Saabilik-2 – İslam İbadetlerinin Kökeni

561

Sümer-Asur-Babil geleneğinde Ay yani Sin, bilgininefendisi ve tanrıların yazıcısı Nebo’nun, ilahi buyrukları üzerine yazdığı tablettir. Nebo aynı zamanda yazının bulucusu ve tüm sanatların koruyucu tanrısıdır. Hermes/Toth figürünün Sümerli karşıtıdır. Büyük İskender fethi ile Mezopotamya’ya ulaşan Hermes kimliği bu nedenle Harranlılarca derhal benimsenmiş ve yüceltilmiştir. 15
Saabilik’te, her gezegen için, her gün namaz kılınmasının yanı sıra haftanın günlerinin her biri, bir gezegene özel ayinler düzenlenmesi için ayrılmıştır. Pazar günleri Güneş ayinlerine, pazartesi Ay ayinlerine, salı Mars, çarşamba Merkür, perşembe Jüpiter, cuma Venüs ve cumartesileri de Satürn ayinlerine ayrılmıştır. Latince kaynaklı batı dillerinde günlerin isimleri, bu güneş kültünün günümüze yansımasından başka bir şey değildir. Örneğin pazar “sunday” Güneş günü; pazartesi “monday” Ay günü ve cumartesi “saturday” de Satürn günüdür.
Bu tapınım şekli, İskender işgali döneminde Pisagoryen öğreti ile karşılaşılınca bir nebze değişmiş ve Saabilik, bir Yüce Varlık ve onun yönetimi altındaki altı yardımcısına inanmak şekline dönüşmüştür. Aynı dönemde hava, su, toprak, ateş gibi dört temel elemana, cansız varlıkların, bitkilerin ve hayvanların da ruhları bulunduğuna, Yüce Varlığa yalnız sevgi ile ulaşılabileceğine inanmak gibi Batıni inanç biçimleri de Saabiliğe yerleşmiştir. Saabiler için artık; Azimun, Hermes, Orfeus ve Pisagor, Ulu Tanrı ile bir olmayı başarmış yüce ruhlar, yarı tanrılardır.

Saabilik’te de, diğer Batıni ekollerde olduğu gibi sır  saklamak esastır. Saabiler, kendilerinden olmayanlara sırlarını kesinlikle vermezler. Saabiliğin yozlaşmış bir devamı niteliğinde olan günümüz Yezidiliğinde, aynı sır saklama prensibi olduğu gibi korunmakta ve yabancılar, topluluk içine kesinlikle alınmamaktadır. Saabilerin sır ayinleri, gezegenlere ithaf edilmiş mabetlerin altındaki salonlarda yapılırdı. Bu salonlar, önce aslına tapınılan, Pisagoryen etkileşimden sonra birer sembol haline dönüşmüş olan gezegenlerin heykelleri ile doluydu. Saabiliğin bir kolu da Arap Yarımadası’ndaydı. Mısır’a göç eden Saabilerin bir kolu Yemen’e gitmişti. Yahudi Kralı Süleyman’m karşılaştığı ve âşık olduğu Saba Melikesi Belkıs, bu Yemen Saabilerinin kraliçelerinden birisiydi.16 Kuran’da da, bu Yemen inanışına değinilmekte ve onlardan Tek Tanrıcı “Hanif Din” inanırları olarak bahsedilmektedir. İslamiyet üzerinde, öğretileriyle etkili olan da Saabiliğin bu koludur. İslami, Vefayat el Ayan ve Kutr el Muhit tesfır kitaplarında, Saabi kelimesinin Hanif kelimesiyle aynı anlama geldiği ifade edilmektedir.17 Kitaplarda, Kureyş kabilesi mensuplarının, Muhammed için Saabi dedikleri, İbrahim’in de bir Saabi olduğu ifade edilmektedir. İbrahim’in, Harran’ı terk etmesi sırasında, bazı yakınları Harran’da kalmıştır. Nitekim İbrahim’in oğlu İshak, büyüyünce evlenmesi için Harran’a gönderilmiştir. Yine İshak’ın oğlu Yakub da Harran’a gelerek dayısına hizmet etmiş ve onun kızları ile evlenmiştir. M.S. 1327’de ölen El Dımışki, gerçek Saabilerin aslında Güney Arabistan’da yaşayan bir topluluk olduğunu, bunların Harranlılarla bir ilgisi olmadığını yazmaktadır. Ona göre, Arabistan’da yaşayan Sıiabiler, Tek Tanrı inanırı Hanif iken, Harranlılar putperesttir.”18
Harran Saabileri İbrahim’e, kendi inanç sistemlerinde olumlu bir yer vermezler. İbrahim onlar için bir sapkın ve heretiktir(din dışı). Harranlılara göre, aslen bir Saabi olan İbrahim, cinsel organında ortaya çıkan bir hastalıktan kurtulmak için sünnet olmuş ve bu nedenle bir uzvunda eksiklik olduğu için dinen kirli kabul edilmiştir. Toplumdan uzaklaştırılan İbrahim, bu manevi kirlilik nedeniyle tapınaklardan da kovulmuştur. Bunun üzerine İbrahim, bir tapınaktaki tanrı heykellerini parçalamış ve Saabileri terk etmiştir. İbrahim’in daha sonra yaptıklarına pişman olduğuna ve geri dönebilmek için oğlunu Satürn’e kurban
etmeye kalktığına inanılmaktadır. Bu istek, Saabi din adamlarınca reddedilmiştir.19
Kuran’da, Tek Tanrılı diriler arasında Saabilik de sayılmaktadır.20 Bunun nedeni, İslamiyet’in birçok söyleminin ve tapınım tarzının Saabilikten geliyor olmasıdır. Namaz kılma, oruç tutma, kurban kesme ve kutsal yerleri ziyaret etme, yani hac gibi ibadet tarzlarının yanı sıra, her namaz öncesi abdest alma gibi âdetler, hep Saabi kökenlidir.
Saabilik’te, yedi gezegenin her biri için, günde yedi kez namaz kılınırken, bu sayı İslamiyet’te beşe indirilmiştir. Ay görününce oruca başlanması ve izleyen ayın başında bitmesi geleneği, İslamiyet’ten önce Saabiler arasında görülmektedir.

Kaynak : Ezoterik Batıni Doktrinler Tarihi – Cihangir Gener

PAYLAŞ
Önceki İçerikSaabilik-1
Sonraki İçerikSaabilik-3
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER