Hipokrat Kimdir?

714

Çoğumuzun Hipokrat’ın kimliği konusunda belli belirsiz bir fikri vardır. Çoğu kez ” Tıbbın Babası” deyimi aklımıza gelir. Ayrıca bir de, doktorların iyi davranmalarını öneren Hipokrat Yemini de var. Öte yandan, Hipokrat’ın ” hipokrasi” yani iki yüzlülükle ile hiçbir ilgisi bulunmadığı da unutulmamalı. Aslında Yunancadan gelen hipokrasi kelimesinin kökeni hyprokrisis olup ” rol yapmak” anlamına gelir ve günümüzde düzenbazlar için kullanılır.

Oysa Hipokrat kesinlikle böyle biri değildi.

Hipokrat kimdi ve ” Tıbbın Babası” ve Tıbbın Kaşifi” unvanlarını nasıl kazandı?

Bir kişinin ululuğu ” yeni buluşlar”ının başkalarınınkilerle kıyaslanmasından çok, bu kıyaslama için buluşlarından hangisinin seçilmesi gerektiği ile ölçülebilir.
Hipokrat için liste uzundur

Hastalıklara doğaüstü ya da kötü güçlerin değil, doğal nedenlerin yol açtığını gören,
Klinik tıp ” ve ” doktor-hasta ilişkisi”ni icat eden,
2500 yıl boyunca etkin olan vir davranış yemini yaratan,
Tıbbi faaliyetleri musluk ya da çatı onarımı gibi sıradan bir iş olmaktan kurtarıp saygın bir meslek haline dönüştüren,
Düşünce ve duyguların yürekte değil beyinde oluştuğu dahil tıpta birçok yeni buluş gerçekleştiren ilk doktor olmasını kapsar.

M.Ö 460 yılında İstanköy’de doğdu. Günümüzdeki birçok doktor gibi Hipokrat da nesiller boyu tıp dünyası içinde yer almış bir doktorlar sülalesinden geliyordu. Başlangıçta babası Heracleides, büyük babası ve zamanın diğer ünlü öğretmenleri tarafından eğitildi, ama bu fazla alçak gönüllülük oluyor. Aslında ailesi aynı zamanda en az 19 nesildir, sağaltma  konusunda yarı tanrı olarak bilinen Asklepieios’a kadar uzanan bir tıp geleğini sürdürmekteydi. İlahlar bir yana, Hipokrat’ın tıpla ilgili ilk görüşü büyük olasılıkla  dinsel sağaltıcı ve papazlardan oluşan bir uzun geçmişin etkisi altında oluşmuştur.

Hipokrat’ın yaşamı hakkında çok az şey biliniyor. Hipokrat’ın yazdığı öne sürülen çok sayıda eser var. Bunlar Corpus Hippocraticum yada sadece Hipokratik Koleksiyon olarak bilinen 60 kadar eser. Bunların gerçekten Hipokrat tarafından mı kaleme alındığı, yoksa onun ölümünden yıllar hatta yüzyıllar sonrasında onun fikirlerini geliştiren hayranları tarafından mı yazılmış olduğu hala tartışma konusu. Yine de, belgeleri kıyaslayıp yorumlayan tarihçiler Hipokrat ve onun başarıları hakkında akla yakın bir öykü oluşturdular.

Dürüst olmak gerekirse, H!pokrat hakkındaki en renkli üç öykü muhtemelen hem gerçeklere, hem de efsanelere dayanmaktadır.

İlk ve belki de en iyi bilinen öykü M.Ö 430 yılında Peloponez Savaşlarında yer alıyor. Spartalılarca yıkıma uğramasından kısa bir süre sonra Atina’da veba salgını baş gösterir.
Hipokrat ve etrafındakiler yardım için Atina’ya giderler. Hipokray yalnızca demircilerin vebadan etkilenmediğini fark edince mantıklı bir sonuca varır. Bu direnç onların kuru ve
sıcak çalışma ortamlarından kaynaklanıyor olsa gerektir. Hemen reçetesini yazar. Atinalı vatandaşlar evlerinde ateşler yakarak havayı kuru tutmalı, cesetleri yakmalı ve sularını kullanmadan önce kaynatmalıdır. Vebanın önü alınır ve Atina kurtulur.

İkinci Öykü Hipokrat’ın doktorluktan ruhbilime kadar uzanan tanı yetenekleriyle ilgilidir. Atina’daki salgından sonra Hipokrat’ın ününü duyan Makedonya Kralı Pediccas babasının cariyesi olan Phila adında güzel bir kız yanlarına geldikçe kızarıp bozarmaktadır. Hipokrat bunu fark eder. Araştırmaları sonucu Perdiccas’ın Phila ile birlikte büyüdüğünü ve birgün onunla evlenmeyi umut ettiğini öğrenir. Bu umut, kralın genç kızı kendi için cariye olarak seçtiğinde suya düşmüştür. Öte yandan, babası kısa süre önce ölünce Perdiccas’ın Phila’ya aşkı yeniden alevlenmiş ve onun hastalanmasına yol açmıştır. Hipokrat’ın önerileri sonunda kral iyileşir.

Hipokrat’ın sadakiyley ilgili üçüncü öykü Yunanistan’ın Perslerle savaş dönemine aittir. O dönemde Hipokrat’ın ünü o denli artmıştır ki Pers Kralı Artaxerxes halkını ülkesinde hüküm süren salgından  kurtarması için ona çağrıda bulunur. Kralın ” kendi malvarlığına denk” oranda armağanlar ve servet vaatlerine karşın Hipokrat daveti nazikçe reddeder. Kralın durumunu anlayışla karşılasa bile ülkesinin düşmanına yardım elini uzatmak onun ilkelerine aykırıdır. Bunun üzerine kral İstanköy adasını yerle b!r etmeye ant içer; ama bir beyin kanaması sonucu ölünce bu tehdidini uygulayamaz.

Dönüm Noktası

Hastalıklar doğal nedenlerden oluşur.

Hipokrat döneminden önce tüm hastalıkların nedenleri çogunlukla tek ve basit bir açıklamaya dayanıyordu: Cezalandırma. Kimi kötü ya da ahlaksızca davranış sonucu tanrılar ya da kötü ruhlar suçluları hasta ederek cezalandırıyorlardı. Sizin ıslahatınız, ya da günümüz deyimi ile “tedaviniz”, yakınlardaki bir Asklepion tapınağına giderek oradaki papazların duaları ve adayacagınız kurban ile mümkündü.

Mesleğinin daha başlarında Hipokrat bu kuralları degistirdi. Asklepion papazları ve onların sağaltıma teokratik yaklaşımları ile arasına mesafe koyarak hastalıkların tanrılardan degil, dogal nedenlerden kaynaklandıgında ısrar etti!. Onun bu görüsünü en iyi yansıtan, Hipokrat’a atfedilen Kutsal Hastalık Üzerine k!tabında sıkça yinelenen bölümdür.

Epilepsi konusunda ilk yazılmıs bu kitabın adı, o dönemde nöbetlerin kızgın bir tanrının “kutsal” eli ile oluştugu inancına gönderme yapmaktadır.
Hipokrat bunun aksini savunur:

“Bu bence diger hastalıklardan hiç de daha tanrısal ya da kutsal olmayıp başka rahatsızlıklar gibi doğal nedenlerden kaynaklanmakta. Baska hiçbir hastalığa benzemedigi için, insanlar cehaletleri ve şaşkınlıkları yüzünden onu tanrısal nedenlere bağlıyorlar ve bu hastalığın tanrısallığı, onların anlayışsızlığı yüzünden sürüp gidiyor…Bu
hastalığın tanrılarla bağlantılı oldugunu ilk iddia edenler bence hokkabaz ve şarlatanlardır…”

Zamana direnen ahlak kuralları
“Tüm yetenek ve degerlendirmelerimle, hastaların yararına olan tedavileri uygulayacağım. Başkalarına zarar vermek ya da haksızlık etmekten kaçınacağım.”
Hipokrat, Yemin, M.Ö. 420-340

Gereği gibi davranmak: Tıbbi uygulamaların profesyonelleştirilmesi “Temiz olmalı, iyi giyinmeli ve kuşku uyandırmayacak şekilde kokular sürünmeli…”

Gizemli gerçekler: 60 kitap ve tıpta sayısız ilk uygulamalar
“İnsanlar şunu bilmelidir ki tüm mutluluğumuz, sevinçlerimiz, kahkahalarımız ve neşemiz gibi; kederlerimiz, acılarımız, endişelerimiz ve gözyaşlarımız da yalnızca beynimizden kaynaklanmaktadır.”

Iki dünya nerede birleşiyor: Tıbba bütünsel yaklaşım

“Bir doktorun herhangi bir görevini yerine getirirken doğayı tanıması ve bunu gerçekten istemesi gereklidir…Insan ne yiyip içmekte ve genel olarak ne gibi alıskanlıkları var ve bunların her birey üzerindeki etkisi ne olacak.”
-Hipokrat, Eski Tıp, M.Ö. 420-350

Hipokrat Yemininin Orijinali

Hekim apollon aesculapions, hygia panacea ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına!… and içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil, yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarrattan sakınacağım. Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım. Vegrorum arcana visa, audita intellecta nemo eliminet.

Kaynak : Jon Queijo – Büyük Buluşlar

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikSilikon Vadisi Nedir?
Sonraki İçerikChrome ve Firefox için Web Bildirimlerini Kapatma
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER