Yahudilik Din midir ?

363
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Yahudi , yahudilik ırkına mensup insandır.musevi ise musevilik dinine mensup insandır.musevilik çoğu yerde yahudilik olarak da geçer ama karıştırmayın yahudilik ırktır.Musevilik bir dindir, musa’nın peşinden gidenler anlamına gelir.
Yahudilik ise bir ırkın ismidir, yakup’un soyundan gelenleri ifade eder. museviler Musa peygamber’in naklettiği kurallara göre yaşarken yahudiler bu dini kendi emelleri uğruna değiştirip siyasallaştıran ve kendilerine özel insanlar güruhu olarak addeden ırktır. yahudilerin neredeyse tamamı musevi dinine mensuptur, musevi dini mensuplarının çoğu da yahudidir. ancak bütün museviler yahudi değildir. musevi türkler, musevi kürtler, musevi araplar. vardır. yahudilik ırkla özelleştirilmiş sınırları museviliğe nazaran oldukça dar kalan bir inanış biçimidir
Yahudiler, Hz. İbrahim’in dürüstlüğünden dolayı İbrahim’in kavminin Tanrı tarafından seçildiğine, onlarla ahid yapıldığına ve kendilerinin de bu kavmin devamı olduklarına inanırlar.

Musevilikteki seçilmişlik kavramı Musevi Irkını değil Musevi Halkı’nı kapsar yani burada bahsedilen bir ırk değil Tanrı’nın emirlerini benimsemiş olan halktır. Bir başka deyişle sonradan Museviliği kabul etmiş bir kişi de hangi ırktan ve dinden olursa olsun artık İsrail Halkı’ndan sayılmaktadır.
Bu seçilmişlik Musevilere bir üstünlük değil tersine ek bir sorumluluk getirmektedir, çünkü Museviliğe göre cennete ulaşmak için Musevi olmak şart değildir. Tek Tanrı’ya inanan ve temel insani ahlak kurallarını çiğnememiş her kişi dini ne olursa olsun cennete gidebilecektir.
Tevrat’ta bu temel 7 ilke, Nuh’un Evrensel Yasaları isminde anlatılmaktadır buna göre:

Nuh’un Evrensel Yasaları şunlardır:
Puta tapmamak
Tanrı’nın ismini mübarek kılmak bu isimle lanet etmemek
Cinayet işlememek
Cinsel ahlaksızlık yapmamak
Hırsızlık etmemek
Adil bir yargı sistemi oluşturmak ve uyulmasını sağlamak.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.

Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 15-24 milyon dolayında Yahûdî vardır. Yahûdiliğin, dinler tarihinde özel bir yeri bulunmakta ve bu din, en eski ilâhi kaynaklı din olarak nitelendirilmektedir. Mâzisi birkaç bin yıl geriye giden bu dinin başta gelen özelliklerinden biri İsrail oğulları ile Tanrı arasındaki “ahd’e kutsal kitaplarında geniş yer ayrılmasıdır. Bu nedenle bu din, bir “ahid dini” olarak da bilinmektedir. İsrail oğullarının başına gelen bütün sıkıntıların, onların bu ahde uymamaları, verdikleri sözü tutmamalarından ileri geldiği, hem kendi mukaddes kitaplarında, hem de Kur’an-ı Kerîm’de belirtilmektedir.

Bu din, Bâbil Sürgünü’nden sonra millî bir din haline getirilmiştir. Ancak bu din, tek Tanrı’ya, vahye dayanan mukaddes kitâba ve peygamberlere yer vermesiyle millî dinlerden; millileştirilip bir ırka tahsis edilmesiyle de, ilâhî dinlerden farklı bir durum arz etmektedir. Aslında bugünkü Yahudiliğin bir din mi, ırk mı, yoksa millet mi olduğu, pek net değildir.

Yahudiler, mukaddes kitaplarında yer alan ifadelere dayanarak kendilerini, dünya milletleri arasından seçilmiş kavim olarak görürler. Tanrı, bu kavmi Sina’da kendine muhatâp kılmış, onlarla ahitleşmiş, onlardan buyruklarına uyacakları konusunda söz almış ve Hz. Mûsa’nın şahsında onlara Tevrât’ı göndermiştir.

İsrâîl: Bu kelime, Tanrı ve insanlarla güreşip yenen anlamında Hz. Yâkûb’a, Tanrı tarafından verilmiş bir lakaptır. Bu husus, Tevrât’ta yer almaktadır
Tekvîn, XXXII/28; XXXV/9-15; Hoşea, XII/4-5.
Yahûdî inancına göre bu ad Yâkûb’a, Tanrı tarafından verilmiştir. Bu nedenle Yahûdîlik milli bir din, Yahova da millî bir tanrı olarak kabul edilmiştir. Onlara göre İsrail oğulları seçkin bir kavimdir. Sonraları bu ad genelde, bütün Yahudileri kapsayacak bir biçimde kullanılmıştır.
Bu kavim, Kenan diyarına (Filistin) yerleşmeden önce “İbrânî”, orada “İsrailliler”, Sürgün’den sonra da genelde “İsrailoğulları”, ferden “Yahudi” şeklinde adlandırmıştır. Ancak bu üç terim, birbirinin yerine kullanılmış ve halen kullanılmaktadır; yani, üçüyle de aynı din mensuptan ve aynı topluluk ifade edilmektedir

PAYLAŞ
Önceki İçerikEtrüsk Medeniyetinin Yeniden Ortaya Çıkarılışı
Sonraki İçerikGöbeklitepe – Genel Bakış
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER