Tunceli-Damgaların Göçü

9
2564

Kazakistan milli müzesinde, orta Kazakistan`da bulunmuş, M.Ö.`ki çeşitli yüzyıllara ait olan, topraktan yapılmış çeşitli koçbaşları, bir adet koç şeklinde mezar taşı ile ayakları üzerinde üç adet  başı olan bir tunç kazan vardır. Diğer yandan Kazakistan`daki birçok türbenin üzerinde koç başı veya koç boynuzu vardır. Koçbaşları, koçbaşlı mezar taşları ile üzerinde koç başı damgası olan çeşitli etnografya eserleri bulunmaktadır. Koç kurban etme geleneği aslında Türklerin en önemli kurban geleneğidir. Örneğin Hunlar da tanrılara kurban edilen hayvanların arasında en makbul olanı “koç”tu. Ayrıca kurban hayvanları, özellikle de “at” ve “koç” Türklerde mezar taşı olarak da kullanılmıştır. Göktürklerde de görüldüğü gibi en önemli kurban hayvanları at, dağ koyunu ya da koçtur. Bunlardan atın göğe, koçun da toprağa kurban edildiği bilinmektedir.

Almatı`daki Raimbek türbesinde ise Altay bölgesinden iki yüzyıl önce getirildiği sanılan bir koç başı bulunmaktadır. Almatı-Bişkek yolunda, Bişkek`e uzaklıkta, Tanrı dağlarının eteğinde, tahminen üç kilometre arayla yapılmış iki büyük koç heykeli vardır. Ayrıca Moğolistan`daki Orhun yazıtlarının bulunduğu yerde de koç heykellerinin olduğu bilinmektedir.

ovacik-Tunceli-mezartasi

1962 ölüm tarihli bir mezar taşı

hakkari

Halkın inancına göre Koçkar Ata, Teke Türkmenlerinden olup yaşadığı devirde batırlığıyla (yiğit-cesur) ün salmıştır. Onun devrinde insanlar koç dövüştürürlermiş. Onun koçu da her yarışta birinci olduğu için Koçkar Ata adıyla anılır olmuş. Asıl adı ise bilinmemektedir. Koçkar Ata`nın ölümünden sonra ayrılığına dayanamayan koçu da mezarın üstüne gelerek uzanmış ve orada ölmüş. Bundan ötürü Koçkar Ata`nın mezarının üzerine koç heykeli dikilmiştir.

balaban asireti

Tunceli Balaban Aşireti Mezarlığı – Kelike Köyü

tunceli-merkez-kazakistan yusalı- mezar-tasi

Üstteki görsel Kazakistan Yusalı , Alttaki görsel Tunceli merkez

tas koc heykeli - azerbaycan

tunceli- nazimiye

Tunceli-cilga-koyu-mezar tasi

Bu köy babamların köyüdür.

pertek

van

Koç koyun-heykelleri ile balbalların kadim Türklere âit bir gelenek olduğu Altaylar’daki, koç-koyun ve balbal heykelleri konusundaki çalışmalarıyla tanınan Borisenko ve Khudyakov, tarafından “Sibirya Sempozyumu”nda “Sibirya’da Eski Eserler” adlı bildiride şöyle ifâde edilmiştir: “İnsan ve hayvanların (koç, koyun, aslan, at) taştan yontulmuş heykelleri eski Türklerin ana eserlerindendir. Bunun gibi anıtlar ilk defa 1722’de, D. G. Messerschmidt ve F. I. Strahlenberg tarafından Minusinsk bölgesinde bulunmuştur. Ayrıca Strahlenberg bunların Minusinsk Tatarlarının kültü olduğunu ifâ- de eder. Çin kaynakları da koç, koyun, at ve insan heykellerini M.Ö. 1000 ilâ M.S. 1000 yılları arasında tarihlendirerek bu eserlerin eski Türklere âit oldu- ğunu belirtirler.”

balbal-dasbaba

Türkiye`deki koç başı ve benzeri damgaları, Çatalhöyük`te bulunan ana tanrıça; koç heykellerini de Akkoyunlu ve Karakoyunlularla açıklamak yerine, bunların, yukarıdaki bilgiler göz önünde bulundurularak Türk tarihinin bilinen en eski devirlerinden hareketle açıklanmasının daha ilmî olacağı aşikârdır.

Türk halı-kilimlerinin genel karakteristik özelliğini de koçbaşı damgaları oluşturmaktadır. Türkiye’de en önemli koç-koyun heykelleri hakkındaki en kapsamlı ve önemli eserin yazarı Çay’a göre de koçbaşı damgalarını Türk hayvan üslubunun en güzel karakteristik üslubu olarak en yalın biçimiyle Japonya’dan Anadolu’ya kadar olan Türk mezar taşlarında görmek mümkündütunceli -ve kazakistan hali-kilim

Tunceli ve Kazakistan

erzincan-kazakistan almaati

Erzincan – Kazakistan Almaatı

Düzgün Baba Efsanesi

Bugünkü Tunceli ili Ovacık ilçesine bağlı Koyungölü Köyü civarında yaşayan bir ağa ve ağanın koyunları gütmek için yanına aldığı Munzur isminde bir çoban varmış. Munzur’un ağası Hac zamanı hacca gitmiş. Ağa hacda iken Munzur bir gün ağanın hanımının yanına gelir ve, Hatun, ağamın canı sıcak helva ister. Helvayı yaparsan ben kendisine götürürüm der. Ağanın hanımı önce şaşırır,sonra herhalde zavallı çobanın canı sıcak helva istiyor, doğrudan söylemeye dili varmıyor, utanıyordur. Ağasını da bahane ediyor.Kendisine bir helva yapayım da yesin der. Helvayı pişirir bir bohçanın içine bağlar ve Munzur’a:
-Al evladım götür der.
O sırada ağa hacda namaz kılmaktadır. Namaz sırasında sağa selam verirken bir de bakar ki sağ yanında elinde bir bohça ile Munzur dikilmiş duruyor. Namazını bitirip Munzur’a:
-Hoş geldin evladım, burada ne arıyorsun nedir o elindeki? der.
Munzur da:  -Ağam canın sıcak helva istemişti onu sana getirdim der.
Elindeki bohçayı ağasına uzatır.Ağası bohçayı açar ve bakar ki içinde sıcacık helva paketlenmiş duruyor. Hayretler içinde Munzur’a bir şeyler söylemek için başını çevirdiğinde bir de bakar ki Munzur yanında yok. Hac vazifesini tamamlayıp köyüne döndüğünde komşuları herkes elinde bir hediye ile hacıyı karşılamaya giderler. Munzur da, götürecek başka hediyesi olmadığından, bir çanağın içerisine koyunlarından bir miktar süt sağar ve bununla ağasını karşılamaya gider. Ağa Munzur’u görünce yanındakilere:
-Asıl hacı Munzur’dur. Öpülecek el varsa Munzur’un elidir. Önce ben öpeceğim der ve Munzur’a koşar.
Munzur bu konuşmaları duyduğunda:
-Aman ağam Allah aşkına. Böyle bir şey olmaz. Ben yıllarca senin ekmeğinle, aşınla büyüdüm. Sen nasıl benim elimi öpersin. Ben sana elimi öptürmem, der ve kaçmaya başlar. Munzur önde, ağa ve yanındakiler arkasında bir kovalamaca başlar. Şimdiki Munzur ırmağının ilk yere geldikleri zaman Munzur’un elindeki süt dolu çanak dökülür ve sütün döküldüğü yerde, süt gibi bembeyaz su fışkırır. Bundan sonra Munzur kırk adım daha atar.Attığı her adımda bir kaynak fışkırır. Ve fışkıran bu sulardan bir ırmak meydana gelir.Munzur’un arkasından koşanlar bu ırmaktan öteye geçmezler. Munzur’da bu dağlarda kaybolur gider. Yöre halkının efsaneleştirdiği Munzur ile, Tanrının varlıklı ve sözü geçen kişiler yanında bir çobanın da keramet sahibi olabileceğini,çoban olsa bile Tanrının sevgisine mazhar olabilecek temiz yürekli, imanlı insan olabileceği belirtilmekte, Munzur’u bu inançla efsaneleştirmektedirler.

duzgun baba

Düzgün Baba

Kazakistan millî müzesinde, orta Kazakistan’da bulunmuş, milattan önceki çeşitli yüzyıllara âit olan, topraktan yapılmış çeşitli koçbaşları, bir adet koç şeklinde mezar taşı ile ayakları üzerinde üç adet koç başı olan bir tunç kazan vardır. Diğer yandan Kazakistan’daki birçok türbenin üzerinde koçbaşı veya koç boynuzu vardır. Nazmiye’deki Düzgün Baba türbesinde de kurban edilen koçboynuzlarının belli bir yerde toplanıp saklandığını görmüştük. Kazakistan’da Dede Korkut’a Korkut Ata derler. Korkut Ata’nın esas mezarı Seyhun nehrinin taşması sonucu sular altında kalmıştır. Temsili mezarı ise nehirden zarar görmeyecek şekilde bir tepenin başında yapılmış olup, mezarına varmadan büyük bir koç heykeli sizi karşılar.

duzgun-baba-1

Düzgün Baba

beyagac-denizli-kurgan

Denizli- Beyağaç – Kurgan

berel kurgan - altaylar

Berel Kurganı – Altaylar

Kaynak : Marmara Üniversitesi -Dr. Mustafa Aksoy’un makalesinden

Bazı Görseller:  Turkcetarih.com, dersim.biz

Dipnotlar

1 M. Aksoy; “Türk Kiliminin Şifresi Çözüldü”, Aksiyon Dergisi, Sayı: 598, 22 Mayıs 2006.

2 Bahaeddin Ögel; İslâmiyet’ten Önce Türk Kültür Tarihi, Ankara, 1991, s.165-166.

3 W. Von Rubruk; Moğolların Büyük Hanına Seyahat 1253-1255, Çev.: E. Ayan, İstanbul, 2001, s.42-43.

4 E. Nowgorodowa; Alte Kundes der Mongolie, Leipzig, 1980, s.219, 221.

5 A. Y. Borisenko- S. A. Khudyakov; “Drevnetyurskiye Pamyatniki Yeniseya”, Mejdunarodnıy Sempozyum o Sibiria, (Sostavitel, V. İ. Molodin), Novosibirsk, 1998, s.52-53.

6 V. D. Kubarev; Kamenniye İzvayaniya Altaya, Novosibirsk-Gorno Altaysk, 1997.

7 www.mustafaaksoy.com

8 M. Aksoy; “Makedonya’da Balballar, İskitler-Türkler”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, Sayı: 297, 2011.

9 Ertuğrul Danık; “ Dersim’de Unutulan Bir Gelenek: Büst Şeklindeki Mezar Taşları”, Munzur Dergisi, Sayı: 2, 2000, s.71-76. *

10 Dursun Gümüşoğlu; Anadolu’da Bir Köy Eskikonak, İstanbul, 2004.

11 Veli Sevin; Hakkari Taşları Çıplak Savaşçıların Gizemi, İstanbul, 2005, s. 17.

12 Veli Sevin; a. g. e., ss.71, 107, 109.

13 M. Abdulhaluk Çay; Anadolu’da Türk Damgası, Koç Heykel-Mezar Taşları ve Türklerde Koç-Koyun Meselesi, Ankara, 1983, s.34.

14 Nejat Diyarbekirli; Hun Sanatı, İstanbul, 1972, s. 92-93. *  www.mustafaaksoy.com“Mezar Taşları” bölümündeki fotoğraflar.

15 Emel Esin; “Ötüken İllerinde M.S. Sekizinci ve Dokuzuncu Yüzyıllarda Türk Abidelerinde San’atkar Adları”, Türk Kültürü El-Kitabı, Cilt: II, Kısım la, İstanbul 1972, s.50 * .

16 Beyhan Karamağaralı; “Koç Koyun ve At Şeklindeki Mezartaşları”, Anadolu’da Türk Mührü Ahlat, Haz.: İ. Nalbantoğlu, Ankara, 1993, s.18. *

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın. Kitabı indirimli satın almak için buraya tıklayın.

9 COMMENTS

  1. Bir Tuncelili olarak söylüyorum..Babam da dedem de hep bize ,” Biz öz Türküz” derlerdi.Ayrıca eskiden Malatya ‘ya bağlı , baraj gölü nedeniyle şimdi Elazığ -Keban ilçesine bağlı “Şeyh Hasan Köyün”den Tunceli’ye gelmişiz..Tuncelinin en büyük aşireti olan Şeyh Hasan aşireti Ovacık, Hozat, Çemişgezek, Pülümür köylerinde Tunceli merkez köylerinde bizim aşiret var..Tunceli ye gelmeden Malatya daki köyümüz Şeyh Hasan köyü hiç Kürtçe ve Zazaca bilmez..Ancak biz Tunceli ye geldikten sonra Tunceli de Zazaca öğrenmişiz.. Evlilikler yoluyla..Çünkü bizim aşiretin köy isimleri genellikle Türkçedir..

  2. Hüseyin Bey, kürtçe zazaca da bilse bölgenin şartlarına göre dil değişebiliyor. 1970-1980lerdeki Avrupaya göç eden gurbetçilerimiz bile Türkçe’yi unutuyor. Ama inanç, kültür, alışkanlıklar kolay kolay terkedilmiyor. Binlerce yıl sürebiliyor.

  3. Yaziyi nerden tutsan elinde kaliyor kazakistanla altaylarla dersimin ne alakasi var bu kultur ordan dersime nasil geldi, turkmenistanda anadoluddaki turkmenlerde dahi gorulmeyen koc mezar kultu neden dersimde var, koc mezae taslarinin yuzde 90indan fazlasi Kürdlerin yasadigi sehirlerde bulunuyor, kazakistanda ne zaman yapildigi mezar tasi dahi oldugu mechul bi heykel koc mezerlar sizin olmasi icin yeterli mi??? Neden koc mezarlarin neredeyse yarisi dersimde tamamina yakinida Kürd cografyasinda buluna mezarlar buraya ait degilde 2-3 koc heykeli olan orta asyaya baglamiyor
    Tanriya kurban edilen kocla heykellerin ne alakasi var, koc sumerlerden beri en makbul kurbandirki bunun mezarlarla bagi nena anlamadim
    Mezar taslari ustunde bulunan gunes yildiz simgelerini dahi turkluge bagliyorsunuz pess
    Balbal diye orta asya resimlerinin yanina koydugunuz dersimdeki heykelin balballa ne alakasi var yapilis tarihide gec degil bu insanlar bin yil once ortadan kaybolan balbali nerden hatirladilar gidip bi köye sorun bakalim balbal ne biliyorlar mi

    Duzgun baba eski zerdust tanrisidir ve aslinda bu ziyaret ermeni zerdustlere ait, senin orta asyaya baglamam komik olmus , ata bindeler orta asyadakilerde ata biniyor demekki bu halk turk diyeceksin

  4. dersimdeki seyh hasanin malatyadaki seyh hasan ile bi alakasi yok, seyh hasan onar ve dersimde seyh hasan olarak bilinen asil adi seyh hasan tavil olan bu kisi farkli kisilerdir, osmanli belgelerine gore bu kisi ebul vefa Kurdi halifelerin ve köyde ebul vefa kurdi adina bu tekke bulundugu osmanli kayitlarinda geciyor

    Ben bu turklesme hikayesinide anlamiyorum malatyada Kürd köyleriyle komşu olan turkmen aleviler turklesmiyorda , sunni Kürdun olmadigi dersimde nasil herkez Kürdlesiyor, irakdaki suriyedeki turkmenler araplasmiyor Kurdlesmiyorda bi turkiyedekiler bi Kurdlesiyor
    Hangi osmanli belgesinde kayitlarinda dersim halkindan turk olarak bahsediyor hic, en eski tahrir defterlerinde dahi dersimden Kürd olarak bahsedilir, 1010 seneli bexrecan seceresinde dahi dersimde 42 Kürd asireti kendine bagladigini yaziyor bexrecan adindaki pir, dersim Kürd aleviligin kalesidir , lazkiye arap alevi sehri oldugu gibi dersimde ezelden beri Kurd alevilerin sehri oldu, bu sehirde hic bi zaman tirkmen alevisi yasamadi, aksini iddaa eden varsa belgesini gostersin, ocaklarimizdan asiretlerimizle dersimin turklerle turk insaniyla hic bi alaksi yok, dersime kisa sure hakim olan karakoyunlar akkoyunlar dahi alevi degil biri şii biri sunni islam inancina mensuptu , bunun disinda dersime turkmen alevii boyu gelmedi ugramadi, dersim asiretlerinin karakoyunlarla akkoyunlarla nasil savastigi ortada zaten safavilerle savasi sah ismailin dersime atadigi halife nur aliyi oldurende dersimlilerdi , idris bitlisden serefhana kadar hepi bu savaslari anlatir ve bi tarasfi turk safavi derken dersimlilerden hep Kurd olarak bahsetmistir

  5. Merhaba, aynı şeyi ben size söyleyecektim. “Yorumunuzu nereden tutsam elimde kalıyor.”
    Sümerler’i çaktırmadan kürt yaptınız, Düzgün Baba’yı zerdüşt. Oysa dünyadaki en eski zerdüşt tapınağı Azerbaycan’da haberiniz yok. Size tek tek cevap verirdim ama iddia ettiğiniz her şeyin cevabı sitede var. Tahrir defterleri bende var. İddia ettiğiniz bir şey varsa söyleyin bakayım.

  6. Admin dersimdeki Düzgün baba zaten zerdüşt tapınağıdır dahası Ermeni Zerdüstlerden kalmadır(detaylı bilgiyi internette bulabilirsin) Düzgün ayrıca türkçeleşmiş bir addır ki orjinali Dızgı’dır

    Yazının amacı belliki Dersimi türkleştirmek, Dersime tarih boyu kitlesel türk göçü olmamış burdaki insanlarda yüzyıllar boyu izole içe kapanık bi hayat sürmüştür, bu açından bakıldığında Kürdleşme teoriniz sosyolojik açıdan mümkün değil…
    Yine 15-16 yy tahrir defterlerinde tüm aşiretler Küd olarak kayıt edilmis, dahası 1528’de osmanlının Vilayet-i Kürdistan dediği Kürd sancaklarından biride Dersim yani Çemişgezektir… dahası Kürdleşmiş dedigin halk komşu il bingöl ve elazığ zazacasından farklı bi zazaca konuşur ki neredeyse anlaşamazlar bi çok kelime farklıdır, Mesela Dersimde çocuğa Doman denirken Bingölde Qız derler, Dersimde Kıza cenek denirken bingölde Keyna derler, bu farklı kelimeler nerden oluştu… Ayrıca pertek mazgirt gibi ilçelerin tamamına yakını Kurmanci konuşurken Güneyde elazığ doğuda Bingöl Kuzeyde dersimliler Zazaca konuşur, bunlar Kurmanciyi nerden ögrendi uzaylılar mı ögetti..

    Koç mezarlar konusuna gelirsek bu mezarlar ermenilerde dahi vardır üzerinde haç motifli ve ermenice alfabe ile üzeri yazılı mezar taşları Ermenistanda çokca vardır…

    Ayrıca Dersim DNA diye bi proje var Dersimlilerin DNA genim testi yapip sonuçlarını paylaştığı 10 larca sonuc var ve hepsinin malesef hiç bi sekilde orta asya ile alakası yok :)) istersen sende bu projeye katıl sonuçlarını paylaş ve görelim ne oldugunu

  7. Siz hiç Zerdüşt tapınağı gördünüz mü? Ben size bir tane örnek vereyim. Azerbaycan’da Ateşgah diye bir yer var.

  8. “1970-1980lerdeki Avrupaya göç eden gurbetçilerimiz bile Türkçe’yi unutuyor. Ama inanç kültür alışkanlıklar kolay terk edilmiyor”

    Almanyada Almanca ögrenen bi türk ile Dersimde Kürdce ögrenen bi türk arasında nasıl bi bağ kurdun… Almanyada Sokakda tv’de alışverişte okulda yaşamın her alanında almanca ile muhattap oluyorsun orda dil değişir ögrenilir zorda olmaz ki buna ragmen almanyaya ilk giden eğitimi olmayan turkler hala buyuk bi kismi cogu almanca bilmez. Peki sen dersimin Cılğa köyünde nasıl olduda zazaca ogrendin ??? Ayrica inanc kolay değismiyor diyorsun tam tersi inanc en kolay değişen şey buna örnek türkiyede sunnileşen millyonlarca alevi örnekdir…

    Huseyinede bi kaç kelam edecem önce tarihini iyi ögren Malatyadaki Seyh hasan Onar ile Elazığdaki Seyh hasan farklı kişilerdir secereleri dahi farklıdır… Elazığdaki seyh hasan Dersimlilerin ceddi sayilan seyh hasandır ki Asıl adı Seyh hasan Zerraki’dir Osmanlı belgelerinde böyle gecer ayrıca kendisinin Ebul vefai Kurdi evlatlarından oldugu ayrıca tahrir kayıtlarında mevcuttur, Şuan dahi o bölgeye osmanlıdan beri Zirki bölgesi denir Seyh hasanın Sonundaki Zerraki de Zirki demektir.. Seyh hasanın Zirki aşiretinden olduğu kesin olarak ispatlıdır… ayrıca Osmanlı tahrirlerindede Seyh hasanlar Kürd olarak kayıt edilmiştir

  9. Siz tamamen saçmalıyorsunuz. Sizin saçmaladıklarınızı çürütmeye ömür yetmez. Kısacası çok duydum bu masallarınızı.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here