Ölüler Kitabı – Bazı Bölümler -3

327
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Maati Salonu’ndan Tuat’a geçiş açık bir şekilde Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda şöyle dile getirilir:
Maati Salonu’ndan Tuat’a geçiş

Aşağıdaki sözler, günahsız kalp Maati Salonu’ndan geldiğinde Tuat’ta oturan Tanrılar’a söylenecek sözlerdir: 

Mührün bekçisinin yardımcısı, sözü doğru olan Nu Derki : 

Hürmetler size , ey Maati Salonunuz’da oturan Tanrılar! Sizi tanırım, adlarınızı bilirim.Bıçaklarınızın altında kalmayayım ve izinde olduğunuz Tanrıya kötülüğümü göstermeyin. Sizin aracılığınızla başıma kötü şey gelmesin.

Hürmetler size, Maati Salonunuz’da  oturan bedenlerinde hiç hata olmayan, Doğrulukla yaşayan Diski’nde oturan Horus’un huzurunda Doğru’yla beslenen size. Beni Büyük Karar gününde büyüklerin ciğerleriyle beslenen Beba’dan kurtarın. Bana önünüze gelmeyi bahşedin, çünkü günah işlemedim, hilekar davranmadım, kötülük yapmadım ve yalancı şahitlik yapmadım, bu yüzden bana kötü bir şey yapılmasına izin vermeyin. 

Doğruyla yaşadım, doğruyla beslendim, insanları  ve Tanrıları memnun eden şeylerin düzenine uydum. İsteğini yerine getirerek Tanrı’nın  gönlünü aldım, aç insana ekmek ve susamış olana su verdim ve çıplak insana giysiler ve gemisi olmayana gemi verdim.

Ruhlar’a ” sözle görünen şeyler” sundum. Ağzım saftır ve ellerim temizdir, dolayısıyla beni görecek olanlar bana şöyle desinler: ” Huzur içinde gel, Huzur içinde gel” Çünkü Haptra’nın Evi’nde, Sahu’nun söylediği büyük sözü duydum. Her-f-ha-f’ a şahitlik ettim ve o bir karar verdi.Rasta’daki Persea ağacından her şeyi gördüm, dallarını açar. Tanrılar’a dua ettim.Onların bedenlerine ait olan şeyleri bilirim. Uzun bir yol aşarak geldim, dürüstçe ifade vermek için.

Safım, göğsüm içkilerle arındırıldı ve iç taraflarım Doğruluk Gölü’ne daldırıldı.Hiçbir organım yoktur ki doğruluğu eksik olsun. Güney Gölü’nde yıkandım. Gecenin ikinci saatinde ve günün üçüncü saatinde Ra’nın denizcilerinin yıkandıkları Sekhet Sanhemu’daki Kuzey Şehri’nde dinlendim.

Maati Salonu’ndan Tual’a geçişle ilgili anlatılanlara kısa bir ara verip buraya kadar aktırdığımız satırların arasına gizlenmiş sembolleri maddeler halinde ele alalım:

“Sözle görünür şeyler”: Yoğun bir konsantrasyonla düşünce enerjisinin belli bir noktada odaklandınlınasıyla oluşturulan maddesel formlardır Günümüzdeki Parapsikolojik çalışmalarda bu maddesel oluşumlara düşünce formları ismi verilmektedir. Yoğun enerjiye sahip olan bu düşünce formlarının fiziksel etkiler meydana getirme (izelikleri de vardır. Mısır’ın majik çalışmalarında bu enerjilerden etkin bir şekilde yararlanılmaktaydı.
Persea ağacından her şeyi görmek”: Ezoterizm’de Ağaç, yere saldığı kökleri ve göğe uzattığı dallarıyla gökyüzü ile yeryüzü arasında kurulan irtibatın sembolü olmuştur. Bu ağaç vasıtasıyla her şeyi görmekle, göksel planlarla kurulanruhsal itibat sayesinde inisiyenin bilgilenmesi anlatılmak istenmektedir.
Nitekim az sonra metnin devamını aktardığımızda sizlerin de rahatlıkla göreceğiniz gibi, bu ruhsal irtibat karşılıklı konuşmalarla gayet açık bir şekilde dile getirilmektedir.

“Göl’de yıkanmak”: Göl ruhsal planların sembolüdür.Göl’de yıkanmak ise, bu ruhsal planların tesirlerine muhatap olmak demektir .

Ra’nın denizcileri”: Mısır Mitolojisi’nde daire ve güneşle sembolize edilen Ra, birliğin ve mükemmelliyetin sembolüdür. Aynı zamanda Ruhsal İdare Mekanizması’nın hiyerarşik merkezini de ifade eder. Deniz ise bilginin sembolüdür. O halde her iki sembolü birleştirecek olursak, Ra’nın denizcilerinin Ruhsal İdare Mekanizması’na bağlı vazifeli ruhsal planların sembolü olduğu açık bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Kaldığımız yerden devam edelim…

oluler-kitabi-bab

oluler-kitabi-bab-2

bab3

bab4

“Kristalden tılsımlı asa”: Atlantis’te kozmik enerjileri depolayabilme özelliğine sahip kristal enerji merkezlerinden bahsetmiştik. Bu asa da aynı teknikle çalışan ve muhtemelen kökeni Atlantis olan bir objeydi.
“Çakmak taşından bir asa”: Rüzgarların vereni olarak tanımlanması son derece manidardn. Çünkü bu tür asalarla rüzgar çıkartıldığı ve yağmur yagdırıldıgına dair birçok tarihi kayıt bulunmaktadır. Bunlardan daha önce bahsetmiştik.Enerjileri bir yerden bir yere aktarmada kullanılan asalar, özellikle majik çalışmalarda çok önemli bir fonksiyon görmekteydi. Nitekim Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda ölünün bunlarla
büyü yaptığını söylenmesi, bu asaların sıradışı özelliğini gözler önüne sergiler.
“Kapı’nın çeşitli bölümleri”: Her bir kapı, Maati Salonu’nun ayrı bir özelliğine karşılık gelmektedir. Bu isimlerin ifade edilişi ise, bu özelliklerin varlık tarafmdan anlaşılmış olduğunun sembolüdür.
“Kendi vaktinde oturan Tanrı”: Farklı bir maddesel yapıya sahip olan Spatyom’un zaman bakımmdan da farklı bir sürece sahip olduğunun mitolojik anlatımıdır.
Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda geçen şu söz, zamanın rölatifIiğini ve evrende farklı zamanlar bulunduğunu açıkça şöyle dile getirir: “Ben Dün’üm, Bugün’ü bilirim.”

“Cennetin ateşten, duvarlarının canlı yılandan ve yerinin ise akarsudan meydana gelmesi”:
İslam Geleneği’nde Cehennem ateşler içinde tasvir elmiş olduğu için, ilk başta Cennet’te ateşin ne işi var diye düşünen okurlarım olabilir. Ancak Ateş’in arınmanın sembolü olduğu hatırlanacak olursa, burada çizilen motifin ne kadar yerli yerinde olduğu derhal anlaşılacaktır.
Nitekim, İslam Tasavvufu’nda “Cennetin yolu cehennemden geçer” sözüyle anlatılmak istenen de yine aynı bilgidir. Kur’an-ı Kerim’de cennet tasviri yapılırken altından ırmaklar aktığı ifade edilmektedir. Aynı tema Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda da cennetin yerinin akarsudan meydana geldiği sözüyle dile getirilmiştir
Görüldüğü gibi sembolizmde hiç bir farklılık yoktur. Hangi zaman, hangi mekân ve hangi toplumda olursa olsun, hep ezoterik bilgiler aynı sembollerle anlatılmıştır.

Kaynak : Antik Mısırın Sırları – Ergun Candan

PAYLAŞ
Önceki İçerikÖlüler Kitabı – Bazı Bölümler – 2
Sonraki İçerikAntik Mısırdaki Majik Uygulamalar
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER