Gökbilim ona çok şey borçlu

71
Hubble Teleskobu

Tam 25 yıl önce, 24 Nisan 1990 tarihinde uzaya fırlatıldıktan kısa süre sonra gönderdiği ilk görüntü, yeni keşifler için kendisine bel bağlayan astronomi dünyasını şoke etmişti. Hubble’ın 20 Mayıs’ta alınan “ilk ışık” görüntüsündeki sarmal gökada, gözlüğünü unutmuş ileri derecede miyop birinin görüşünü andırıyordu. 1,5 milyar dolar değerindeki teleskopun 2,4 m çaplı aynası zımparalanma sürecindeki bir hata nedeniyle net görüntü sağlamıyordu. Ancak, 1993’te bir uzay mekiği ile yapılan bir tamir seferiyle hatayı düzeltecek optik gereçlerin monte edilmesinden sonra Hubble, sağladığı veriler ve muhteşem görüntülerle gökbilimini zenginleştirip derinleştirmekle kalmadı, milyonlarca insanı da gökyüzü tutkunu yaptı. Dokuzar metre boyunda iki güneş panelinin sağladığı güçle çalışan teleskopun bir haftada gönderdiği veriler kitap haline getirilip üst üste konacak olsa yüksekliği 1100 metreye erişirdi.

Atmosferde ışığın kırılması sebebiyle uzayda yer alan bir teleskop çığır açmıştır.

Teleskopun gönderdiği görüntüler arasında en bilinenlerinden biri, Kartal Bulutsusu’nda devasa gaz ve toz sütunlarının ucunda oluşum halindeki yıldızları gösteren “Yaratılış Sütunları” adı verilen görüntüydü. Hubble, uzayda sabit bir noktadan 10 gün süreyle aldığı “derin alan” görüntülerinin ilkiyle gökbilimin erimini büyük ölçüde genişletmiş ve ardından “extra derin alan” ve “ekstrem derin alan” görüntüleriyle 13,2 milyar ışık yılı uzaklıktaki, yani evren henüz 600 milyon yaşındayken oluşmuş gökadaları ekranlara taşımıştı. Hubble, ayrıca yıldızların oluşum ve ölüm süreçleriyle, gökada kümelerinin muazzam kütleçekimleri ve etkileri gibi (Örn: kütleçekimsel merceklenme, Einstein halkaları) astrofizik ve kozmoloji bilgilerini derinleştiren veriler yolladı ve yollamaya devam ediyor.

Ancak, Hubble’a yapılan seferlerde kullanılan uzay mekikleri hizmetten kalktığı için artık teleskop tamir, bakım ve yenilemeden mahrum kalacak. NASA uzmanları, Hubble’ın önümüzdeki beş yıl içinde ortaya çıkan ve biriken arızalar nedeniyle görev yapamaz duruma geleceğini düşünüyorlar.

Hubble’ın Ardından

NASA, Hubble’ın yerine önümüzdeki yıllarda James Webb uzay teleskopunu fırlatmayı hedefliyor. Yapım sürecindeki gecikmeler ve dörde katlanan maliyeti nedeniyle bir ara veto tehlikesi geçirilen teleskopun fırlatılışı için belirlenen son tarih 2018 yılı.

NASA’nın eski yöneticilerinden birinin adını taşıyan teleskop, bilgisayarla kontrol edilen toplam 6,5 metre çaplı 18 parçalı aynasıyla, Hubble gibi Dünya yörüngesinde değil, 1,5 milyon km uzaklıkta, Dünya ile Ay’ın kütleçekimlerinin birbirini dengelediği bir noktadaki sabit konumunda görev yapacak. Hubble’ın temel olarak görünür (küçük oranlarda da yakın morötesi ve kızılaltı) dalga boylarında gözlem yapmasına karşılık James Webb, gözlemlerini görünür ışığın uzun dalga boylu (turuncu ve kırmızı) kesimlerinden orta kızılaltı dalga boylarına kadar uzanan bir aralıkta gözlem yapacak. Böylece daha soluk yıldız ve gökadaların görüntülenebileceği hesaplanıyor.

Hormonlu Hubble

Gelgelelim, optik ışıkta gözlem yanlıları da mücadeleden vazgeçme niyetinde değiller ve dev boyutlarda “hormonlu Hubble” olarak nitelenen projeler hazırlıyorlar. Bunlardan Yüksek Çözünürlüklü Uzay Teleskopu (High Definition Space Telescope – HDST) diye adlandırılan projede 12 metre toplam çaplı parçalı bir ayna öngörülüyor. Bu aynanın ışık toplama gücüyle hemen her gökadada yalnızca 200 ışık yılı gibi küçük alanların net görüntülerinin elde edilebileceği hesaplanıyor.

Ancak proje ekibine göre HDST’nin en önemli özelliği şu: Astrofizik gözlemleri ve dış gezegen araştırmaları farklı nitelikte uzay teleskopları gerektirirken, bunun her iki görevi de tek başına yapabilecek olması. HDST plancılarına göre teleskop, Dünya’ya 60 ışık yılı mesafe içindeki dış gezegenlerin atmosferlerini de inceleyebilecek ve olası yaşam izlerini belirleyip“ sonunda Dünya 2.0’ın keşfine gidecek yolu açacak.”

Ekibe göre eğer proje 2020 yılında onaylanırsa, 2030 yılında uzaya gönderilebilecek.

Kaynaklar:

“After Hubble”, Science 24 Nisan 2015

“A space Icon Turns 25”, Science, 24 Nisan 2015

PAYLAŞ
Sonraki İçerikCEHENNEM (Bir dogmanın gerçeği)
36 yaşındayım. Yıldız Teknik Harita Mühendisliği mezunuyum. Taşınmaz değerlemesi yapıyorum. Bilim,uzay, tarih,arkeoloji konularına ilgi duyuyorum. Ön Türk Tarihini araştırmaktan keyif alıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here