Türklerin İlk Ataları-Tyrrhen-8

739

“Tyrrhen” kelimesi, Latinlerin Yunanlılardan aldıkları üpsilon’lu kelimelerden biridir. Latinler, kendileri Etrüskler için başka ad kullandıkları halde, “Tyrrhen” adını da, Etrüskleri adlandırnak için almayı uygun görmüşler, fakat başka “y” li kelimelerde de olduğu gibi, bu işi yüzlerine gözlerine bulaştırmışlardır.

Yukarıda gördük ki eskiden U olan ve daha sonra ü’ye dönüşen Üpsilonu Latinler, Ü niyetine aldıkları halde, telaffuz edemiyorlardı. Ağızlarından Ü yerine İ çıkıyordu. Netice şu idi ki, Latinler Etrüskler için kullanmak istedikleri adı TİRHEN telaffuz ediyorlardı. Halbuki Yunanlıların Etrüskler için kullandıkları ad bambaşka idi. Bu ad veya kelimenin yazılışı TÜRREN, telafffuzu ise TÜRHEN idi. Neden?

Çünkü Yunan fonetiğinde şöyle bir kural vardır ki, bir kelime de iki R yan yana gelirse, ikinci R sanki H imiş gibi okunur ve bu ikinci R’ye nefesli R denir.

Dikkat edilirse, Latinler “Türren” kelimesini alırken, bir yanlış da burada yapmışlar ; sanki yunanca kelimede yan yana üç R varmış gibi . hem iki R, hem de bir H kullanmışlardır.

Her ne ise, Latinlerin dili de, imla ve telaffuz yanlışları da bizi doğrudan doğruya ilgilendirmiyor. Bizi, Etrüskler dolayısıyla ilgilendiren, Türren adının eski şeklidir, aslıdır.

Yukarıda dediğimiz gibi, yunancada  TÜRREN yazılan kelimenin telaffuzu şöyle idi :

                                                       TÜRHEN

Fakat biliyoruz ki, klasik çağ’dan sonra Ü telaffuz edilen Üpsilon daha önceki dönemlerde U telaffuz ediliyordu. Öyle ise, düzeltelim ;

                                                        TURHEN

İkinci hecedeki E de yozlaşmış bir harf’tir. Çünkü Yunan afabesinde iki türlü E vardır. EPSiLON adını taşıyan kısa E, ETA adını taşıyan uzun E.

Yunan dili tarihçileri bize diyorlar ki, uzun E’lerin hepsi eski A’lardır : deforme olup, E’ye dönüşmüşlerdir.

 O halde, eski şekline aradığımız kelimeyi düzeltelim:

                                                         TURHAN

Evet, Yunan dilinin tarihine dayanan ilmi tahlil ve incelememiz gösteiyor ki, Yunanlıların Etrüsklere verdikleri en eski ad “Turhan”idi.

Vardığımız neticeye göre, Etrüskleri Anadoludan İtalya’ya götüren prensin adının “Turhan” olmuş olması gerekmektedir. Bu lider br prens olmayabilir de. Yukarıda Strabon’dan yaptığımız alıntı onu, bir Kral oğlu olarak değil, halk içinde yetişmiş bir şef olarak gösteriyor.

Herodot, Etrüsklerin İtalya’ya vardıktan sonra Turhan adını almış olduklarını zannediyor. Bu muhakkak değildir. Eğer sahiden İtalya’ya gidecek olanlar için kur’a çekilmiş ise, daha kur’a çekilmesi sırasında, Turhan’ın peşinden gidecek olanlara : “Bunlar Turhan’ınkiler” denmiş olabilir.

Kur’a çekilmemişse bile, hayli uzun sürmüş olması gereken gemi inşa ettirme ve sefere hazırlık sırasında, göç edecek olanlara yine “Turhanın’kiler” veya sadece “Turhanlar” denmiş olabilir.

Her halde, Etrüsklere, daha İtalya’ya varalarından önce, henüz Anadolu’da bulundukları sırada, Turhan denmiş olduğuna emareler vardır.

Ben şahsen, yalnız İtalya’ya göç edenlere değil, Ege’de kalanlara da Turhan denmiş olduğuna kanısındayım Neden ? Şu sebeple :

Homeros zamanında yazıldığı tahmin edildiği için, “Homeros şiirleri” (Poemes homeriques) denilen  şiirlerden birinde, Turhanlardan söz edilmekte ve onlar Ege Denizinde dehşet saçan korsanlar olarak gösterilmektedirler.( Pauly ve Wissiwa Ansiklopedisine göre (Tyrrhen maddesi ) , en eski Yunanlıların Etrüsklere verdikleri ad
lehçelere göre, şu , şekli alıyordu: Turhen, Turhan, Tursen, Tursan, Öyle anlaşılıyor ki, nası bugünkü Yunanlar Ş harfini S telaffuz ediyorlarsa, o zaman da bazı Yunalılar H’yı S telaffuz ederlermiş.

Şu da var ki, Homeros dönemi M.Ö. IX yüzyıldır. Batı Anadoludaki Turhanların İtalya’ya gelişi ise, çok daha önceki bir dönemdedir.

TURHAN kelimesi İtalya’daki Etrüsklerin bir çok efsanelerine, deforme şekiller alarak, karışmıştır.

Bakınız, Strabon ne diyor :

“TÜRHEN İtalya sahillerine yanaştı. Aynı bölge içinde oniki şehir kurdu. Bu bölgeye TÜRHENİA dendi. TÜRHEN bu oniki şehrin yönetimini bir tek şefe (krala) verdi. Bu şefin adı TARKHON idi Bu ad, söz konusu oniki şehirden biri olan TARKHİNİA adına benzemektedir. TARKHON adlı şef, daha çocukken) zekası ile etrafını şaşırttığı için, efsanede beyaz saçla doğmuş gösterilmektedir.

Ünlü İtalyan tarihçi Luigi Pareti’nin “Le origii degli Etruschi” adlı kitabnda, İşler daha da karışıktır. Tarihçi, beyaz saçla doğan ve bizim fransızca kitabımızda TARKHET (Tages) adı ile sözünü ettiğimiz efsane kahramanı üzerinde uzun uzadıya durduktan sonra, şöyle der

“Bütün bunlara paralel olarak) Telefo adlı birinin oğlu olan TARKHON le ilgili metinler de vardır. Bu Tarkhon Bizanslı Stefana göre TARKHINYA şehrine adını vermiştir; Yine bu Tarkhon Virjil’e göre) Etrüsklerin Lidya menşeli şefidir ve Enea’nın müttefikidir, Likofronos’a göre) o Enea’nın çağdaşı olmakla beraber) TURHAN’ın da kardeşidir ve Herkül’ün torunudur; Tzelze’ye göre Tarkhon TURHAN’ın kardeşi, Telefo’nun oğlu, Herkül’ün yeğenidir).  Katon’un dayandığı bir kaynağa göre, TURHAN’ın oğludur ve Pisa şehrinin kurucusudur,
Gallius’a göre, Etruria kralıdır; Servius’a göre TURHAN’ın kardeşidir ve Mantua şehrinin kurcusudur.. “

Pareti böylece devam edip gidiyor. Pareti’nin dediklerine biz de şunları ekleyelim :

a) Romanın Etrüsk krallarından ikisınin adı veya lakabı TARKHUİN idi.
b) Türk  tarihinin çeşitli dönemlerinde TARKHAN diye bir idari unvan kullanılmıştır.
c) Türk tarihinın bazı dönemlerinde TURHAN adlı şahsiyetlere rastlanmaktadır.

Birbirine benzeyen yukarıdaki adların iki unsurdan oluştuğu meydandadır :

1 ) TUR veya TAR ;2) KHAN, KHON, KHUN veya KHUİN şeklinde bir kelime veya hece.

TUR Türklerin geleneksel bir adıdır. TAR’ dönüşmüş olması veya dönüşmesi mümkünmü? Yoksa TAR ile başlayan ad veya unvanlarda “Yer, toprak”, anlamına gelen türkçe kelime mi? söz konusu Bu iki soruyu burada cevapsız bırakmamın daha dürüst bir davranış, olacağını düşünüyorum. Çünkü bu konuda bir neticeye ve karara varmış değilim.

Devamı için tıklayın

Kaynak: Adile Ayda – Türklerin İlk Ataları

PAYLAŞ
Önceki İçerikTürklerin İlk Ataları-Tur-7
Sonraki İçerikTürklerin İlk Ataları-Hun-9
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum. Yüzüklerin Efendisi ve Türkler üzerine (Orta Dünya'nın Analizi) kitap çalışmam tamamlandı. Yakın zamanda yayımlanacak.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER