Cia Ve Zihin Kontrolü

807

General William Donovan’ ın ( Vahşi Bill ) , 1940′ ta, bir Amerikan Psikolojik Mücadele Bölümü ihtiyacına dikkat çeken ilk kişi olduğuna inanılır.Böylece, 1942′ de Stratejik Servis Ofisi’ ne ( OSS ) Stratejik Servis Koordinatör Ofisi’ nin ( COI ) kuruluş nedeni açıklık kazanıyor. Başlangıcından itibaren COI , Donovan tarafından yönetilen ve bağışlarını nasıl harcadığı devletçe takip edilmeyen karanlık bir kurumdu.
Donovan, salt casusluk ihtiyacının ötesinde başka bir etmence de etkilenmiş olabilir. ” The Search for The Manchurian Candidate ” yazarı John Marks’ a göre ” Birleşik Devletler ‘ de İngiliz ajanlarının el altından yürüttükleri lobi faaliyetleri, Başkan Franklin Roosevelt’ in , 1942′ de , sonradan OSS’ ye dönüşecek örgütü kurmasıyla sonuçlandı. Bütün sırlarını açıklamasa da tecrübelerinden yararlanılmasına olanak sağlayan İngilizlerden öğrenen Donovan, önceden boş olan bir alanda bir örgüt kurdu. ”
OSS’ nin oluşumundan sonra sorgu sırasında kullanılacak bir ” gerçek ilacı ” için araştırma başlatıldı. Tabii bu ilaç, sonraları ‘ Mançuryalı Aday ‘ ( hipnoz yöntemiyle programlanan ajan ve / veya suikastçılar ) olarak adlandırılacak kişiler üzerinde de kullanılacaktı.
Donovan’ ın idaresindeki OSS, 1945′ te Amerikan istihbarat operasyonlarının Allen Dulles ve Merkezi İstihbarat Ajansı ( CIA ) tarafından ele geçirilmesiyle sonuçlandı. CIA’ nın Bilimsel İstihbarat Ofisi, uyuşturucu araştırmalarına öncelik vererek zihin manipülasyonu araştırmalarına devam etti. İlk aşamalar, gizli operasyonlara uygulanabilecek snuçları bulabilmek için, ülke çapındaki sayısız hastanede yürütülen uyuşturucu çalışmalarının yenşden gözden geçirilmesini içeriyordu.
Amerika’ da 1950′ lerin başında başlayan zihin kontrol programlarından CIA sorumlu tutulsa da, ilk kaynaklar görmezden gelinir. Amerika’ daki önde gelen ajanları Eastern Establishment’ ten Harrimanlar ve Dullesler olan, Rockefeller ve Yuvarlak Masa ‘ nın maddi desteğiyle ayakta duran bu program İngiliz, Amerikan ve Nazi soy gelişimi, psikiyatri, Yeni Dünya Düzeni çalışmalarıyla beraber, çok daha önceleri başlamış bir hareketin görünen yüzüydü.
Skull & Bonesman W. Averell Harriman ailesi yüzyılın dönüşünden beri soy gelişim çalışmalarını destekliyordu. Onion Bank üzerindeki denetim gücü bilinen Harriman, aynı zamanda Hitler’ in Almanya’ da iktidara gelişinin taraftarıydı. 1951′ de Harriman, Ortak Güvenlik Ajansı ‘ nın yöneticisi olarak anılıyordu, bu yeni görevi sayesinde Amerikan / İngiliz istihbarat ortaklığına yön verebiliyordu. Harriman ve yine soy gelişim yanlısı bir geçmişe sahip iş arkadaşları Allen ve John Foster Dulles , Amerikalıların gizli ve psikolojik savaş operasyonlarına yoğunlaşmasında ve Dış İlişkiler Konseyi’ nin varlık sebebi olan Fabiyan tek-dünya yöneliminin de desteklenmesinde önemli rol oynamışlardı.
CIA’ ilk yöneticisi Allen Dulles, birçok bakımdan politikadaki ikinci isimdi. Ailesi uluslararası soy gelişimi hareketinin ilk etkili taraftarlarındandı ve Nazilerle güçlü finansal bağları bulunuyordu. Dulleslar, asırlarca Avrupa’ nın baş casusluğunu yapmış ve rivayete göre masonluğun İskoç Riti’ nin Birleşik Devletler’ e sızmasında aracılık rolünü üstlenmiş olan İngiliz kraliyet ailesiyle iş birliği halinde bulunan İsviçre Prevostları ve Malletleriyle evlilik ilişkisi kurmuştu.
Dulles’ ın güç kazanmasının belki de en önemli nedeni; Birinci Dünya Savaşı sonunda Allen ve J. Fasti Dulles ‘ in kötü bir üne sahip ” tek dünyacı ” ‘ Albay ‘ Edward House ‘ un adına çalışmalarıydı, Dulles kardeşler, Paris Barış Konferansı sırasında, enformel olarak Rhodes Round Table ‘ a katılmışlardı. Dulles kardeşler, Rockefeller ve Morgan aileleri, Barnard Baruch, Paul Baruch , paul Warburg ve diğerlerinden gelen destekle Amerikan kolunu, Dış İşleri Konseyi’ ni kurmuşlardı.
1920′ de Allen Dulles , Berlin’ deki Amerikan Büyükelçiliği baş sekreterliğine atandı, muhtemelen ailevi ilişkilerinden dolayı stratejik açıdan önemli bir ülke olan İsviçre’ deki Amerikan İstihbaratı’ nın başına geçti. LSD etkilerinin, Sandoz laboratuarı için çalışan Dr. Albert Hoffman tarafından keşfedildiği 1940′ lı yılların başında Dulles, yaklaşık 200 mil uzakta bulunan Dachau Toplama Kampları ‘ ndaki kişilerin üzerinde deneniyordu.
Allen’ in kardeşi John Foster Dulles, Nazilerin yükselişi sırasında, kötü bir üne sahip I. G. Farben’ ı temsil eden Sullivan and Cromwell hukuk firmasında görev aldı. 1937 yılına kadar Warburg ailesi tarafından yönetilen , Rockefellerlarla bankacılık ortaklığı yapan I. G. Farben, daha birçok ulus ötesi ticaret içinde bu aileyle bir araya geldi. Bunlar aslında firmaydı. İkinci Dünya Savaşı’ ndan sonra Standart- Germany başkanı Emil Helffrich, Standard Oil fonlarının, Aucshwitz’ deki SS subaylarının maaşlarının ödenmesinde kullanıldığını ifade etti.
Güvenlik operatörü Morse Allen’ ın gözetimi altında, bir dizi uyuşturucunun test edildiği ve ” kişiliğin suistimal edilebilir biçimde değiştirilmesi ” ni hedefleyen CIA zihin kontrol deneyleri, 1947 yılında BLUEBIRD Projesi adı altında hız kazandı. Aynı dönemde, ” gerçek ilacı ” nı keşfetmeyi hedefleyen ABD Donanması, CHATTER Projesi altında kendi uyuşturucu denemelerini yürütüyordu. 1950′ de iki şüpheli ajan ve BLUEBIRD nezaretindeki Kuzey Kore savaş suçluları üzerinde LSD kullanıldı ve Morse Allen , patronu Paul Gaynor’ dan CIA’ in Richmond – Virginia’ daki bir hastanede kurulmuş ” elektronik uyku makinesi ” ni elde etmesini talep etti.
Nelson Rockefeller zihin denetim projelerine para desteği sağlamak için üç federal şirketini Sağlık, Eğitim ve Sosyal Sigorta bölümleri içinde eritti, HEW ve bunun alt kuruluşu olan Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü de ARTICHOKE ve CIA’ in diğer ilk zihin denetim projelerine destek sağlanmasında kullanıldı. Bu dönemde insan manipülasyonu araştırmalarıyla ilgili olan diğer kuruluşlar ; Savunma Departmanı, Ulusal Bilim Kuruluşu, Emekli İdaresi, Çalışma Departmanı, Sağlık, Eğitim ve Sosyal Sigorta Departmanı , Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü ve Yasa Tatbiki Destek İdaresi’ dir.
CIA ve diğer ajanslar tarafından yürütülen denetim operasyonlarının destek kanalları tıpkı bir ahtapot gibi kollara ayrılmıştı ve hala da öyledir. Rockefeller ve Allen Dulles, Standford’ da fonları bu tarz araştırmalara yönlendiren İnsan Ekolojisi Araştırma Derneği’ ni kurdu. CIA zihin operasyonları için para sağlayan diğer örgütler; Macy Vakfı, ve MKULTRA’ nın müteahhidi Charles Geschickter’in adını alan Geschickter Fonu’ dur.
Bir başka kanal 1959′ un sonlarında, zamanın en büyük özel bankalarından Brown Brothers Harriman’ dan Prescott Bush ‘ un yardımcısı Bonesman Eugene Stetson tarafından kurulan H. Smith Richardson Kurumu’ ydu.

İlk Önemli Cia Zihin Kontrol Araştırmaları :
MKDELTA : Gizli operasyonlarda biyokimyasalların kullanımı konulu, Ekim 1952′ de CIA tarafından yürütülen ilk projedir. Fiili olarak hiç bir zaman gerçekleştirilmemiş olabilir.

MKULTRA: Nisan 1953′ te başlatılan, MKDELTA ‘ nın ardılı olan, ve 1960′ ların sonlarında, muhtemelen 1966’ dan sonra son verilen bir projedir. Bu program, insan davranışını denetlemenin çeşitli araçlarını tasarlamıştır. İlaçlar bu etkinliğin yalnızca bir yönüdür.

MKNAOMI : Bu proje 1950′ lerde başlatıldı ve 1969′ da bitti. MKDELTA’ dan sonra başlatılmış olabilir. Amacı hareketi kısıtlayan ve öldürücü malzemeleri depolamak ve bu malzemeleri yayacak bir aygıt geliştirmekti.

MKCHKWIT: MKSEARCH programının devamı niteliğindeydi. Bunun amacı Avrupa ve Asya’ daki yeni uyuşturucu gelişmelerini belirlemek , bilgi ve örnek toplamaktı.

MKOFTEN: Bu da MKSEARCH projesinin bir devamıydı. Bazı ilaçların insanlar ve hayvanlar üzerindeki davranışsal ve toksikolojik etkilerini test etmek amaçlanıyordu.
1953′ te, Princeton mezunları karşısında samimiyetle konuştuğu bir anda, CIA yöneticisi Allen Dulles, ‘ insanların zihnindeki savaş ‘ ta iki cephede mücadele edildiğini söyledi. Amerika’ daki cephelerden ilki ; sansür ve halkla ilişkiler yöntemleriyle sürdürülen indoktrinasyon, daha hayati ve uzmanlaşmış bir cephe olan ikincisiyse kişisel ” beyin yıkama ” ve ” beyni değiştirme ” ydi .
Komünist zihin kontrol programlarının Amerikan programlarından daha gelişmiş olduğu iddiasıyla MKULTRA, Dulles’ ın coşkulu konuşmasından üç gün sonra faaliyete sokuldu. ARTICHOKE programının bir alt kolu olarak 300.000 dolar bütçeyle kurulan bu program , gizli ve çok yönlü bir zihin kontrol araştırmasıydı. Haklarında çok az şey bilinen MKULTRA programlarının büyük çoğunluğu ” karanlık ” ya da belgelenmemişti. Öte yandan, MKULTRA hakkında bilinenler, onlarca korku filmi senaryosuna malzeme oluşturacak, hatta günümüzde su yüzüne çıkan zihin kontrol programları hakkındaki ürkütücü hikayeleri inandırıcı kılacak kadar tüyler ürperticidir.
CIA’ in zihin kontrol programlarının önemli idarecilerinden biri, Coltech’ te biyokimya üzerine doktorasını tamamlayan Sidney Gottlieb’ dir. 33 yaşında Ajans’ ın teknik servis bölümünün başına geçti, 1973′ e kadar MKULTRA ve onun, üniversiteleri, hastaneleri, hapishaneleri, ülke sınırındaki askeri kurumlarıyla en az 149 alt kümesini yönetecekti.
Gottlieb tarafından ruhsatlandırılan diğer deneyler arasında Kentucky, Lexington’ da Bağımlılık Araştırma Merkezi’ nin başında bulunan Dr. Haris Isbell’ e ait olanlar da bulunuyordu. Araştırma besini olarak siyah eroini kullanan Isbell, elektroşok vererek ayakta tuttuğu yedi bağımlıya yetmiş yedi gün boyunca aralıksız olarak normal dozajının dört kat fazlası LSD verdi. Başka bir deneyde Isbell, dokuz adamı kayışla yatağa bağlayarak makatlarına termometre yerleştirdi, yüksek oranda psilocybin ( bir mantar türünden elde edilen, sanrıya yol açan bileşim ) verdi, göz bebeklerinin büyümesini ve sinir sistemini denetlemek için gözlerine ışık tuttu ve eklem yerlerine vurdu. Isbell’ in işkence bahçesinin kurbanlarının mükafatı eroin iğneleriydi.
1952′ de Gottlieb, Operation Midnight Climax’ ın başına getirilen, hükümetin uyuşturucu ajanı George White’ la iş birliği yaptı. New York ve San Francisco’ da genelev gibi dekore edilen özel mekanlarda, fahişeler tarafından ayartılan erkeklere, bilgileri dışında LSD verildi. Pek çok durumda, kurbanlara LSD katılan içkiler veriliyor ya da odaya gaz sıkılıyordu. Portatif tuvaletinde içkisini yudumlamakta olan meraklı White, durumdan şüphelenmeyen kurbanları ayna ardından izliyordu.
MKULTRA ve sonrasındaki programlara katılan diğerleri, gizli PAPERCLIP Projesi’ yle İkinci Dünya Savaşı’ ından hemen sonra Almanya’ dan getirilen yaklaşık 5.000 Naziydi. Bunlardan bazıları; kısırlık ilacı uzmanı bir Nazi olan Karl Tauboeck ve kimyager I. G. Farben, sarin ve tabun gibi üstün zehirler üzerine araştırmalarını savaş zamanında da sürdüren Theodore Wegner- Jauregg, Kurt Rath, Hans Turnit, kimyasal silah ve sinir gazı uzmanı SS tuğgenerali Walter Schieber, NASA ve MKULTRA için çalışmış olan Dr. Huburtus Srrughold’ tu.
Bir başka MKULTRA grubu, en az 1930′ lardan beri soy gelişimi, psikiyatri, ve zihin denetimi üzerine araştırmalara sponsorluk yapan masonluğun İskoç Riti temsilcilerinden oluşuyordu. MKULTRA doktoru Robert Hanna Felix, masonluğun İskoç Riti psikiyatri araştırmaları ve Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü’ nün başındaydı. Felix, MKULTRA ile ilişkisini önceden anlattığımız Dr. Haris Isbell’ in kıdemlilerindendi. MKULTRA’ da yer alan başka bir ünlü farmason, Kimyasal Silahlar Merkezi’ nin finanse ettiği Dr. Paul Hoch’ tu. Amerikan Soy Gelişim Derneği üyesi Hosh, Columbia Üniversitesi New York eyaleti Psikiyatri Enstitüsü’ nü Nazi soy gelişimcisi Franz Kallman’ la beraber yönetiyordu.

Mkultra Kapsamındaki Diğer Araştırma Alanları :
Lobotomi ve diğer beyin ameliyatları, elektroşok ve kimyasal şok kullanımı ; stresin insan üzerindeki açlık, korku, yorgunluk, baskı ve şiddet gibi etkileri ; uyuşturucu analizi, ultrasonik ve titreşim dengesizliği ve denetimi ; sorgulama teknikleri; konuşmaya ve hafıza kaybına yol açan uyuşturucular, duyu yoksunluğu ve ” elektro uyku ” , radyasyon; gen yapıştırma ve mutasyon yaratımı gibi genetik araştırmalar; ESP ; çeşitli beyin yıkama formları ; kişilik değerlendirmesi; bilincin uzaktan denetimi , beyin nakli ve elektrotlar ; fahişelerin ajan olarak kullanımı; hormonal ürünler ve salgı ürünleri, uyuşturucu spreyler; LSD , amfetamin, morfin, eroin, kokain ve haşhaş gibi uyuşturucular.
MKULTRA programlarından en az dördü, özellikle çocuklar üzerinde denenmişti. Bu, büyük bir kısmı Ajans tarafından başarıyla gizlenmiş MKULTRA deneylerinin alt yapısını teşkil etmektedir. Erken dönem deneylerden birinde, değişik bir egzoz borusundan, blinmeyen ama muhtemelen LSD içeren bir gaz püskürten 1953 model bir Mercury, New York sokaklarında turluyordu. Yine LSD New York metrolarında kullanılmış, ancak bunun sonuçları araştırma raporunda belirtilmemiştir, San Francisco’ da DA Golden Gate köprüsünde etrafa bilinmeyen bir gaz sıkılmıştır.
CIA, yasadışı bir araştırmaya girdiğinin fazlasıyla farkında olduğundan, çalışanlarını gizlilik konusunda uyarmıştı. 1957′ de CIA müfettişi General Lyman , ” Operasyonları düşman güçlerinden gizlemenin ötesinde, bu etkinlikleri genel olarak Amerikan kamuoyundan saklamak için önlemlerin alınması ” gerektiğini belirttiği kurum içi bir metin yayınladı, ” Ajansın etik dışı ve yasal olmayan etkinliklerde bulunduğu bilgisi, politik ve diplomatik çevrelerde ciddi rahatsızlıklara yol açabilir ve bu, başarıya zarar verebilir. ”
İdari açıdan, 1963 yılında MKSEARCH olarak düzenlenen MKULTRA programı 1973′ e kadar devam etti. ESP’ nin casusluk amacıyla kullanılması projesi MKULTRA’ nın yan faaliyetlerinden biriydi. Bu projenin 1973′ te sonlandığı söylense de, 1984 yılına kadar devam ettiği belgelenmiştir.
1977′ de Seçici Senato Komitesi MKULTRA adlı muammaya açıklık getirmek üzere bir araya geldi. Senatör Edward Kennedy’ ye göre , ” Belki de bunların arasından en sarsıcı olanı, insan denekleri üzerinde gerçekleştirilen deneylerin kapsamının bilinmemesidir. Tüm bu faaliyetlerin kayıtları , Ocak 1973′ te , o zamanki CIA yöneticisi Richard Helms’ in talimatıyla imha edildi. Sağlık Alt Komitesi ve İstihbarat Komitesi’ nin ısrarlarına rağmen, hiç bir ilave kayıt ya da bilgi edinilmedi. Kimse – bir tek kişi bile – ayrıntıları hatırlayan birini bulamadı; bu belgelerin imha edilmesini söyleyen CIA yöneticisi, programdan sorumlu resmi görevli… ”
MKULTRA’ nın beyin takımından Dr. Sidney Gottlieb, belki de kazdığı kuyuya kendi düşecekti. 1999 yılında, CIA tarafından kendileri üzerinde yapılan deneylerden mağdur olanlar haklarını aramak için mahkemeye başvuruyordu. Bu dönemde Gottlieb ile konuşan kişilerin ifadesine göre Gottlieb , CIA yönetiminin MKULTRA facialarından dolayı kendisini şamar oğlanı ilan edeceğinden kuşkulanıyordu. Gottlieb’ in CIA’ nın hatalarını üstlenmek istemediği için içeride yaşananları anlatmaya hazır olduğu iddia ediliyordu. Ancak Gottlieb, CIA için çok da talihli bir zamanda, 10 Mart 1999′ da hayatını kaybetti.

Kaynak : CIA’ den Medya ‘ ya Kitlelerin Kontrolü – Jim Keith

1 YORUM

  1. Türkiye bunun neresinde? Hiçbir yerinde.. Biz bunları saçmalık olarak görürken CIA 60 yıldır üzerinde çalışıyor. Parapsikolojiyle ilgilenen nöroloji dışında bir alan Türkiye’de yok. Maden mühendisliğinde paleontoloji dersi almış olmak gibi meselenin yüzeyinden geçiliyor. Sözün kısası parapsikoloji üniversitelerde mutlaka ana bilim dalı olarak okutulmalı

CEVAP VER