Kelt Mitolojisi

619

Nüfus ve Dil :
Keltler M.Ö. V. yy’da tarih sahnesine çıkarlar ve İberya Yarımada­sı’ndan İrlanda, İngiltere ve Küçük Asya’ya (Galatyalılar) kadar varan alan üzerine yerleşirler. Bunlar “Ten Kültürü” (culture de La Tene) veya 2. Demir Çağı şeklindeki bir isimlendirmeyle özdeşleşmişlerdir. Yayılmaları Cermen­ler, Romalılar ve Daklar tarafında yavaşlatılmıştır. M.Ö. 51’de Sezar, Ga­ule’yi fethetmiştir. Keltler halen İngiltere ve İrlanda’da yabancı haki­miyeti altında hayatiyetini devam ettirmektedirler. Bugün Keltlere ait diller adalar bölgesi dışında (İrlanda, Gael, Galya) ve Galler’den değil İngiltere’den ayrılmış olan Brötonya kıyısında konuşulmaz.

cernunosKaynaklar :
Yazılı olarak kendi kültürlerini kaydetmek Kelt din adamlarına (druidler) yasaklandığı için, Roma sanatından etkilenmiş anıtların dı­şında doğrudan Galya ile ilgili dökümanlar mevcut değildir. Aksine, Ju­les Sezar’dan Sicilyalı Diodore ve Strabon’a kadar ikinci dereceden kay­naklar bolca bulunmaktadır. Ancak, adalı Keltler’de durum farklıdır, buralar hakkında doğrudan bilgi edineceğimiz kaynaklar çoktur. Fakat, genel olarak ortaçağdan ge­len bu kaynakların bazen hristiyanlıktan etkilenmiş olduğu görülür.
M.S. XII. yy’a ait İrlanda diliyle kaleme alınan bir çok el yazması, eski gelenekleri yazılı olarak tespit etmiştir. Mabinogi isimli derlemeler ya­nında, XIV. yy.’ın iki ünlü koleksiyonu Rhydderch’in Beyaz Kitabı (Le Livre Blanc de Rhydderch) veHergest’in Kırmızı Kitabı (le Livre Rouge de Hergest) da Galyalılara ait gelenekleri içermektedir.

Dagda_on_the_Gundestrup_CauldronGalya Dini :
Bu din, yalnızca Romalıların yorumuyla bize ulaşmıştır. Sezar, Mer­kür ile özdeşleştirdiği bir Yüce Tanrı ve her biri Apollon, Mars, Jupiter ve Minerve ile özdeşleştirilen dört tanrıdan bahseder. Bu ifade çok tar­tışmalı olmasına rağmen, arkeoloji ışığında yeterince akla yatkın görü­nür. İrlandalıların Lugh diye isimlendirdikleri ve ona ait bir çok heyke­lin hala hayatiyetini devam ettirdiği tanrı, Merkür olmalıdır. Bu tanrı­nın ismi daha çok yer adlarında görülür.
Keltler, her biri gerektiğinde Jules Sezar’ın Mars’ı olabilecek üç tan­rıya (Teutates, Esus ve Taranis) insan kurbanları sunmaktaydılar. Te­utates, daha ziyade “kabile tanrısı” (İrlandaca’da “kabileye ait küçük krallık” demek olan tuath terimi ile ifade edilir) anlamına gelen bir soy ismidir. Apollon’a isim bulmak için birçok kişi yarışır ancak onun için belirtilen sıfatlardan birini isim olarak seçmek kolay değildir. Belenus, Borma, Grannus vs. gibi ona işaret eden onbeşten fazla isim vardır.
Galya dilinde Jüpiter, Kelt Druidlerinin efsanevi atasıdır. Onun bir benzeri yoktur. Adakla ilgili yazıtlar kadar ikonografinin de gösterdiği gibi Minerve birçok yerel tanrı ile özdeşleştirilir. İrlanda’da bu tanrılardan biri; şiir, tıp ve teknikle bütünleşmiş olan Brighid’dir. Onun efsanevi kişiliği ve adına kutlanan bayram, hristiyan azizesi Brigitte (Brighid de Kildare) tarafından yapılan çeşitli değişikliklerle hayatiyetini devam ettirmiştir. Figuratif anıtlar, Sucellus Nantos isimli orman tanrıları ve özellikle de geyik boynuzlu tanrı Cernunnos gibi diğer birçok tanrının ismini ve görünümünü muhafaza ederler.

kelt-ana-tanrıçalarıİrlanda Gelenekleri :
İrlanda gelenekleri, adanın tufandan bu ana kadarki efsanevi tarihi­ni dile getirir. İlk göç edenler sürekli olarak deniz ötesinden gelen kötü varlıklar, Fomhoire’ların saldırılarına maruz kalmışlardır. Yeni bir göçmen dalgası beraberinde, kanunları ve sivil toplumu da getirir. Bunlar, büyüsel bilgiyi öğrenmiş, bir çok büyüsel nesnenin (mesela, galibiyeti sağlayan Lugh’un mızrağı , Kral Nuadhu’nun acımasız kılıcı, Daghd­ha’nın bitmez tükenmez kazanı ve gerçek kralı seçmeye yarayan taş) sahibi olan, Tanrıça Dana kabilelerinin (Tuathas De Dananu) arkasın­dan gelmiştir. Tanrıça Dana kabileleri , bizzat tanrı Lugh tarafından Fomhoireler ırkına karşı büyük Magh Tuiredh savaşına sürüklenmiş fa­kat yenilmiş ve İrlanda’dan sonsuza kadar uzaklaştırılmıştır. Bu savaş­tan sonra İspanya’dan gelen ilk Keltler adaya ayak basmışlardır. Keltle­rin falcıları Amharghin, gizli gücüyle İrlanda’ya yeni ayak basanlar için Tuathalar’ın ayırmış oldukları yasal bölgeyi ortadan kaldırır. Fakat Keltlerle Tuathalar arasındaki ilişkiler birçok savaşın da gösterdiği gibi gergin kalmıştır. Sonuçta Tuathalar yeraltı dünyasına çekilmiş ve görü­nür alanı Keltlere bırakmışlardır.

toutatisDruid Müessesesi :
Bu müessese İrlanda’da Visnech ile bütünleşmiş ve ülkenin merkezi muhtemelen mevsimlik büyük bayramların kutlandığı bir yer olarak ayrılmıştır. Kelt krallığı kutsal idi. Gelecek kral, kendi krallığını temsil eden tanrıça veya ata benzer Büyük Tanrıça’nın (Rhiannon, Galyalı Epona vs.) bir vekili ile seksüel bir ilişkiden sonra, krallığa ulaşır. Gerçekte, İrlanda’nın kendi topografisi içinde (Xll. yy.) Cambraili Gerard, İrlanda­lı kralın kutsallığından bahseder. Bu inancın merkezini, müstakbel kra­lın, herkesin önünde beyaz bir kısrakla çiftleşmesi ve bu kısrağın kay­namış etinin meclis tarafından yenilmiş olması oluşturur.

lugh-celtic-sun-god-statue-Kahramanlar Dönemi :
Kahramanlar dönemi, Ulster’de kral Conchobar’ın avlusunda ika­met eden Ulster’in genç kahramanı Cu Chulainn’den söz eder. Con­nachtlı kraliçe Medhblı Cuailnge’in kahverengi boğasını ve Ulster hal­kını ele geçirmek için bir ordu gönderir. Büyülenen Ulster halkı krali­çeye karşı koyamazlar. Fakat Cu Chulainn, tek başına düşman ordusu­na karşı savaşır. Cuailnge’in kahverengi boğası ile Connacht’ın boğası arasında meydana gelen şiddetli savaşla kahramanlar zinciri sona erer. Yarı tanrı Cu Chulainn’in ömrü kısa olacaktır, çünkü düşmanları büyü­sel vasıtalarla onu öldüreceklerdir.
Bir diğer efsanevi kahraman, giriş ritüeline tabi tutulmuş savaşçılar tarikatı Fian’ın lideri , Fionnmac Cumhail’dir. Cu Chulainn gibi Fionn da ülkesini tehdit eden tabiatüstü kuvvetleri kovmak için kullandı­ğı büyüsel güçlere sahiptir.

celtic-deitiesGalya Gelenekleri :
Galya gelenekleri, önce Mabinogi diye yanlış olarak isimlendirilen bir derlemede muhafaza edilmiştir. Bu derleme muhtemelen M.S. XI. ve XII. yy’lara ait yazıları ihtiva eder. Hergest’in Kırmızı Kitabı’nda (Le Uv­re Rougc de Hergest, 1325’e doğru) mevcut bulunan onbir bölümden -ikisi önemli değildir- üç tanesi çağın sonlarına doğru Chretien de Tro­yes’e (XII. yy) ait Arthur döneminin üç romanının muhtevasını özetler gibi görünür. Diğer bölümler ise “çöküş halindeki kelt mitolojisi” diye isimlendirilen ve en önemli şahsiyetlerini, sınıflandırılması güç tanrıla­rın oluşturduğu konuları ihtiva eder. Bu tanrılardan birisi, bir yıl boyunca hükmettiği öteki dünya ile ilginç ilişkileri olan Pwill’dir. Pwill’in, Grek tanrıçası Demeter-Erynis’e ait Roma Senkretizm Çağı ile özdeşleş­tirilmiş olan ve ata benzeyen (equine) karısı tanrıça Rhiannon ya da di­ğer bir ismiyle Epona, Poseidon’un saldırılarından kaçmak için kısrağa, ancak uygun zaman bulduğunda da onunla birleşmek için aygıra (Po­seidon Hippios) dönüşür. Bu birleşmeden Persephone ve beygir Areion doğar. Vedalara dair bir varyant bize bir Hind-Avrupa efsanesinin söz konusu olduğunu gösterir. İr­landa mitolojisinde (Noinde Ulad) de destek bulan üç olayda, tanrıça­nın çocukları insana ve ata benzemektedir.

kelt-ana-tanrıçasıGal’lere ait diğer ifadeler, öncüsü, Arthur döneminin üzüntülü ha­kimi Key haline dönüşecek olan Cei, “Şamanik” isimli bilginlerle ilgili gelenekler ihtiva eder. Son olarak Merlin’in Galli prototipi, “Avrupa ve Asya’nın tüm büyüsel sanatları” na sahip olmakla övünen şair-büyücü Taliesin’dir . Ancak Math , Don’un oğlu Gwydion (tanrıça Dana), Llwyd vb. gibi başka şahsiyetler de masalımsı kahramanlıklar gös­terebilecek yetenektedirler.

Kaynak :Mircea Eliade& Ioan P. Couliano – Dinler Tarihi Sözlüğü.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER