SFENKS’İN SIRRI

768
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

Gize Piramitleri’nin (Keops, Kefren, Mikerinos) binlerce yıllık bir de bekçisi vardır… Bu bekçiliği yapan aslan bedenli insan başlı Sfenks’tir. Tarih boyunca birçok kez kumlar altında kalan Sfenks, en az piramitler kadar sırrını muhafaza eden Mısır’ın bir diğer bilmecesidir. Sfenks sadece Gize’nin kumları üzerinde yükselen dev piramitlerin değil, bunların yanı sıra kumların altında uzanan yeraltı galerileri ve tüneller sistemlerinin de bekçiliğini yapmış ve yapmaya bugün de devam etmektedir. Bir zamanlar iki ayağının altındaki bir noktadan bu yeraltı galerilerine geçilebiliyordu. Bugün için bu giriş kapalı bulunmaktadır.
Tufan Öncesi’nin Şahidi
Sfenks ilk kez Batı Dünyası tarafından farkedildiğinde büyük bir bölümü çölün kumlarıyla kaplanmış durumdaydı. Napolyon ve askerleri Sfenks’i ilk kez 18. YY’in başında gördüklerinde,anıtın sadece başı ve omuzları çöl kumlarının üstündeydi. Uzun yıllar boyunca Sfenks bu şekilde kaldı. 1816- 1818 yılları arasında yapılan titiz kazı çalışmalarıyla bedeninin büyük bir bölümü kum altından çıkartıldı. Ancak pençeleri ile pençelerinin önündeki mabetlerin kum altından çıkartılması farklı zamanlarda gerçekleştirilen sistematik çalışmalarla  ortaya çıkarıldı.
Böylelikle 7.3 metre uzunluğunda ve 19.8 metre yüksekliğindeki boyutlarıyla Sfenks yeniden çöl kumlarının üzerindeyükselebildi. Ve o gün bugündür, tüm dünyanın ilgisini üzerinde toplamayı başardı.
Sfenks kendi sakladığı sırlar kadar, başka bilinmezliklere de ışık tutmaktadır. Bunlardan biri de dünya tarihini değiştirecek kanıtlara sahip olmasıdır. Bu kanıtlardan biri, aşınmasının nedenlerinde gizlidir. Günümüzde yapılan birçok araştırma Sfenks’teki aşınmanın rüzgar ya da kumdan çok, su nedeniyle olduğunu göstermektedir. Buna ilk dikkatleri çeken araştırmacılardan biri Schvvaller de Lubicz olmuştur.
Bir diğer ünlü araştırmacı J.A. West “Serpent in the Sky” isimli kitabında şu görüşlere yer vermiştir:
Prensip olarak Sfenk’in su erozyonuna maruz kaldığına itiraz etmek mümkün değildir. Eski Mısırın köklü iklim değişikliklerine ve dönemsel su ile ilgili felâketlere maruz kaldığı ispatlanmıştır. Bugünkü kronolojik hesaplamalara göre Mısır’da meydana gelen en son su baskını MÖ.10.000lerde gerçekleşmiştir.

Bu son derece önemli bir tespittir. Peki bu bize neyi gösterir?

J.A. West, bunu tek bir cümleyle şöyle özetlemiştir:
Sonuçla şunu düşünebiliriz Eğer su tarafından tahrip edilmişse, bu erozyona sebebiyet veren Tufan ya da Tufanlar öncesinde Sfenks’in yapılmış olması gerekir. Evet, J.A. West’in de söylediği gibi Sfenks’in su nedeniyle zarar görmüş olması öncelikle bu yapının Tufan öncesinde yapılmış olduğunu göstennektedir. Çünkü ortaya çıkan tarih, Tufan’ın meydana geldiği tarihe denk gelmektedir. Bu aynı zamanda, Atlantis’in de tarih sahnesinden silindiği tarihtir.Böylelikle ortaya çıkan bu tarihsel veri, Mısır Tarihin’nin de yeni baştan ele alınması gerektiğini bir kez daha göstemektedir.

Hatta sadece Mısır Tarihi’ni değil, tüm Dünya Tarihi’nide…
Bu tarihsel sürece ve Klasik Tarihçiler’in Mısır Uygarlığı’na biçtikleri tarihi geçmişle ilgili çelişkilere tekrar geri döneceğiz;
şimdi bu konuyu burada bırakarak, Sfenks’in kendisindebarındırdığı diğer bilinmezliklere kısaca göz atalım…
Şekilsel Sırları
Nasıl ki piramitler şekilsel olarak belirli bir anlam taşımaktaysalar, aslan gövdeli insan başlı görünümünde olan Sfenks de, şekliyle ezoterik anlamları kendisinde barındırır.
Önce Aslan Sembolü’nü açalım, sonra da niçin insan başlıdır bunu görelim…
Ezoterizme Göre Aslan Neyin Sembolüdür?
Eski uygarlıkların mitolojilerinde ve geleneklerinde sıklıkla kullanılmış olan “Aslan Sembolü” öncelikle güç ve cesaretin sembolü olarak karşımıza çıkar. Bu anlamı bugün için de kullanılmaktadır. Ancak ezoterizmdeki anlamı çok farklıdır. Ezoterik olarak birbiri içine gizlenmiş birden fazla anlama
sahiptir. En gene! manasıyla, “İlâhi İrade “yi sembolize eder. Ancak hepsi bununla kısıtlı değildir.
Biraz daha ayrıntıya girelim…
“Aslan Sembolü” hemen hemen her yerde “Güneş Sembolü” ile birlikte kullanılmıştır. Bunu Aslan heykellerinin ya da resimlerinin üzerlerine işlenmiş yıldızlardan anlamak mümkündür.
Birbirlerinden hayli uzak bölgelerde varlığını sürdüren farklı inisiyatik kültürlere ait aslan sembollerinin yıldızlarla süslenmiş olduğu görülmektedir. Örneğin Mısır ve Mitra Kültleri’nde önemli bir yer tutan aslan sembollerinde de durum aynıdır. (Bkz: Şekil A ve Şekil B)
Şekil A’daki Mısır Kültürü’ne ait îkiz Aslanlar’ın üstleri yıldızlarla süslenmiş durumdadır. İki aslanın tam ortasında bulunan güneş kursu soldan ve sağdan iki yarım yay çizerek aslanların sırtlarına yaslanmıştır
Şekil B’deki Mitra înisiyasyonu’na ait Nemrut Dağı heykellerinden olan aslan sembolü de aynı temaları içerir.

sfenksin-sirri

Her iki aslan sembolünde de ortak tema yıldızlardır. Yani Güneşler…
Mitra İnisiyasyonu’na ait aslan sembolünün en üst kısmında bulunan üç yıldızın diğerlerinden daha ayrıcalıklı olarak çizilmiş olduğuna dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bu üç yıldızın hem diğerlerinden daha büyük olarak çizilmiş olduğunu hem de diğerlerine oranla daha fazla ışın saçmakta olduğu görülmektedir.
Bu yıldızlar üçlü bir yıldız olan Sirius A, Sirius B ve Sirius C’nin sembolleridir.
Ayrıca kabartmada tüm bu konuları birbirleriyle ilişkilendiren bir başka sembol daha vardır. Bu da aslanın göğsüne yerleştirilmiş olan yay sembolüdür. Yay’ın, Ezoterizm’de göklerin hakimiyetinin sembolü olduğu
hatırlanacak olursa sembollerin ne kadar birbirleriyle uyum içinde kullanılmış olduğu sanırım çok daha iyi anlaşılacaktır.
Astrolojik bir işaret olarak Aslan
Bilindiği üzere “Ezoterik Dünya Tarihi” Tufan’dan sonraki bizim devremizin başlangıcı olarak M.Ö. 10.950 tarihini göstermektedir. Atlantis’in tarih sahnesinden silindiği bu tarih, “Astrolojik Çağlar”da “Aslan Burcu’na denk gelmektedir. İşte Sfenks’in aslan vücudu aynı zamanda bu anıyı da günümüze
taşımaktadır. Yani hem Atlantis’in batışını hem de bizim devremizin başlangıcını bu şekilde üstü kapalı bir şekilde dile getirmektedir.
Peki ama vücudu aslan olan bu mimari yapının başı neden aslan değil de bir insan başı şeklindedir?

Günümüze bir kehanet…
Sfenks’in başının insan, vücudunun ise aslan olması öncelikle bir dönüşümün sembolüdür.Vücudu farklı, başı farklı canlılar mitolojik bir anlatım üslubu olarak çeşitli ulusların efsanelerinde yer almıştır. Deniz
kızı bunlardan biridir. Dönüşümden kasıt burada insanla aslan arasındadır. Bu dönüşümü Ezoterizm “insanlaşan aslanlar” olarak tanımlar. Yani bilgelikten uzaklaşan bizim devremizin insanları burada anlatılmak istenmektedir. Daha önceki yayınlarımızda ayrıntılarıyla üzerinde durduğumuz, insanlığın aşağıya inişi bu sembolün içinde gizlenmiş durumdadır. Sfens bu haliyle bizim devremizin hemen başında henüz bu dönüşümün ilk başlangıcını ifade eder. Yani henüz sırların tamamen unutulmadığı
dönemi. Ancak .sembolün içindeki gizli mesaj bununla kısıtlı değildir. Başının insan fakat vücudunun aslan olması iki ayrı anlama sahiptir. Burada hem geçmişe hem de geleceğe ait bir mesaj gizlidir. Bir zamanlar aslanla sembolize edilen bilgeliğin bir gün yeniden dünya üzerinde yaşanacağı yani “insanların
aslanlaşacağı” da burada anlatılmak istenmektedir. Bu özelliğiyle geleceğe ait bir kehaneti de gündeme getirmektedir. Sfenks binlerce yıl öncesinin hem bir anısını, hem de binlerce yıl öncesinin bir kehanetini günümüze kadar sessizbir şekilde taşımıştır. Sfenks bu kehanetinde şu sözleri fısıldamaktadır: “Bir zamanlar kaybolan bilgelik bir gün yenidenortaya çıkacak ve insanlar aslanlaşacaktır “İnsanlığın fiziksel ve ruhsal açıdan aşamalı olarak aşağıya iniş sürecinin belli bir noktada dip yaptıktan sonra yeniden
bir tırmanışa geçeceğini ve bunun da Kova Çağı’nda meydana geleceğini söyleyen ezoterik kayıtlarla, tüm bu anlattıklarımız birebir örtüşmektedir. Astrolojik Çağlar’ı gösteren çizelgemize bakarsanız, Aslan Çağı’nın tam karşıtı olan çağın Kova Çağı olduğunu derhal farkedersiniz. Eski gelenekler bu geçişin tam tarihi olarak 2012 yılını vermektedir. Aynı tarihe bu çizelgede de ulaşılmaktadır.

Bu tarihle ilgili birçok kehanet vardır. Bu kehanetlerden bazılarına göre, söz konusu tarih, aynı zamanda Atlantis’e ait çok önemli belgelerin, gün ışığına çıkacağının da tarihidir.

misirda-aslanlasan-insanlar

Mısır’da “Aslan İnsanlar” ve “Aslanlaşan insanlar” bu şekilde sembolleştirilmişti. Sembolün başı üzerine resmedilen yılan, ‘Aslan İnsan”ın kökenini ve bilgeliğini göstermektedir. Aslan ve yılan birbirlerini tamamlayıcı semboller olarak kullanılmıştır. Böylelikle “Aslan İnsan Sembolü”nün aynı zamanda
Galaktik Irk’ın da sembolü olduğu anlatılmış olmaktadır. Piramitlerin binlerce yıllık bekçisi belli ki sadece piramitleri beklememiş, büyük bir sırrın da bekçiliğini yaparak bu sırrın günümüze kadar gelebilmesini sağlamıştır. Bunu bugün daha iyi anlıyoruz. Yakın gelecekte ise zaten herkes anlayacak!…

Kaynak : Antik Mısırın Sırları -Ergun Candan

PAYLAŞ
Önceki İçerikPiramitlerdeki Gizli Yeraltı Labirentleri
Sonraki İçerikMısır-Atlantis-Mu-Kıtası-Mayalar-Şambala
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER