Propaganda Nedir?

928

Bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, doktrin ve görüşlerdir. Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı fayda sağlamasıdır. Bununla birlikte propaganda ile, hasım grubu ekonomik ve politik yalnızlığa itmek amaçlanır.
Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen düşman, ileride tekrar sorun oluşturacaktır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür.

Propaganda Türleri

Beyaz Propaganda
Açık biçimde yapılan bir propagandadır; kaynağı bellidir ve kendisini tanıtmak ister. Açık ve şeffaftır. Beyaz propagandada doğruluğa önem verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar. Kazanımı, en güçlü tarafı; karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır. Beyaz propagandanın zayıf tarafı yayılma menzilinin mahdut olmasıdır. Serbestçe dolaşamaz. Düşman kendini korumak için karşı propaganda imkanlarını hemen kullanırsa bu durum tehdit ve bozulmayla sonuçlanabilir. Yapılan propaganda hakkında toplumda şüphe uyanıyorsa eğer, silah geri tepmiş olur, böylece de güven zayıflar.
Beyaz propagandanın malzemesi haberlerdir. Hasım tarafın hatalarını, suistimallerini malzeme olarak kullanırlar. Bu malzemenin ne zaman, ne şekilde, nasıl ve hangi ölçüde  kullanılacağı  planlanmalıdır. Kale ele geçirilirken bir atış yetmez. Binlerce top atışı yapılır, gedik açılır, atışlara devam edilir. Açılan gedik büyütülür ve içeri girilir. Psikolojik savaşın hedefi, kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yapmak, sonuç olarak direnci zayıflatmaktır. Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için beyaz propaganda yönteminde belirlenen doğru hedefi, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmamak gerekir. Eğer beyaz propagandaya maruz iseniz;  sabırla ve ısrarla zihinlerde oluşan gediği kapatacak söz, davranış ve eylemlerde bulunmalısınız. Propaganda da kullanılan yanlış bilgilerle ilgili şüpheler, karşı propaganda şeklinde ısrarla anlatılmalıdır.

Hitler, beyaz propagandayı başlangıçta çok iyi kullandı. O tarihte Almanya’da bulunan doyumsuz
sermayenin, Alman ırkına verdiği zararın boyutunu anlatmak istedi. Alman ırkının üstün ırk olduğuna,
diğer ırkların kültür taşıyıcısı ırklar olduğuna (Türk, Japon, Fransız), güçlü olanın hakim olması gerektiğine,hakim olmak için de savaşmak gerektiğine inanıyorlardı. Dünyaya ancak böyle hakim
olabileceklerini düşünüyor, Darwin’in biyoloji için geliştirdiği teoriyi politik psikolojide uyguluyorlardı.
Bu anlayışa göre güçlü olmak, haklılık sebebidir. “Büyük balığın küçük balığı yutması nasıl doğal
hakkı ise, bizim de zayıf ırkları yutmamız doğal hakkımızdır” diyorlardı.

Gri Propaganda
Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi olan gri propaganda bulanık bir  propagandadır.  Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğu da kesin
değildir. Gri propagandanın ana malzemesi “rivayetler” dir. Çalışma tarzı açık propaganda gibi sınırlı
değildir, aşağıda tanımını vereceğim kara propaganda gibi serbesttir.
Güçlü yönü, muhatap tarafındna iyi kabul görmesidir, insan üzerinde propaganda hissi doğurmaz.
Propagandayı çıkaranlar belirsiz olduğu için, gri propagandada en heyecanlı konular kullanılabilir. Bu
tarzda genellikle doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek
amaçlanır. Senaryo iyi yazılmışsa eğer “rivayetler” dilden dile dolaşır. Kapital sistemin Sovyet Rusya ile
ilgili çıkardığı hikâyeler ve fıkralar sistemin çökmesinde büyük rol oynadı. Bu önemli olaya gri  propagandanın bir başarısı olarak tarihe geçti. Yakın tarihte de Cumhurbaşkanı ÖzaPın bazı sözleri, bu
kapsamda kullanılarak onun siyasî gücünü zayıflatmak için kullanıldı. Bakan Mehmet Keçeciler’in takside akşam çalışan bir öğretmeni anlatmasına, Özal’ın bu davranışı onaylar tarzda “Benim memurum işini bilir” sözü çok farklı bir alana çekilerek, rüşvete göz yumma ve teşvik olarak olayın sunulmasının, siyaha yakın gri bir propaganda olduğunu söyleyebiliriz.

TBMM’ye yönelik gri propaganda
Yahut bir binbaşının Özal’a sürpriz yaparak törenle karşılaması, bu karşılamada eşofman tarzı kıyafetin şort olarak ve askerî birliği teftiş olarak sunulması gri propagandaydı.’ Özal’la komutanların ilişkisi bozulmak isteniyordu. Aynı şekilde Aydın Doğan’ın Başbakan’la rahat kıyafetle görüşmesi, eşofmanla karşılanma söylemi şeklinde gri propaganda örneği olarak kullanıldı. Ahbap çavuş ilişkisi ve çıkar ilişkisi vurgusu ile taraflar yıpratılmak isteniyordu. Bazı siyasîlerin kendi çıkarlarını ülke çıkarlarının üzerinde tutmaları, dürüst davranmamaları, particilik ve kadrolaşma gibi zaaflarını abartarak, “TBMM çözüm değildir” inancını oluşturmaya çalışmaları bir psikolojik faaliyettir. Mamafih 12 Eylül 1980 öncesi TBMM ve hükümetin anarşiyi ortadan kaldıracak bir çözüm üretmesine fırsat verilmeyerek, bu kötü ortamın askerî darbe için zihinlerin hazırlanmasında kullanıldığı E. General S. Demircioğlu tarafından açıklanmıştı.
Demokrasiyi halk dalkavukluğu olarak gören, Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği TBMM’sinin kapatılmasını çözüm olarak öneren düşünce yapısı, sürekli, ısrarlı ve devamlı olarak TBMM’sinin hatalarını büyüterek öne sürüyor. Batı’da demokrasinin kökleşme süreci, bir çocuğun büyüme süreci gibi olmuştur. Demokrasiler de yaşayarak öğrenilir. TBMM, Batı Parlementoları düzeyine, sorunları yaşayarak ve bunları ürettiği çözümlerle aşarak ulaşacaktır. Bu yöntemle kurumsallaşma olur. Büyüyen bir çocuğu evden kovarak, onda kin ve öfke duygusunu uyandırarak eğitemediğimiz gibi, toplumsal olgunlaşmayı da böyle sağlayamayız. Gelişme, özgür düşüncelerin tartışıldığı ortamlarda olur. Milletin vekillerini gaflet, dalalet, hıyanet içerisinde görmek yerine onlarla oturup tartışmaya ve uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Uygulanan gri propagandanın karşı propagandası bu şekilde olursa, iyi niyetli kişiler propaganda etkisinden kurtulurlar.
Ustaca yapılan gri propaganda bu propagandanın düşmanın kendisi tarafından yapıldığı izlenimi uyandırırsa muhatap çelişkiye düşer ve yıpranır. Karşı tarafı konuşmak zorunda bırakır ve açık verdirtir. Kendi ağzından kendi zararına laf kaçırtır ve bunu kullanır.
Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek
olabilir. Yahut, tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek gölgelendirmek, değerden
düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış
gibi davranır. Böylece zihinlerde, istenen soru işareti uyandırılır. Amacın gerçekleşmesi için, planlı tasarlanmış zamanın, zeminin, ölçü ve biçim, hesaplaması yapılır. insanların merak duyguları, gri propagandada çok kullanılır. Gizli konuşuyormuş izlenimi uyandırılır, fısıltı haber sistemi uygulanır. Küçük gerçekleri abartarak yayan görevliler, topluluklar içerisinde bilinçli olarak dolaştırılır.
Propaganda görevlisinin, muhatap kitlenin inanacağı senaryoları üretmesi, yerli şiveyi kullanabilmesi, halkın zevklerini, sosyal ve kültürel özelliklerini iyi bilmesi ölçüsünde başarısı artar.

Osmanlı’nın son yıllarında ingiliz istihbaratçısı Lawrence, Arapça’nın bütün şivelerini konuşarak tek başına Arap milliyetçiliğini uyandırdı, ittihatçıların hatalarını büyüterek yaptığı propaganda faaliyeti ile, orduların başaramayacağı şekilde Arap toplumunu Osmanlı’ya karşı kışkırttı.

Kara Propaganda
Kaynak belirlidir ama başka kaynaklardan çıkıyor gibi gösterilir. Kara propaganda yönteminde hile, entrika, yalan, iftira, fitne, sinsilik ve sahte delil serbesttir. Gizlilik esastır. Gerçekleri değiştirmeyi, inançları sarsmayı ve kamu efkârını karıştırmayı amaçlar. Kaynağı anlaşıldığı zaman, tesiri olmaz, geri teper. Düşmanlık duygularının artmasına neden olur. Bunun için iç düşmana karşı kullanılmaz. Psikolojik harple ilgili askerî yönetmeliklerde, propaganda ile görevli subaylar belirlenmiştir. Kara propagandanın malzemesi yalan, iftira, bozgun çıkarcı her türlü yol, sahte delil olduğu  için, var olmayan her şeyi var gibi gösterir. Yalan, gerçekmiş gibi inandırıcı bir şekilde ortaya atılır. Kara propaganda nifak sokup ortalığı karıştırmak için çok kullanılan bir yöntemdir. Kara propaganda da kaynak daima gizlidir. Her ne sebeple olursa olsun kaynak ortaya çıktığında her türlü sorumluluk reddedilecek şekilde önceden hazırlıklı olunur.
Kaynak gizli kaldıkça; yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular verimli sonuçlar verir.
Amacı, muhatap insanları ruhi çöküntüye götürmektir. Bu yöntemi uygulayanlar hiçbir ahlâkî ve vicdani sorumluluk duygusu taşımazlar. Akla gelebilecek her şeyi hedef olarak ele alır. Kara propagandada her şey kullanılacak bir malzemedir, yeter ki istenen çıkara hizmet etsin. Kitaplarda bu faaliyetin, amacı temiz, yöntemi pis olan bir propaganda tekniği olarak geçmesi uluslararası tartışma konusudur. Psikolojik savaşla ilgili askerî yönetmeliklerde bu propagandanın bir yöntem olarak tanımlanması, acaba ne derece insanî ve ahlâkîdir? Düşman olan kadın, kız ve çocuklara insanlık dışı muamele yapmakla, onları birbirine düşürtüp öldürtmek, aralarında fitne çıkarmak arasındaki ince sınırı iyi çizmek gerekiyor. Kötülük
tuğlaları ile örülmüş olan zafer kalesi ne kadar yaşayabilir ki? insaflı ve kararlı bir komutanın kara propagandaya baş vurmadan da yapacağı çok şey vardır.
Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülhamit, psikolojik savaş yöntemlerini bilen ve kullanan birisiydi. Balkan savaşı sonrasında kendisiyle yapılan bir görüşmede ittihatçılara hitaben psikolojik savaşı nasıl kullandığını şöyle anlatır. “Ben Balkanlarda kiliseler arası kavgayı halletmedim. Bunu birleşip bize saldırmasınlar düşüncesi ile bilerek yaptım. Sizin (ittihatçıların) bu ihtilafı çözmeniz yanlıştı.”
Kötülemek amacı ile yapılacak propaganda için propagandacı, karşı tarafın olumsuz bir tarafını bulur. Eğer kötü bir yan bulamazsa uydurur. Propagandacı sürekli uydurma konular icat eder ve bunu sürekli gündemde tutarak işlemeye çalışır. Kara propagandanın ana amacı, yerleşmiş bir inancı yıkmaktır. Halkı kendi içindençıkardığı liderlerden soğutmak, ordu ve devlete karşı varolan güveni sarsmak, sosyal ve
ekonomik dayanışmayı yıkmak ister, insanları şüpheli, kaygılı, mutsuz ve zihni karışıklık içerisinde tutmak arzusundadır.

Kullandığı malzemeler
İnsan ve toplumun her yönü, her safhası propaganda malzemesi olarak seçilir. Her türlü noksanlık kara propaganda için birer malzemedir ve burası bir hareket noktasını oluşturur. Kara propaganda için kişilik zaafları çok önemlidir. Alkol, uyuşturucu, kadın düşkünlüğü, siyasî hırs, particilik, bencillik ve megalomanik özellikler hareket noktası olabilir. Osmanlının son dönemlerinde ittihatçıların dinde lakayt tavırları, Arap toplumunun hilafete olan itaatlerini kırmak  için, ingiliz ve Fransızlarca usta bir biçimde kullanılmıştı.
Bazen zeki yöneticiler bu tarz amaçlarla kullanılırlar. Zeki, akıllı ve başarılı yöneticiler övgü ile şişirilirler. Eğer bu yöneticilerin narsisist ruh yapıları varsa, övgü ve itibarı kaybetmemek için kendilerini övenlere sürekli hizmet etmek zorunda oldukları duygularını taşırlar. Bu özellikleri, kendileri farkına varmasalar bile, kara propagandacılar tarafından kullanılarak propagandacılar istediklerini kolaylıkla yaptırabilirler.
Şimdi de kara propagandanın imkân ve risklerini kısaca maddeler halinde ele alalım.
Kara propagandanın imkânları
1. Kaynağı gizli olduğu için, muhatabın karşı propagandasının tesiri az olur.
2- Muhatabın anavatanı içinde cephe gerilerinde faaliyet göstermeleri nedeniyle işgal sonrası için zemin hazırlar.
3. Korku duygusu uyandırarak insanlarda bulunan direnme gücünü kırarlar. Böylece insanlara sığınacak güç arama ihtiyacı hissettirirler.
4- Karşıtlarının kendi içlerinde hain elemanların bulunduğu hissini uyandırırlar. Bu nedenle
muhataplarında moral çöküntüsü oluşur ve güvensizlik artışı ile durum sonuçlanır.
Kara propagandanın riskleri
1. Propagandanın hazırlanması ve uygulanması özel bir dikkat ister.
2. Gizliliğin ve emniyetin çok önemli olması nedeniyle faaliyeti sınırlıdır.
3. Açık bir çaba ile yürütülmesi zordur.
4. Halkına karşı açık, dürüst ve saydam olan liderlere yönetildiğinde geri tepen bir silah
olur. Halkın lidere, idarecilere olan sevgisini daha çok arttırıcı sonuçlar doğurabilir5. İletişimin kolay ve uygun olduğu günümüzde, gizlilik emniyeti güçlükle sağlanabilir.

Propagandanın, muhatabı güçlendirici yanıyla mağdur ve mazlum görünümü birleşirse, çevresindeki insanlara kenetleyici etki yapması mümkündür. Düşman liderin bitirilmesi hesap edilirken tamamen tersi bir sonuç alınabilir.

Silahlı Propaganda
Terör örgütlerinin kullandığı bir yöntemdir. Kendilerinin var olduklarını, etkili olduklarını kanıtlamak için kullanırlar. Medyanın zaafından yararlanırlar. Basın için sıradan olayların haber değeri yoktur. Sıra dışı, aykırı olaylar medya için “rating” yükselticidir ve yaşamsal gıda niteliği taşır. Teröristler sıra dışı, çarpıcı olaylar planlayarak medyanın, dolayısıyla halkın ilgisini kendi üzerlerine çekerler.
Etnik kökenli terör eylemleri de kendi kimliklerini göstermek, tükenmediklerini kanıtlamak için şiddeti yöntem olarak seçerler. Bu modelin benimsenmesi sık rastlanan bir olgudur. Kendi etnik gruplarını silahlı propagandaya ikna etmek için, verilmediği düşünülen kültürel hakları argüman olarak kullanırlar. Bu hak mağduriyeti propagandası sürekli yapılarak, silahlanmanın tek çıkar yol olduğu konusunda topluluklarını ikna etmeye çabalarlar.
Silahlı propaganda ile halkı ve devlet otoritesini bıktırmak amaçlanır. Bu genellikle mutsuz, eğitimsiz, hak arama yöntemi olarak şiddeti kültürel bir inanç sistemi olarak benimsemiş alt kültür gruplarının tarzıdır. Bitip tükenmediklerini göstermek için uçak, gemi kaçırma, bomba koyma, metrolara gaz verme, otobüs tarama, köy basma, istişhad eylemleri yapma gibi kültürel boyutu olan eylemler planlarlar. Marksist öğreti, proleterya diktatörlüğü için şiddeti yöntem olarak önerdiğinden 1990’lı yıllara kadar ideolojik Marksist terör kendine taraftar topluyordu. Filistin’de terörün terör getirdiği, terörü yöntem olarak benimseyenlerde güçlünün zayıfı ezmesine zemin hazırlandığının canlı örnekleri görülmektedir. Halen Filistin’de devam eden terörde, Marksist liderlerin işbaşında olmasının ve toplumsal taassubun rolünün ne kadar etkin olduğu tartışılmalıdır. Filistinliler Gandhi gibi bir lider çıkarabilmeliydiler.

Karma Propaganda
Bazı grupların çıkarları birbiriyle örtüştüğünde silahlı, açık, bulanık ve gizli propagandalar beraber kullanılabilir. Propagandaya maruz kalacak muhatabın durumu ve tutumu göz önüne alınarak ve ileri teknoloji kullanılarak planlanmış propaganda örneklerine günümüzde sıkça rastlanılır.

11 Eylül bir propaganda şaheseri mi?!
Bilgi çağında yaşıyoruz. Bilgisayarda donanım yazılımının ardından bağlanabilirlik ortaya çıktı.
Dijital bir sinir sistemi oluşuyor. Bu dijital sinir sistemine bir beyin gerekir, işte burada uluslararası sermaye; “Akıllı, başarılı ve güçlü insanlar olarak dünyaya bir düzen vermeliyiz. Beyin biz olmalıyız, kuralları biz koymalıyız” diyor. Aç gözlü ve doyumsuz olan kapital sistemin doğası gereği doğal olan kara propagandayı yapmaya karar verdiler. 700 milyar dolarlık silah sanayiinin yaşayabilmesi için, kontrollü bir gerilim stratejisi üretmeleri gerekiyordu. Bir düşman belirlenmeli ve ona karşı dünya toplumunda inanç ve fikir değişimi sağlanmalıydı. Dinî değerleri kullanan ve terörü yöntem olarak benimseyen bir gruba ihtiyaç vardı. Afganistan’da taassubu din olarak bilen savaşçı gruplara zemin hazırlanmalıydı. Fakat mağaralarda yaşayan küreselleşmenin nimetlerinden yararlanamayan bu insanlara destek gerekiyordu.
Çok ayrıntılı planlama, haberleşme, koordinasyon ve lojistik hazırlık gerektiren 11 Eylül eylemleri nasıl yapılacaktı? 11 Eylül eylemlerinin ilk şaşkınları istihbaratçılar oldu. iletişim, istihbarat ve istihbarata
karşı koyma konularını bilenler halen düşünüyorlar. Sebebi de ECHELON’un sağırlığıdır.

ECHELON Nedir?
Elektronik istihbarat ağının adıdır. Sinyal ve görüntü istihbaratı yapar. Askerî ve ekonomik süper güç olan ABD’nin dünya ülkelerinin sırlarını öğrenmeye çalıştığı elektronik kulağıdır. Her türlü iletişimi deşifre etmek, kontrol etmek ve dinlemek için kullanılır. Geniş istihbarat ve gizli servis ağının tamamı, ABD’ye yılda 20 milyar dolara mal oluyor. (Gündilek, Ekim 2001, Bilim Teknik)
ABD’de 36 istihbarat örgütü vardır. Bunların en büyüğü NSA’dır. 21.000 görevlisi, 3.6 milyar dolar bütçesi ile sadece dünyayı değil siyasî dostlarının, siyasî rakiplerinin, kendi içerisinde yurttaşlarının iletişimini dinliyor. NSA Boeing 707 uçak gövdesine yerleştirilmiş Rb-135 tipi uçaklarla ABD hava kuvvetlerinde bağımsız olarak iş yapar. Donanma gemisi görünümündeki gemilerle denizleri denetler. Yer istasyonları ile büyükelçiliklerde ev sahibi ülkelere tabi olmaksızın faaliyette bulunur. ABD sinyal istihbaratının en küçüğü 2000 personeli ile NRO’dur. NRO’nın görevi uyduları yörüngesinde tutmaktır. NSA “MINARET” adını verdiği özel yapılanması ile çok sayıda Amerikalıyı izliyor. Hangi açıdan gelirse gelsin yüksek frekanslı radyo mesajını UKUSA sistemi içinde bütün dünyadan topluyor. Norveç, Danimarka, Filipinler, Türkiye de “Demir At” kod adı ile milyar byte bilgiyi toplayıp bilgisayar filtreli ile incelenebilir hacimlere indiriyor ve ilgili hükümetlere servis yapıyor.
ORION’lar GSM tipi radyo telefonları dinleyen uydular olarak biliniyor. Son yıllarda insansız uçaklarla bilgi toplayarak röle (aracı) uydularla ABD’ye bilgi vermek kullanılmaya başlandı.

11 Eylül’de Echelon Ne Oldu?
Dünyanın her tarafı ile birlikte kendi iç bünyesini de dinlemekte başarılı olan Echelon sabote mi edildi? ABD’de 36 istihbarat örgütü var. Bunlar cömertçe destekleniyor. Sabah 8:30’da 6 uçak kaçırılıyor ve her an kalkışa hazır olarak bekleyen “Emergency” savaş uçakları kalkmıyor. Diğer önemli bir nokta da, insansız uçak teknolojisinin şu an kullanılabildiği, sekiz saat havada kalabilen, istenilen hedefleri görebilen ve rahatça iniş yapabilen bu uçakların bilgisayar sistemleri kulelere çarpan uçaklarda da var mıydı?
MERCURY uydusu ile denizaltı gemi iletişimini bile dinleyebilen bir teknolojisi olan ECHELON’ın, 11 Eylül’de New York’ta susturulmuş olduğu akla daha yatkın gözüküyor. Muhtemelen bu ABD istihbaratına sızmış, dünyanın ikinci büyük istihbarat servisinin bir uygulamasıydı.  Sonuç olarak 11 Eylül eylemlerinde, silahlı propagandayı yöntem olarak benimsemiş insanlar kullanıldı. Kara ve gri propaganda teknikleri kullanılarak dünya kamuoyu, Usame bin Ladin’in mensup bulunduğu inanç sistemine düşman yapılmaya çalışıldı. Bazı basın yayın organlarında bu olay verilirken, “Islami terör küreselleşti” şeklindeki haberlerin sürekli tekrarlanması psikolojik savaş bakımından çok anlamlıydı.
Yapılan bu kara propagandada muhatap bir grup da, ABD yönetimiydi. 11 Eylül olaylarının ABD yönetiminin bilgisi dışında olduğuna dair bir delil, Başkan Bush’un sürç-i lisan ederek Haçlı savaşından bahsetmesiydi. Muhtemelen ABD yönetimi de kullanılıyordu. Fakat harikalar çağında yaşıyoruz, insanlarda körü körüne inanma artık yerini araştırma eğilimlerine bıraktı. Tüm bu olumsuz telkinlere şüphe ile yaklaşanlar, söylenenlerin doğru olup olmadığını araştırmaya başladılar, islâm ile terörü ayrıştırmak gerektiği tezi Batı’da güçlenmeye başladı.

Propagandanın Başarısı
Yapılacak propaganda hangi tür olursa olsun, üç unsur başarısını çok etkiler.
l – Propaganda yapanın yeteneği,
2- Psikolojik etüdün iyi yapılması,
3- Propagandayı kabul edecek toplumun özellikleri.
Propagandayı yapan kişi; usta, enerjik, sistematik çalışabilen biri olmalıdır. Propagandayı devamlı ve metodolojik biçimde uygulayacak beceri ve birikime sahip olmalıdır. Yanlış yapılan propaganda, yapanın eline ayağına dolaşır. Yapılan propagandaya kapılmak veya kapılmamak muhatabın bilgisine, bilinçli ve sorgulayıcı yaklaşımına, aynı zamanda kültürel seviyesine bağlıdır. Yalan ve paranın öncelikli ve önemli bir değer olduğu günümüz dünyasında, insanlar arasında güven bağı zayıfladı. Herkes her şeyi sorgulamaya başladı. Komplo teorileri artık kahvelerde bile konuşuluyor. Böyle ortamlarda propaganda antagonist yani ters yapılır. Komplo teorisi heveslilerinin hoşuna gidecek senaryolar servise sunulur.
Ben akıllıyım, propagandaya kanmam, diyenler daha büyük risk altındadır. Her gün TV karşısında yeni haber bekleyen ve arzulayan kitleler, propangandistler için iyi birer avdır. Propagandadan korunmak için atasözü bile geliştirilmiştir. Atalarımız; “Duyduğuna inanma, gördüğünün yarısına inan” demişlerdir, insan, duyduğu bilgiyi sorgulayabiliyor, olaylara farklı açılardan bakabiliyorsa korkmasın, ideolojik kutuplaşmanın ötesinde araştırmacılık ve gözlemcilik yeteneğini geliştire-bilen bireye, hiçbir propaganda etki etmez. Kara propagandanın etkili olabilmesi için özellikle gizli olması gerekiyor, iletişim çağında
yapılan hileler deşifre edildikçe oyunlar kolay bozulabilir hale gelecektir. Psikolojik Etüt: Karşı tarafın psikolojik zayıflıklarının ve güçlü taraflarının iyi analizedilmesidir, istismar edilmeye müsait fiil ve potansiyelleri belirlemek psikososyokültürel bir bakış gerektirir.
Psikolojik zayıflıklar, fiilen ve potansiyel olarak var olan zayıflıklar belirlenir. Önceliklertayin edilir. Karşı propagandaya verilebilecek cevaplar düşünülür ve uygun zaman ve ortamda eyleme geçilir.

Propagandanın  Kullanışı Bakımından Türleri
1. Stratejik propaganda
2. Taktik propaganda
3. İşgal propagandası
4. Karşı propaganda

I. Stratejik Propaganda (Beyin Yıkama)
Uzun vadeli, kıtalar arası bir propaganda türüdür. Propagandaya çok erken başlamalıdır ve hiç aralık vermeden devam etmelidir. Yarının savaşına hazırlık için yapılır.Zihin ve hafıza konularının önceliklerinden faydalanır, iyi bir konu seçip, onu çekici hale getirip, ısrarla tekrar etmek anlamına gelir. Bir tür beyin yıkama yöntemidir. Halk kitlelerinin daima, inanmak isteklerine ve ihtiyaçlarına hitap eder.
Hedefleri
a) Dost güçlerin morallerini yüksek tutmak.
b) Tarafsız milletlerin fikri ve manevi desteklerini temin etmek.
c) Düşman milletlerin morallerini bozmak, manen onları yıkmak.
d) Irk, din, sosyal ve politik geçimsizlikleri kullanmak.
e) Önemli adamları kötüleyerek onları toplumun gözünde gülünç duruma düşürmek.
f) Düşman bölgesinde bulunan dost elemanlara moral vermek.
g) Amaç, hedef ve politikalarda kendi çıkarına değişiklik yaptırmak için öncelikle beyaz,
gerekirse de diğer propaganda yöntemlerini uygulamak.
Stratejik propaganda pamuk balyası gibidir. Yanan pamuk balyası yavaş işler fakat iyi organize edilmişse sürekli canlı kalır. Dolaylı hatırlatmalar yapılır. Öğrenme, zihin hafıza kullanma teknikleri (beyin yıkama) farkında olmadan uygulanır, inanma ihtiyacı içinde olan kitlelere, istenen inançlar benimsetilir.
Stratejik propaganda da kullanılacak araçlar iç ve dış basındır. Doğru konular seçilir, cazip hale getirilir, fakat abartılarak, sürekli tekrar edilerek, beyinler istenen bilgiye inandırılır.
2. Taktik Propaganda
Stratejik propagandanın küçük çapta tekrarı, uygulaması ve tamamlayıcısıdır.
Kısa vadeli sonuçlar için uygulanır.
Düşmanın geçmiş yenilgileri, hataları, silah-malzeme eksiklikleri propaganda için kullanılır.
Cephedeki askerler hedef alınır ve cephe gerisinden gelen kötü haberler yaygın şekilde
kullanılır.
Muharebeye zorla sokulan ırk ve azınlıklar hedef seçilir. Mamafih Amerika iç harbinde
ingilizlerin kendi askerini öldürmemek için tuttukları paralı askerlere daha rahat imkânlar vaat
edilmiş ve savaşın sonucu bu şekilde değişmiştiTespit edilen bir zafiyet sürekli yapılan hücumlarla genişletilir. Tıpkı kaledeki gediğin
sürekli dövülerek surun yıkılması gibi aynı zaafa hücum edilir.
Hedefleri
a) Düşmanın moralini bozmak.
b) Düşmanın liderlerine güvenini sarsmak.
c) içlerine korku salmak. Timur, ordusunun önünde dev filleri yürüterek güçlü, yenilmez
olduğu mesajını vermeye çalışıyordu.
d) Gerektiğinde karşı tarafın kendilerine sığınabilecekleri duygusunu uyandırmak. Timur, Cengiz yanlarında Müslüman ulemadan önemli kişileri taşıyarak halkta “Cengiz’e itaat edersek merhametli davranır, yanında bizden biri var” inancını uyandırıyordu.
e) Savaş bandosu ve mehter müziğinin, düşmanda korku duygusu, dostta heyecan uyandırıcı
olması taktik bir propaganda vasıtasıdır.
3. İşgal Propagandası
idari propaganda veya takviye edici propaganda da denilir. Yeniden teşkilatlanma ve işgal
edilen yerlerde itaati sağlamak amaçlanır.
işgal güçlerine karşı gelişen kin. ve nefreti dağıtmak için, araçlara yerleştirilen hoparlörlerle
rahatlatıcı mesajlar verilir.
Hedefleri
a) Her türlü ihtiyaç karşılanmaya çalışılır.
b) Eğitim, eğlence yerleri, ibadethanelerle ilgilenilir. Güven duygusu ve sempati geliştirmeye
çalışılır.
c) İlk işgal olunan bölge halkına iyi davranılırsa diğer işgaller daha az dirençle karşılanır.
Araçları: Radyo, hoparlör, el ilanları, beyannameler, afişler, hediyeler, pankartlar, TV, gazete,
tiyatro gibi iletişim araçlarıdır.
4. Karşı Propaganda
Düşman tarafının propagandasının yalan olduğunu kanıtlamaya yönelik yapılan karşı propagandadır.
Erken karşı propaganda: Karşı tarafın kullanacağı sezilen konu ele alınarak istismara başlanır.
Doğrudan karşı propaganda: Düşman propagandasına fazla önem verdiğinizi hissettirerek tamamen reddetmektir. Riski, çelişkiye düşmek ve tekrarla olayı yaşatmaktır. Dolaylı karşı propaganda: Düşman propagandasına önem vermediğimizi hissettirerek ima yoluyla reddetmektir.
Hedef şaşırtan karşı propaganda: Dikkat başka yöne ve propagandist tarafından iyi bilinen konulara yöneltilir.
Hedefleri
Askerler, siviller, düşman işgali altındaki dost gruplardır.
Askerlere; savaşın anlamsızlığı, başkalarının menfaati uğruna ölümü göze almanın saçma olduğu
telkin edilerek yönlendirilir. Birlik ruhunu, tek sesliliği, emir komuta zincirini kırmak amaçlanır.
Fatih döneminde Osmanlı’ya sığınan Uzun Hasan’ın oğullarından biri Sivas valisi iken, babasının
öldüğü ve tahtın onu beklediği propagandası ile Erzincan’a getirilerek orada öldürülür. Teslim olmaya, firar etmeye yönelik askerî kışkırtma yöntemi sivil halk için dayanışmayı yıpratıcı taktikler şeklinde uygulanır.
Düşmanın nelere inanacağı, ne tür engeller içerisinde olduğu önceden istihbarat edilmelidir.
Düşmanla alay etmemeli ama düşmanın zaafları anlatılmalıdır.
Kullanılan kelimenin yumuşaklığı, ikna edici ses tonu sonuç almada çok önemlidir

Savunucu Psikolojik Savaş
Her savaşın saldırı programı olduğu gibi savunma programı da vardır. Düşmana nasıl taarruz ediliyorsa, onun da benzer şekilde taarruz edebileceği düşünülür. Muhtemel bu taarruza karşı alınacak önlemler savaşın bir parçasıdır.
Eğitimsizlik: Psikolojik savaşın sonuç verebilmesi, düşman tarafının eğitimsiz ve bilgisiz olması
ile doğru orantılıdır. Aynı şekilde eğitimli ve bilgili gruplar düşmanın psikolojik savaş müdahalelerinin
sonuçsuz kalmasına neden olur.

Yasaklar güven sarsar: Radyo dinlettirmemek, yazı okutmamak gibi eylemler toplumun dış
dünyaya karşı kapatılması anlamına gelir, insanların sürekli tek yönlü bilgiye maruz bırakılması
merak duygusunu artırır. Merak duygusunun canlanması da, yanlışa inanma eğilimini doğurur. Ne
olduğunu bildiği bir propaganda, insanda etki uyandırmaz. Bunun için psikolojik savaş faaliyetleri
konusunda insanlar bilgilendirilirse, düşmanın etki gücü zayıflayacaktır.

Dinî ve millî kültürü taze tutmak: Liderlerine ve kendilerine güveni yüksek, dinî ve millî hisleri
her an taze olan gruplar, psikolojik savaşa karşı güçlü kültüre sahiptirler.
Savaşmak, hayatı riske atmaktır, insanın en büyük sermayesi hayatıdır. Savaşan insan, en büyük
sermayesini riske atan kimsedir. Bu riske girmek için yüksek idealler olmalıdır. Yüksek ideallerolan, “Vatan için canım feda, ölürsem şehidim” inancının ayakta tutulabilmesi bir komutanlık özelliğidir. Bir komutan, askerinde bu özellikleri canlandıramıyorsa eğer, savaşma gücünü vebirliğini harekete geçirebilme kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmiş demektir. Neden savaşacağı konusunda inancı olmayan kişi, savaş ideolojisine sahip değildir. Böyle kişiler, psikolojik savaşta kolayca bezginliğe ve vazgeçmeye maruz kalırlar. Fedakârlık duygusu taşımayan bir asker,savaşmaz. Önce kendi çıkarını düşünen asker, riske girmez. Savaş stres reaksiyonları, savaş ideolojisi olmayan ve inanmadığı savaşa giren askerlerde oluşur. Bir ordunun savaşma gücünü ençok zayıflatan yaralanmalar, psikolojik savaş zayiatıdır.
Sezgileri geliştirmek: Psikolojik savunmanın amacı; bireylerin iyi, kötü, doğru ve yanlış bilgileriayırt etmeleri konusunda uyanık olmalarını sağlamaktır. Eğitimsiz, saf, kültürel alt yapısı yeterliolmayan insanlar, kolayca yanıltılabilirler. Dağdaki çoban bile psikolojik savaşma ve savunma konusunda bilinçlendirilir ve aydınlatılırsa eğer, hiçbir karıştırıcı faaliyetinden sonuç alamaz. Gizli, sinsi emelleri bilen düşmanı ve yöntemlerini tanıyan insan; casusluk, karşıpropaganda ve karıştırıcılık şeklindeki psikolojik savaş yollarına karşı dirençli olur.

Yaşam seviyesi: Psikolojik harekatta hedef kitle eğitimsiz ve yoksul gruplardır. Bu bakımdan psikolojik savunmada da eğitim, kültür ve yaşama standardın yüksek tutulması en başarılı savunma anlamına gelir.
Halk ordu işbirliği: Savaşan bir ordu, adına savaştığı halkın güvenini üzerinde taşıyorsa,işbirliği gelişecektir. Bunun için askerin, “Ben sizden biriyim” mesajı vererek eylemlerde bulunması gerekir. Halkın değerli gördüğü şeyleri küçümseyen ve dışlayan bir komutan, o halkın güvenini kazanamaz. Güneydoğu’da askerin, ayakkabılarla evlere girmesi, sevilen kişilerin itilip kakılması gibi olayların yaşanması alt kültür grubunun güvenini kazanmayı engellediği bilinmektedir. Psikolojik savaşın amaçlarından bir tanesi de, halkla ordunun arasını açmaktır. Bir toplumda casusluk, propaganda ve karıştırıcılık faaliyetleri ile halk ordu arasında güven sevgi-saygı bağı zayıflatılmışsa psikolojik savaş amacına ulaşmıştır. Toplum ve ordu arasında sorun varsa, düşman güçler bunu çok iyi kullanacaktır. Toplumun kendi içindeki ihtilaflarda, ordunun taraflarından birisini tuttuğu hissini uyandırmak, karıştırıcı faaliyetlerin en önemli amacıdır. Ordu halk işbirliği psikolojik savaşa karşı koymak için çok önemlidir.
Propagandanın Bazı Özellikleri
Beyin yıkama yöntemi olarak propagandanın teknik özellikleri şöyle sıralanabilir.
1. Dikkati çekmelidir. Planlaması yapılan propagandanın dikkat çekici olması için, sade ve kısa olması önemlidir. Öz ve kısa fikirler, dinleyici üzerinde, “Her şeyi anlayabiliyorum” duygusunu uyandırır. Hedef kitlenin sosyal düzeyine ve inançlarına uygun kelimeler seçilmelidir.

2. Beden dili kullanılmalıdır. Ağızdan yapılan propaganda daha etkilidir. Televizyonun büyüleyici etkisi ile beden dilinin kullanımı ve ses tonu karşı tarafta güven uyandırıcı veya kaybettirici etki oluşturur.

3. İlgi uyandırmaktır. Fransız ihtilali ve ittihat Terakki Hareketi “Hürriyet, Müsavat,Uhuvvet” kelimeleri ile kitleleri harekete geçirdi. Gorbaçov “Perestroiska ve Glas-nost” ile açıklık ve şeffaflık vurgusu yaparak sistemi değiştirdi. Fransız devrimi liderlerinden Robespier, “Tanrı olmasa bile, onu icat etmeliyiz” diyerek dinî motifleri kullanmaktan kaçınmadı.

4. İstek uyandırmaktır. Bir teneke, meyve ile dolu olsa, siz de o meyveleri almak istediğiniz halde buna gücünüz yetmese ne yaparsınız? Sinsi ve gizli bir şekilde tenekeye su dökersiniz. Bir süre sonra elmalar kokmaya başlar. Herkes tenekeyi boşaltmak gerektiğini kabul eder. Aynı şekilde bir toplumu bir arada tutan inanç, değer sistemi,kültler ve bağlantı yumağı bozulursa, o toplumda değişim arzusu uyanır. Bunun içinülkeyi yönetenlerin, iktidarlarını muhafaza için toplumun saçma inançlar içinde olduğu kanıtlanmaya çalışılır. Hatalar abartılır. Değişime arzu yükselir. Çünkü güven zayıflamıştır.

5. Evrensel değerlerin kabul edildiğini vurgulamak. Konuşma, yazma, toplantı, gösteri, din ve vicdan özgürlüklerine vurgu yapmak; fakat bunu istediği şekilde yorumlamak!.. Sovyetler Birliği Anayasasında bu vurgu, yazılı olarak vardı. Fakat aynı yasa, “Devlet ve toplum menfaatlerini ihlal etmemesi şarttır” diye sınırları belirli olmayan tanımlar içeriyordu. Aynı şekilde demokrasi, laiklik, bölücülük, irtica gibi kavramların sınırlarının çizilmemesi yoluyla, harekât alanını geniş tutmak amacı ile tanımlama dışı tutulur.
6. “Başka çözüm yok” duygusu uyandırmak. “Aynı dolmuşa binmek, elle gelen düğün bayram, zaman sana uymuyorsa sen zamana uy” gibi teslimiyetçi duygular uyandırmak.
7. Ucu açık sorular sormak. Arzu edilen cevabı, hedef kitlenin bulması için sorular sorulur.
8. Esprilerle belirli fikirler telkin edilir. Karikatürize edilen fikirler, sayfalarca mesajı taşıyabilir.
9. Dikkat, ilgi, istek. Dikkati çeken, ilgi ve istek uyandırılan fikirlere her zaman inanmak isteyen yüz binler vardır. Dikkat, ilgi ve istek uyandırılmış bir fikir için istenen hareketi  sağlamak propagandistin sanatsal yönü ile ilgilidir.
10. İnternet taarruzu. Çağımıza bilgi ve iletişim çağı denilmesi bir sonuçtur, ileri teknoloji kullanan gruplar organize çalışarak bir anda 100.000 elektronik posta , Facebook ve Twitter’dan mesaj göndererek fikirleri üzerine dikkat, ilgi ve istek uyandırabiliyor. Mektup ve telgrafla yapılması çok  zor olan bilgi taarruzu, internetle çok kolay olmaktadır. Özellikle ABD’de satanist gruplar, kökten dinci Protestan Baptistler, Gay ve Lezbiyenler bu aracı çok iyi kullanıyorlar. Üniversitelerin bilgi ürettiği, politikacıların çözüm ürettiği modern yaşamda propaganda gelişigüzel yapılmamalıdır. Propagandanın hedefi insandır, insanı tanımayan psikolojik harpçiler toplumun iyiliği yerine, kötülüğüne sebebiyet verebilirler.Propaganda Analizi Psikolojik savaş savunması, doğru istihbarata dayanır. Planlaması iyi yapılır, propagandaanaliz usulleri doğru uygulanırsa başarılı olur.

Propaganda analizi şunlardan oluşur:
a) Propaganda kaynağının tahlili.
b) Propaganda konusunun tahlili.
c) Hedef kitlenin tahlili.
d) Propaganda etkisinin tahlili.
e) Kendi propagandamızın tahlili. O Sonuçların değerlendirilmesi.
Halk arasında anketler yapmak, örnek grupları incelemek, doğru kararı vermek için faydalı
yöntemlerdir.
Gizli Düşman Faaliyetleri
Bir şehir düşününüz, arsanız o şehrin çok işlek ve önemli yerindedir. O şehirde yaşayan ve
yaşamak isteyen herkesin sizin arsanızda gözü vardır. Sizin zor durumda kalıp satacağınız anı
açgözlülükle beklerler. En azından arsanızı alamazlarsa da, kendi çıkarlarına onu kullanmak,
ucuza kiralamak isterler.
işte şu anda dünya haritasına baktığımızda Türkiye’nin kavşak ve stratejik bir arsayasahip olduğunu görürüz. Bu parselde oturan insanları tanımak, anlamak, onları yanlarına  çekmek, birbirlerine düşürmek için bütün güçlerini kullanmaya hazır pek çok uluslararası güç odaklarının varolması kehanet değildir.
Ülkemizin askerî, siyasî, coğrafi, jeolojik ve ekonomik kilit noktasında bulunması, gizli  düşman faaliyetlerine karşı uyanık olma zorunluluğunu arttırır. Güç odaklarının gizli-açık niyet ve amaçlarını, bu ülke savunmasını yapanlar iyi değerlendirmelidirler. Güç odaklarının uluslararası sermaye adına hareket edip etmedikleri, ülkede ekonomik olarak zayıflayan şirketleri ucuza kapatma iştahlarından anlaşılabilir.
Casusluk ve Propaganda  Profesyonel casuslar, yabancı devletlerin tebası olan casuslar ve yerli casuslar şeklinde smıflandırabileceğimiz üç casusluk tarzı vardır. Bu üç tarz casusluk faaliyetlerinin hepsinde
de, ülke insanlarının aralarındaki ihtilaf konuları çok önem taşır. Bugün Türkiye’de bölücülük ve din devleti önemli bir ihtilaf konusudur. Yapılan psikolojik faaliyetler bu sorunları kurcalıyor ve kavgayı büyütüyorsa, bu kavgayı büyüten, kışkırtan kişilerin analizini iyi yapmak gerekir.

1. Grup: iyi niyetli ama radikal düşünen kişiler. Bu kişilerle diyalog kapısı açıksa,uzlaşma sağlanabilir.
2. Grup: Kötü niyetle yapılan, yılan gibi zehirlemekten zevk alan faaliyetler. Bu faaliyetler diyaloga ve uzlaşmaya kapalıdır. Sürekli negatif propaganda ile kusurları göz önüne getirir. Ortak konular yerine, kavgaya götürecek konulan gündeme çıkarır.Elektriğin mahiyeti bilinmez ama ortaya çıkardığı sonuçtan faydalı veya zararlı olduğu anlaşıldığı gibi, psikolojik faaliyetler sonuçları düşünülerek değerlendirilmelidir.
Psikolojik savaş bizatihi savaş değildir. Ama topyekün savaşın en yakın yardımcısı ve destek unsurudur. Psikolojik savaşı göz ardı eden, sosyal olayları kırmızı ve mavi kuvvetler mantığıiçerisinde değerlendiren bir komutan yanlış yapar. Kendi toplumu ile farkında olmadan kavgalıyöntemidir.
En tehlikeli komutanın; kullanılan, dost ve düşmanını karıştırmış komutan olduğu unutulmamalıdır.

Beşinci Kol Faaliyetleri

Bir ülkeyi yükselten, yaşatan, güçlendiren, harekete geçiren, geliştiren canlı-cansız tüm unsurları çürütmek ve yıkmak gibi faaliyetler, beşinci kol faaliyeti denilen bozguncu faaliyet kapsamındadır.
Stratejik beşinci kol faaliyeti
Beşinci kol faaliyetinde ülkenin geçmişinde varolan manevi dinamikleri gözden düşürmek, toplumu başkasının manevi ve kültürel değerlerine hayran bırakmak amaçlanır. Toplumsal aşağılık duygusu uyandırılır. Bunun için basın yayın yoluyla toplumun kusurları ön plana çıkarılır.Ahlâk, inanç, yurtseverlik, kahramanlık gibi değerler gözden düşürülür. Cinsel özgürlük,ilericilik gibi sloganlar devamlı ve sık kullanılarak varolan eğlence kültürü değiştirilmeye çalışılır. Modern ülkelerin karşısında aşağılık duygusu uyandırılır. Kendine güveni azalmış olan topluluklar, başarılı toplulukları taklit etmeye başlarlar ve onlar gibi yaşamak isterler. Bu süreç 30-60 yıllık bir sosyolojik faz gerektirir. 30-60-90 yıllık sosyolojik fazla toplumun kültürel kimliği değiştirilebildiği için, stratejik psikolojik faaliyet amacına ulaşmış olur. Çözüm, toplumun kendi kültürel kimliğini koruyarak çağdaşlaşmasını sağlamak stratejisini gütmekle elde edilir.
Beşinci kol faaliyeti, toplumun önce ruhunu çürütmek, sonra bedenini yıkmak faaliyetidir. Uluslararası sermayenin sömürüyü iyi yapabilmesi için, toplumlarda ahlâkî değerlerin gözden düşmesi, gay ve lezbiyen kültürünün oluşması için yaptığı gizli desteğin, toplumları ruhen çürütme ve sonra sömürme amacı taşıyıp taşımadığı tartışılmalıdır.
Kullanılan tipler
1. Bilerek, çıkar için bozguncu faaliyete katılanlar.
2. Bilmeyerek safiyetle bozguncu faaliyete hizmet edenler.
3. Kazara elde edilip, şantajla ve zorla kullanılan kişilerden oluşur.
Beşinci koüa mücadele
Bozguncu beşinci kol faaliyeti, kara ve gri propaganda yöntemlerini çok kullanır.
Yıkılan her ocağın, toplumda gelişen her gerilimin, beşinci kolun bir kazancı olduğubilinmelidir. Dış düşmanla mücadelede hedef bellidir. Nizamı savaşla netleşmiş saflarla sonuç alır.Psikolojik faaliyet iç düşmana karşı yapılır, iç düşman, gizli ve dolambaçlı yollardan hareket eder, yaptıklarını maskeler. Hile ve aldatma ile aile içinde kavga çıkartır. Bir ülkeyi büyük bir aile olarak düşünürsek, aile içi sorunlar baskı, tehdit, sindirme, korkutma ile çözümlenmez. Dinleme, karşı tarafı anlama, emir yerine fikir verme, diyalog ve uzlaşma ile çözülür.
Uzlaşmacı, diyaloga açık komutan ve yönetici Beşinci Kol faaliyetinde güçlü konuma gelir.

Kontrollü Gerilim Stratejisi
“Kitlesel iç düşman” Hitler’in literatüre kattığı bir deyimdir. Faşizmde yöntem olarak kullanılır. Toplumun bir kesimi şüpheli ve sakıncalı olarak etiketlenir. Potansiyel tehlike olarak algılanır. Kapital kızıl sermaye, yeşil sermaye gibi tanımlarla kodlanır. Kolluk kuvvetleri, toplumun yasalara saygılı ama muhalif düşünen kişilerini fişler. Daha sonra bu kişilere karşı plan yapılır. Provokasyon da dahil olmak üzere çeşitli psikolojik savaş yöntemleri uygulanarak suç işletilmeye çalışılır. Doğal bir hak olan eğitim hakkı, ticaret hakkı, anadilini konuşma hakkı gibi evrensel kabul gören haklar elinden alınır. Bu kişiler haklan elinden alındığı için tepki verdiklerinde, “işte kamu düzenini bozuyorlar” gerekçesi propaganda ile işlenir. Bu durum tıpkı bir babanın çocuğunun elinden yiyeceği alıp, sonra çocuğunun tepkisini isyan olarak
algılaması gibidir.
Kontrollü gerilim, güçlü tarafın egemenliği elinde tutmak için geliştirdiği bir yöntemdir. Kısa vadede sonuç verse de, uzun vadede mağdur taraf doğru duruş gösterirse güçlenir. Kontrollü gerilim stratejisinin etkisini bozacak karşı psikolojik savaş yöntemi, “kendi savaşını kendi belirlemektir.” Karşı taraf kendi kurallarında savaş ister. Fikrine güvenmeyen ve elinde silahı olan tarafa karşı yapılacak en doğru psikolojik savaş, fikrine güvenen insanların kendi fikirlerini ısrarla ve sabırla, demokratik yöntemlerle anlatmalarıdır.
Fil Yöntemi
Fil her gün aynı yoldan geçen bir canlıdır. Fil avcıları yola tuzak kurarak onu çukura  düşürürler. Siyah elbise ile gelip iyice döverler. Bir iki gün sonra beyaz elbise ile gelip kurtarırlar. Fil, artık onları kurtarıcı gibi görür. Bir başka psikolojik savaş yöntemi de budur: Toplumu bunalıma sok, sonra kurtar ve kendine bağla.İtaat Kültüründen Demokratik Kültüre Özellikle kültürel inanç sistemleri ile yapılan psikolojik savaşta, kültürel inanç sistemi kendi sisteminin savaş kurallarını kendisi belirlerse başarılı olur. Tabii kültürel inanç sistemi çağdaşverilere uygun yapılanmaya sahipse. Böyle bir savaşta, savaş stratejisini belirleyenlerin dost vedüşmanı belirlemede gösterdikleri hataları düzeltmeleri kolay olur. Sorunlar kavga ile değil, uzlaşma ile çözümlenebilir.
Pazarda kültürler ve fikirler satışa çıkar, toplumsal talep ve ihtiyaca en iyi cevap veren kazanır. Serbest fikir piyasası olmadan, serbest ekonominin olmadığı bilinmektedir. Bireylerin özgür olduğu toplumlarda, fikirlerin çatışması ile gerçekler ortaya çıkar ve toplumsal ilerleme olur.
Dünyaya baktığımızda bireylerin özgür olduğu, toplumun çeşitli korkuların esiri olarak gerileme sokulmadığı ülkelerde ilerleme daha iyi olmuştur. Kore, Japonya, ispanya’nın 60’h yıllardaTürkiye ile refah düzeyi aynı idi. Şu anda hepsi bizden çok daha iyi durumdalar. Türkiye’de değişen ne oldu? Siyasî istikrarsızlık oldu. Bazı odaklar sürekli toplumsal ihtilafları kaşıyarak,”Kontrollü gerilim stratejisi” uyguladılar. Ülkenin kaynakları hep güvenlik yatırımlarına gitti. Demokrasinin çözüm üretmesine fırsat vermeden kesintiler yaşandı, insan vücudunda büyümehormonu salgılamasını önleyen en önemli etken kronik stres olduğu gibi, ülke de kronik stresaltında tutularak büyüme engellendi. Akıllı ve ülkesini seven insanların yapacağı şey, sorunları uzlaşma ile çözmeye çalışmaktır.Aile içi sorunlar baskı, tehdit, kavga, sindirme yoluyla değil, uzlaşma ile çözülür. Fakat önce toplumdaki alt kültür gruplarını aileye dahil etmek gerekir.Türk toplumunun itaat kültüründen geldiği bilinmektedir. Toplumumuzda, “Hakanımız.bilir,
devlet kutsaldır” düşüncesi ile “sorma, düşünme, itaat et” inancı vardır. Ancak Batı akılcılığı özgür düşünen, bağımsız davranan, sorgulayan insanlar üretti. Bilim ve teknoloji böyle gelişti. Eğer biz çağdaş olmak istiyorsak, özgür düşünce ortamında fikirlerimizi korkmadan savunmalıyız. Böylece küresel mutluluğa hizmet etmiş oluruz. Mezopotamya kültürünü, serbest düşünce piyasasının olduğu demokrasi kültürüne çevirmekten başka çağdaş yol yoktur. Roma ve İtaat Kültürü itaat kültürü sadece Orta Asya ve Mezapotamyada değil, Roma’da da çok yaygın bir kültürdü. Roma hukukunda babaya itaat çok kesindi. Kadın ölünceye kadar vesayet altında kabul ediliyordu. Babaya itaat lidere itaate şartlanma şekline dönüşüyordu. Batı dünyası Roma  hukukundaki itaat duygusunun suis-timallerini görerek bugün demokrasiye geldi. Ortaçağda  yaşanan kavgalar, baskılar ve adaletsizlik demokrasi meyvesini verdi. Osmanlı coğrafyası kaos  yaşamadığı için demokrasiye ihtiyaç hissetmiyordu. 19, yüzyıl da Meşrutiyet’le toplumsal ihtiyaç  doruk noktasına geldi.
Demokrasi ideolojisi
Amerika’da kongre kurulduğu zaman, halkın okuma yazma oranı %1Ö idi. “Eğitimsiz, yoksul toplumlarda demokrasi olmaz” anlayışı yanlış bir inanç ve propagandadır. Demokrasi, halka inanma ve egemenliğin ona geçtiğini kabul etme olgusunun olduğu bir ideolojidir. Çoğulcu, özgürlükçü demokraside halk hürdür, korku altında değildir. Özgür olan büyük topluluk yanlışta uzun süre birle-şemeyeceği ön kabulüne inanan demokrasi değer sistemi “mütearife” dir. Yani isbatlanmasına gerek olmayan açık gerçektir. Hür topluluk doğruyu bulur.
(Demirci,- 2001)
Eğitim sistemi demokrasi ideolojisinin vurgusunu yapmalıdır. Bir Harp Okulu düşününüz,müfredat programında hiç demokrasi vurgusu yok. O harp okulundan darbeci subaylar yetişir. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna inanmak sözde kalmamalı.Kavgaların en aza inmesi, insanların kendilerini ifade edebildiği, alt kültür değerlerini yaşadığı vegüven duyduğu sistemlerde mümkündür.Devleti yönetenler, demokrasi kültüründe bekçi konumundadırlar; arslan terbiyecisi konumunda değildirler. Kendisini devletin hizmetkârı, halkının da patronu gören idareci tipi arslan terbiyecisi tipidir,monarşilerde vardır.
Önyargı; eksik ve hatalı bilgilerden hareket edip genelleme yaparak başkalarına yönelik olumsuz
tutum ve düşmanca davranış içerisine girmek olarak tanımlanır. Sevgi dolu ve destekleyici bir ortam,
diyalog yolunu açar. Farklılıklar konuşulur. Farklılıkların tartışıldığı ortamda bilincin katmanlarındaki
önyargılar sorgulanır. Böylece düşmanca olumsuz tutumlar, en aza iner. “En büyük düşmanımız önyargı,
en büyük ihtiyacımız diyalog” diyen Cemil Meriç ne güzel ifade etmiş.”Çağdaş olmak ön yargısız olmakla eşdeğerdir” denilirse herhalde abartılmış olmaz.Tabuların peşinde koşan, dogmatik bağlılıkla her şeyi önyargı ile değerlendirip genelleme yapan bireyler, çağdaş kültüre uyum sağlayamaz ve tarihin çöp sepetinde yok olup giderler.

Kaynak: Psikolojik Savaş – Prof. Nevzat Tarhan

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından adınıza imzalı satın almak için Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikSatanizm Nedir?
Sonraki İçerikEski Mısırlılar Mu ve Atlantisten mi Geldi?

36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER