Türklerin İlk Ataları-Pelasglar-6

503

İngilizlerin “Britannica” Ansiklopedisindeki “Pelasgians” maddesinin yazarına büyük minnet borcum vardır. Çünkü, bilmeyerek ve şüphesiz istemeyerek, bir gerçeğe gözümü açtı. Bu bilim adamı, maddenin sonunda, kelimenin yunanca şekli olan “Pelasgoi”yi ikiye ayırıp, G’yi K’ya çevirmese idi, bu satırları yazamazdım.

Britannica’daki “Pelasgians” maddesinin sonuna doğru, şu cümleyi okuyoruz :

“…. filologlar tarafından, PELAG-SKOI etimolojisinin, lengüistik açısından, mümkün olduğu ileri sürülmüştür.'”

Madde yazarının kelimeyi ayırışına göre, ikincikısmı oluşturan SKOİ hakkında tereddüde yer yoktur : Yunanca çoğul eki olan Oİ çıkarıldıktan sonra kalan SK hiç şüphesiz SAKA’nın kısaltılmışı, büzülmüşüdür.

Başka deyimle, Pelasglar da SAKALAR idi. Fakat Pela  cinsinden Sakalar idiler. Nasıl ki Basklar EU cinsinden Sakalardı. ( Eski Yunanlı tarihçiler arasında bir gülünç teori vardı:
Sözde Pelasglar göçebe oldukları için, Yunanlılar onları leyleklere benzetmişlerdir, Yunancada leylek “Pelargos” dur, Apaçıktır ki, bu görüş zoraki, temelsiz ve ciddiyetsiz bir görüştür.)

Pelasglar tarihte bilinen en eski Sakalar, yani en eski Türklerdir.

Nitekim, İsa’nın doğumu sıralarında yaşamış olan Bizanslı coğrafyacı ve tarihçi Strabon onlar hakkında şöyle der :

“Her kesin fikrine göre, Pelasglar, bir zamanlar bütün Yunanistan’a yayılmış, fakat özellikle Tesalya’da yaşayan ÇOK ESKI BIR IRK veya millet idi”

Aynı Strabon’un kitabında şu satırlarını okuyoruz:

“Antiklides’in  kanaatine göre, LİMNİ ve İMROS adalarıyla o civardaki başka adaları işgal
edip, oralarda İLK DEFA oturmuş olanlar Pelasglardır.

Bilindiği gibi, 1885 yılında Limni adasında, Pelasg dilinde yazıtlar bulunmuştur. Gerek bu yazıtlarda kullanılmış harfllerin, gerek metindeki dilin etrüskçeye çok benzemesi bilim dünyasını şaşırtmıştır.

Söz konusu yazıtların Pelasg adlı Sakalara, yani Proto-Türklere ait olduğu apaçık iken, Pelasgların Yunanlı olmasını isteyen bazı etrüskologlar Limni yazıtlarına Etrüsk yazıtları demekte ısrar etmektedirler.

Yukarıda görmüştük ki, Herodot’a göre, bir zamanlar Yunanistana “Pelasgia” denirdi.

Pelasglar Yunanistandan ve Ege adalarından başka, Batı Anadolunun bazı bölgelerini de işgal etmiş ve oralarda yüzyıllar boyunca egemen olmuşlardır.

Tarih Pelasgların İtalyaya bir toplu göçünü kaydetmiyor. Fakat Pela-Sakaların ufak gruplar halinde İtalyaya da göç ettikleri anlaşılmaktadır.

Mesela, sonraları Caere adını alarak, Etrüsklerin en büyük limanlarından biri olacak olan Agylla (Agulla) nın böyle bir Pelasg kolonisi tarafından kurulduğu bilinmektedir.

Etrüsklerle Pelasglar aynı dilin, yani prototürkçenin birbirine pek yakın iki lehçesini konuştuklarından, eski Yunanlıların onları birbirleriyle karıştırdıklarını daha önce de söylemiştim.

Bu bakımdan, Strabon’un, başka Yunanlı yazarlar tarafından Lydialı diye nitelenen Proto-Türkleri Pelasg diye niteleıesi bizce çok önemlidir. Strabon şöyle der :

“Söylendiğine göre, Pelasglar arasından Atys oğlu Tyrrhen adlı biri çıkmış) kendisine bir takım arkadaşlar bulmuş ve onlarla birlikte İtalyanın yolunu tutmuştur”.

Bu, bildiğimiz efsanenin hayli değişik bir şeklidir. Bu şekil tezimizi zayıflatmıyor, aksine güçlendiriyor : Lidyadan kalkıp İtalyaya gelenlerle ilgili olarak şu gerçek ortaya çıkmış bulunuyor. İster Etrüsk densin, ister Pelasg, Lidyalılar Proto – Türklerdi. Ve, her halde, Pelasglar SAKALAR idi.

Devam yazısı için

Kaynak : Adile Ayda – Türklerin İlk Ataları

PAYLAŞ
Önceki İçerikAnimizm (Canlıcılık)
Sonraki İçerikTürklerin İlk Ataları-Tur-7
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER