Türk Mitolojisinde Kurt-Bozkurt

5330

Bozkurt Motifi

Bozkurt, Türklerce kutsal sayılan bir hayvan olarak mitolojide ve halk inançlarında kendisine yer edinmiş ve bağlantılı olarak pek çok efsâne ve öykü şekillenmiştir. Hattâ Bozkurt, Türk halkının simgesi hâline dönüşmüş ve zaman zaman paralar ve pullar üzerinde basılmıştır.

Bilinen en eski Türk efsânelerinden biridir. Tüm Türk halklarında çeşitli şekilde yaygındır. Efsâneye göre Türkler düşmanları tarafından tamamen yok edilirler. Sadece iki çocuk sağ kalır. Tengri’nin gönderdiği kutsal bir dişi kurt çocukları besler büyütür ve korur. Kurt, bir çocuktan gebe kalır ve on yavru doğurur. Bu on çocuk gelecek Türk toplulukların hükümdarlarıdır.

Bozkurt gökyüzünü temsil eder. Alageyik ise yeryüzünün simgesidir.

Bozkurt [Azəricə: Bozqurd]
Bozkurt – Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde kutsal hayvan ve ulusal sembol. Bozgurt Boskord, Pusgurt) olarak da söylenir. Bozkaskır, Çalkurd sözcükleri yine aynı anlama gelir. Moğollar Börteçine (Börteşına, Börtöşono) derler. Gökkurt veya “Gökbörü / Kökbörü” tabiri de yine niteleyici olarak kullanılır. Azericede bir canlı olarak kurt, “Canavar” sözcüğü ile karşılanır. (Canavar kelimesi Azeri dilinde bir masal varlığı değildir.)

tug-olarak-kurt-basi

Tanrı Dağları – Kazakistan

Türk Mitolojisindeki Yeri ve Önemi
Yol gösterici, kutlu kurt, tüm Türk ve Moğol boylarının ortak ongunudur. Bazı Türk ve Moğol boyları, soylarının bu kutlu varlıktan türediğine inanırlar. Çoğu zaman soyun bir kolu Gökkurt’tan, diğer kolu ise Gökgeyik’den gelmektedir. Kurt sürülerinin başında bulunup idare eden kurtlara da Gökkurt denilir. Kaskır ve Börü kelimeleri de değişik lehçe ve şivelerde kurt demektir. Bozkurt gökyüzünü temsil eder. Alageyik ise yeryüzünün simgesidir. Göktürklerin gök (mâvi) bayraklarında kurtbaşı resmi vardır. Savaşçılığı ve savaş ruhunu, özgürlüğü, hızı, doğayı temsil eder. Türk ulusunun başına bir iş geldiğinde, bir tehdit belirdiğinde ortaya çıkar ve yolgösterir. Çadırların önüne tepesinde altından kurtbaşı bulunan direkler dikilir. Savaş Ruhu (Tanrısı) kurt görünümüne bürünür. Altıncı yüzyıla ait bir taş anıtta kurttan süt emen bir çocuk betimlenmektedir. Erenler, evliyalar zaman zaman kurt kılığına girerler. Bozkurda “Gök Oğlu” da denir. Halk kültüründe Bozkurt dişinin cepte taşınmasının nazardan koruyacağına inanılır. Yakut metinlerinde Bosko olarak bahsedilir. Kırgızlarda, bozkırda gezerken kurt görmek uğurdur. Rüyâda kurt görmek de yine hayra yorulur. Hamile kadının nazardan korunması için yastığının altına kurt dişi veya derisi koyulur. Kurdun koyun sürüsüne dalması veya ahıra girmesi bereket sayılırdı. Başkurt rivâyetlerine göre kurt onların atalarının önüne düşerek yol göstermiştir. Bu nedenle kendilerine başlarında kurt bulunan anlamına gelen Başkurt denmiştir. Hilal taktiği (veya Turan/Türk taktiği) adı verilen yarım çember ile düşmanı ortaya alıp çemberi kapatma stratejisinin kurtlardan görülerek ilk defa Türkler tarafından uygulandığı söylenir. Moğolcada böre/börö gök/gri demektir. Kök “Gök” ve Börü “Kurt” sözcüklerinin bileşimidir. Eski Türkçede Büri sözcüğü ok başı demektir ve kurdun dişine benzemesiyle bağlantılı olabilir. Kurtarıcılar ve önderler daima Bozkurt ile ilişkilendirilir. Bu durum en çağdaş ve sıra dışı yorumlarda dahi kendisini belli edebilir.

Örneğin Nazım Hikmet’in şu dizelerinde Atatürk anlatılmaktadır

O, saati sordu.
Paşalar `üç’ dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mâvi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun kenarına kadar,
Eğildi durdu.

Egede-Yeni-Bulunan-Kurt

Balıkesir -Ayvalık’ta yeni bulunan bir Kurt emzirmesi..

Târih öncesi dönemlerden beri Türklerce kutsal sayılmıştır. Bozkurt’un kutsal sayılmasının ve Türklerin ulusal sembolü olmasının en önemli nedeni, Türklerin bir bozkurtun soyundan geldiklerine inanmalarıdır. Bozkurt, bugün Türk milliyetçiliğinin sembolüdür. Atatürk tarafından da ulusal sembol ilan edilmiş ve birçok yerde kullanılmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk Parası üzerine Bozkurt resimleri basılmıştır.

Ataturk-bastirdigi-parada-bozkurt

Kao-che yaratılış destanı

Türeyiş Destanı adıyla bilinen hikâye aslında Kao-ch’e’nin yaratılış destanıdır. Çinvakayinamelerinden Vey Kitabı ve Kuzey Hanedanlar Tarihi’nde yer almaktadır. Bu destanda erkek kurt rol oynamaktadır. Hiung-nu tanyusunun güzel iki kızı varmış. Tanyu onları Tanrı’ya sunmaya karar vermiş. Ülke sınırı üzerinde yüksek bir kule yaptırmış ve Tanrı’dan kızlarını kendisine eş olarak alması için yalvarmış. Onları götürüp kuleye bırakmış. Yaşlı bir kurt kulenin dibindeki mağaraya yerleşmiş. Kızlardan biri kurdun Tanrı olduğunu zannetmiş. Ablasının karşı çıkmasına rağmen kuleden inmiş. Kurdun karısı olup çocuğunu doğurmuş.

kazakistan-kurt-petroglifi

Kazakistan – Kurt petroglifi

Ergenekon Destanı’nda da bahsedilir.

Ergenekon destanı
Ergenekon Destanı adıyla bilinen hikâye Göktürk destanıdır. Komşuları tarafından tuzak kurularak yok edilen Türklerden geriye kalan birkaç kişinin saklanmak için dağlık bir alanda yol araması ile başlar. Dağların arasında gizlenmiş bir ova bulan bu Türkler, oraya yerleşir ve çoğalır. Yüzyıllar sonra oraya sığmaz hale gelince, çıkmak isterler. Ancak çıkışı bulamazlar. Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını farkederler ve demiri eriterek çıkarlar. Çıkışta kendilerine Börte Çene adında bir erkek kurt rehberlik eder.

Börteçine veya Börteçin – Eski tarihçilere göre Türkleri Ergenekon’dan çıkaran demircinin adıdır. Kelime anlamına bakıldığında ise yol gösterici kurda verilen başka bir isimdir. Yine bazı tarihçilere göre Börteçine, söz konusu demirden dağı eritip delen demircinin değil, bilakis Türklere Ergenekon’dan çıkmaları için yol gösteren dişi kurdu (Asena) takip eden komutanın adıdır. Moğolcada Börte gri, boz rengi ifâde eder; Çine (Çına, Şına, Şona) ise kurt manâsına gelir

nogay-Turkleri-bayrak

Nogay Türkleri

Kurt Ata [Azəricə: Qurd Ata]
Kurt Ata – Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Kurt Tanrı. Kort (Kord, Kurd, Gurt) Ata olarak da bilinir. Börü (Börö, Böri) Ata ve Moğolca Çına (Şono, Şına) Ecege sözcükleri de eşanlamlı olarak kullanılır.
Özellikleri
Kurtları koruyan ve aynı zamanda kurt kılığına girebilen tanrıdır. Hemen hemen tüm Türk boyları ortak bir inanış olarak kurttan türediklerine inanırlar. Kağoçı (Kao-Çı) Türkleri’nin
söylencelerine göre ilk kağanlarının kızları babaları tarafından bir tepeye bırakılmış. Sonrasında küçük kızı bir kurt kılığında gelen Kurt Tanrı ile birleşmiş ve Kağoçı halkı onların çocuklarından meydana gelmiştir.
Göktürk bayraklarının tepesinde daima bir kurt başı bulunurdu. Tarduş Türkleri’nin atası kurt başlı bir insandır. Kurt daima yol gösterici olarak kabul edilir ve peşinde farklı ülkelere gidilir. Onun uyarısıyla tehlikeler kılpayı atlatılır. Kutsal ruhların dokuz oğullarının hepside kurda benzer. Gök yeleli, gök kuyruklu tabirleri kullanılır. Başkurtlar kurttan türediklerine inanırlar ve isimleri de bu yüzden Baş-Kurt şeklindedir. Kurt Ata’ya Avrupa efsânelerinde örneğin Roma’nın kuruluşuyla ilgili olarak Romus ve Romulus Efsânesinde rastlamak mümkündür. Bu motifin Türkler’le bağlantılı bir kavim olduğu tahmin edilen Etrüskler aracılığıyla İtalya’ya ulaşmış olması muhtemeldir.
Kurtlar Türklerce kutsal sayıldığı için toplumsal hayatın her aşamasında hattâ çağdaş toplumda bile etkilerini gösterir. Örneğin Cumhuriyet dönemi’nde üretilen ilk yerli lokomotife “Karakurt” adı verilmiştir. Ayrıca Cengiz Aymatov’un, bozulan ve yokolan doğal dengeyi bir kurdun gözünden anlattığı Dişi Kurdun Rüyâları adlı eseri de Türklerde kurdun doğa, yurt ve yaşamı simgelemesi açısından değerlendirmek de yerinde olacaktır. Tarduşların ataları kurt başlı birinsandır. Şaman dualarında altı ağızlı kurttan sık sık bahsedilir. Oset efsânelerinde Kurdalagon adlı bir demirciden bahsedilir.

Kurt Ana – Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Kurt Tanrıça. Kort (Kord, Kurd, Gurt) Ana olarak da bilinir. Börü (Börö, Böri) Ana ve Moğolca Çına (Şono, Şına) Ece sözcükleri de eşanlamlı olarak kullanılır.
Özellikleri
Kurtları korur. Çünkü Türkler kurttan türemiştir. Hemen hemen tüm Türk boyları ortak bir inanış olarak dişi kurttan türediklerine inanırlar. İlk defa Hun ve Vusun (Wu-Sun) ortak söylencesinde yer alan bir öyküye göre Hun hükümdarı tarafından öldürülen Vusun kağanının küçük oğlu çöle bırakılmış ve onu da dişi bir kurt emzirmiştir. Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir. Dişi kurttan türeme efsânesi Aşına (E-Çine) adlı dişi kurt efsânesinde en yetkin biçimine ulaşmıştır. Göktürklerin türeyiş efsânesine göre ataları olan kişi henüz bir çocukken düşmanları tarafından ailesi öldürüldükten sonra bir bataklığa atılır ve burada dişi bir kurt tarafından bulunup emzirilir. Daha sonra da onunla evlenir. Doğan on çocuk, Göktürklerin on boyunu oluşturur. Aşına ailesi bu çocuklardan birinin soyundan gelmektedir ve Göktürk Devletini de bu aile kurmuştur. Börü sözcüğü Uygurcada Peri şeklinde söylenmiştir.

etrusk-romulus
Etrüsk Mitolojisinde
Romus ve Romulus (Remus ve Remulus)’u emziren Kurt Ana olarak görünür. İtalyan mitolojisine Etrüskler (Tuskiler) aracılığıyla geçmiş olan bir söylencedir. Türklerin mağarada kurt tarafından beslenen çocuk motifi ile birebir aynıdır. Romus ve Romulus iki (veya ikiz) kardeştirler ve Roma şehrini kurmuşlardır. Bir ırmağa bırakılırlar ve dişi bir kurt onları sudan çıkararak bir mağarada emzirir. Daha sonra çiftçi bir aile tarafından bulunarak evlat edinilirler. Roma şehrini kurmak için de kurt tarafından emzirildikleri yeri seçerler. Bu yerin etrafını çevirirken tartışmaya başlar ve kavga ederler bunun üzerine Romulus kardeşi Romus’u öldürür. Böylece kurduğu kent devletinin ilk hakanı kendisi olur. Kardeşleri besleyen kurt kara renkli olarak betimlenir. Etrüskler veya diğer adlarıyla Tirhene (Turhene)’ler eski çağlarda İtalya’ya Doğu’dan gelmiş olan bir halktır.

ostia-lahit-kurt-emzirmesi

ostia-lahit-2

Çocuk Lahti – MS.2.yy – Ostia/Roma

Kendilerine Rasna (Rasana) derler.  O dönemki Avrupa klanlarına göre ileri bir uygarlık düzeyindedirler ve bu anlamda Roma ve Avrupa toplumlarının uygarlıklarının gelişmesine büyük katkıları olmuştur. (Etrüsklerin Türk olduğu 2004 yılında DNA analizi ile kanıtlandı. http://ekstrembilgi.com/tarih/etrusklerin-turklugu-dna-testiyle-kanitlandi/ )
Etimoloji
(Kur/Gur/Kür) kökünden türemiştir. Güç, kuvvet, dayanıklılık anlamlarına gelir. Kurtarmak fiili ile de bağlantılıdır.

İskandinav Mitolojisinde Kurt Fenris 

İsveç Tarihinin Kurucusu Prof. Sven Lagerbring’in ” Odin Türk’tür. Köklerimiz Türklere dayanır” tezi üzerine İskandinav Mitolojisinde  yeri de eklenmiştir.

Tanrıları kendisine tamamen düşman kesildiğini anlayan Loki, özel bir kale yapar. Dört kapılı olan bu kalenin her kapısı ayrı yöne bakmaktadır. Kurnaz olan Loki bu düşüncesiyle her yönden gelebilecek saldıryı bu planı sayesinde fark edebileceğini düşünmüştür. Kalden çıktığında, tanınmamak için farklı şekillere bürünür. İnsanların dostluğunu kazanıp, günün birinde Odin’ in yerini alabilmek için, insanlara yardım eder ve çeşitli araçlar yapmaya başlar. O zaman kadar bilinmeyen ve insanlığa büyük kolaylık sağlayan balık ağını yapar.

Birgün yine kalesinin kıyısına oturmuş balık ağı örerken, tanrıların yaklaşmakta olduğunu görür. Hemen balık ağını ateşe atıp yakar. Kendisini yalın balığı biçimine sokar. Tanrılar kaleye vardıklarında ocakta yanan ağ kalıntılarını bulurlar. Bu parçaları hemen taklit ederek devasa bir ağ oluşturular, bu ağ ile Lokiyi yakalayan tanrılar.

Loki’ yi bir mağraya kapatıp, kayalara zincirlerler. Başının üzerinede bir yılan koyarlar. Yılan sürekl, Loki nin başından aşaığıya zehir akıtır. Bu cezanın dünyanın sonuna kadar devam etmesini ve dünyanın son günü yapılıcak tanrılar ile jotunlar arasındaki savaşta Loki’nin jotunlara kumanda etmesini karalaştırılır.

Daha sonra Loki nin oğlu kurt Fenris de yakalanır ancak bu hiç kolay olmaz. Vahşi hayvan biçiminde olan kurt Fenris boynuna vurulan her tasmayı bir çırpıda parçalar. Sonunda iki cüce, son derece yumuşak, ince fakat sağlam bir tasma yapar. Bu tasmayı kedi adımlarının gürültüsünü, kadınların sakalını, dağların köklerini, balıkların nefesini ve kuşların tükürüğünü eriterek meydana getirdikleri ip ile yaparlar. Kedilerin yürürken ses çıkarmayışının, kadınların sakalsız, dağların köksüz oluşunun, balıkların solumayışının, kuşların tükürüğünün olmayışının nedeni budur.

kurt-fenris

Fenris’e normal yollardan tasmayı geçiremezler. Tanrılar çeşitli oyunlarla, bin dereden su getirip hayvanı kandırmaya çalışırlar ancak başaramazlar. En sonunda Fenris bir şekilde ikna edilir ancak tanrılara güvenmediği söyler ve tasmayı tek bir şart ile takıcağını söyler. Svaşcı ve cesur aynı anda korku bilmez bir tanrı olan Tyr’ın elini ağzının içine koymasını ister. Tanrılar ve Tyr bu isteği kabul eder ve Tyr elini kurt Fenris’in ağzına koyar. Diğer tanrılarda bu arada tasmayı takar. Fenris bu tasmanın diğer tasmalardan olmadığını fark eder, bu tasma ne koar ne kırılır cinstendi. Bunu fark edip deliye dönen Fenris ağzını kapatır ve tek hamle ile Tyr’ın elini koparır. Güçte olsa Tanrılar tarafından, zapt edilen devasa kurt Fenris, önce bir kayaya bağlanır. Ardından dili ile damağı arasına bir kılıç sokup, kurt Fenrisi kazdıkları bir çukurdan yer altına yollarlar. Fenris’te babası ile aynı sona mahkum edilir. O da Loki gibi dünyanın sonuna dek kapalı kalacaktır. Dünyanın sonu geldiğinde yapılıcak savaşta (Ragnarok), Loki’nin yanında tanrılara karşı dövüşmesine izin verilir. Ancak o gün yer altı diyarından çıkabilecektir.

gagauz-bayragi

Gagauz Bayrağı

Gagauz Türklerinde Kurt Bayramı geleneği vardır. 10-17 Kasım, Kurt bayramları (Canavar yortuları) . Bu günlerde kadınlar dikiş dikmez. Özellikle kıra giden kocalarının hiçbir şeyini dikmezler. Çünkü kurtlar bu yortular sırasında dikilmiş nesne giyen insanlara saldırırlarmış.
Kaynak :

  1. Wikipedia 
  2. Türk Mitolojisi Söylence Sözlüğü – Deniz Karakurt
  3. Atanas Manov- Gagauzlar- Hristiyan Türkler
  4. Bütün Nazım Hikmet Şiirleri – Nazım Hikmet Ran
PAYLAŞ
Önceki İçerikRadyo Tiyatrosu – Saplantı
Sonraki İçerikMayaların Kutsal Kitabı Popol Vuh
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER