Türklerin İlk Ataları-Bask-5

383

Bask milleti Fransa’nın Güneyi ile İspanya’nın Kuzeyi arasında sıkışmış, Hint-Avrupalı olmayan, bağımsızlıktan yoksun bir millettir.

Bask’ların dilini çeşitli milletlerden bir çok bilim adamı, netice almaksızın, yani herhangi bir dil ailesine bağlayamaksızın, incelemişlerdir.

Türkler arasında Bask’lar ile ilgilenmiş, onların dilini incelemiş olan bilim adamı tarihçi ve arkeolog Hamit Zübeyir Koşay’dır.

H.Z. Koşay’ın, bu konuda çeşitli tarihlerde yayınlanmış yazıları şunlardır ;

a) ” Bask dili ile türkçe arasındaki münasebetler”

b) “Dil mukayeselerine göre Basklarla Türklerin temasları, göç yolları ve zamanı hakkında”

c ) “Dünyada bir Bask davası var”

d ) “Türk dili ile ilgili prehistorik izler”

Hfnit Zübeyir Koşay, Bask dilinde 100 den fazla Türkçe’ye benzeyen veya Türkçenin aynı olan kelime bulmuştur. Bir iki misal verelim :

                   Baskça                                     Türkçe

                   ber                                           biricik

                   del                                           demek

                   kıskın                                       kızgın

                   oiher                                        aykırı

Bu son kelimeyi” Koşay’ın yazılarından  birinde okurken, zihnimde şimşek çaktı : Sakın Basklarda A’ları O telaffuz edenlerden olmasın? .. Ve, Koşay’ın yazılarını tarayarak, fikrimi güçlendiren bir sürü misal buldum. Bunların üçünü aşağıya alıyorum.:

                  Baskça                                      Türkçe

                  sogir                                          sağır

                  zori                                            sarı

                  sokor                                         sığır

H.Z. Koşay İtalyan dil bilgii Trombetti’nin baskça hakkında şöyle dediğini hatırlatır:

“Baskça paleo-asiatik diller zümresine girer”

Bize göre buradaki “paleo” (eski) kelimesi gereksizdir. Çünkü bugün baskça da, türkçe de, yaşayan birer dildir.

Koşay Belleten 1957 deki yazısının sonuna bir ingilizce özet eklemiştir. Bu özetin son bölümünden bir parçayı Türkçeye çeviriyorum :

“Netice : Basklar Orta Asya menşelidir … Türklerle Basklar arasında ırk birliği olup olmadığı) ancak şimdiden sonra yapılacak ciddi araştırmalar neticesinde belli olacaktır. Basklar Orta Volga bölgesinde, Türklerle bir arada yaşadıkları sıradadırki, onlardan ayrılmışlardır. Aşağı yukarı 17 yüzyıl boyunca da, artık aralarında temas olmamıştır. Yani, Basklarla Türkler M.S. lll. yüzyılda biribirlerinden ayrılmışlardır. Bu incelememize esas olan Bask ve Türk dilleri arasındaki MÜŞTEREK KELİMELER en az 2000 yaşındadır. Bunlar çeşitli Türk kavimlerinin lehçelerinde bugün de kullanılmaktadır”

Ve H.Z. Koşay yukarıdaki satılara çok önemli bulduğumuz aşağıdaki cümleyi ekliyor :

“Benim şahsı eğilimim şudur ki, Baskların menşei meselesinin çözümü İSKİTLERiN menşei meselesi ile YAKINDAN BAGLANTILIDIR”,

H.Z. Koşay, gerek Belleten’deki yazısından, gerek “önasya” dergisindeki yazısında, aşağıdaki cümlesi ile, bize çok önemli bir islami kaynağın varlığını da haber vermektedir

“Mesudi Nurucü El-zehep-‘te, İspanyanın Kuzeyinde Araplarla mücadele eden kavimlerden bir bölümünün İSKİTLER oduğunu kaydeder”.

Burada şunu söylemeliyim ki, nasıl Yakutlar kendilerine Yakut demiyorlarsa, Basklar da kendilerine Bask demezler. Baskların, kendi dillerinde konuşurken, kendilerine verdikleri ad EUSKO’dur. (Bu ad bazen EUZKO şeklinde de yazılır. Fakat şunu eklemeliyim ki ispanyolcada Z harfi Z sesini vermez, İngilizlerin “bath” (banyo) kelimesinin sonundaki TH gibi bir ·ses verir.)

Bu kelimeyi tahlil ederek, aslını bulmaya çalışalım:
Yukarıda, H.Z. Koşay’ın verdiği bilgilerden yararlanarak, Bask milletinin (istisnalar bulunmakla beraber) A’ları O telaffuz eden bir millet olduğuneticesini nasıl çıkardığımı anlatmış ve görüşünü destekleyen misaller vermiştim.

Aşağıdaki satırlar bu buluşumun doğruluğunu ispat edecek yeni bir misal ve delili karşımıza çıkaracaktır.

Baskların kendileri için kullandıkları EUSKO adı başka milletlerin ağzında Bask şeklini veya başka şekilleri nasıl almıştır?

Baskların en yakın komşuları, daha doğrusu efendileri olan İspanyollar onlara Bask demez, VASCO (Vasko) derler. Görülüyor ki, Baskların baskça adlarının sonunda olduğu gibi, İspanyolca adlarının sonunda da bir O vardır. Bu O başka milletlerin Basklara verdikleri adlarda kaybolmuştur.

Almanların Basklar için kullandıkları ismin başında da V sesi vardr. Almanlar bu ses için, yazıda, çoğunlukla W harfini kullanırlar : Wask.

Diğer taraftan V harfi de, W harfi de, kolaylıkla U ya dönüşür.

Latin yazısında, V için de, U içinde, aynı harf kullanılırdı. İngilizler ise, “su” anlamına gelen kelimeyi “Water” yazarlar ama “UATER” okurlar.

Demek istiyorum ki, “Eusko” kelimesi “Bask”a dönüşürken, geçirdiği şekillerden biri şüphesiz UASK idi. UASK ise, kolayca UESK şekline girebilir. Çünkü E sesi aslında A’nın küçüğüdür. Ağzınızı az açarsanız E oluyor, çok açarsanız A oluyor.

Bu son şekle evvelce kaybolan O yu eklersek,  UESKO kelimesini elde ediyoruz.

Baskların kendilerine vardiIderi EUSKO adı ile UESKO kelimesi arasında ne fark vardır? Baştaki iki sesli harf, kelimelerden birinde EU, ötekinde UE şeklinde sıralanmıştır. Yani, ters yüz durumundadırlar.

Kelimeler içinde harflerin yer değiştirmesi Fonetikte çok rastlanan bir olaydır. Bu olaya lengüistik ilminde “metathese” denir.

Böylece EUSKO kelimesinin hangi aşamalardan geçip BASK haline geldiğini, aşağıdan yukarıya çıkılmak suretiyle, görmüş olduk.

Şimdi şu soruyu kendi kendimize sorabiliriz :
Bugün Baskların kendilerine verdikleri EUSKO adı yüzyıllar önce de aynı mı idi ?

Mantık, sezi ve ilham birleşip bana diyorlarki : Hayır, aynı değil, bugünkü küçülmüş, büzülmüş şeklinden farklı idi.

Ya nasıldı ? Kelimenin ortasında bir harf, O harfi vardı :

EUSKO = EUS ( O) KO = EUSOKO

Bu kelimenin iki ayrı unsurdan oluştuğu göze çarpmaktadır :

                                    EU-SOKO

Birinci Kısmın eski baskçada hangi anlama geldiğini bilmemiz, tabiı mümkün değildir. Fakat biliyoruz ki, SOKO demek SAKA demektir.

Şu halde, Bask meselesini İskit meselesi ile “bağlantılı” gören H.Z. Koşay’ın önsezisi yerinde imiş. Basklar SOKO’lardır, yani SAKA’lar, başka deyimle Türklerin kardeşleri…

( “Burada yeni yetişmekte olan Türkologlarımıza bir tavsiyem vardır: Bask dilini incelesinler, Baskça uzmanı olsunlar. Baskça sayesinde Etrüsk dilini benim yaptığım gibi kısmen değil, tamamen çözmeleri mümkün olacaktır. Benim elime geçmiş yarı baskça, yarı fransızca bir dergide, Bask dilini konuşanların gittikçe azalmakta olduğu, bu dilin yakın bir gelecekte ölü bir dil olabileceği yazılmaktadır.)

(Daha önce sitemizde yer alan Etrüsklere ait DNA Analizinde BASK bilgileri de yer almaktadır. DNA analizini görmek için buraya tıklayın )

Devam yazısı için

Kaynak : Türklerin İlk Ataları- Adile Ayda

PAYLAŞ
Önceki İçerikTürklerin İlk Ataları-Yakutlar-4
Sonraki İçerikAmazonlar
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER