İsis İnisiyasyonundan Osiris Rahipliğine Doğru

322
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

İsis İnisiyasyonu’ndan Osiris İnisiyasyomı’na dahil etmek için ertesi gün alacakaranlıkla, Osiris Rahipleri ellerinde meşalelerle yeni Adepti isis Mabedi’nden alıp, Büyük Piramidin içinde bulunan sfenkslerin üzerine oturtulmuş dört direkle desteklenmiş alçak tavanlı bir mahzene götürmekteydiler. Mahzenin tam ortasında mermerden yapılmış açık ve oymalı bir mezar bulunmaktaydı. Yeni rahip adayına hitaben Başrahip şu sözlerle konuşmasma başlardı. Bu aynı zamanda ayinin de başlangıcım oluştururdu:

Hiç kimse ölümden kaçamaz. Her canlı ölecek ve tekrar doğacaktır. Bu yaşamında ” Osiris’in Işığı’na katılabilmek için , Adept’in canlı canlı mezara girmesi gerekir.Haydi bakalım. Gir şu mezara, ışığı bekle.. Bu gece ” Büyük Korku”nun kapısından geçecek  ve ” Tasarruf Sahibi” nin eşiğine ulaşacaksın.

Adept boş mezara uzanmakla, Başrahip de elini onun üzerinde gezdirip onu manyetik enerjilerle donatmaktaydı. Önce Başrahip sonra da Osiris Rahipleri’nden oluşan kortej sessizce oradan ayrılmaktaydı. Odayı zar zor aydınlatan lambabir süre sonra iyice zayıflamaya başlamakta ve tam bu sırada mahzenin derinliklerinden gelen koro halindeki bir ilâhi odayı sarmaktaydı. Lambanın sönmesiyle birlikte koro da yavaşça susmakta, Adept karanlıklar içinde odada tek başına kalmaktaydı.
Az sonra yaşanacaklar tam anlamıyla ölüm anında meydana gelen gelişmeler ve “Ölüm Ötesi Yaşam”la ilgili fenomenlerden oluşmaktaydı. Adept ölüm anını yaşayarak bedeninden ayrılacak ve Öte Alem’e gidip rehber bedensiz varlıklarla görüşecek, bu süreç içinde de “Ölüm Ötesi Mekân”ın özelliklerini henüz daha ölmeden önce görme imkânına ulaşacaktır. Başrahibin “canlı canlı mezara girmen gerekir” sözü işte bunu anlatmaktaydı. Yoksa canlı canlı mezara gömülmek diye bir şey söz konusu değildi…

Odada bulunan lahitin sembolik bir anlamı vardı. Adept ölüm ötesi deneyimi bu lahite yatarak yaşamaktaydı. İşte Büyük Piramit’le de dahil bazı Mısır mabetlerinde bulunan lahitlerin işlevi buydu. Yoksa bazı arkeologların zannettiği gibi bu lahitler mezarlık olarak kullanılmış değildir.
Bu yaşanacak fenomende baştan sona Osiris Rahipleri ve Başrahip astral olarak, Adepti görüp gözetecek ve bu olayın her anında kendisine yardımcı olacaklardır. Gerçekleştirilecek olan bu ayinin temeli astral seyahata dayanmaktaydı.

Ölüm Deneyimi ve Ruhsal İrtibat
Derin bir vecd haline (letarji) giren rahip adayı, fizik ve astral bedenlerini gevşettikçe, o ana kadar yaşadığı tüm olaylar bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmeye başlamakta, dünyasal şuuru da gitgide silikleşmekteydi. Dünyasal bağlantılarının eriyip dağıldığını hissettikçe, varlığının astral bölümü de serbestleşmekte ve bir vecd halinin oluşması mümkün olmaktaydı. Artık o andan itibaren durugörü yeteneği devreye girmekte ve çeşitli imajları rahatlıkla algılayabilmekteydi. Dipsiz ve sonsuz karanlıklar içinde ilk fark ettiği, uzaklarda parlak küçük bir ışık noktası olmuştu… Nokta hızla kendisine yaklaşmakta ve yaklaştıkça da büyümekteydi… Sonunda her biri gökkuşağındaki tüm renklere sahip beş ışınlı bir
yıldız görünümü almıştı. Yıldızın tam merkezi ise sanki bembeyaz bir akkor halindeydi. Çevresine büyük bir manyetik etki saçmakta olan yıldıza hayranlıkla bakakalmıştı!…

Adept bu gördüğünün ne olduğunu anlamaya çalışmaktaydı. Bu vizyonla mürşitleri ona bir şeyler mi anlatmaya çalışmakta yoksa görünmeyen alemin rehberlerinden kendisine bir mesaj mı gelmekteydi?… Her ikisi de olabilirdi ancak bunun şimdi hiç önemi yoktu. Bu yıldızın ne olduğunu daha sonra
anlayacaktı…

Biz bundan sonra olacakları izlemeye devam edelim…
Bu vizyon az sonra yavaşça kaybolmakta ve aynı yerde bu kez bir çiçek tomurcuğu belirmekteydi. Karanlığın içinden açan bu çiçek, farklı bir duyarlılığa sahip gibi görünüyordu,..
Bunu çok kuvvetli olarak hissediyordu… Çiçek gözlerinin önünde beyaz bir gül halini alırken, taç yaprakları titreşmekte ve alev alev yanan orta kısmı kızıllaşmaktaydı…
Adept, bu gülü görür görmez bunun “Isis Giilli” olduğunu anlamaktaydı. Bu uzun bir süredir koklamak istediği yani sırrına vakıf olmak istediği ”Mistik Bilgelik Giilii”ydü… O halde istediğine kavuşmak üzereydi… Rahip adayının zihninden bunlar geçerken, gül bir anda buharlaşmaya başlayıp, kendisinin üzerine doğru yayılmakta ve o ana kadar duymadığı hoşluktaki kokusu tüm benliğine işlemekteydi. Vecd halindeki Adept, işte o anda kendisini sıcak ve okşayıcı bir nefesin içine gömülmüş olduğunu hissetmekteydi. Buharlaşan gül, bulut haline gelmiş ve çeşitli şekillere bürünüp durmaktaydı. Kokusu hâlâ çevreye yayılmaktaydı…

Sonunda bulut gittikçe daha fazla yoğunlaşmaya başlamakta ve bir insan yüzü görünümüne bürünmekteydi. Sonunda birkadın yüzü oluşmuştu… Bu yüz daha önce mabette heykelini gördüğü îsis’in yüzüydü… Ama şimdi daha genç, daha sıcak ve içten bakışlıydı. Spiral beyaz bir tülle örtülü bedeni, tülün içinden yanmakta olan bir maytap gibi çevresine kıvılcımlı ışıklar saçmaktaydı. Elinde tuttuğu bir papirüs rülosuyla rahip adayına yaklaşan îsis “Ben senin görünmez kız kardeşinim” dedikten sonra, elinde tuttuğu papirüs rulosunu göstererek, sözlerine şöyle devam etmekteydi:

Bu görmüş olduğun senin yaşamlarının kitabıdır. Kitaptaki dolu sayfalar geçmiş yaşamlarını içermektedir. Boş sayfalar da gelecekteki yaşamların içindir. Bir gün bu sayfaların tümünü gözlerinin önüne sereceğim. Şimdi artık  beni tanıyorsun. Ne zaman çağırırsan yanına geleceğim. 

Bu sözler, İsis’in temsil ettiği ruhsal planla direkt irtibata girebildiği anlamına gelmekteydi. Artık bu planın bir zinciri haline gelmiş demekti. Bu da kendisinin bir “Adept” olduğu anlamına geliyordu. İsis’in gözlerinden çıkan manyetik bir alanın tüm benliğini doldurduğunu ve bunun etkisiyle sanki bir tüy kadar hafiflediğini, ruhunun tüm evrene yayılmaya başladığını hissetmekteydi ki, inanılmaz bir ıstırap ve korkunç bir ağırlığın tüm benliğini sıkıştırmaya başlamasıyla, neredeyse nefesinin kesildiğini gördü. O inanılmaz huzur ortamından bir anda kendisini son derece kaba bir atmosferin içine hapsedilmiş olarak
buldu. Gözlerini açtığında bedeninin verdiği ağırlıktan göz kapaklarını bile açmakta zorlanıyordu. Elleri ve ayaklan sanki demir halkalara bağlıydı. Beyninin üzerinde onlarca kiloluk sanki taş bir blok oturtulmuş gibi hissediyordu. Yaşadığı fiziksel ıstırap tarif edilecek gibi değildi. Bir tüy gibi gökyüzünde gezinirken, bir anda kendisini demirden bir kalıbın sanki içine sıkıştırılarak konulmuş gibi hissetmeye başlamıştı!…
Bu yaşadıkları bedenine geri dönmesinin belirtileriydi…

Nitekim gözlerini zorlukla açtığında, çevresinde Başrahibin ve mabedin en üst düzey majlannın bulunduğunu gördü. Değil ayağa kalkmak, gözlerini bile açık tutmakta zoriuk çekmekteydi. Kendisine sunulan teskin edici bir sıvıyı içtikten sonra ayağa kalkabildiginde, Majlardan biri ona doğru yaklaşıp
şunları söylüyordu:

İşte tekrar yaşama döndün. Şimdi gel inisiye şöleninde yaptığın seyahati anlat. Artık inisiye adayı değil, sende bir inisiyesin. Sen de bizlerden birisin.

Bu yaşananlar, İsis İnisiyasyonu’nun sonu, Osiris İnisiyasyonu’nun ise başlangıcı anlamına geliyordu. Ezoterizm’de Küçük Sırlar’dan Büyük Sırlariar Aşaması’na geçişe karşılık gelen bir safhaydı bu… Ve bundan sonraki eğitimi Büyük Piramid’in içindeki merkezlerde geçecektir… Bu merkezlerden biri de piramidin rasathanesiydi. Astrolojik çalışmaların yapıldığı bu merkezde gökcisimleri izlenmekteydi. Özellikle de bu izlemede “Büyük Köpek Takım Yıldızı” ayrıcalıklı bir yere sahipti. Büyük Piramit’teki eğitimin önemli bir bölümünü Thot’un Kitabı’nda ve Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda dile getirilen ezoterik bilgilerin inisiye adayına aktarılması oluşturulmaktaydı. Thot’un Kitabı’ndan inisiye adayına aktarılan ilk bölümler, az sonra sizin de farkedeceginiz gibi Tevrat’ta dile getirilen temayla büyük bir paralellik gösterir. Musa’nın da bir 0siris rahibi olduğunu düşündüğümüzde, buna kuşkusuz ki, şaşmamak gerekir. Bu konuya tekrar döneceğiz. Biz Büyük Piramit’teki inisiyasyonun ikinci aşamasmda dile getirilen
Thot’un Kitabı’ndaki ezoterik bilgilerle yolumuza devam edelim… Böylelikle inisiye adayma Osiris İnisiyasyonu’nda ne tür bilgiler aktarıldığıyla ilgili hiç değilse genel bir fikir edinmeye çalışalım.

PAYLAŞ
Önceki İçerikİsis Mabedinde İnisiyasyona Başlangıç
Sonraki İçerikAntik Mısırda Thot’un Kitabındaki Sırlar Bilgisi
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER