Agarta-Şamballa Hitler İlişkisi

841

Hitler UFO yaptırdı mı ?

İddiaya göre

Adolf Hitler, emellerin  ulaşabilmek için bilimin en uç sınırlarına gitmeyi de ihmal etmedi. Kusursuz ırk için genlerle oynadı, dünyayı fethetmek için UFO imal ettirdi. Haziran 1937’de, Hitler ve Goering’in de aralarında bulunduğu Nazi ordusunun başta gelenleri, birliklerinden özel olarak seçilmiş kuvvetleri ülke dışına yolladılar. Bu birliklerin görevi, uzay ve uzaylılarla ilgili bilgi toplamaktı. Araştırma-bulunduğu farz edilen Ağrı Dağı’nda bazı hikâyeler dinlediler. Bu hikâyelere göre 200 nesil önce, gökyüzünden büyük ve de çok gürültülü bir ev yeryüzünüze indi. Ev olarak adlandırılan uçan nesnenin çıkardığı gürültü, köyde bulunan herkes tarafından duyulmuştu. Daha sonraları köy halkından biri; bu nesneyle karşılaşmış, içinden çıkan insana benzeyen varlıklar adamı selamlamış. Adama gemiye gelmesini söylemiş. Adam köylülere geminin dışının dokunulmayacak kadar sıcak ve parlak olduğunu, ayrıca içeri girdikten sonra da geminin havalanıp bir kuş gibi uçtuğunu, adamların içeri girdikten sonra taştan yapılmış şapkalarını çıkarıp onunla konuştuğunu anlatmış. Anlatılan hikâye Almanya’ya bildirildi. Bir ay sonra aynı bölgeye iki birlik daha gönderildi. Birinci grupta, Hitler’in ünlü kimyasal ölüm silahlarını üreten bilim adamları vardı.

Bu grup, bahsedilen evi bulmak üzere görevlendirilmişti. Bilim adamları, o günün bütün teknolojisini kullanarak bahsedilen evi aramaya başladılar. Sonunda da bu amaçlarına ulaştılar. Bir dağın tepesindeki mağaranın içinde bu gemiyi buldular. UFO, 25 metre genişliğinde ve 8 metre yüksekliğindeydi. Dünyada bulunmayan katı bir maddeden yapılmıştı. Bilim adamları gemiyi çalıştırmayı denediyse de başarılı olamadı. Aralık 1938 yılında bulunan UFO, büyük bir gizlilik içinde Almanya’ya getirildi. UFO araştırması için Almanya’daki en ünlü bilim adamları Münih’in kuzeyinde kurulan bölgeye getirildiler. Araştırma laboratuvarı, başka kuvvetler tarafından fark edilmemesi için eski tuz madenlerinin bulunduğu bir bölgeye konuşlandırıldı. Fakat bu bölgenin Amerika Birleşik Devletleri ajanları tarafından fark edilmesi uzun sürmedi. Nazi bilim adamları ise, UFO deneyimleri hakkında birçok bilgiye sahip olmuşlardı.

Temmuz 1941’de, Amerika Birleşik Devletleri, “Oz” kod adını verdikleri bir ajanını bu laboratuvara sokmayı başardı. Oz, buranın resimlerini çekmiş, burası hakkında birçok belge almıştı. Fakat bunların Amerika’ya gönderilmesi sırasında, Almanya’daki Nazi hâzinesini toplayan Rus birlikleri tarafından bu belgelere ve resimlere el konulmuştu. Büyük bir Rus birliği bu topraklara gönderilmiş, ondan sonraki zamanlarda da ne bu kurulan UFO üssünden ve ne de belgelerden hiçbiri bulunamamış. Nazilerle UFO’ların yakınlığı hakkında birçok belge ve söylenti mevcut. II. Dünya Savaşı’nda Nazilerin bu UFOları kullandığı söylentisi de vardır.

Dünyanın her yanında hemen hemen nehirler kadar çok rastlanan tünel sistemlerinin kimler tarafından yapıldığına dair iddiaları da görmek yerinde olur. Bazı ciddi araştırmacılar ve okültistler binlerce yıl önce dünyada yaşamış olan ve günümüzün masal ve efsanelerinde yer alan bir devler ırkından bahsederler. Tünellerin kaynağını Daniken gibi araştırmacılar uzay uygarlıkları olarak gösterirken, bazıları devler ırkı, bir kısmı da çok çok eski çağlarda mevcut olan Atlantis ve Mu kıtalarının batışlarından sonra kurtulan kimseler olarak gösterirler. Söz konusu kıtalar batıp, yeryüzü şekil değiştirdiği zaman kurtulan kimselerin uzay çağı teknolojisine ve insanüstü psişik güçlere sahip olduklarına inanılır, o zamanlardaki en yüksek kara parçalarına sığınırlar ve bu bölge, bugünkü Himalaya dağları ve çevresidir. İki kıtadan gelenler iki ayrı yeraltı şehri kurarlar. Bunlardan biri Agartha diğeri Şamballa ismiyle bilinir. Bazı iddialara göre de söz konusu yeraltı şehirlerinin biri sağ-el yolunu izleyen majisyenlere  ait, diğeri karanlık yol izleyicilerine aittir. Agartha ve Şamballa sakinleri daha sonraki dönemlerde insanlarla çok az iletişim kurarak günümüze kadar varırlar. Bazı inançlara göre bu şehirler dünyanın aydınlık ve kahinlik pisişik merkezleridirler. Yeraltı uygarlıklarının  sakinleri hem psişik yeteneklerini hem de nükleer enerjiyi kullanarak dünyanın her yanına açılan tüneller yaparlar.

Gerçek veya fantezi, dünyanın birçok bölgesinde yeraltında yaşayan üstün varlıklara ait efsaneler vardır. Bunlar üç aşağı, beş yukarı birbirine benzemektedirler. Bazı kimseler Himalayaların altındaki yeraltı şehirlerini Atlantis ve Mu uygarlıklarına bağlarken bazı kaynaklar onların çok eski dönemlerde dünyamızı ziyaret eden uzaylılardan kalma ikmal merkezleri olduğunu söylerler.

Kapadokya, Derinkuyu ve Kaymaklı gibi yeraltı şehirleri ile bu efsanelerin ilişkili olup olmadıklarını incelemeden önce özellikle Hitler Almanyası dönemindeki okült inanışları, gizli majikal örgütleri ve bazı kimseleri tanımamızda, fikirlerini bilmemizde fayda vardır. Bazı iddialara göre de Adolf Hitler, Şamballa rahipleri tarafından yönlendirilmiş olan bir medyumdu. Bu yüzden eski uygarlıklar, Okült ekoller ve yeraltı şehirleri ile ilgili olarak yapılan araştırma ve yorumlara Hitler Almanya’sı ile başlamak daha çarpıcı olabilir.”
Yukarıdaki anlatımlarda dikkat edilecek bir konu vardır.
Hitler Türkiye’de Ağrı Dağı’nda bulunan UFO’yu ancak Atatürk’ün vefatından iki ay sonra götürmüştür. Atatürk bununla ilgili bilgilerden haberdardı. Fakat Atatürk’ü atlayarak UFOnun Türkiye’den götürülmesi kimsenin haddi değildi.
Hitler’in bile…
Yine dikkat edilmesi gereken bir bilgiyi nakledelim. Hitler Tibet’e kadar inmek için büyük bir istek duyuyordu. Çünkü bilinmeyen o bölgeyi ele geçirmek hırsı Hitler’i kamçılamıştı. Bilindiği gibi Hitler Almanya’sı teslim olduğunda karargâhta 12 Tibet Budist rahibi de ölü bulunmuştu. Hitler bu gerekliliğe inandığı için Rusya’ya savaş açtı. Tibet’e Rusya’dan inmenin zor olduğunu bildiği halde neden Rusya’dan inmek istemişti? Çünkü çekinceleri vardı. Atatürk’ten korkuyordu ama aynı zamanda bir Atatürk hayranıydı. Bu konular, irdelememizdeki amaç Mu’nun en büyük iki kolu olan Uygurların ve Mayaların Türk olmaları ve Svastika (kutup – Gamalı Haç) adlı işaretin evrensel anlamlarının olmasıydı. Bu gücü elinde tutanlar, bu güçten yararlanabilirler. Hitler de bu gücü negatif olarak elinde bir müddet tutmayı başarmıştır.

Burhan Yılmaz – Türklerin Kozmik Kökenleri

PAYLAŞ
Önceki İçerikGamalı Haç-Svastika-Oz Tamgası
Sonraki İçerikAnadolu ve Mu Uygarlığı
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER