Tarımın Doğuşu

353

Yaşam biçimini oluşturan tüm sistemi kökün­den değiştiren gelişme tarımın doğuşudur. M.Ö. 8000-7000 yılları arasında son Buzul Çağının sona ermesiyle bir­likte Alplerin en yüksek dorukları ile bugünkü Norveç dışında kalan tüm Kuzey Avrupa’yı kaplayan buzlar erimeye başlamıştı. Bunun bir sonucu olarak bu bölgede oldukça ılıman bir iklim oluşmuş ve bunun yanı sıra çok geniş ve verimli topraklar ortaya çıkmıştı.

antik-misirda-bugday-hasadi

Buzların erimesinin diğer bir etkisi de tüm deniz ve okyanusların yükselmesiydi. Buzulların erimesiyle bugünkü Büyük Sahra’yı da içine alan ve çok sayıda hayvan türünü barındıran step benzeri geniş otlaklar­dan oluşan çok büyük bir alan sular altında kalmıştı. Sonuçta bu hayvan­ların büyük bir bölümü ölmüşse de bazı türler yeni koşullara uyum sağla­yarak varlıklarını sürdürmeyi başarmışlardı. Örneğin bugün denize yakla­şık 2000 mil uzaklıkta bulunan ve hiçbir akarsuyun geçmediği, dört bir yanı çölle çevrili olan Hoggar’da çok sayıda timsah görebilirsiniz.

antik-misirda-tarim

Zamanla suların çekilmesi ve toprağın çölleşmesi üzerine ırmak kıyı­ları ve ırmakların denize kavuştuğu deltalar gibi sulak ve çok sayıda av hayvanını barındıran verimli topraklara göç eden insanlar buralarda do­ğada kendi kendine yetişen mısır bitkisiyle tanışmışlar ve bir süre sonra da bunu kendileri ekip biçmeye başlmışlardı. Zaman içinde diğer tarım ürünleri de bunu izlemiştir.

antik-misirli-ciftciler

Tarımın gerçek doğum yerinin neresi olduğu konusu tartışmalıdır. Bazıları bunun Dicle ırmağının kuzeyindeki bölge olduğunu söylerken di­ğer tarihçiler tarımın ilk kez Jericho’da başladığını öne sürmektedir­ler. Bunların her ikisi de gerçekten çok eski, en az 10.000 yıllık-yerleşim yerleridir ve buralarda tarihin en eski dönemlerinden beri mısır yetiştiril­mektedir. Mısır saplarının kesilmesinde, tanelerinin öğütülmesinde ve mısır unundan yapılan ekmek ve yemeklerin pişirilmesinde kullanılan orak, değirmen taşı ve toprak kap gibi araç-gerece bu bölgelerde yapılan kazılarda çok sık rastlanması da bunu kanıtlamaktadır.

jericho-antik-kenti

Jericho yakınla­rında ortaya çıkarılan ve “çömlekçilik öncesi Jericho”adı verilen çok es­ki bir yerleşim merkezinde bu toprak kaplardan bulunmamasına karşın mısırın ekildiğini ve tüketildiğini gösteren kalıntılara rastlanmış ve bun­lar Taş Devrinin son dönemlerine tarihlenmiştir. Jarma adını taşıyan ve bundan daha da erken tarihlerde kurulduğu saptanan diğer bir yerleşim yerinde de yine mısırın varlığını gösteren kalıntılar bulunmuştur.

jericho-urdun

Oldukça sapa bölgelerden büyük çöllerin sınırla­rına dek yayılan tarımın ırmak boylarına da gelmesi için aradan uzunca bir sürenin geçmesi gerekmiştir. Tarımın ırmak kıyılarında başlamamış olmasının nedenine gelince: Nil, Dicle, Fırat ve İndus gibi büyük ırmakla­rın kıyıları boyunca yer alan dar bölgeler avlanmaktan başka bir şeye el­verişli olmayan sık bir bitki örtüsü ile kaplı bataklıklardan oluşuyor ve bu koridorun dışına çıkıldığı zaman da çöl başlıyordu.

antik-misir-tarimi

Dolayısıyla ancak ırmak boylarının ağaçlardan temizlenmesi ve bataklıkların kurutulması için gereken yöntemler geliştirildikten sonra insanlar buralarda da tarım yapabilme olanağına sahip oldular.

misirli-koyluler

Tarıma dayalı uygarlığın Nil boyunca gelişmesini timsahlara bakarak izleyebilirsiniz: Nil deltasının yer aldığı bölgeden güneye doğru gittikçe timsahların sayısının artması bu hayvan­ların sürekli biçimde ilerleyen tarımın önünden kaçarak iç bölgelere sı­ğındıklarını göstermektedir.

Kaynak: J. D. Bernal- Modern Çağ Öncesi Fizik.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER