Takvim Nasıl Ortaya Çıktı?

554
Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması "Orta Dünyanın Analizi" çıktı.Yazarından imzalı satın almak için Tıklayın

İlk kentsel uygarlıklar ile bilim arasındaki bağlantı, kent yaşamı­nın gerektirdiği birtakım rutin işievlerin yerine getirilmesinde kendini gösterir. Bunların arasında bilimle en yakından ilişkili olanı üretim, özellikle de tarımsal üretimdir. İşte takvim de burada devreye girer.

Aslında eski çağlarda bilim takvimle birlikte doğmuş ve gelişmişti. Di­ğer bir deyişle takvim bilimdi ya da bilim takvimdi. Takvim gök ci­simlerinin hareketlerinin bilinmesi ve anlaşılması demekti ki bu da çağlar boyunca yaşamsal önem taşımıştır. Özellikle Mısırlılar takvim­le çok yakından ilgileniyorlardı, zira yaşam kaynakları olan Nil her yıl aynı dönemde taşmakta ve çevresindeki ekili arazileri sular altında bırakmaktaydı. Diğer ırmakların ne zaman ne yapacakları belli olmaz­dı ama Nil’e güvenebilirdiniz.

misir-takvimi

O zamanki görünüm, aynı bölgeyi gösteren günümüzdeki haritalardan farklıdır. Örneğin geçmişte bir sahil kenti olan Ur bugün denizden yaklaşık olarak 250 km içerde bulunmaktadır. Bunun nedeni eski çağlarda Mezopotamya’da sık sık görülen ve çekildikleri zaman arkalarında çok büyük ölçüde çamur ve çakıltaşı yığınları bırakan bü­yük su taşkınlarıdır.

antik-misirin-gizemli-takvimi

Ekvator kuşağına özgü yağmur ormanlarından kaynaklanan dü­zenli bir akışı bulunan Nil, Abynissia (Habeşistan) da esen periyodik muson rüzgarlarının getirdiği yağmurların etkisiyle yılın belli zaman­larında su taşkınianna neden olmaktaydı. Doğal olarak Nil’in ne za­man taşıp tarlalarını sular altında bırakacağını bilmek isteyen Mısırlı­lar bu amaçla çeşitli yöntemler geliştirmişlerdi. Bunlardan biri de ır­mak boyunca belli aralıklarla yerleştirilen ve üzerlerinde suyun yük­sekliğini gösteren işaretler bulunan taş sütunlardı. Bu “Nilölçerler”i düzenli biçimde denetle­yen ve sular yükselmeye başladığı zaman çiftçileri uyarıp ürünlerini toplamalarını sağlayan özel görevliler bile vardı ve doğal olarak Mısır ‘da tüm tarımsal etkinlikler bu olaya göre düzenlenmekteydi.

Eski çağların tarıma dayalı uygarlıklarında takvime verilen öne­min diğer bir nedeni de toprağın sürülmesi, tohumlama ve ürünün toplanması gibi işler için en elverişli hava koşullarının sağlanması is­teğiydi. Bu sadece elverişli koşulların ne zaman ortaya çıktığını bilmeyi değil, bu koşulları oluşturmaya çalışmayı da içeriyordu. İnsanlar doğru zamanda doğru duaların okunması ve uygun dinsel törenlerin yapılması durumunda yağmurun yağacağına ya da su taşkınlarının önleneceğine inanıyorlardı. Bu nedenle eski çağlarda ülkeyi yöneten kişinin aynı zamanda başrahiplik görevini de üstlendiği dinsel yöne­tim biçiminin yaygınlaştığını görüyoruz. Ülkenin kaderini ellerinde tuttuklarına inanılan bu rahip-krallar doğal olarak toplum yaşamının odak noktasını oluşturuyorlardı.

historic chinese text

Eski Çin belgelerinde bu yoldaki inancı kanıtlayan kayıtlara çok sık rastlanır. Örneğin zavallı İmparator’un güneşin doğmasını sağla­mak için yaşamı boyunca her sabah dörtte kalkmak zorunda oldu­ğunu bu belgelerden öğreniyoruz. Çinliler güneş ve ay tutulmaları ile de çok yakından ilgileniyorlardı. Eski Çin belgelerinden birine gö­re Hi ve Ho adlı iki saray astronomu böyle bir olayı önceden haber veremedikleri için imparatorun emriyle idam edilmişlerdi.

antik-cin-takvimi

Bu devre dair en çok dikkat çeken husus, gökyüzünün gerektiği gibi gözlemlenmesinin, gök cisimlerinin hareketleri ve çeşitli doğal olayla­rın anlaşılmasının Antik Çağda insanlar için daha sonraki hiçbir dö­nemde görülmediği kadar büyük bir önem taşımış olduğudur. Fizik biliminin büyük bir bölümü de bu gibi olguların gözlemlenmesinden ortaya çıkan takvimle birlikte doğmuş ve gelişmiştir.

Kaynak: J. D. Bernal- Modern Çağ Öncesi Fizik.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER