Afet İnan ve Atatürk’ün Mektupları

335

“Atatürk,

Uzun günler geçti. Yolculuk, yeni üniversite yaşamı, yerleşme işleri ve birçok düşünceler hep bugünler içinde yer aldı. Sizden haber aldıkça kuvvet topluyor ve çalışma kudretini kendimde buluyorum.
Ankara yolunda iken dil teorinizi tarih ve tarihten önceki zaman içinde düşündüm. İnsan güneşin aydınlığını ve sıcaklığını yeryüzüne indirdikten sonradır ki, kültür sahasında ilerlemiş ve kendi emeği ile doğaya egemen olabilmiştir…

Ben buradaki derslere gelir gelmez başladım. Sınav için zorunlu olan kısımların profesörlerini tanıdım ve derslerine devam ediyorum. Yalnız Prof. Pittard’ın dersini benim seçtiğim bölümde gelecek yıl için olduğu halde, onun ısrarı ve benim de isteğim üzerine bu seneden almaya başladım. Şimdilik en iyi anlaştığım profesör o.
Bizim yeni hafriyattan bahsetmiştim. (Çorum Alacahöyük’teki kazılardan bahsediyor.) İlk dersinde kalabalık bir öğrenci gurubuna Türkiye’deki bu yeni arkeolojik buluntulardan bahsetti ve üzerinde önemle durdu. Fırsat düştükçe gerek ders, gerek konferans hazırlamalarında Türklüğe ve Küçük Asya Kültürüne karşı olan admirasyonunu ve ilgisini tebarüz ettiriyor.

Derste bir tarih profesörü, Türklük üzerinde bilgisizce bir söz kullandı. Rektörün bir lokaldaki toplantısında bu profesörle münakaşa ettim. Bugün aynı profesör seminer konferansları için birçok talebelerle ders yaparken, daha önce yaptığı hatayı yerinde olarak tashih etti. Pek memnun oldum. Telgraf cevabınıza çok sevindim. Saygı ile ellerinizden öperim.
Afet”

“Profesörlerden birisi ile şu mevzu üzerinde münakaşam oldu. Atina Akropolü’nün Türkler tarafından cephanelik yapıldığını ve 1687’de Venedikliler tarafından bombalanarak tahrip edildiğini Voltaire’in kitabından okudu. Benim yerinde gördüğüme göre, Atina Akropolü Türkler tarafından cephanelik değil cami olarak kullanılmıştır. Atina, hatta bütün Yunanistan abideleri Türkler sayesinde muhafaza edilmiştir. Savaş esnasında cephane geçici olarak konmuş olabilir. Bunun hakkında bizim Tarih Kurumu, Atina’daki elçimiz acaba ne düşünürler? Ben bu dediklerimi dokümanla ispat etmek isterim…”

“…Dün Pittard’ın labaratuarında bir Fransız bilimadamı için çay vardı. Ben de davetli idim. O konferans verenle konuştum. Genel müzeler hakkında konuşurken, Yunanistan’da gördüğüm Türk Osmanlı eserlerinden söz ettim ve konferansını dinlediğimi fakat Türkiye hakkında niçin iyi şeyler göstermediğini sordum. Biraz utandı, sorduklarıma da yanıt veremeyince yanımda fazla kalamayarak çekildi. Pek iyi bir tanışma olmadı. Fakat ben de içimde olanları söylemiş oldum…”

“Afet,
Mektuplarını aldım. Ara sıra telefon görüşmelerinden de sıhhat ve afiyetinden ve muvaffakiyetle derslerini takip ettiğinden haberdar oluyor ve memnun oluyorum. Senin gaybubetinden hasıl olan bu sıkıntıyı bu suretle tahfif etmekteyim. Ben bildiğin gibi dil ile meşgul oluyorum. Sen giderken basılmış olan ilk broşürü tashih ve tadil ettirerek yeniden bastırttım. Sen de almış olacaksın. Bunlardan sana yeniden beşer tane gönderiyorum. Bununla beraber şimdiye kadar teorinin tatbikatı olmak üzere, Ulus’ta yazdığım yazıların da kupürlerini toplu olarak gönderiyorum… Bence Güneş-Dil Teorisi isabet etmiştir. Hint-Avrupa dillerine de kabil-i tatbiktir. Sen kendin, gönderdiğim tatbikat notlarıyla teoriyi kavramaya çalış. Anlaşılmayan yerleri sor izah edeyim. Ondan sonra belki linguistik profesörünle beraber tetkik ve tentik eder onun da mütalaasını bana bildirirsin…

Biz yemek odasında her gece dilcilerle tahta başında dil tatbikatı yapıyoruz. Ben gündüzleri buna hazırlanıyorum. Ekseriya çıkmaya da vakit bulamıyorum… Telefonla görüşmek istediğin gün, ben henüz yatakta yatıyordum. Celal yanıma geldi, telefonu açtım. Halbuki yanıma gelinceye kadar geçen zamanda konuşma bitti diye yolu kapamışlar. Ulaştık tekrar, bulamadık, pek canım sıkıldı.
K.Atatürk”

Afet,

Onbeş günlük Cenevre hayatının tafsilatını okudum. Büyük sıkıntının ekonomi politik olduğunu anlıyorum. İlk tatilden istifade ederek buraya geliniz. Eskiden elinizde bulunan ve yeni elde ettiğiniz notları beraber getiriniz. Ankara’da yüksek ihtisaslı arkadaşlarımız size en büyük yardımı yapacaklardır. Müsterih olunuz.

                                                      K. Atatürk

16.I.1937

Afet,

Hatay üzüntüsüne, Conker’in ölümü acısı karıştı; bu acının açtığı yaranın derinliğini tahmin edersin.

Ulukışla-Ankara seyahatinden sonra tekrar İstanbul’a geldim. Bu bildiğin gibi, eski sıhhi tavsiye icabı, bu ay Ankara hakikaten çok sert. Cenevre görüşme neticesini, öyle görünüyor, burada geçireceğim. Hemşire de Ankara havasını sert buldu, rahatsız oldu. Hala istirahat ediyor.

İsmet İnönü, Dr. T. R. Aras, Ş. Kaya iki gündür buradadırlar. İnönü sarayda beraberdir. Heyet bu akşam hareket ediyor.

Son gönderdiğin kupürleri, notları ve mektubunu aldın. Necmettin Sadak ve Sefirden de telgrafla malumat almıştım. Konferansınız arkadaşlar üzerinde de iyi tesir bıraktı.

Sıhhatım iyidir, gözlerinden öperim.

H. R. Soyak tafsilat verecektir.

Senin için sıhhat ve neşeli çalışmalar dilerim.

K. Atatürk

     1936

Afet,

Seyahatım esnasında aldığım telgrafından ve dün gece başyaverle telefonla konuşmandan sıhhatte olduğunu öğrendim. Takip etmeyi planlaştırdığın dersler hakkında izahatına muttali oldum. Bilhassa bütün bu işleri takip etmekte olduğunu ifade ederken, neşeli bulunduğunu anladım. Bundan dolayı çok memnun ve müsterih oldum. Sükunet ve huzur içinde neşe ile, emniyetle çalışmakta devamını tavsiye ederim. Cenevre’de ve bana anlattığın gibi diğer Avrupa üniversitelerinde takip edeceğin çalışma programını tespit ederek bana bildirmeni beklerim, gözlerinden öperken, beraber bulunduğumuz arkadaşların isimlerini birer birer sayarak onların da sana kalbi selam ve hürmetlerini tebliğ etmek isterim.

Hikmet Bayur, Köprülü Fuat, Müştak Mayakon, Dr. Şakir Ahmet, Sadri Maksudi, Hasan Reşit Tankut, Dr. Hilmi, Kavalalı İsmail Hakkı, Edip Servet, Kılıç Ali, Muzaffer ve ben.

                                                                              K. Atatürk

Afet,

Tape edilmiş yazılar telgraf olarak çekilmek üzere dün akşam sofrada, bütün arkadaşlar yanında dikte ettiğim sözleri imtina eder uzun diye bugüne bırakmışlar, aynen mektup olarak gönderiyorum.

Telefonla konuşmak istediğin gün ben henüz nezleden yatakta yatıyordum, Celal yanıma geldi. Telefonu açtım. Hallen ki yanıma gelinceye kadar geçen zamanda, konuşma bitti diye, yolu kapatmışlar. Çok uğraştık tekrar bulamadık. Pek canım sıkıldı.

Yakında görüşmek üzere, büyük hasretle gözlerinden öperim.

K. Atatürk

                                                                              6.1.1938

Afet,

Bugün aldığım mektubunuzu ve konferansınız suretini lezzetle okuduk üç kişi arasında: Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve ben, zaten bu geceki sosyetemiz bundan ibarettir. Çok memnun olduk, sizi takdir ettik.

Yeni çalışmaların için Başvekil Celal Bayar kendisinden istediğiniz bütün yardımları yapmak için esaslı tedbirler alacak ve onların neticelerini size bildirecektir.

Konferansınızı Şükrü Kaya okudu; büyük hayranlığıyla bize de izahlarda bulundu.

Sorbon’da yapacağınız tetkiklerden alacağınız intibaları da bildirmenizi bekleriz. Tarafımızdan selam. Elçi ve eşine, kıymetli çocuklarına da tarafımızdan selam söylemenizi rica ederiz.

                                                                            K. Atatürk

                                                                  Celal Bayar, Şükrü Kaya

Kaynak:

1- Atatürk’ten Mektuplar, Prof. Dr. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Basımevi,

2- http://www.turksolu.com.tr/afet-inan-avrupaya-tarihi-ogreten-kadin/

3- http://isteataturk.com

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından adınıza imzalı satın almak için Tıklayın
PAYLAŞ
Önceki İçerikMayahuel’den Tekilaya: Agave
Sonraki İçerikHayvan Tüyü Kist Yapar mı?

36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER