Deliryum Nedir? Nedenleri

429

Deliryum, bilinç bulanıklığı ile karakterize bir beyin hastalığı değil sendromdur. Akut beyin yetmezliği, akut organik beyin sendromu, toksik psikoz gibi adlandırmaları vardır. Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür. Yoğun bakım ünitelerinde prevalansı %80e varabilir. Zamanında altta yatan nedenlere müdahale edilmediği takdirde ölümcül olabilir, demansa gidebilir. Başkalarında herhangi probleme yol açmayan sağlık sorunları, beyin rezervleri alınmış kişide deliryuma neden olabilir.

Deliryum; herhangi fiziksel, fizyopatolojik sebeplerle beynin kısa sürede yaygın etkilenmesiyle beyin işlevlerini bozan, başta bilinç ve yönelim bozukluğu ile karakterize olan, davranışın ileri derecede bozulduğu bir akut organik beyin sendromudur.1 Deliryum için yıllar boyunca organik beyin sendromu, akut konfüzyonel durum, konfüzyon, akut demans, akut beyin yetmezliği, metabolik ansefalopati, geri dönüşlü toksik psikoz ve yoğun bakım
ünitesi psikozu gibi farklı terminolojiler kullanılmıştır.2

Tıbbi hastalığı ciddi düzeyde olan hastalarda sık görülen morbidite ve mortaliteyi belirgin olarak arttıran, nöropsikiyatrik bir hastalıktır. Acil müdahale edilmesi gereken tıbbi bir tablodur. Deliryum, acilde yatan hastaların %10’unda, terminal dönem hastaların %40’ında ve hastaneye yatırılan hastaların yarısında görülmesine rağmen, sağlık çalışanları tarafından tanınma sıklığı düşük olan bir tablodur. Mortalite oranı, yaşlı hastalarda %15-30 arasındadır.3 Genel olarak kardiyak cerrahi girişimlerden sonra deliryum görülme sıklığı %12-70 arasında bildirilmiştir. Kapalı-kalp cerrahisine göre, açık kalp cerrahisinde (kapak değişimi) deliryum görülme sıklığı 2 kat fazladır.4

Temel özellikleri

1- Akut ya da subakut başlangıç
2- Klinik tablonun değişken, dalgalanmalı seyir göstermesi
3- Yaygın beyin dokusu disfonksiyonu
4- Reversibl olması
5- Etkili tedavi ile rezidüel patolojik değişiklikler olmaması

Bilişsel işlevlerde bozulma, hastanın fiziksel durumunun ve homeostazisinin bozulduğuna ilişkin öncü bulgudur.

Tanı:

DSM- IV-TR’de deliryum şöyle tanımlanmıştır.5
a) Dikkati bir konu üzerinde odaklama, sürdürme ya da yeni bir konuya kaydırma yetisinde azalma ile giden bilinç bozukluğu olması (yani çevrede olup bitenin farkında olma düzeyinin azalması),
b) Daha önceden var olan, yerleşik ya da gelişen demans ile açıklanamayan algı bozukluğunun ortaya çıkması ya da bilişsel değişiklik (bellek, yönelim, dil bozukluğu gibi) olması,
c) Bozukluğun kısa bir süre içinde gelişmesi (genellikle saatler ya da günler içinde) ve gidiş içinde dalgalanma eğilimi özelliği taşıması,
d) Öykü, fizik muayene ya da laboratuar bulgularından elde edilen verilerde bu bozukluğun genel tıbbi durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı olduğuna ilişkin kanıtların olması.

Etiyoloji

Deliryumda esas olarak, beyin metabolizması bozulmakta ve sinir hücreleri yeterli oksijen ve glikoz alamaz hale gelmekte ve böylece beyin işlevleri bozulmakta ve komaya kadar giden bilinç bozuklukları olmaktadır. Selye’nin stres kavramı çerçevesinde bir anlamda, diensefal ve hipotalamusun aşırı uyarılması söz konusudur.

Deliryumun, nörotransmiter sistemleri arasında “dengesizlik” olarak tanımlanmasından, nöronal membran disfonksiyonundan kaynaklandığı görüşüne değişim olmuştur.6 Klinik uygulamada ise, deliryum, genel fizyolojik bir stresörün doğrudan sonucudur. Değerlendirme ve tedavinin hedefleri, altta yatan nedeni bulmak ve düzeltmektir.

Deliryum Nedenleri

Enfeksiyöz: Ensefalit, menenjit, sifiliz, HIV, Creutzfeld- Jakob sendromu
Yoksunluk: Alkol, barbitüratlar, sedatif hipnotikler, benzodiazepinler
Akut metabolik: Asidoz, alkaloz, elektrolit bozuklukları, böbrek ve karaciğer yetmezliği
Travma: Isı şoku, postoperatif etkenler (post-operatif kardiyotomi), yanık, kafa travması
MSS patolojisi: Apse, kitle, hemoraji, hidrosefali, Parkinson, konvülziyon, Wilson hastalığı
Hipoksi: Anemi, karbonmonoksit, hipotansiyon, kalp yetmezliği, pulmoner emboli-yetersizlik
Eksiklik halleri: B12, folik asit, nikotinik asid, tiamin
Endokrinopatiler: Hiper (hipo) adrenal kortikolizm, hiper (hipo) glisemi, hiper (hipo) tiroidi, hiper (hipo) paratiroidizm

Akut vasküler: Hipertansif ensefalopati, şok, vaskülit
Toksinler: İlaç etkileşimleri, solventler, ilaçlar
Ağır metaller: Arsenik, kurşun manganez, civa, kalsiyum

Çocuklar, yaşlılar, daha önceden beyin patolojisi tanımlayanlar, alkol ve madde bağımlısı olanlar, ileri derecede yanığı olanlar ve postkardiyotomi hastaları, deliryum için özellikle riskli hasta gruplarıdır. Birçok viseral hastalıkta rutin biyokimyasal incelemelerde bir bozulma olmadan da deliryum gelişebilir. Pnömoni, kanser, üriner enfeksiyon, hiponatremi, dehidratasyon, konjestif kalp
yetmezliği, üremi ve inme; en sık deliryum yapan tıbbi hastalıklar olarak bildirilmiştir. Deliryum, çoğul tıbbi hastalıkları olan ve uzun yıllar çoğul ilaçlar kullanan hastalarda (kronik hastalık, ilaç etkileşimleri) daha fazla orandadır. Deliryum yoğun bakım ünitelerinde sıklıkla karşılaşılan bir tablodur. Yaşlılar, öykülerinde organik beyin hastalığı tanımlayanlar, ileri kalp yetmezliği olan
hastalarda bu risk daha da artar. Hipoksi, konjestif kalp yetmezliği, emboli, ilaç yan etkileri bu riski artırır. Ameliyat öncesi psikiyatrik sorunlar deliryum gelişimi açısından risk faktörü olarak bildirilmiştir.8

Konsültasyonda hastada aşağıdaki özelliklerin varlığında önde gelen psikiyatrik tablodan bağlantısız, öncelikle deliryumdan şüphelenilmelidir.

ileri yaş (özellikle 80 yaş üstü)

ciddi hastalık (özellikle kanser)

dehidratasyon

demans

ateş veya hipotermi

madde bağımlılığı

azotemi

hipoalbüminemi

bozuk sodyum düzeyi

çoğul ilaç kullanımı

görme veya işitmede bozukluk

Mine ÖZKAN, Sedat ÖZKAN
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı, İstanbul

Kaynaklar
1-Özkan S. Akut organik beyin sendromu (Delirium). Psikiyatri Ders Kitabı, İstanbul: İstanbul Tıp Fakültesi Yayınları; 1998: 368-376.
2- Rabinowitz T. Delirium: An important (but often unrecognized) clinical syndrome. Curr Psychiatry Rep 2002; 4: 202-208.
3- Liston E. Diagnosis and management of delirium in the elderly patient. Psychiatr Ann 1984; 14: 109-118.
4- van der Mast RC. Postoperative delirium. Dement Geriatr Cogn Disord 1999; 10: 401-405.
5- Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4th Edition, Text Revision. Washington, DC: American Psychiatric Association; 2000.
6- Brown T, Stoudemire A, Fogel B, et al. Psychopharmacology in the mediacal patient. In: Stoudemire A, Fogel B, Greenberg D; eds. Psychiatric Care of the Medical Patient. New York: Oxford University Press; 2000: 329-372.
7- Özkan S. Psikiyatrik Tıp: Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi. İstanbul: 1993

8- Schneider F, Boehner H, Habel U, et al. Risk factors for post-operative delirium in vascular surgery. Gen Hosp Psychiatry 2002;
24: 28-34.
9- Wyszynski AA. The delirious patient. In: Wyszynski AA, Wyszynski B; eds. Manual of Psychiatric Care for the Medically Ill.
Arlington: American Psychiatric Publishing; 2005: 1-26.

10- Francis J, Martin D, Kapoor W. A prospective study of delirium in hospitalized elderly. JAMA 1990; 263: 1097-1101.
11- Barkham TM, Martin FC, Eykyn SJ. Delay in the diagnosis of bacteraemic urinary tract infection in elderly patients. Age Ageing 1996; 25: 130-132.
12- Rabins P, Folstein M. Delirium and dementia: Diagnostic criteria and fatality rates. Br J Psychiatry 1982; 140:149-153.

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER