasyona katkısı neredeyse tüm kaynakların yarısı kadardır. Uzaydan gelen kozmik ışınlar, doğada bulunan diğer radyoaktif kaynaklar gene doğal radyasyona katkıda bulunurlar. Patates, muz gibi birçok yiyecekte ve içtiğimiz suda çok düşük miktarda doğal radyoaktif maddeler bulunur. İnsan vücudunda bile yaklaşık 4000 – 5000 tane radyoaktif çekirdek vardır (en fazla potasyum, uranyum ve radyum izotopları) . Vücudumuz saniyede çevreye 400 den fazla foton salarken, arkafon radyasyonu nedeniyle saniyede 15 000 civarında fotonun bombardımanına uğrar. Yani adeta bir radyasyon sağanağı altındayız. Doğal radyasyon şiddeti, yer kabuğundaki radyasyon kaynaklarının miktarı ile konsantrasyonuna ve deniz seviyesinden olan yüksekliğe bağlı olarak doğal radyasyon şiddeti değişir.

Uçak yolculuğunda alınan radyasyon daha mı fazladır? Evet, deniz seviyesinden yükseğe doğru çıktıkça artan kozmik radyasyon nedeni ile insanlar radyasyondan daha fazla etkilenirler. Örneğin, 5 ve 10 km yükseklikteki 1 saat radyasyona maruz kalma Ankara’da aynı süre için ölçülen arkafon radyasyonuna kıyasla 20 ve 40 kat daha fazladır.

Hangi yapay radyasyon kaynakları insanları en fazla etkilemektedir?

Tüm yapay kaynaklar dikkate alındığında, insanları etkileyen toplam radyasyonun %97 si hastalıkların tanısında kullanılan radyasyondan kaynaklanır. Endüstride kullanılan kaynakların katkısı %2, nükleer santrallerin ise %0,1 oranındadır.

Radyasyon içeren tüketici ürünleri var mıdır?

Evet, duman detektörlerinde, bazı floresan lambalarda, saatlerin fosfor kaplı akrep ve yelkovanlarında, seramiklerde ve gübrelerde çok az miktarda radyasyon vardır.

İyonlaştırıcı radyasyonun hangi tipleri vardır? Özellikleri nelerdir? İyonlaştırıcı radyasyon gama ve X—ışınları (fotonlar) ile alfa, beta parçacıkları ve nötronlardan oluşur. Bu radyasyonların özellikleri, şiddetleri (radyasyon demetini oluşturan fotonların, alfa veya beta parçacıklarının sayısı), enerjileri (demetteki her bir radyasyonun enerjisi), elektrik yükleri (fotonlar yüksüz, alfa parçacıkları pozitif, beta parçacıkları ise negatif yüklüdür) ve kütleleri ile ifade edilirler. Gama ışınları görünür ışık ile aynı özelliktedir ancak enerjileri çok daha yüksektir. Alfaların kütleleri betaların kütlelerinden 7000 kat daha büyüktür. Beta parçacıkları serbest elektronlardır. Nötronlar da bir radyasyon türüdür ve nükleer reaktörlerde olduğu gibi bazı radyoaktif maddelerin bölünmesi sırasında salınırlar. Vücudu delip geçerler ve direkt olarak bir etki yaratmazlar, ancak etkileştikleri bazı maddelerden foton ve alfa radyasyonlarının salınmasına neden olurlar.

X-ışınları nedir? Yapay olarak nasıl elde edilirler?

Gama radyasyonu ile aynı özelliktedir, kaynağı atom çekirdeği değil elektron yörüngeleridir. X-ışın tüpleri ile farklı şiddet ve enerjilerde X-ışınları elde edilir ve tanısal radyolojik incelemelerde bu ışınlar kullanılır.

Radyasyon dozunun yüksek olması ne demektir? İnsan üzerindeki etkileri nasıldır?

İnsan üzerinde bilinen bir etkiyi oluşturacak radyasyon, yüksek dozda radyasyon olarak ifade edilebilir. Yüksek dozdaki radyasyon çok sayıda hücrenin ölmesine neden olur ve sonuçta doku boyutunda hasarlar oluşur. Doku ya da organ hasarın oluşması için radyasyon dozunun bu doku ve organa göre değişen belirli bir eşik değeri vardır ve etkinin ne zaman ortaya çıkacağı önceden kestirilebilir. Örneğin, deri yaralanmaları, saç dökülmesi, gözde katarak oluşması, geçici ve kalıcı kısırlık, sindirim sistemi bozuklukları ve ölüm radyasyonun artan dozlarındaki belirli değerlerinde ortaya çıkan etkilerdir. Bir örnek olarak Japonya’nın Hiroshima ve Nagasaki kentlerine atılan atom bombaların etkisi verilebilir. Patlama noktası merkez alındığında 2 km’lik bir daire içerisinde radyasyonun seviyesi çok yüksekti. Ayrıca, bazı radyasyon kazalarında insanlar gene yüksek dozlarda radyasyon etkisinde kalmışlardır. Kanser vakalarının tedavisinde (radyo terapi uygulamaları) gene yüksek radyasyon dozları kullanılmaktadır.

Düşük seviyedeki radyasyon dozu ne demektir? İnsan üzerindeki etkileri nasıldır?

İç içe yaşadığımız doğal radyasyon miktarının biraz üzerindeki radyasyon dozları düşük dozdaki radyasyon olarak ifade edilebilir. Hastalıkların tanısında kullanılan radyasyon da bu seviyededir. Düşük dozdaki radyasyonunun etkisi yüksek dozlarda gözlenen etkilerden

Hamile bayanlar radyolojik inceleme yaptırabilirler mi?

Hamile bayanların, anne karnındaki bebeğin direkt olarak radyasyon demeti içinde olmadığı radyolojik incelemeleri (kafa, göğüs, kol, bacak vs) –gerekli korunma önlemlerinin alınması şartıyla- yaptırmalarında bir sakınca yoktur. Bebeğin direkt olarak ışınlanacağı ve radyasyon dozunun daha yüksek olduğu incelemeler (karın bölgesinin tomografi ve floroskopi incelemeleri) tıbbi bir gereksinim yoksa hamilelik sonrasına ertelenebilir. İncelemenin zaruri olması durumunda anne karnındaki bebeğin minimum radyasyon dozuna maruz kalacağı bir teknikle yapılması gerekmektedir. Halen doğal nedenlere bağlı olarak sakat bebek doğumları %1-6 arasındadır, tanısal incelemeler için yüksek sayılabilecek bir radyasyon dozunun söz konusu olacağı bir incelemede (örneğin bir karın tomografisinde) bu olasılığın %0.012 yani 1 : 8000 gibi çok düşük bir olasılıkta olduğunun belirtilmesinde yarar vardır. Gene doğal nedenlere bağlı olarak düşük oranı %15 dir. Bayan hastalar kendilerinden radyasyonun kullanılacağı bir incelenme istenmesi durumunda hamile olup olmadıklarını ya da hamilelik olasılıklarını mutlaka ilgili hekime bildirmelidirler.

Radyasyonun varlığı nasıl anlaşılır?

İyonlaştırıcı radyasyon renksiz, kokusuzdur olup insan duyu organları tarafından algılaması mümkün değildir. Radyasyonun şiddeti, enerjisi ve türü ancak özel tasarımlanmış detektörlerle algılanıp ölçülür.

Nükleer reaktörlerin bacasından radyoaktif madde salınır mı?

Evet, ancak bu radyasyon son derece düşük dozda olup çevreye bir zarar vermesi söz konusu değildir. Kömür yakan santrallerin de bacalarından da düşük miktarda radyoaktif madde salınmakta, bazı durumlarda bu radyasyonun miktarı aynı enerjideki nükleer santrale göre daha fazla olabilmektedir.

Elektrikle çalışan ev aletleri, televizyonlar bilhassa cep telefonları sağlığa zararlı mıdır?

Hayır. Bilhassa cep telefonları üzerine spekülatif bir çok haber çıkmaktadır. Telefonların kullandığı radyasyon, iyonlaştırıcı yani atomun elektronlarını koparacak enerjide değildir. Sadece çok küçük sıcaklık artışı söz konusudur. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda insan sağlığını etkileyecek hiçbir bulguya rastlanmamıştır. Ancak bu bağlamda, bu tür etkilerin ilerideki yıllarda ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusu sorulabilir; Yanıtı ise, söz konusu araştırmaların yıllardır birçok saygın bilimsel kuruluş tarafından ve birbirinden bağımsız olarak yapıldığı ve birbirini doğruladığıdır.

Çernobil kazasının sonuçları nedir?

Radyasyona bağlı ölüm sayısı 50 kişidir. Takip edilen 18 milyon kişiden çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 5000 kişide tiroit kanseri saptanmıştır. Tiroit kanseri nedeniyle ölenlerin sayısı 15 kişidir (2011). En fazla radyasyona maruz kalan 600 000 kişiden (temizlik işçileri, patlama esnasında reaktörün çok yakınında bulunanlar) 4000 kişinin radyasyona bağlı olarak kanserden ölmesi beklenmektedir ancak, bu toplumda yaklaşık 120 000 kişinin de diğer nedenlerle kanserden ölmesi söz konusudur. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde Çernobil kazası nedeniyle kanser artışlarının olduğunu söylemek bilimsel açıdan mümkün değildir.

Magnetik rezonans (MR) ve ultrason görüntülemesinde radyasyon kullanılıyor mu?

Hayır kullanılmaz.

Mamografi incelemelerinin radyasyon riski var mıdır?

Bugün doğan her 10-12 kız çocuğundan bir tanesinin ileri ki yaşamında meme kanserine yakalanması beklenmektedir. Mamografi incelemeleri erken tanı için en önemli yöntemlerden bir tanesidir. Meme dokusunun radyasyon hassasiyeti birçok dokuya göre daha fazladır. Risk belki sıfır değildir ancak çok düşüktür. Örneğin 40 yaşında mamografi incelemesi yaptıran bir bayan hastanın radyasyon nedeni ile meme kanserine yakalanma olasılığı 1.41/100 000dir, bu olasılık diğer kanserlerde dikkate alınırsa 8.3/100 000’e yükselir. Bu bayan hasta 45 yaşında bir mamografi incelemesi daha yaptırırsa meme kanser riski 2.5/100 000 olacaktır.

Kaynak : Prof. Dr. Doğan BOR 

PAYLAŞ
Önceki İçerikMendel Genetiği
Sonraki İçerikCanlılarda Üreme Temel Bilgiler
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER