Zehir Nedir? Zehirlenmenin Sebepleri Nelerdir?

225

Tarihçesi

Zehir bilgi ve nosyonu uygarlıkla çağdaştır. Bitki, mineral ve hayvansal orijinli zehirler ise çok eski zamanlardanberi insanlar tarafından tanınmakta idi. Bu eski kaynaklar arasında Mısır Hekimliği hakkında bilgi veren Ebers papirüs’unda (M.Ö. 1500) kurşun ve benzeri metallerle haşhaş (papaver), banotu (Hyoscyamus), degam otu (Ricimus) gibi zehirli bitkilere ait kayıtlara rastlanmaktadır. Aynı şekilde bilgiler veren Büyük, Küçük Berlin papirüs’ler, Hearst papirüs’ü, Edwin Smith papirüs’lerini da anmadan geçemeyiz. Ayur Veda’da (Hindlilerin din kitapları, M.Ö. 1800-1200) zehirlenmelerde alınacak tedbirler belirtilmiştir. Çok eski çağlarda olduğu gibi çağımızda da zehirlenme yolu ile öldürmeler veya intiharlara sık sık rastlanmaktadır. So/crot’ın baldıran şerbeti içirilerek öldürülmesi, Anibal’ın (M.Ö. II yüzyıl) yüzüğünde sakladığı zehirle, Nazi suçlularının siyanhinrik asit’le, sinema artisti Marlyn Monroe’nun pentobarbitalle canlarına kıydıkları kaydedilmektedir.

Tarihte zehirle insan öldürmeler, adeta birer hüner, bazan büyü ve sihir sanatı olarak yürütülmüştür. Bu olaylara hükümdarların adları da karışmıştır. Bunlardan Bergama Hükümdarı Attalus III Philometer (133-138) saray bahçelerinde yetiştirdiği zehirli bitkileri hükümlüler üzerinde denemiştir. Anadolu’nun Bithynia (İzmit) bölgesi krallarından Nicomedes (91 yıl), Suriye’de saltanat sürmüş olan Antiochus IV. Epiphanes ilk toksikologlar olarak adlandırılmışlardır. Pontus Kralı Mithridates (M.Ö. 132-68) yetkin bir naturalist ve bilgili bir immunolog olarak göze çarpmaktadır. Bir çok toksik maddelerin organizmadaki etkilerini kendi üzerinde denemiş ve bunları azar azar alarak bu zehirlere karşı dayanıklılık elde etmiştir. Zehirlere karşı kazanılan bu dayanıklığa sonradan mithridatism denilmiştir. Romalılara yenilen Mithridates tutuklu olarak Roma sokaklarında sergilenmemek için, daima yanında taşıdığı zehirlerden büyük bir kısmını aldığı halde dayanıklı olduğundan ölmemiş ve ancak subay ve erlerinden kılıçla öldürülmesini dilemiştir.

Eski Yunan şairlerinden Colophon’lu Nikandros’un Theriaka ve Elexipharmaka adlı şiirlerinde zehirler ve bunların panzehirlerinden (antidot) söz edilmektedir. Şiirlerinde 125 zehirli bitki ile çeşitli zehirlere karşı 21 ilâç gösterilmesi ilginçtir.

Zehirler ilk çağlarda olduğu gibi bugün de türlü amaçlar için kullanılmaktadır. Bitkilerden elde edilenlerden strofantus, çeşitli Striknos türlerinin ekstreleri (Kürar) ok zehiri olarak kullanılmıştır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları esnasında çeşitli harp gazları geliştirilmiş, hatta bugün Vietnam Savaşlarında da kullanıldıklarına tanık bulunmaktayız.

Strofantus ve Kalabar baklası (Physostigma venenosum) bir yargılama ve yargı aracı olarak ilkel topluluklarda kullanılmıştır.

Kullananlarda toksik psikoz ve mental değişiklikler yapan bitkisel maddeler, Asya, Afrika ve Güney Amerika’nın ilkel yerlileri tarafından kullanılmıştır. Bu Psikotomimetik’ler arasında Tabernathe iboga (İbogain, ibogamin ve tabernanthine tutar), cannabis (esrar), Mescal baklası, Lophophora vvilliamsii (mescaline) Piptadenia peragrina (bufotenine), Banisteria caapi ve Peganum harmala (harmine), Pipermethysticum (Kava-Kava), Psilocybe mexicana (psilcoybine), Rivea cormbosa ve diğer convolvulus ve ipomoea cinslerini anmak gerekir.

Zehir Nedir?
Bir çok yazarlar tarafından zehir (ağı) çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Lûgatlar zehiri vücuda giren veya organizmada şekillenen, fonksiyon bozukluğu veya diğer zararlara sebep olan ya da olabilen her maddeyi zehir olarak tanımlamaktadırlar. Tanımlamanın bu kadar basit oluşu karışıklıklara yol açmaktadır. Kobert-Weber’e göre zehirler kısmen anorganik, kısmen organik olan, organizmada şekillenen veya dışarıdan organizmaya giren, öyle inorganize maddelerdir ki kimyasal yapıları dolayısı ile bazı koşullar altında canlının organ veya organlarına etkiyerek onun sağlığında geçici veya sürekli olarak ağır şekilde zarar yapan maddelerdir. Bu gibi maddeler besinlerimiz veya diğer maddeler olabilir. Zira besinlerimiz veya diğer maddeler bazı koşullar altında vücut fonksiyonlarını bozabildikleri için bu tariflerin içine girebilirler. Bundan başka, zehir olarak tanınan bazı maddeler, örneğin selenyum, bakır ve flor gibi maddeler az miktarlar halinde organizma fonksiyonu için yararlı olmaktadırlar.

Kanuni sorumluluk mevcut olmadıkça imalatçılar ilâçları hakkında zehir deyimini kullanmaktan kaçınmaktadırlar. Toksikan deyimi hemen hemen aynı medikal anlama gelmesine rağmen bu terimi gerek ilâcı yapanlar ve gerekse kullanma iznini veren makamlar daha çok yeğ tutmaktadırlar.

Tedavi amacı ile geliştirilmiş olan ilâçlar zehirlenme meydana getirebilecek niteliktedirler. Bu durumda zehirlere karşı ilâcın tarifini yapmak da gerekir. Bir madde organ fonksiyonlarında fizyolojik alanın dışına çıkan değişiklikler meydana getirdiği takdirde zehir, patolojik bir şekilde değişmiş olan organ fonksiyonlarını tekrar normal hale getiren maddelere de ilâç denir. Bununla aynı maddenin ilâç veya zehir olabileceğini de anlatmış oluyoruz. Aradaki fark daha ziyade kantitatiftir.

Zehirlenmenin Sebepleri

Zehirli Bitkiler
Ülkemizde de yetişen bir çok tıbbi ve zehirli bitkilerle husule gelen zehirlenmeler daha ziyade halk tarafından bitki materyalinin çeşitli maksatlarla ilâç olarak kullanılması veya zehirli bitki tohumlarının tahıla karışması (Karamuk, delice, lathyrus) veya zehirli meyvelerin çocuklar tarafından yenilmesi ile olur.

Yanlışlıkla zehirli mantarların yenmesi, özellikle ilkbaharda bir çok zehirlenmelere
yol açar.

Zehirli Minerallerin veya Fabrika Artıklarının besin veya Suya Karışması:
Arsenik, kurşun, deterjan ve benzerleri.

Tedavi veya Doz Hatası:

Bazı kontrendikasyonların hatırlanmaması veya hatalı dozlar, zehirlenme ve hatta ölümlere sebep olabilir.

Eczacılar Tarafından Yanlış İlâç Verilmesi

Bazen etiket yanlışlıkları veya fiziksel görünüşleri birbirine benzeyen (magnezyum sülfat yerine çinko sülfat) yüksek dozları zehirli olan ilâçların verilmesi ve tartı hataları zehirlenmelere yol açmaktadır.

Zehirli Boyalar

Zehirli boyaların insan yiyeceklerine karışması veya böyle boyalarla boyanmış çocuk oyuncaklarının çocuklar tarafından yalanması veya yenilmesi tehlikeli olabilmektedir. Parafenilendiamin gibi kozmetik maddelerle soğuk dalga materyali tiyoglikolat ve saç boyalarını da burada anmak yerinde olur.

Mesleki ve Endüstriyel Zehirlenmeler

Ventilasyonu yetersiz fabrika ve atelyelerde çalışanlarda (karbon monoksid, kükürtlü hidrojen, metil alkol, nitrozo buharları, hava gazı ve benzerleri) ve diğer zehirli gazlarla solvan buharları sağlığa zarar verirler. Tarımda zararlı böcek savaşında serpme ve püskürtme işleriyle uğraşanlarda zehirlenmeler görülmüştür.

Besinlerde Mikropların Üremesi

Clostridium botilinum’un toksini ile meydana gelen (Botulismus) zehirlenmeleri, besin kontrolü bakımından önemlidir. Suda üreyen mikropların metabolizma artıklarının pirogen etki göstermeleri, eczacılıkta şırıngalık eriyiklerde kullanılacak damıtık suyun apirogen. ol ması zorunluğunu doğurmuştur.

Yiyeceklerin Hazırlandığı Kapların Zehirliliği

Kalaysız bakır kaplarda asitli yiyeceklerin saklanması, Kalaya kurşun karışması zehirlenme yapabilir.

Zehirli Hayvanların ısırma ve sokmaları

Ülkemizde yılan ısırması, akrep ve örümcek sokmaları önemli zehirlenmelere yol açmaktadır. Bazı midyelerin yenilmesi ile de zehirlenmelerin meydana geldiğine tanık olmaktayız. Rhipicephalus sanguineus adlı kene insanlarda paralizi yapmaktadır.

Kasıtlı Zehirlenme veya İntiharlar

Bu yolla cana kıymalarda çeşitli zehirler ve ilâçlar (özellikle uyku ilâçları) seçilmektedir.

Zararlılarla (Hayvan, Böcek, Bitki) Savunmada Kullanılan Maddeler
(Rodendisit, Herbisit ve Benzerleri)

Antiseptik, dezenfektan ve deterjanlarla husule gelen zehirlenmeler. Yakıt olarak kullanılan maddeler (benzin, gazyağı vb.) ve bunların yanma ürünleri.

Harp Gazları

Eskidenberi kimyasal maddeler bu arada gazlar silâh olarak kullanılmıştır.

Radyoaktif Maddeler

İnsanların atomik ve uzay çalışmaları sonucu yeni bir zehirlenme sebebi ortaya çıkarmıştır.

Kaynak: Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi- Toksikoloji, Prof. Dr. Mustafa Güley, Doç. Dr. Nevin Vural

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikBeyin Dalgaları
Sonraki İçerikDünyanın İlk Yapma Dili: Bâleybelen
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

1 YORUM

Comments are closed.