Eğitimsiz ve Düşünmeyen İnsan Oy Kullanmamalı

285
Image: 0035161988, License: Royalty free, Restrictions: Corbis represents exclusive rights to this image. Not available for use in Corbis Merchandise. Image available for use in Corbis Mobile Offerings., Property Release: No or not aplicable, Model Release: No or not aplicable, Credit line: profimedia.cz, Fancy

Cumhuriyet.. Demokrasi…  Zaman zaman her görüşten insanın arkasına sığındığı bir kelime. İdeolojilerini dayatırken demokrasinin gereklerini kabul etmese de işine yarar derecede kullanırlar.

Öncelikle bu sözcüklerin kökenini inceleyelim..

“CUMHUR” kelimesi Arapçaya KENGERCE’den geçmiştir. Aslı “DUMUGİR”dir. “Kenger yurttaşı, Sümer vatandaşı” demektir.

DUMU, Kengercede (Sumercede) ve Kazakça, Türkmence gibi değişik Türk lehçelerinde “soy, nesil, oğul, tohum” anlamındadır. DUMUZI, Kengerde bir bereket/tohum tanrısıdır. Türkçe Kelime anlamı “tohumun özü, ruhu” demektir. Günümüze “temmuz, damızlık” vs. biçiminde ulaşmıştır. Hâlâ ülkemizde bazı yörelerde kızlar nişanlılarına “Dumuzum” der.

GİR ise Kengercede “gür, soylu, yerli, asil” anlamındadır. DUMUGİR -köle olmayan- özgür Kenger halkı, Kenger vatandaşı anlamında kullanılmıştır. Arapça kanalıyla Osmanlıcaya geçip sonuna “iyet” eki alarak tekrar Türkçeye CUMHURİYET olarak geçmiştir. Öte yandan, Kengerce DUMU Grekçeye 2000 yıl sonra halk anlamında DEMO(S) olarak geçmiştir.

ATUKU kelimesi Kengercede “güç sahibi” demektir. Günümüz Türkçesinde ATAK, ATİK olarak görülür. Arapçaya TAKAT, İbraniceye TOKAT, Grekçeye KRATO(S) olarak geçer. DUMUGİRATUKU Kengercede “halkın gücü” demektir.

DEMOKIRATİKA, bugün dünya dillerinde halkın güç sahibi olmasını ifade eder. Yani demokrasi, kavram ve kelime olarak Antik Türk kültüründen çıkmıştır.

Buradaki güç aslında bilgidir. Peki halkın gücü devleti yönetmeye yetiyor mu?

Toplumda birey olmanın yolu eğitimden geçer. Eğitimsiz insan, tıpkı bir hayvandan farksızdır. Bu söylediğim size kaba gelebilir. Ancak modern bilime göre de biz homosapien değil miydik? Aristo’ya göre de ” insan düşünen bir hayvandır”.

Toplumun , bireylerin ve devletlerin hareketlerini, davranışlarını düzenleyen kuralların bütününe de hukuk diyoruz.

Peki hukuk neye göre düzenleniyor? İşte hepimiz yeni doğduğumuzda birer hayvan olarak doğuyoruz. Hayvansal dürtülerimiz var. Bu dürtülerimiz toplumun genelini rahatsız ediyor.  Bu rahatsızlıkları giderebilmek için hukuk var. Çünkü medeni, gelişmiş bir toplum olmak için şarttır.

Gasp, tecavüz, aldatma, hırsızlık, toprak kavgası, organize suç, adam yaralama… Sayısız örneği çoğaltabiliriz. Temeline inildiğinde hayvansal dürtülerimize cezalar veriyoruz. Hukukun geneli bunları düzenliyor.

 Diğer hukuk kuralları ise toplumda birey olduktan sonra insanların nasıl davranması gerektiğini, bir devlet olduktan sonra  uluslararası hukuku düzenliyor.  Hukukun kapsadığı alana göre genişletip örnekleri çoğaltabiliriz.

Teoloji de insanı diğer canlılardan farklı yere koyuyor evrenin yaratılışının insan için olduğunu vurguluyorken kendi içinde hukuk kuralları bulunmaktadır.

O zaman buradan şu sonuç çıkıyor. Biz eğitimsiz ve  birey olamamış insanlara da toplumda birey olmanın getirdiği hakları veriyoruz.

Peki sizce toplumda birey   olabilmiş insanlara verilen hak olan seçme ve seçilme hakkını nasıl oluyor da hayvansal dürtüleri ile hareket eden eğitimsiz insanlara ( hayvanlara) verebiliyoruz?

İşte bu eski  bir mankenin ağzından çıkan sözdü. ” Dağdaki çobanla benim oyum bir mi?”

Biz hem modern bir toplum olmaya çalıştık hem de bu tür yaklaşımları  insanları aşağılamak olarak algıladık. Hayır.. Burada insanları aşağılamak yoktu. Bilakis toplumun eğitimsiz olduğunda yaşayacağı felaketi insanların yüzüne çarpmak vardı. İnsanların bu bakış açışıyla aşağılandığı düşünen varsa bilim yanlısı ve modernist olduğunu asla iddia etmesin. Karşıma geçip ” biz homosapieniz” demesin.  Herhangi bir dine mensup biriyse de bu evren insanlar için yaratıldı demesin..

Sonuç olarak ;

Mevcut iktidara ve oy veren kesimlere kızmak yerine oy verenlerin eğitimsiz olduğu için bu noktaya geldiğini anlayamadığımız sürece sorunu temelden çözemeyeceğiz. Siyasi partilerin mitinglerini dikkatlice izleyin. Eğitime dair yuvarlak bir iki cümle dışında pek bir şey konuşulmaz. Parti programlarında  ülkenin temel sorunu olarak gösteren olsa da siyasi örgütlenmesini eğitim temeli üzerine kurmaz. Çünkü cahil kitleler siyasilerin de kolay yönetebileceği bir kitledir.

Bu sorunu göremeyen bir ülke olarak biz gereken adımları atamadık. Atmadık. Atanlara da mani olduk.

Okumadık.. Sorgulamadık… Araştırmadık.. Bize verilen neyse hap gibi yuttuk.. Bu web sitesinin de temel olarak amacı insanları araştıran sorgulayan bireyler haline getirmeye çalışmaktır.

Oy kullanmanın 18 yaşını doldurmakla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Düşünmeyen, sorgulamayan bireyler olduğumuz sürece yaşın bir önemi yok…

En klasik söylem olan ” hepimiz insanız ” sözünün altının dolu olması lazım. Eğitimsiz olduğumuz, düşünmediğimiz ve sorgulamadığımız sürece hepimiz birer hayvanız.

İlkay AYDIN

PAYLAŞ
Önceki İçerikKudüs’te Mezarlıkta Bulunan Gizemli Antik Nesne
Sonraki İçerikRuhsal Güçleri Geliştirme – Konsantrasyon Egzersizleri
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER