Tiyatronun Simgesi Olan Maskelerin Anlamı

24326

Tiyatro, Yunanca  theatron yani “görme yeri” sözcüğünden gelmektedir.  Bugünün çağdaş tiyatro tarihi bağ bozumu ve şarap tanrısı Dionysos adına yapılan dinsel törenlere dayanmaktadır. Her yıl kentin ileri gelenlerinden biri seçilir ve bağ bozumu zamanında Festival düzenlemesi ve Dionysos’u onurlandırması beklenirdi. Adından söz ettirmek isteyen soylu ve zenginler itibarlarını tazelemek için birbirleriyle yarışırlardı. İşte tiyatro da bu şenliklerde ortaya çıkmış bir sanat dalıdır.

 Antik Yunanda gümüzde geçerli olan oyunculuk anlayışı yoktu. İfade edilen duygular jest ve mimikler yerine  oyuncuların ellerinde tuttukları ve yeri geldikçe yüzlerine koydukları masklarla belirtilirdi. Yunan tiyatrosunda 2 tür oyun vardı. Tragedya ve komedya. Tragedyalarda içerik daha çok, Tanrılarla insanların  kavgaları üzerineydi. Dönemin dini inanışlarının sembolik bir ifadesi olarak, oyunlarda Tanrılar ve insanlar arasındaki çatışmalar anlatılırdı.  Komedyalar ise çoğunlukla siyasi alay içerikliydi. İzleyici sayısının bazen 10 binlere ulaştığı dekor ve kostümün kullanılmadığı dönemin tiyatrolarında, abartılı argo sözler ve eleştiriler yapılırdı. Oyuncunun daha sonra söylediği sözlerden dolayı sorumluluğunun olmaması ve tanınmaması açısından büyük masklar kullandıkları düşünülmektedir. Bugün tiyatronun simgesi haline gelen gülen ve ağlayan maskeler işte bu uygulamanın bir devamıdır. Bu masklardan gülen yüz, filozof Herakleitos’u ağlayan yüz ise filozof Demokritos’u simgeler. Herakleitos (ağlayan melankolik) sert tabiatlı bir filozoftur. insanlığn durumuna acıdığı için asık yüzle dolaşırdı ve lakabı ağlayandı. Demokritos ise (gülen melankolik) insanlığın durumunu anlamsız ve komik bulduğu için alaycı bir tebessümle gezerdi, lakabı gülen filozoftu.

terakato mask

Terakota mask. Tragedyada panik yapan yüz ifadeleri yansıtan ilk örneklerdir  MÖ V-IV yy

terakota mask

Geçmişi yaklaşık 3500 yıl öncesine dayanan  dünyanın en büyük mermer antik kenti Stratonikeia’da ki tiyatronun etrafını çevreleyen masklar

Bu iki filozofun yüz ifadeleri trajedi ve komedinin simgesi olmuştu. Ağlamak ve gülmek iyilik ve doğruluk gibi kavramlar zıtlıkların çatışması ve birliği esasına  dayandırılmıştı.  İlk bakışta gülen insanı “iyimser,” ağlayanı “karamsar” kabul etmek doğru gibi görünürse de yukarıda adı geçen “gülen filozof” gerçekte karamsar bir filozoftu. İnsanlıktan umudunu kesmiş, bu yüzden işi gülmeye vermiş, insanlıkla dalgasını geçerek: “Siz insanoğluna güvenin bakalım, insanlığın ilerleyeceğini söyleyin durmadan, gülüp geçiyorum sizin bu iyimserliğinize” diyordu.

Heraklitos ise insan ve toplum konusunda iyimser olduğu için: “Neden hala bu kötülük, bu gerilim, bu gerilik, bu dar kafalılık neden?” diye; inandığı “değişimin” geciktiğine üzülüyor, ağlıyordu.             Yazar Horace Walpole’in deyişiyle  “Bu dünya düşünenler için bir komedya, hissedenler için bir tragedyadır. Bundandır ki Demokritos gülmüş, Herakleitos ağlamıştır.” Bu deyiş bile isabetli simgenin neden seçildiğini açıkça ifade etmektedir.

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından adınıza imzalı satın almak için Tıklayın Kitap ile ilgili ropörtajı okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. Tıklayın

6 YORUMLAR

  1. thalia ve Melpomene 9 müzden ikisidir. ilham perileri oldukları için elbette tiyatroyla ilişkilendirilebilirler. Ancak maskla tasvirlerinin sebebi de ilhamdır. tiyatroya simge olmamışlar tiyatro simgeleri onlara sembol olmuştur.. saygılar

  2. Oncelikle bu extrem bilgi icin tesekkurler. Ama bi cumle var kafa karisikligina yol acti bende.

    Ikinci paragrafta, “Bu masklardan gulen yuz, ………… simgeler.” cumlesinde gulen mask Demokritos, aglayan mask Heraklitos mu olmaliydi acaba?

CEVAP VER