Angut Kuşu Nedir?

188

Angut (ya da Angıt) (Tadorna ferruginea), Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir dalıcı ördek türü yaban kuşudur. Divânu Lügati’t-Türk’de, “انگت anğıt” “Ördeğe benzer kızıl renkli bir kuş, angıt.” şeklinde tanımlanır. “Tadorna” cins adı Kelt kökenli olup, “benekli (alaca) su kuşu” ve “Ferrugo” Latince’de “demir pası” anlamındadır.

Angıt kuşları 58–70 cm boyunda olup, 110–135 cm kanat genişliğine sahiptir. Kuzeybatı Afrika ve Etiyopya’da türün oluşturduğu küçük yerleşik topluluklar bulunsa da, türün gerçek yerleşim bölgesi güneydoğu Avrupa’dan Orta Asya’da güneydoğu Çin’e kadar olan bölgelerdir. Kuşlar çoğunlukla kışları geçirmek üzere güney Asya’ya göç ederler.

Yurdumuzda da yaşayan bu ördek türü küçük göl ve derelerin çevresine, kayalık arazilere, çoğu zamanda su kenarlarından uzağa yuva yaparlar. 10-15 yumurta yaparlar. Angıtların kuluçka süresi ortalama 28 gündür. Çiftleşme sırasında dişi Angıtlar, genellikle çok sinirli olurlar.

Angut kuşu’nun eşi öldüğü zaman gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan (yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi) o da ölene kadar onun baş ucunda bekler.

Beyşehir Efsanesi

Beyşehir’in kıyı köylerinin birinde yaşlı bir balıkçı varmış. Kendi yaptığı kayıkla kış demez, yaz demez gölde balığa çıkar geçimini bu yoldan sağlarmış.
Yaşlı balıkçı, bir gün avcıların yaraladığı bir angut kuşuna rastlamış. Bakmış ki, kuşcağız ağır yaralı ve ölecek; onu yakalayarak yarasını sarmış ve iyileştirmiş. O günden sonra balıkçı ile angut kuşu dost olmuşlar. Öylesine dost olmuşlar ki, Balıkçı gölde avlanırken kuş gelip balıkçının omzuna konarmış.
Soğuk ve fırtınalı bir kış günü Balıkçı yine ava çıkmış. Ancak dalgalar bir süre sonra öylesine azmış ki, köhne (eskimiş, aşınmış) kayığı parçalanıp batmış. Balıkçı yüzerek kendini bir adaya zor atmış. Bir süre sonra kar da yağmaya başlamış. Yaşlı Balıkçı, sığındığı Taş kovuğunda, ıslak elbiseleri ile neredeyse donacakmış.
O sırada dostu olan angut kuşunun yanındaki bir ağacın dalında tüneyerek, acılı gözlerle kendine baktığını ve cıvıldadığını görmüş. İhtiyar kuşa balıkçılardan yardım getirmesini söylemiş.
Bunun üzerine kuş, yardım getirmek üzere uçup gitmiş. Diğer balıkçılar, kıyıda bir avcı kulübesinde oturmuşlar, yaktıkları ateşte ısınıp, sohbet ediyorlarmış. Uçarak içeri giren kuş önce çırpına çırpına dolanmış ve sonra yanan ateşli bir dal parçasını gagasına alarak uçup gitmiş.
Aldığı ateşi götürüp yaşlı balıkçının önünde bırakmış. Balıkçı hemen tutuşturduğu dal parçaları ile ısınıp donmaktan kurtulmuş.
Ölümden dönen balıkçı dua etmiş. Demiş ki; “ Her kim angut kuşuna tüfek atarsa tüfeği parçalansın.”
Duası kabul olası imiş. Bu yüzden avcılar, angut kuşuna tüfek atamazlar, atarlarsa tüfeklerinin parçalanmasından korkarlarmış.
Başka bir efsaneye göre; Angut, kaynanasının geçimsizliğine dayanamayıp kuş olan gelindir.

Kaynaklar

  • https://tr.wikipedia.org/wiki/Angut_(ku%C5%9F)
  • https://tr.wikisource.org/wiki/Angut_Ku%C5%9Fu_Efsanesi
  • https://www.chip.com.tr/forum/angut-diye-hakaret-edenler_t81675.html
PAYLAŞ
Önceki İçerikBiyolojik Ritim ve Biyolojik Saat Nedir?
Sonraki İçerikBüyük Çilekler Hormonlu mu?
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

1 YORUM

CEVAP VER