Vitiligo ( Ala Hastalığı ) Nedir?

252

Vitiligo, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilen, değişik büyüklük ve sayıda, iyi sınırlı, süt beyazı renginde lekeler şeklinde görülen bir deri hastalığıdır. Herhangi bir şikayete ya da deri dışında sistemik problemlere yol açmamakla birlikte hastalarda ciddi kozmetik kaygılara neden olabilir. Vitiligo uzun süredir iyi bilinen bir hastalık olmasına rağmen etyolojisi henüz aydınlatılamamıştır. Hastalığın oluşumu ile ilgili kesin veriler bulunmamasına rağmen başta genetik, otoimmün, sinir sitemi ve kendi kendini yok etme hipotezleri öne sürülmüştür.

Vitiligo’lu hastalar genellikle hastalıklarının başlangıcını spesifik bir yaşam olayına, krize veya hastalığa bağlayabilirler. Ruhsal veya fiziksel bir travmayı takiben Vitiligo’nun meydana gelmesi sık rastlanılan bir durumdur. Stres yükünü arttıran; işten ayrılma, bir yakının kaybı, kaza, hastalık gibi sebepler olayın başlangıcında saptanabilmektedir. Isı ve ultraviyole ışını, basınç gibi fiziksel travmalar sonrasında lezyonların başlaması veya yeni lezyonların gelişimi de sık görülen bir olaydır. Vitiligo lezyonlarının güneş ışığına maruz kalan alanlarda ve vücudun nispeten sıcak bölgelerinde oluşması da dikkat çekicidir.

Ala hastalığı bulaşıcı mıdır?

Vitiligo bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastaların %30’unda, başka aile üyelerinde de aynı hastalığa rastlanmaktadır. Bu nedenle genetik faktörlerin vitiligo gelişiminde önemli rolü olduğu öne sürülmüştür.

Ala hastalığının nedeni nedir?

Vitiligoda, melanosit dediğimiz, deriye normal rengini veren hücreler yok olur. Hangi faktörlerin bu hücrelerde hasarlanmaya yol açtığı henüz kesin olarak bilinmemektedir. Stres, travma gibi faktörlerin hastalığı başlattığı veya tetiklediği bilinmektedir. Vitiligonun bağışıklık sisteminde gelişen düzensizlikler sonucunda ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Otoimmun hastalıklar denilen bağışıklık sistemindeki dengesizlikle ilgili bazı hastalıklarla birlikte görülmesi bu görüşü desteklemektedir. Genetik yatkınlık üzerinde de durulmaktadır.

Ala hastalığı ne kadar sıklıkta görülür?

Ülkemizdeki sıklığı %0,15-0,32 olarak bildirilmektedir.

Ala hastalığı hangi hastalıklarla birlikte görülür?

Vitiligo, şeker hastalığı, bazı kansızlıklar, tiroid bezi hastalıkları ve Addison hastalığı (böbreküstü bezi yetersizliği) ve alopesi areata (saçkıran) ile birlikte görülebilir. Bazı genetik hastalıkların bulgularından biri olabilir.

Ala hastalığı en sık hangi vücut bölgelerinde görülür?

Vitiligo, ağız ve göz çevresi, parmak uçları, koltuk altları, genital bölge, diz ve dirsekler başta olmak üzere herhangi bir yerde görülebilir. Saçlar ve vücut kılları da vitiligodan etkilenip beyazlaşabilir.

Ala hastalığının tanısı nasıl konulur?

Tanı çoğunlukla klinik görünüm ile konur. Özellikle açık tenlilerde, fazla belirgin olmayan lekelerin ortaya çıkarılmasında Wood ışığı (mor ışık) ndan yararlanılır. Vitiligonun lekeleri karanlık odada, Wood ışığı altında belirginleşir, parlak, porselen beyazı renkte görülür. Hastalıkla ilgili herhangi bir laboratuar testi yoktur ancak birlikte görülebildiği diğer hastalıklar açısından bazı biyokimyasal tetkikler yapılabilir.

Ala hastalığı nasıl tedavi edilir?

Vitiligoda çok çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Melanosit hücrelerinin yapımını uyaran yerel kremler, fototerapiler (ışık tedavileri), bağışıklık sistemini düzenleyen sistemik ilaçlar, laserler ve cerrahi tedaviler (greftleme) denenebilir. Yaygın hastalığı olanların, dudaklar, genital bölge, el ve ayak parmaklarındaki lekelerin tedaviye az ve geç yanıt verdiği hatta bazen yanıt vermediği unutulmamalıdır. Uzun süredir olan hastalıkta tedavinin başarı oranı düşüktür. Tam iyileşme nadir rastlanan bir durumdur. Vitiligo vücudun büyük kısmını etkilemişse, renk soldurucu ajanlarla deri rengi açılarak kozmetik iyilik sağlanabilir. Yine kozmetik çözüm olarak kamuflaj ve makyaj önerilebilir. Özellikle çocuklarda beslenme ve genel sağlık durumunun düzeltilmesi gerekir. Hastalara psikiatrik destek de sağlanmalıdır.

Ala hastalığı olanlar nelere dikkat etmelidir?

Vitiligo hastaları beslenmelerine dikkat etmeli, yeterli vitamin, element ve proteinleri almalıdırlar. Melanosit içermeyen bölgeler güneşe daha duyarlı olacağından güneş yanıklarına karşı dikkatli olunmalıdır. Özellikle yaz aylarında güneşten koruyucular önerilmektedir.

Kaynaklar :

  1. Başkent Üniversitesi – Dermatoloji Bölümü

  2. Ankara Üniversitesi – Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi

PAYLAŞ
Önceki İçerikHiggs Bozonu – Tanrı Parçacığı Nedir?
Sonraki İçerikDikkat Eksikliği Hiperaktive Bozukluğu
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER