Etrüsk Kralı Numa Pompilius

192

Roma’nın İkinci kralına geçmeden önce, Titus Livius’un da, moden tarihçilerin de garip bir tutumuna işaret etmek istiyorum : Roma’da hüküm sürmüş krallar arasında, nerede sönük veya sevimsiz kral varsa, onlara göre Etrüsktür, nerede başarılı, eser · bırakmış kral varsa, Latin veya Sabindir.

İşte onun için, Roma’nın ikinci kralı NUMA Pompili (-us) da Sabin sayılmaktadır, çünkü ikinci gruptandır. Seçildiği andan itibaren, Etrüsk adetlerinin uygulanmasında ısrar eden, Etrüsk dinine son derece bağlı olan ve Roma kralı olduktan sonra, başka Etrüsk şehirlerinden yeni Etrüsk adetleri, yeni Etrüsk kuralları getiren bu kralın bir Sabin olduğuna delil ne imiş ? Kendisinin bir Sabin şehri olan Kures’de oturması …. Tarihçiler unutuyorlar ki, Numa’nın kral seçildiği sırada, Etrüsklerle Sabinler arasında bir Dostluk ve işbirliği anlaşması vardı. Yüzlerce Sabin Roma’ya taşınmıştı. Bir Etrüsk’ün Sabin toprağında bir ev beğenip satın almış olmasında bir anormallik olabilir miydi ?

Hem Numa, halk tarafından ” oybirliği ile” seçilmişti. Kendisi bir Etrüsk olmasa idi, Romadaki Etrüskler ona oy verirlermi idi ?

Allahtan, gerçeği gören, tarafsız tarihçiler de vardır. Alman etrüskologlarından Qtto-Wilhelm von Vacano, “Eski çağ dünyasında Etrüskler” adlı eserinde şöyle der :

“Numa . . .. tipik bir Etrüsk idi”

Aslında Numa, Romülüs öldükten hemen sonra seçilmemiştir. ,Etrüsk geleneğine göre, bir kral ölünce, ancak bir yıl sonra yeni kral seçilirdi. Bu adetin, kim bilir, belki de siyasi ve psikolojik yararları vardı.

Yeni kral seçilinceye kadar, Yaşlılar Meclisi üyeleri nöbetleşe işleri yürütürlerdi.

Numa, Roma halkı tarafından kral seçilince, seçimin tanrılar tarafından onaylanmasını istedi. Bu münasebetle, bir Etrüsk rahibi tarafından, Etrüsk dinine ve geleneğine göre yapılan, tanrılar’dan mesaj isteme törenini, Titus-Livius bütün ayrıntıları ile anlatmaktadır.

Halkın arzusunun “GÖĞÜN ARZUSU” olduğu anlaşıldıktan sonra, Numa bir yandan krallık vazifelerini yerine getirirken, bir yandan da Roma’nın dini teşkilatında bir takım reformlar yapmaya başlar.

Numa’nın düşüncesine göre, Roma kurulur kurulmaz savaşa giriştiği için ve yıllarca savaştığı için, bir barış, bir nefes alma dönemine ihtiyacı vardı. Savaşta, zaptedilen şehrin yağmalanması gibi durumların maddileştirdiği, kabalaştırdığı Roma vatandaşının medenileşmesi, manevileşmesi lazımdı. Onun içindir ki Numa, komşu milletlerle iyi geçirmeye, barışı korumaya ve Romalılarda dini duyguları güçlendirmeye önem verdi. Bu maneviyatçı kral, başka Etrüsk şehirlerindeki öneklere uyarak, Roma’nın dini kuruluşlarına yenilikler getirdi. Bu arada, ateş, ocak ve aile tarıçası olan Vesta’ya önem vererek, Roma’da onun kültünü yaymak için çaba gösterdi. 43 yıl süren krallığı döneminde hiç savaş çıkmadı. Roma’da fikri ve dini hayat gelişti.

Kaynak : Adile Ayda – Türklerin İlk Ataları

PAYLAŞ
Önceki İçerikEtrüsk Kralı Romülüs
Sonraki İçerikEtrüsk Kralı Tullus Hostilius
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER