Leuccipus’un Kızlarının Kaçırılışı-Peter Paul Rubens

1063

THE RAPE OF THE DAUGHTERS OF LEUCIPPUS

Sanatçı, belli aralıklarla Tobias Verhaecht, Adam Van Noort ve Otto Vaenius gibi öğretmenlerden ders aldı. İtalya ve İspanya’ya seyahatlere çıktı, bazı kiliselerde resim yapma fırsatı buldu. İtalya’da yakından incelediği Michelangelo ve Tiziano’nun eserlerinden etkilendi. Zamanla yeteneğini geliştiren ve aynı zamanda bir sanat taciri olan Rubens, çok geçmeden barok tarzının ünlü ressamları arasına girdi. Birçok zengin tüccarın ve soylunun portrelerini yaparak, tanınırlığını artırdı. Portrelerin yanı sıra, manzara resimlerini ve tarihsel olayları tuvaline taşımaktan geri kalmadı. Sadece Rubens’in değil,  barok tarzının da başyapıtı kabul edilen ” Leuccipus’un Kızlarının Kaçırılışı” tablosunda, iki atın güç gösterisi olarak şahlanıyor olması, ressamın göndermelerinin inceliğine işaret eder.

Hikayesinin kökeni Yunan mitolojisine dayanan tabloda Kaçırılan akabinde evliliğe zorlanan iki kız kardeş Castor ve Polydeuces’i konu alır. Çalışmada ön plana çıkarılan enerji ve şiddettir. Eril dişil ve hayvan figürler yanyana, yoğun aydınlatma ve anıtsal görünüm ilk bakışta göze çarpar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here