Tüm Zamanların En İyi Keman Virtüözleri

2716

1- Niccolò Paganini (27 Ekim 1782, Cenova – 27 Mayıs 1840, Nice), İtalyan besteci, keman virtüözü gitarist ve kompozitor. Müzik tarihinin en ünlü keman virtüözlerinden biridir. Keman tekniğine önemli katkılarda bulunmuş, keman, gitar ve oda müziği alanında birçok eser vermiştir. Çok bilinen bazı eserleri: La Campanella, Cantabile, Centone di Sonate (18 sonat), 24 kapriççiyo, I Palpiti, Nel cor piu non mi sento, Grand Sonata’dır. Döneminin bestecilerini (Liszt, Chopin, Schumann) enstrümantal virtüözlüğün müziğin ana öğelerinden biri olması konusunda etkilemiştir. Büyük kemancının ruhunu şeytana sattığı, yayını şeytanın verdiği sihirli kuvvetle kullandığı söyleniyordu. Paganini şöhrete kavuştuktan sonra son derece lüks bir hayat sürmeye koyulmuştu. Çok fazla para kazanıyordu, çok kumar oynuyordu. Bir keresinde bir kemanını kumar masasında rehin bırakmış, bir konserde keman çalması gerekince bir başka meslektaşından ödünç keman istemek zorunda kalmıştı.Kumar tutkusu onu 1838 yılında Paris’te bir kumarhane açmaya kadar götürmüştür. Ancak bu girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Hapse düştüğü ve eziyet olsun diye tek telli bir keman verildiği, keman çalan bir dilenciye yardım ettiği ve ona bir daha dilenmek zorunda kalmaması için çok para kazandırdığı, yine bir konserde kemanının üç telinin koptuğu, o konseri tek telle bitirmek zorunda kaldığı ve konserin sonunda kemanını parçaladığı rivayet edilir.

2- Pablo Martín Melitón de Sarasate y Navascués (10 Mart 1844 Pamplona, İspanya – 20 Eylül 1908 Biarritz, Fransa) Babası ordudaki bandonun üyesiydi. 5 yaşındayken babasıyla beraber keman çalmaya başladı, yerel bir öğretmenden özel ders almaya başlayınca yeteneği anlaşıldı. İlk konserini La Coruña kentinde verdiğinde 8 yaşındaydı. Performansı beğenildi ve bu sayede varlıklı bir kişinin sanatsal himayesine girdi. Bu şekilde Madrid’de eğitim görmeye Manuel Rodríguez Sáez adıyla gitti. Madrid’de Kraliçe 2.İzabel’in beğenisini kazandı. 12 yaşındayken Paris Konservatuvarına Jean-Delphin Alard’ın öğrencisi olarak devam etti. Burada 17 yaşındayken girdiği yarışmada Konservatuvarın en büyük ödülünü kazandı. Küçükten beri topluluklar önünde çalmaya alışık olan Sarasate 1860 yılında ilk profesyonel keman konserini verdi. Bir sonraki yıl Londra’da sahne aldı. Kariyeri boyunca dünyanın birçok yerine gitti, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da konserler verdi. Sanatsal önemi, eserleri yorumlamasındaki saflıktan ileri gelmektedir.  Besteciler arasında İspanyol ekolünün popülerleşmesini sağlayan kişidir.

3- Antonio Vivaldi (d. 4 Mart 1678; Venedik – ö. 28 Temmuz 1741; Viyana), İtalyan barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve rahip. “Kızıl rahip” lakabıyla[1] tanınan Vivaldi, beş yüzden fazla konçerto bestelemiştir ve konçertonun babası olarak anılır. En bilinen eseri, Dört Mevsim Konçertoları (The Four Seasons) adlı eseridir. Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camilla Calicchio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi.  İtalyan Barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve rahip olan Vivaldi’nin babası St. Mark kilisesinin orkestrasında çalan usta bir kemancıydı. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almaya başladı. Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atandı. Bundan sonra da lakabı “Kızıl Papaz” olarak kaldı. Aynı yıl, Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanede keman öğretmeni oldu.  Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu vardır. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonselden solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları vardır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertoları en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir.

4-Arcangelo Corelli, (d. 17 Şubat 1653, Fusignano, İtalya – ö. 8 Ocak 1713, Roma). İtalyan müzisyen, besteci ve keman virtüözüdür. Besteleri ile Barok müzik stilinin önemli bestecilerinin başında geldiği bildirilir. Modern keman çalma tekniğinin kurucusu olarak daha sonraki kemancılar üzerinde büyük etkisi olmuştur. Arcangello Correli, toprak sahibi bir ailenin beşinci çocuğu olarak, zamanında “Ferrara ili”‘ne bağlı (günümüzde Ravenna ili’nde) Fusıgnano adlı küçük bir kentte 1653’de doğdu. İlk müzik eğitimini yerel müzisyenlerden aldığı kabul edilmektedir. Müziğe olan yüksek kabiliyeti dolayısıyla, 1666’da 13 yaşında iken Bologna’ya müzik eğitimine gitmiş ve oradaki “Accademia Filarmonica” adlı konservatuvarda Leonardo Brugnoli ve Giovanni Benvenuti adlı kemancılardan dersler almıştır. Corelli, Roma’da 1713’de öldü. Mirası, 120.000 marklık bir servetti ve resim koleksiyonun değeri ise çok daha yüksekti. Corelli, mirasını destekçisi ve arkadaşı olan Kardinal Ottobiani’ye bıraktı ama o da bunu Corelli’nin akrabalarına dağıttı. Corelli, en önemli antik Roma eseri olan Pantheon’da toprağa verildi.

5- Jascha Heifetz 2 Şubat 1901-10 Aralık 1987. Litvanya doğumlu keman virtüözüdür. Çocukluktan beri bir virtüözdü. Uzun ve başarılı bir performans ve kayıt kariyerine sahipti. Aslen yahudi kökenlidir. Uzun süre ABD’de yaşamıştır.

6- Ole Bull (Ole Bornemann Bull) 5 Şubat 1810 – 17 Ağustos 1880

Norveçli keman virtüözü ve bestecidir. 10 çocuklu bir ailenin en büyüğüdür. 5 yaşında iken duyduğu her şarkıyı kemanla çalabiliyordu. 9 yaşında iken Bergen Tiyatrosu’nda kemancı olarak çalmaya başladı. 1852’de Pennsylvania’ya yerleşti. Yeni Norveç adını verdiği bir koloni kurdu. Yaygın olarak Ole Bull Koloni ismiyle anılır. Çok sayıda gayrimenkulu bulunmaktadır. 6 çocuğu vardı. Ancak 4 çocuğu küçük yaşta vefat etti. 70 kadar bestesi olduğu düşünülmekle birlikte bilinen 10 adet eseri bulunmaktadır.

7- Giuseppe Tartini 8 Nisan 1692 – 26 Şubat 1770

Venedikli kemancı ve bestecidir. Ailesi onun Fransiskan tarikatına bağlı bir rahip olmak istediği sırada ilk temel müzik eğitimini aldı. Padua Üniversitesi’nde hukuk okudu. 1710 yılında babasının ölümünden sonra düşük sosyal sınıfı ve yaş farkı nedeniyle babasının onaylamayacağı bir kadın olan Elisabetta Premazore’la evlendi. Tartini besteci olarak çalışmasının yanı sıra, çok pratik bir müzik teorisyeniydi. En ünlü bestesi Şeytan Trilleri’dir. Birçok profesyonel kemancı bu bestesini bugün çalamıyor.

8-Mischa (Mikhail Saulovich) Elman 20 Ocak 1891 – 5 Nisan 1967 tutkulu tarzı, güzel sesi ve kusursuz sanatsal ve müzikal becerisiyle ile ünlü bir Yahudi kemancıydı. Ukrayna’da doğdu. Dedesi bilinen bir yahudi halk müzisyeni idi. 11 yaşında St. Petersburg Konservatuarı’na kabul edildi. O yaşta Wieniawski’nin 2. Konçertosu da dahil olmak üzere en zor parçalarından bazılarını çalabiliyordu.

 

9- Fritz Kreisler; (1875 – 1962)

Avusturyalı ünlü bir keman üstadı ve bestecisidir. Kemanda tatlı ve yumuşak çalışlarıyla tanınmıştır. Ayrıca keman için küçük parçalar bestelemiştir. Bunlar oda müziğinin en güzel örnekleri sayılır.

Kreisler, Viyana’da doğdu. Joseph Hellmesberger’den müzik dersleri aldı. On yaşındayken Viyana konservatuvarının Altın Madalya armağanını kazandı. Daha sonra Paris konservatuvarına gidip Leo Delibes’le, Joseph Massart’ia çalıştı. 1888 – 89 yıllarında Amerika’da başarılı bir konser gezisini tamamladıktan sonra Viyana’ya döndü. Kısa zamanda devrinin en başarılı virtüozları arasına girdi. Keman çalarken sol elini fazla titreterek sazdan çok tatlı, içli sesler çıkarıyordu. Kreisler’in bir başka özelliği de yayı elinden geldiği kadar az hareket ettirmesidir.

Kreisler Birinci Dünya Savaşına katıldı, oldukça ağır yaralandı. Savaştan sonra yeniden konserlerine başladı. 1939’da Fransız tabiiyetine geçti, sonradan Amerika’ya yerleşip Amerikan yurttaşı oldu, ömrünün sonuna kadar orada kaldı.

Kreisler’in keman eserleri arasında en çok tanınmışları şunlardır: “Tambourin Chinois”, “Caprice Viennois”, “Liebesfreud”, “Liebeslied”, “La Gitana”, “Schön Rosmarin”.

10- David Oistrakh 1908-1974 yılları arasında yaşamış rus keman virtüözüdür.  SSCB’li kemancı. Rus keman okulunun en büyük yorumcularından biridir. Karadeniz’in kozmopolit liman şehri Odessa/Ukrayna’da 30 Eylül 1908’de Yahudi tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ünlü keman virtüozü ve pedagog David Ositrakh, keman ve viyola çalmaya beş yaşında başladı. Dönemin ve bölgenin önemli hocalarından Nathan Milstein’ın da öğretmenliğini yapmış Piotr Stolyarsky onun ilk ve tek hocası oldu. Oistrakh ilk konserinde 1914 yılında Milstein’la sahneyi paylaştığında Milstein konservatuvardan mezun oluyordu. Oistrakh da konservatuvara girip (1923-1926) mezun oldu. Mezuniyet konser programı Bach’ın Chaconne’u, Tartini’nin Şeytanın Tril sonatı, Rubinstein’ın viyola sonatı ve Prokofiev’in re majör keman konçertosundan oluşuyordu. Glazunov’un yönetiminde Glazunov’un keman konçertosunu başarıyla çalması ona ertesi yıl Leningrad Filarmoni ile Çaykovski yorumlayabilmenin kapılarını açtı.

Oistrakh’ın uluslararası ünlenmesi 1937 yılında Brüksel’de, şimdilerde Kraliçe Elisabeth yarışması olarak bilinen o zamanlar Eugene Ysaye yarışmasını kazanmasıyla oldu. Bu dönemde Jacques Thibaud ile tanışıp, onun etkisi altında kaldı. Ve İkinci Dünya Savaşı kapıyı çaldığında Oistrakh, Kaçaturyan’ın kendisi için bestelediği keman konçertosunu ve Prokofiev’in iki keman sonatının ilk seslendirilişlerini gerçekleştiriyordu. 1942 yılında Stalin ödülüne layık görüldü. Savaşın son yıllarında ise Şostakoviç ile yakınlaşması daha sonra Oistrakh ile anılacak iki keman konçertosu ve sonatın doğmasıyla sonuçlandı. Bu noktada Oistrakh’ın kariyeri ufak bir detay hariç, doruktaydı. Oistrakh Sovyetler Birliği’nin aşırı korumacı tavrı sebebiyle yurtdışına çıkamıyordu. Oistrakh Moskova Konservatuvarı’nda öğretmeye devam etti, ta ki Naziler Sovyetler Birliği’ne girene kadar… İşte o zaman David Ositrakh kemanını alıp savaş hattında askerlere ve işçilere çalmaya gitti. Savaştan sonra Oistrakh’a ülke dışına çıkma izni de verildi. 1949 yılında Batı’da ilk konserini Helsinki’de verdi. 1951’de Floransa’nın “Maggio Musicale”sinde, 1953 yılında Fransa’da, 1954 yılında İngiltere’de ve hatta ABD’de konserler verebildi. 1959 yılında Oistrakh için yeni bir kariyer başladı: orkestra şefliği. Bu kariyeri ona 1960 yılında Lenin Ödülü’nü getirdi. 1968 yılında 60. doğum yıldönümü büyük kutlamalarla gerçekleşti. Oistrakh Romanya’nın Enescu’su, ABD’nin Jascha Heifetz’i gibi zamanının önde gelen kemancıları ile eşdeğer sayılıyordu.

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından adınıza imzalı satın almak için Tıklayın Kitap ile ilgili ropörtajı okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikBipolar Bozukluk Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Sonraki İçerikRadyoaktiviteden Atom Bombasına

36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER