Durugörü ve Kahinlik

465

Daha önce aktarılan metotlarla yapacağınız pratik uygulamalar sizde belli bir süre sonra basit durugörü yeteneğinizin işlemeye başlamasına imkan sağlayacaktır.

Şu ana kadar görmüş olduğunuz imajların büyük bir bölümü sizin şuuraltınızdan kaynaklanan ya da sizin iradeniz sonucu sizin düşüncelerinizin sonucu ortaya çıkan görüntüler­di… Ancak psişik vizyonunuzu mükemmelleştirmek için hiç bir zaman çaba göstermekten vazgeçmemek gerektiğini unut­mayınız. Henüz keşfedilmeyi bekleyen sınırsız derinlikler ve imkanlar sizi beklemektedir. Bu araştırma alanında son yok­tur…

Çalışmalarınız ilerledikçe mekan içinde duaıgörü ve hatta zaman içinde durugörü yetenekleriniz de gelişmeye başlaya­caktır. Eğer böyle bir ideale ulaşmayı hedeflediyseniz, ya­pacağınız tek şey muntazam ve düzenli olarak çalışmalara de­vam etmektir. Bu aşamalara gelebilmek ve bu aşamaları kalıcı halde tutabilmek için mutlak surette egonuza hakim olmanız şarttır. Eğer bunu başaramazsanız mekan içinde durugörü ya da zaman içinde durugörü yeteneğine ulaşsanız bile bu yeteneğinizi uzun bir süre elinizde tutamazsınız.

Merak etmeyin gelip de biri bu yeteneği sizin elinizden alamaz… Ancak onu siz onu elinizde tutamazsınız. Şahsen 19 yıllık araştırmalarını süresince; egosunun büyümesine ve ego­istçe bir tutum içine girmekten kendisini koruyamadıkları için, çok sayıda ileri seviyelere ulaşabilmiş durugörü medyomunun bu yeteneklerini kısa bir süre sonra kaybettiklerine şahit olmu­şumdur. Dünya üzerinde de bunun sayısız örnekleri vardır…

Durugörü yeteneğinin en son aşaması geçmiş ve gelecek­ten bilgiler alabilmektir ki. buna zaman içinde durugörü adı verildiğini başta söylemiştik. Gelecekten bilgiler alabilmek için gelecekte olacak tüm olayları noktasına virgülüne öğrenmek demek değildir. Gelecekten bilgi almak gelecekte mey­dana çıkacak olan sadece bazı belirli olaylar hakkında bilgiler alabilmek demektir. Durugörü medyomu daha çok hangi alanlarda merak sahibiyse ya da daha çok hangi alanlara karşı ilgi duyuyorsa o konularla ilgili bilgiler alabilir.

Kehanet yeteneğine sahip olmak demek aslında zaman içinde durugörü yeteneğine sahip olmak demektir. Bu açıkla­madan hareket ederek, dünya üzerinde ortaya çıkan bilinen ya da bilinmeyen tüm kahinler bu yeteneğe sahip kişilerdi diye­biliriz. Bunların içinden en tanınmışı şüphesiz ki Nostradamus’dur. Eğer onun hayatını konu alan filmi izlediyseniz, kendisinin durugörü yeteneğinin nasıl çalıştığını ve gelecekte ortaya çıkacak bazı olayları sanki televizyon ekranından seyre-dermişcesine nasıl izlediğini görmüşsünüzdür. Ancak hemen ifade etmeliyim ki, bu derecede ileri seviyeli bir durugörüye sahip olmak hiç de kolay değildir. Belli bir ruhsal olgunluk ve büyük bir sorumluluk ister… Nostradamus kendisine düşen bu sorumluluğu son derece büyük bir alçak gönüllülükle yerine getirmiş ve gelecekle ilgili almış olduğu tüm bilgilerini açık bir şekilde değil şifrelendirerek geleceğe emanet etmiştir. Bir başkası olsa böbürlene böbürlene bunları aktarmaya kalkabilir­di.

Yine konu açıldığı için hatırlatmadan geçmek istemiyo­rum, eski Sufi Geleneği’nde de bu prensip aynen uygulanırdı. Durugörüsü gelişen hiç bir Sufi gelecekle ilgili aldığı bir bil­giyi açık bir şekilde değil, üstü örtülü bir şekilde vermeye aşırı bir özen gösterirdi.

Bu yolun edebi budur… Bu edebe uyamayacak olanlara bu yolun kapısı uzun süre açılmaz…

İşte bu nedenle, size yaptığınız çalışmalardan ve elde et­tiğiniz gelişmelerden kimseye söz etmeyin demiştik…

Geçtiğimiz günlerde “Bay Turnike” programına katılan ve kendisini yakından tanıdığım ve kendisine çok saygı duy­duğum bir büyüğüm olan Cenk Koray, küreler içindeki dolu karılan gözlerini kapatarak bir kerede bilmişti… Hem de önce boşları sonra da doluları söylemişti. Seyredenleriniz hatırlayacaklardır. Güner Ümit buna çok şaşırmış ve Cenk Koray’a bunu nasıl yaptığını sormuştu… İşte o anda Cenk Koray’ın hali, tavrı ve verdiği cevap az önce sözünü ettiğim tam bir alçak gönüllülük ifadesiydi: “Gözlerimi kapattım gördüm…” diyerek kendisindeki durugörü yeteneğini telaffuz bile etmeden soruyu geçiştirmiş ve kendisindeki bu yeteneği nor­mal, basit bir olaymış gibi göstermeye aşırı bir özen göster­miştir. Bu konuları çok iyi bilen Cenk Koray yerine Esin Üzer orada böyle bir şey yapabilseydi neler olurdu hiç düşünebiliyor musunuz? İşte bu yüzden Esin Üzer gibiler değil, Cenk Koray gibi kendisine ve insanlara saygısı olan kişiler bu tür örnekleri insanlara gösterebiliyorlar…

Cenk Koray’ın mütevaziliğinin hepimize örnek olmasını dilerim…

İLERİ TEKNİKLER

Rahatlıkla birtakım imajlar görmeyi başardıktan ve bu imajlar üzerinde kontrol sağlayabildikten sonra artık ileri tekniklere geçebilirsiniz. Bu ileri tekniklerden amaç, sizdeki mekan içinde ve zaman içindeki durugörü yeteneğini ortaya çıkartabilmektir.

Şimdi bunun nasıl gerçekleştirilebileceğini görelim:

Çalışmalarınızı not ettiğiniz defterinizde artık yeni bir say­fa açıyorsunuz… Bu yeni sayfanın üstüne “kehanet çalış­malarıyazınız… Ve her çalışmanızı ayrıntılarıyla not etmeye devam ediniz.

Bu çalışmayı ister gözleriniz kapalı uzanmış bir şekilde is­terseniz kristal kürenize, kum diskinize ya da içi su veya siyah mürekkep koyduğunuz kabınıza konsantre olarak yapa­bilirsiniz.

Tercihinizi yaptıktan sonra derin gevşeme halini sağlayınız. Derin gevşeme halinin sağlanmasından sonra farklı bir uygulamaya girişeceksiniz. Şuuraltınızda rakamlarla, za­man arasında bir özdeşlik kuracaksınız… Şuuraltınız birkaç çalışmadan sonra bu programa kendisini uyarlayacaktır…

Zihninizde bir zaman reostası yapacaksınız… Reostanın düğmesini zihniniz, mekanizmasının işlemesini ise şuuraltınız düzenleyecektir…

Konuyu biraz açalım…

“0” içinde bulunduğunuz anı ifade edecek. “0”dan geriye doğru gitttiğinizde zamanda da geriye doğru zihniniz kaymaya başlayacak. Bunu sadece düşüncelerinizi konsantre ederek gerçekleştireceksiniz. Siz düşüncelerinizi buna yönlendire­ceksiniz… Bundan sonrasını şuuraltınız programlayacaktır… Eğer o ana kadar kendisinden istediğiniz bilgiler ona gelmemişse ki, bu gelecekle ilgili istekleriniz sonucunda oluşacaktır, işte o zaman şuuraltınız ihtiyacı olan bilgileri ken­di dışında arayacak, bulacak ve size taşıyacaktır. Bu inanılması son derece güç, olağanüstü bir mekanizmanın çalışmasıyla gerçekleşebilecek bir meseledir.

Peki bu pratikte nasıl uygulanacak? Derin gevşeme haline geçin demiştik… Ordan devam edelim…

Zihninizde yatay bir hayali çizginin varolduğunu düşleyin… “0” rakamı bu çizginin tam ortasında dursun… Ve bu hayali çizginin üzerinde, “0” rakkamının solunda ve sağında yan yana birbirine bağlı olarak duran sonsuz sayıda ekran bu­lunduğunu düşleyin… Derin gevşemeyi sağladıktan sonra bu ekranları gözünüzün önünde canlandırın… Ve kendi kendinize şu telkinde bulunun:

“Az sonra geçmişe ve geleceğe bir yolculuk yapacağım… Bunu yapabilmek için ekranlara konsantre olacağım… “0” rakamının solundaki ekranları izlediğimde geçmişte yaşadığım veya başkalarının yaşadığı olayları izleyeceğim… “0” rakamının sağındaki ekranlar ise bana gelecekte yaşanacak olayları gösterecek… ihtiyacım olan bilgileri şuuraltım ba­na sağlayacak… Çalışmalarım ilerledikçe bunu çok daha kolay gerçekleştireceğim…”

İlk denemeleriniz şuurunuzun derinliklerine doğru ol­malıdır. Yani sizin daha önce yaşadığınız olaylardan birini yeniden izlemeyi istemelisiniz. Bunun için konsantre olun, gevşeyin ve tam karşınızda bulunan ekranlarda sol tarafa doğru gitmeye başlayın. Teker teker ekranları geçin. Bu geçişler gayet yavaş olsun. Sola doğru yirmiye kadar sayarak teker teker 20 ekranın önünden geçtiğinizi düşleyin. Yirminci ekranın önüne geldiğinizde   gözünüzün önünde duran ekrana yönelin. Gayet rahat ve sakin olun… Ekranı kendinizi hiç zor­lamadan izlemeye başlayın. Önce ekranın aydınlandığını ve sonrada sisler içinden bir takım görüntülerin çıktığını farkedeceksiniz. Önce görüntülerin ne olduklarını anlamaya çalış­madan kayıtsızca izleyin… Görüntüler iyice canlandığında bu imajların daha önce yaşadığınız ne tür bir olaya ait olduğunu, ve ne zaman gerçekleştiğini anlamaya çalışın… Ancak bunu yaparken fazla mantık yürütmemeye özen gösterin… Çünkü aşırı mantık yürütmek sizi gevşeme halinden uzaklaştıracaktır. Bu egzersizleri rahatlıkla yapabilir bir hale gelince artık çalışmalarınızı bir adım daha öteye götürebilirsiniz…

Sıra gelecekle ilgili ekranları okumaya geldi… Bunu da aynı teknikle yapacaksınız. Ancak bu sefer “0” rakamının solundaki değil, sağındaki ekranları gözlemleyeceksiniz. Za­manın gerilerine değil, zamanın ilerilerine doğru bir yolculuğa çıkacaksınız. Bu yeni duruma kendinizi konsantre edin. Lazım gelen tüm bilgilerin şuurualtınız tarafından bulunarak size iletileceğinden emin olunuz. Ve bunu şuuraltınıza pekçok kez çalışmaya başlamadan önce telkin edin… “0” rakamından sağ tarafa doğru ekranları teker teker sayarak ilerlerken geleceğe süzülen bir yaprağın üzerinde olduğunuzu düşünün. İsterseniz sihirli bir halının üzerinde uçtuğunuzu da imajine edebilirsiniz.

Olayların henüz nesnelleşmediği bir zamana doğru hareket et­mek istediğinizi kendi kendinize belirtmeniz çok önemlidir. Böylelikle şuuraltınız bundan haberder olacaktır. Teker teker sayarak ekranların önünden geçerken geleceğe yolculuk yap­tığınızın ve birazdan gelecekteki bir tarihte meydana gelecek bir olay hakkında bilgi alacağınızın şuurunda olun… Bu havayı yaşayın… Ekranları her sayışınızda biraz daha gevşeyerek ge­leceğe uzanın… Önünde duracağınız ekran size en doğru bil­giyi verecektir. İlk denemelerinizde yirminci ekranın önünde durun… Yakın bir gelecekte ortaya çıkacak bir olayın kısa bir bölümünü size gösterebilecek olan ekranın önündesiniz… Ekranda görüntünün belirmesi için bekleyin. Zihninize bir şeyler doğması için çaba göstermeden sessizce bekleyin. Sanki gerçek hayatta o günün haberlerini televizyondan izlermişce-sine önünüzdeki ekrana dikkatinizi yönlendirin. Az sonra gele­cekten haberler verecek olan ekranınızda bir takım görüntüler ortaya çıkacaktır. Bunları dikkatle takip edin. Şuuraltınız gerekli olan bilgileri toparlayabilecektir. Ancak ona biraz za­man tanıyın. Onun bu yeni duruma akort olabilmesi için çalış­malarınızı disiplinli bir şekilde sürdürün. Bu sizdeki saklı bir yeteneğin geliştirilmesi için yapılan mucizevi bir eğitim çalış­masıdır…

Çalışmanız bittiğinde görmüş olduğunuz görüntüleri tüm ayrıntısıyla not edin ve görüntülerin size nasıl bir şey anlat­tığını yorumlamaya çalışın. Gördüğünüz olayların hangi tarihte gerçekleşeceğini ya da gerçekleşmeyeceğini mutlaka takip edin.

Geçmişe veya geleceğe doğru uzandığınız bu çalışmalarda zihininizde canlandırdığınız ekranlarınızın herbirinin 1 güne karşılık geldiğini varsayın ve bunu çalışmadan önce ­yapacağınız gevşeme egzersizleri sırasında kendi kendinize telkin ediniz…. Aynı şekilde bu düşüncenizi çalışmanız sırasın­da içinizden zaman zaman tekrarlayın. Şuuraltınıza bunu bildirin… Böylelikle geçmiş veya gelecekle ilgili ekrandan gördüğünüz bilgilerin hangi tarihe denk geldiğini daha kolay test edebilirsiniz. Unutmayın her ekran 1 güne karşılık gele­cek…

İlk denemelerinizde teker teker sayarak ilerlemek kaydıyla en fazla 40 – 50 ekran ilerisine ya da gerisine kadar gidin. Da­ha sonraları yüzlerce hatta binlerce ekran ileriye ya da geriye kadar gidebilirsiniz.

Bu metodu kullanarak gelecekten bilgiler alan birçok durugörü medyomu bulunduğu gibi, geçmişe hatta geçmiş yaşamlarına kadar gidebilen durugörü medyomlarının geçmiş yaşamlarıyla ilgili çok önemli bilgilere ulaştığını unutmayın… Bu insana büyük bir keyif veren ve insanı neşelendiren bir çalışmadır… Siz de çok güzel sonuçlara ulaşabilirsiniz… Yeter ki sabırla çalışmalarınızı sürdürün…

Yukarıdaki çalışmalarda tam başarı sağlayıncaya kadar iki günde bir ve mümkünse aynı saatte bu metotları 30 dakika süreyle uygulayabilirsiniz. Yeteneğiniz hissedilir derecede geliştikten sonra temponuzu düşürün ve haftada iki veya üç çalışmadan fazlasını yapmayınız…

AURALARI GÖREBİLİRSİNİZ

Durugörü yeteneğiniz geliştikçe fiziksel gözlerinizin farklı şeyleri de görmeye başladığına şahit olabilirsiniz. Cansız cisimlerin çevrelerine verdikleri bir ışınım vardır. Bunları görebilirsiniz. Ama asıl önemli olan, bitkilerin, hayvanların ve insanların çevrelerindeki biyoenerjetik alanı yani auraları da görmeye başlayabilirsiniz.

Her insanın vücudundan yarım metre ile birkaç metreye kadar çıkabilen biyoenerjetik yayılım vardır. Bu enerji yayılı-mı, insanın başından ayaklarına kadar tüm vücudu bir yumurta

gibi kapsar… Her insanın bu biyoenerjetik alanı onun ruhsal ol­gunluk seviyesiyle bağlantılı bir titreşimsel özelliğe sahiptir. Ruhsal olgunluk arttıkça vücudumuzdan yayılan bu enerjinin kalitesi de yükselmektedir. Durugörü medyomlan bu farkı der­hal hissederler. Çünkü bu enerjetik alan farklı renklerde ışı­nımlarla kendisini durugörü medyomlarına hissettirir. Örneğin, sinirlerine hakim olamayan, asabi ve egoist kişilerde bu enerji­nin ışıması kırmızı renklerde görünürken, tam tersi yapıya sa­hip; kendine güvenli sakin ve ruhsal anlamda daha olgun kişi­lerde ve özellikle de egosal saplantılarını yenebilmiş kişilerde auraları mavi ve menekşe moruna yakın renklere dönüşür… Ruhsal olgunluk arttıkça özellikle baş hizasında bu enerjiler al­tın sarısına dönüşür ve büyük bir parlaklıkla ışımaya başlarlar. Eski dönemlerde yapılmış bir takım azizlerin ya da peygam­berlerin başlarının hemen üstündeki altın rengindeki hale bu­nun ifadesidir… Bu enerjetik alanları durugörü medyomları ra­hatlıkla görebilirler…

Auraları görmek için uygulayabileceğiniz pratik bir metot vardır:

Işığı karartılmış loş bir odada büyükçene bir aynanın önüne geçerek hafifçe gevşeyin ve gözlerinizi başınızın üstüne odaklayın. Gözlerinizi hafif kısın ve sabırla hep aynı noktaya bakın… Belli bir süre sonra, ilk başta sise benzeyen bu enerji­leri görmeye başlayabilirsiniz. Aynı denemenin bir benzerini ellerinizi açıp siyah bir zemin üstünde parmaklarınıza ve parmak aralarınıza da konsantre olarak da yapabilirsiniz.

PSİKOMETRİ

Durugörü medyomluğunun bir türüdür. Psikometri uzak veya yakın geçmişte bir eşya ile temas et­miş bulunan kişi ya da kişiler hakkında bilgi edinme yöntemidir. Psikometri ile sadece eşyalarla temas etmiş kişiler hakkında değil, o cismin başından geçen her türlü olay hakkın­da da bilgi edinilebilir.

Ruhsal enerjinin en önemli niteliklerinden biri etki etmek, buna karşı madde enerjisinin en önemli niteliklerinden biri de etki almaktır. Bu temel prensip, çevremizdeki tüm nesnelerin kendilerine canlılardan gelen enerjileri emmesine ve sakla­masına neden olur. Bu yüzden sahip olduğumuz tüm eşyalara biz bilmeden kendi enerjilerimizi yükleriz. Ve o eşya ile ne kadar uzun süre beraber olduysak, o da, o kadar çok bizimle il­gili enerjileri bünyesinde saklar.

Bu yöntemle tarihin çok eski dönemlerinde meydana gelen olaylar hakkında eski yapıtlara dokunarak bilgiler veren psiko­metri medyomları vardır. Tarihin karanlık kalan kısımlarına ışık tutması bakımından bu çalışmalara yurtdışında ayrı bir önem verilmiştir.

Yine yurtdışında polislerle çalışan psikometri medyomları suçluların dokundukları eşyalar aracılığıyla onların yakalan­masında önemli bilgiler verebilmektedirler.

Bilgi edenilmek istenen eşyaya psikometri medyomları elle dokunur ya da onu ellerinin arasına alırlar. Ve o eşyanın başından geçenler ya da o eşyayla temas edenler hakkındaki bilgiler, durugörü tekniğindeki gibi çeşitli imajlarla gelir. Temeli tamamen durugörüye dayanan bir yetenektir. Durugörüsü olmayanların yapabileceği bir çalışma değildir. Bu yüzden de durugörü egzersizlerini sizlere aktardıktan sonra bu konuyu ele alıyoruz…

Eğer durugörü egzersizlerinde belirli bir ilerleme sağlaya-madıysanız bile aşağıdaki son derece basit psikometri alıştır­masını kendi kendinize uygulayabilirsiniz… Bu aynı zamanda durugörü yeteneğinizin gelişmesi için de yararlı bir çalışmadır.

    Basit Bir Deney

Dikkatinizi odadaki bir eşyaya odaklayın. Ve gidip ona dokunun. Eğer küçük bir eşya ise onu ellerinizin arasına ala­bilirsiniz… Bu deney için derin bir gevşemeye gerek yoktur. Sadece zihninizi boşaltıp, hafif bir gevşeme yeterlidir.

Kısa bir süre sonra o eşya hakkındaki fikirler şuurunuza üşüşüverir: O eşyanın ismi ya da etiketi, gördüğü iş, güzelliği ya da çirkinliği, onunla ilgili daha önceden edinmiş olduğunuz bir çok düşünce zihninize gelmeye başlayacaktır. Bunlar geç­miş tecrübelerden kaynaklanan önceden algılanmış fikirlerdir. Şimdi ise, bunlar o anki tecrübelerinize engel olan şeylerdir. Bu fikirleri fark ettiğiniz anda, bırakın uzaklaşıp gitsinler… Siz eşya hakkındaki meraklı tavrınızı canlı tutun. Kavramların önünü kesmeye çalışmayın. Kendi hızlarıyla gelip geçmelerine izin verin. O eşya hakkındaki fikirler bitip tükendiğinde, eşya hala orada olacaktır.

Şimdi artık onunla ilgili yeni bir görüş fırsatı doğabilir. O eşyayla ilgili olarak, önceden bilmiş olduklarınızın ötesinde, gerçekten neler algılıyorsunuz? Bu tecrübeyi birçok eşya üze­rinde yapın. Özellikle size ait olmayan eşyalar üzerinde de bu deneyinizi sürdürün. Uygulama yapa yapa, sonunda eşya ile il­gili önceki kavramların geçip gitmesine izin vererek, yeni bir tecrübeye yer açma konusunda beceri kazanacaksınız.

Eşya hakkında önceden edinmiş olduğunuz tüm fikirler uzaklaştıktan sonra dikkatinizi tekrar eşyaya odaklamaya çalı­şın. O andan itibaren, o eşya ile ilgili zihninizde belirmeye başlayacak olan yeni düşünceler olup olmadığına dikkat edin. Kendinizi yeni düşüncelerin zihninize gelmesi için asla zorla­mayın. Bu alıştırmanın can alıcı yönü, zihninizi eşya hakkında (inceden edinilmiş fikirlerden temizlemek ve zihninizi sükune-le kavuşturmaktır. İşte böylece yeni algılar, eşya ya da kişiyi algılamada yeni yollar, varlığınızın başka seviyelerinden size gelebilir.

Bu alıştırma aynı zamanda sezgi kanallarınızı açmanızda size büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Sezgisel algılama nedir? Bunu telepati yazımızda ele alacağız.

PSİKOMETRİ EGZERSİZLERİ

İlk denemelerinizde avuç içinize alabileceğiniz ya da ra­hatlıkla elinizi üstüne kapatacağınız küçük objelerle çalışa­bilirsiniz.

Her objeyle ilgili iki ana “hatıra” vardır. Birincisi objenin kendi varlığının tabiatında bulunan “kişisel hatırası”, ikincisi ise insanlarla ilişkisi sonucu üzerine sinmiş olan “birikmiş hatırası”dır. Psikometri egzersizlerinin ilk aşamalarında fazla el değiştirmemiş objelerin kullanılması sizin algılamanızda karışıklıkları önleyecektir. Denemelerinizde tecrübe kazandıkça, el değiştirmiş objeler üzerinde de ayrıntılı algıla­malar yapabilirsiniz. O objenin kaç el değiştirdiği, eski sahibiyle ve son sahibiyle ilgili bilgileri çok kolaylıkla ayırd-edebileceksiniz. Ama önce basit çalışmalarla başlamak daha iyidir.

Durugörü yeteneğiniz eğer ortaya çıkmış durumdaysa, zih­ninize gelen düşünceler çeşitli imajlara dönüşecek ve her şeyi bir film şeridinde izlermişcesine takip edebileceksiniz.

Ancak bazı kişilerde durugörü kolay kolay su üstüne çıka­cak durumda olmayabilir. Belki de o kişinin sezgisel ve telepatik yetenekleri daha etkin durumda olabilir. Herkeste tüm parapsişik yeteneklerin su üstüne çıkması zaten mümkün değildir. Ancak denemeden kimde hangi yeteneğin çıkacağı önceden tespit edilemez. Belki de sizde durugörü değil sezgisel algılama ve telepati yetenekleri daha kolay geliştirile­bilecek durumda olabilir. Eğer siz de böyle bir durumdaysanız psikometri deneylerini yaparken sezgisel olarak içinize doğan­ları mantık yürütmeden algılayabilir ve benzer başarıyı elde edebilirsiniz.

Şimdi yapacağınız pratik çalışma için bir arkadaşınızdan yardım istemeniz gerekecektir. O arkadaşınızdan, sizin de tanıdığınız ama kim olduklarını bilmediğiniz 5-6 kişiden kre­di kartlarını toplayarak size getirmesini rica edin. Arkadaşınıza kredi kartlarına asla dokunmaması gerektiğini hatırlatın. Onları ayrı ayrı kağıt bir mendile sararak size teslim edebilir.

Kredi kartlarını alın… Sessiz ve kimsenin bulunmadığı bir odaya giderek onları mendilden çıkartın… Üzerlerindeki isim­leri görmemeye özen göstererek onları ters çevirin ve temiz bir bezin üzerine serin…

Zihninizi boşaltın… Oturduğunuz yerde gevşeyin… Çalış­maya konsantre olun… İyice gevşedikten sonra, kartlardan biri­ni avucunuzun içine alın. Alnınıza dokundurun. Göğsünüzün üstüne koyun. Daha sonra avucunuzun içinde ya da masanızın üzerine bırakıp elinizi üstüne koyarak, derin gevşeme haline geçin… Kesinlikle mantık yürütmeyin… Bu kart acaba Ahmet’e mi, Mehmet’e mi ait diye asla düşünmeyin. Sadece içinize doğacaklara konsantre olun. Neler hissettiğinize dikkat edin. Karttan elinize sıcaklık duygusu mu geliyor yoksa soğuk­luk duygusu mu geliyor? Önce buna dikkat edin. Bu kartın sahibinin genel karakteristik halleri size duygu olarak yansı­maya başlayacaktır. İçinizde nasıl bir duygu hali canlanıyor? Sinirli, heyecanlı ve egoist bir hal mi içinizde hakim oluyor; yoksa sakin sessiz, sükunet içinde huzurlu bir hale mi bulunuyorsunuz?… Bunlara hep dikkat ediniz. Daha sonra bir adım daha atın ve bu kartın bir bayana mı yoksa erkeği mi ait olabileceğini hissetmeye çalışın. En sonunda bu kartın kime ait olduğunu bulacaksınız…. Bunu yaparken de mantık yürütmeyin… İçinize doğacak sezgiye kendinizi teslim edin… Eğer durugörü yeteneğiniz işler durumdaysa kartın sahibini imajinatif olarak gözlerinizin önünde canlanmasını bekleyin. Zihinsel ekranınızda onun görüntüsünü görün ve o kişi ile ilgili özel ba­zı bilgilerin sezgisel olarak ya da görüntüsel olarak size gelme­sini bekleyin.

Bu egzersizi diğer tüm kartlar için tekrarlayın ve elde et­tiğiniz tüm izlenimleri not edin. Daha sonra kredi kartlarının üzerindeki isimlerle notlarınızı karşılaştrın. Arkadaşlarınızı tanıdığınız için, not ettiğiniz bilgilerin ne kadar gerçeğe yak­laştığını hemen anlayabilirsiniz. Ancak çalışmanız sırasında bazı arkadaşlarınızla ilgili çok özel ve sizin normal olarak bilmediğiniz özellikleriyle ilgili algılamalarınız olmuşsa, bun­ların doğruluğunu bizzat o kişilere sorarak kendinizi test edin.

Bu çalışmalarınızın süresi de durugörü çalışmalarında olduğu gibi 30 dakikayı geçmemelidir. Bu süre içinde kartların tamamını bitiremezseniz, ara verip bir sonraki gün devam edi­niz.

Kaynak : Ruhsal Güçleri Güçlendirme – Ergun Candan

PAYLAŞ
Önceki İçerikUfo Dosyası ve Sifreler Uzaylılar Var mı?
Sonraki İçerikİnsan Doğaya Karşı -Çin – Belgesel
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

2 YORUMLAR

  1. Bu yöntemleri bir buçuk yıldır uyguluyorum göremediğim şey yok gibi bir şey. isterseniz bir şeyler sorun.

CEVAP VER