Çocuk Eğitimi

64
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Çocuk Eğitimi

“Eğitim şart”, bu cümleyi belki yüzlerce kez duymuşsunuzdur. Ancak eğitimin neden şart olduğu sorusunu sorduğumuzda verilecek cevap ne dense hep bir sonraki neden sorusunu da peşinde getirmektedir. Kimine göre iyi bir birey olmak için, kimine göre yapmakta olduğu ya da yapacağı işi daha iyi yapmak için, kimine göre ise insanlığa faydalı olmak için. Şimdi bu cevapların sonuna neden sorusunu koyduğumuzda asıl cevabın bu olmadığı ortaya çıkmaktadır. Evet, “eğitim şart”. Sizinde konuya ilişkin kendi güzel cevaplarınız vardır ancak bunun asıl sebebinin “hammadde kaybını önlemek” için olduğunu bilmenizi isterim.

Hiç kuşkusuz ki, yaşamakta oluğumuz ve sadece kendisinde yaşamın var olduğu düşünülen dünyamızda tüketmekte ve kullanmakta olduğumuz birçok ürünün oluşumu için hammadde kullanılmaktadır. Yaşamımızı kolaylaştıran ve devamlılığını sağlayan birçok ürünün hammadde halindeyken kullanamayız ve kullanmakta olduğumuz hale geldiğine de inanamayız. Petrolden yapılan ürünlerden tutunda, bitkilerden yapılan ürünlere kadar çoğu üründe olduğu gibi.

Şimdi ebeveyn olarak bir düşünün, dünya ya bir birey (bebek) getiriyorsunuz ve Jhon Locke’ a göre tabula rasa (bilgisiz, boş levha) olan ve hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi duran bu insan yavrusundan beklide yarının bilim adamı, dünyanın kaderini değiştirecek bir birey ortaya çıkacak. İşte burada yarının büyük insanları olarak düşündüğümüz çocuklarımızın ne kadar özel ve önemli bir hammadde olduğunu tüm varlığınızla hissetmeliyiz.

Anneler ve babalar; eğer bu dünyaya büyük bir iyilik yapmak ve arkanızda insanlığa büyük bir eser bırakmak istiyorsanız çocuklarınızı iyi yetiştirin. İyi yetişmiş birey dendiğinde akla hep maddi imkanlar gelmekte ve eğer maddi imkanlar yoksa çocukların iyi yetişmeyeceği sanılmaktadır. Oysa ki, kendi sağlığını düşünerek kötü alışkanlıkları olmaması, bedenini ve ruhunu kötülüklerden koruyacak bilinçte olması, yaşadığı ortamdaki diğer canlılara saygılı olması bile onun iyi yetişmiş bir birey olduğunu göstermektedir. İyi yetişmiş bir birey ortaya koymak istiyorsanız sizlere tavsiyelerim şunlar olacaktır.

1) Bir kusur, hata işlediğinde ona bağırmaktan ziyade ona her defasında anlatmanız gerekse bile sebebini açıklayarak doğrusunu gösterin.

2) Dudaklarından öpmeyin,
3) Birilerini gerekçe göstererek amca kızar şimdi, bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
4) Kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin
5) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.

6) Giyinip, soyunacağı zaman bunu herkesin içinde yapmayın, yapmasına izin vermeyin.

7) Kendini öptürmek istemiyor ise “öpsün bir kere” diyerek ona kızmayın.
8) Utana sıkıla modern olucam diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın.

9) Vücuduna o istemedikçe kimsenin dokunamayacağını öğretin.
10) Kuralları işine geldiği zaman bozulabileceğini öğretmeyin. Durumsallığı öğretin.
11) Bir gıdanın zararlı olduğunu anlatırken siz o gıdayı tüketiyor olmayın. (Kola, sigara, şeker vb)
12) Kitap, dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın.
13) Sen yapamazsın değil, denemek ister misin deyin…
14) Çocuğunuzla arkadaş olmaktan ziyade ona Anne-Baba olun.
15) Zararlı şeyleri onu korkutarak öğretmeyin. Anlayacağı cümleler ile anlatın.
16) Çocuğunuzla konuşurken göz teması kurun. Durun, dinleyin, cevap verin.
17) Bolca sarılın (unutmayın sizden ihtiyaçı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.)
18) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla başka bir çocukla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir.)
19) Sorduğu kadarına yanıt verin kısa ve öz konuşun.

20) Sohbet edeceğiniz zaman soru cevap, neden sonuç yöntemiyle ve onu konuşturarak sohbet edin.
21) Çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. Ona hoşlanmadığı ya da kötü hissettirecek isimler takmayın, el şakası yapmayın.

22) Yolda onun hızında yürüyün.

23) Elini, kolunu, başını masaya vb. çarptığında mayayı döverek onun değil de masanın suçlu olduğunun mesajını vermeyin. (Hayatı boyunca hata yaptığında hep başkasını suçlar hale gelecektir.)

24) Bir şey söylerken sözünü kesmeyin.

25) Eşyalarını odasına, sağa, sola ya da çöpe fırlatmayın, atmayın.

26) Misafir bir çocuk geldiğinde oyuncaklarını paylaşmasını öğretin, ancak misafirleriniz giderken hiçbir oyuncağını misafir çocuğa vermeyin. Misafirlere verilmek üzere hediye oyuncak kutusu yapın.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER