Hangi WordPress Eklentilerini Kullanmalıyım?

En önemli WordPress Eklentileri Nelerdir? Hangi eklentilere ihtiyaç vardır? Hangi eklentiler gereklidir? Hangi eklenti mutlaka olmalıdır?

İçerik yönetim sistemlerini kullanmak, web sitesi oluşturmak için büyük kolaylık. Eski dönemlerde binbir zorluk söz konusuydu. Gelişen teknolojiler ve yapıların güncellemesini siteye entegre etmek oldukça güçtü. Örneğin bir site oluşturuyorsunuz. Sitenin mobil arayüzünün de hazırlanması gerekiyordu.  Şimdi ise AMP (Hızlandırılmış Mobil Sayfalar) gündemde. İçerik yönetim sistemlerinin en büyük kolaylığı yeni oluşumlara entegrasyon daha kolay. 

Sitenin ziyaretçi alması sosyal medya etkileşimine, yorum eklentileri, arama motorlarında üst sıralarda yer almaya, özgün içerik oluşturmaya, sosyal ağlara entegrasyona bağlıdır.  WordPress oldukça hızlı bir script ama doğru eklentileri kurmak da oldukça önemli.  Bu noktada eklentilerin de önemi büyüktür. Her şeyden önce az kaynak tüketen bir tema seçmeniz lazım. Sonrasında da sistemi yormayacak eklentileri tercih etmeniz lazım. Bu yazımızda A ya da B eklentisinin tanıtımını yapmayacağım. İhtiyacınız olan eklenti türlerini ortaya koyacağım. Sizin ihtiyacınız hangisi ise kendiniz tercih edeceksiniz.

1- Yedekleme eklentisi

Sitenizin en önemli eklentisi yedekleme eklentisidir. Herhangi bir sorunda sitenizi yeniden kurmanız gerekebilir. Bu sorunlar neler olabilir? Sunucunuzda bir hata olabilir. Hatayı gideremediğinizde sitenizi kaybedebilirsiniz. Hacker saldırısı olabilir. Sunucunuz veya hosting hizmetinizden memnun olmayabilirsiniz. Sitenizi başka bir yere taşımanız gerekebilir. Optimize edilmiş bir siteniz vardır. Doğru ayarları saklamak ve ayarlarla tekrar uğraşmamak için ayarları da yedekleyebilirsiniz. Bu noktada “Back up” eklentileri sizin için kurtarıcı ve kolaylık sağlayan bir yöntemdir. Tabii back up eklentisi olmasa da Veritabanını ve ftp aracılığıyla dosyaları yedekleyebilirsiniz. Ancak bahsettiğim gibi müthiş bir kolaylık sağlar. Özellikle veritabanınız büyümeye başladığında php myadmin’e import  etmek (içe aktarmak) daha zahmetlidir. Bu konuda UpdraftPlus eklentisini öneriyorum. Alternatifleri arasında “WordPress Backup and Migrate Plugin, All-in-One WP Migration, BackWPup – WordPress Backup Plugin” gibi eklentiler var. Birçoğunda hem veritabanını hem eklentileri hem de temaları hem de diğer tüm dosyaları ayrı ayrı yedekleyip ihtiyaç dahilinde  aktarmanız mümkün. Storage (Dropbox,Google Drive vb.) diye tabir edilen yedekleme hizmetleriyle entegre bir biçimde kullanılabilmektedir. 

2- Cache Eklentisi

En az yedekleme eklentisi kadar önemli olan eklenti türüdür. Sitenizdeki sayfaları, tarayıcıların hızlı okunabilmesini sağlayan bu eklentiler hayati öneme sahiptir. Ne kadar iyi bir sunucuya sahip olsanız bile yoğun ziyaretçi alan bir siteniz olduğunda sisteminizdeki kaynakların tükenmesi sebep olacaktır. Cache eklentileri tarayıcıların önbellekleme özelliğinden yararlanarak daha önce sisteminizden indirilmiş verileri tekrar indirmeniz gerek kalmadan tarayıcının belleğinden okunmasını sağlar. Bu da sisteminizin ekonomik kullanılmasını sağlar. İyi bir cache eklentisi ile düşük özellikli bir sunucuda bile maksimum performans almanızı sağlar. Ne gibi etkileri olur derseniz; 

  • Sunucu yanıt süresini kısaltabilirsiniz.
  • Tarayıcı önbelleklemesini kullanmanızı sağlar.
  • HTML, CSS ve JS dosyalarını küçülterek, birleştirerek tek bir dosya olarak okunabilmesini sağlar.
  • Lazy Load özelliği ile görsellerin parça parça açılmasını sağlar.
  • Web fontlarından kaynaklı yavaşlamaların önüne geçer
  • Adsense ve analytic gibi kodların sitede oluşturduğu yavaşlamaları önlemek için ertelemeli yüklenmesini sağlar.
  • Fotoğrafların optimizasyonuna katkı sağlar.

Kısacası oldukça önemlidir. Benim önerebileceğim birkaç cache eklentisi var ama cache eklentisi ile tema uyumu da çok önemlidir. Bazı cache ekletileri, bazı temalarda verimli çalışmayabiliyor. O yüzden birkaç cache eklentisini denemeniz gerekebilir. 

Pagespeed Ninja: Ücretsiz ve kolay bir kullanımı var. Tek tıkla birçok ayarı kendiliğinden yapıyor. Ben bu eklentiyi kullanıyorum. Ancak sizin temanız için en uygununu siz kendiniz anlamanız gerekir.

WP Super Cache: Temada pek sorun çıkarmayan bir eklentidir ama çok da verimli olduğu söylenemez. Site haritasındaki tüm sayfaları ayrı ayrı klasörde tutup hızlıca açılmasını sağlar. Ancak sistemin kaynaklarını çok kullanmayan bir eklentidir. Cache eklentim var demek istiyorsanız kullanabilirsiniz.  CDN desteği de mevcuttur.

WP-Rocket:  Ücretli bir eklentidir. Son dönemde yaptığı sürüm güncellemeleriyle gelişen ve daha verimli olduğunu söyleyebileceğimiz bir eklenti. 

WP Fastest Cache: Türk bir yazılımcının geliştirdiği ücretsiz ve ücretli sürümünün de olduğu bir eklentidir. Ücretsiz sürümünün kısıtlı olduğunu söyleyebilirim. WP Super Cache ile eşdeğer bir eklentidir. Bu iki eklentinin de çok sayıda kullanıcısı var. Bana göre acemilik döneminde ince ayar ile uğraşmak istemeyen kullanıcıların tercihi olabilir. 

W3 Total Cache: Profesyonellerin kullanabileceği çok sayıda ayarı bulunan bir cache eklentisidir. Benim için olumsuz tarafı sistemi çok ağırlaştırıyor olması. Sayfaları hızlı yüklese bile kaynakları verimsiz şekilde kullandığını fark ettim. Yine de iyi bir alternatiftir. 1 milyonun üstünde kullanıcısı bulunmaktadır. 

Hangi eklentinin daha verimli olduğunu sayfa hızını test edebileceğiniz sitelerdeki kontrollerle anlayabilirsiniz. Bu siteler google pagespeed insight, GT Metrix ve pingdom. Sorgulamalarda aldığınız puana göre tercihlerinizi yapabilirsiniz. Tabii bu sitelerdeki puanı resim optimizasyonu, CDN kullanımı vb etmenler de etkiler.  Bu konuda bir cümle daha eklemek istiyorum. Super Cache gibi hafif bir cach eklentisi ile birlikte Speed booster diye tanımlanan eklentilerle kombinasyon da yapabilirsiniz. Özelliklerin birbirine çakışmayacağı şekilde hallederseniz siteniz hızlı ve doğru çalışabilir.

 

3- İmage (Resim) Optimizasyonu Eklentisi

Resimleri optimize etmenin birkaç farklı önemi vardır. 

1- Temanızdaki kodlamada yer alan doğru boyuta sahip resimler

2- Resim dosyanızın mümkün olduğunca kalitesinde kayıp vermeden  küçük boyutta olması sayfanızın daha hızlı açılmasını sağlar.

3- Lazy Load özelliği sayfa açılışındaki isteklerin azaltılması adına görsellerinizin parça parça açılması

Doğru boyuta sahip resimler için birkaç eklenti kullanılabilir. “Regenerate thumbnails” eklentisi ile öne çıkan görselinizi temanıza uygun olarak boyutlandırabilirsiniz. Küçük boyutlu, sistemi yormayan bir eklentidir. Tabii resim optimizasyonu için birden fazla eklenti kullanmak istemiyorsanız en çok kullanılan eklenti WP-Smush‘tır. Çünkü içerisinde  Regenerate thumbnails eklentisinin de işlevi bulunmaktadır. Son dönemde Robin image optimizer da kullanılıyor. Yine bir takım ücretli eklentiler de var. Aylık belirli bir kotada resimlerinizi optimize ediyorlar. Daha fazlasını istiyorsanız ücretli sürümleri kullanabilirsiniz. Sitenizi ne profesyonellikte kullandığınızla da ilgili bir durum. Ben WP-Smush kullanıyorum. Hızlı çözümde, tema değişikliğinde regenerate-thumbnails de verimli. Kullanıp silebiliyorum. WP-Smush’ın yeni sürümünde Lazy Load özelliği de beta olarak kullanılmaya başlandı. Bu özelliği kullanacaksanız dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bazı cache eklentilerinde ve bazı temalarda da lazy load özelliği bulunmaktadır. Hepsinde birden aktif ederseniz sayfanızdaki görsellerde hatalar ve sorunlar oluşabilir. Ayarlanızı tema ve cache eklenti özelliklerine göre yapmalısınız.

4- SEO eklentisi

Bir diğer önemli ve bir sitede olmazsa olmaz eklenti ise SEO eklentisidir. Site başlığı, anahtar sözcük ve açıklama bilgilerini girebilmeniz için kullanmanın gereken bir eklentidir. Bunun yanında site haritası, kötü bot engelleyicisi, sosyal medya metaları, site performansını görebilmek, robots.txt dosyasını düzenlemek gibi işlevleri bulunmaktadır. Benim kullandığım All in One SEO Pack‘tir. En çok kullanılan diğer eklenti ise Yoast SEO‘dur. Yoast SEO’nun son sürümlerinde AMP özelliği de yer almaya başladı. Yoast ile AMP eklentisi bütünleşik çalışıyor. İki eklenti arasında geçiş de mümkün. Birini beğenmeyip diğerine geçmek istediğinizde yedekleme yapıp içe aktarmanız mümkündür. Olası bir sorunla karşılaştığınızda mağdur olmamanız için yukarıda bahsettiğim Updraft Plus gibi eklentilerle öncelikle yedek almanız mantıklı olacaktır.

5- Editör Eklentisi

WordPress’in  klasik düzenleyicisinden memnun değilseniz ve bazı özellikleri etkin kullanmak istiyorsanız mecburen  bir editör kullanmanız gerekebilir. Örneğin renkli yazılar elde etmek veya yazınızı sağa ve sola yaslayabilmeniz için kısayol tuşlarını kullanmadan da editör aracılığıyla kolayca halledebilirsiniz. Bunun yanında bilimsel terimleri düzenlerken (üslü, köklü sayılar, derece işareti vb) işiniz kolaylaştıracaktır. Ben TinyMCE Advanced  kullanıyorum. Alternatifler mutlaka vardır ama en yaygın kullanılan bu eklentidir.

6- Çoklu Dil Eklentisi

Eğer çoklu dil seçeneği olan bir siteniz olsun istiyorsanız, birkaç eklentiden biri olmazsa olmazlardandır. Ben Polylang kullanıyorum. Onun dışında WPGlobus, Gtranslate, Translate ve WPML gibi eklentileri tercih edebilirsiniz. Bunların arasında çevrimiçi gerçek çeviri yapabilme özelliği olan da bulunmaktadır. İsteğe göre google çevirisi de mümkün. Yine ihtiyaçlarınıza göre şekillenecek tercihlerdir.

7- Site istatistikleri Eklentisi

Bir başka konu ise site istatikleridir. Sitenizdeki istatistikleri görebilmeniz sitenizin gelişimi, beklentilerin analizi, neyin ilgi gördüğünü anlamanız, coğrafi sonuçlara göre, sitenizin kullanıcı profiline göre, ziyaretçilerinizin ağırlıklı olarak kullandığı cihazlar, yaş aralığı gibi sayısız veriye ulaşmanız açısından çok çok önemlidir. Google’ın Web master arayüzüyle bütünleşik olarak kullanabileceğiniz Google Analytics hizmetinin WordPress’e entegrasyonu işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Tabii Jetpack gibi eklentilerin veya bazı güvenlik eklentilerinin içerisinde bazı istatistik uygulamalarını bulmak mümkün. Ancak Google Analytics’i bu noktada ön plana çıkaran istatistiki verileri veritabanınızda barındırmayarak veritabanınızın yükünü hafiflettiğini göz ardı etmemek gerekir. Jetpack  vb. uygulamaların çok kaynak tüketmesi de önemli bir konudur. Google analytics’in kodunu sayfanıza yerleştirdiğinizde arayüzünden de takip edebilirsiniz. WordPress içerisinde de takip edebileceğiniz eklentiler bulunmaktadır. Google Analytics Dashboard for WP eklentisi benim kullandığım ve WordPress yönetim panelimde  istatistikleri anlık inceleyebildiğim bir eklentidir. Yine bu konuda çok sayıda eklentiyi tercih edebilirsiniz. Eklenti arama bölümüne google analytics yazdığınızda google analytics entegrasyonunu sağlayabilecek eklentiler karşınıza çıkacaktır.

8- Reklam sistemi Eklentisi

Yeni çıkan temaların birçoğunda reklam sistemi,  temanın içerisinde özellikle olarak bulunabiliyor. Bileşenler kısmından mobil arayüzde gösterebileceğiniz, masaüstünde gösterebileceğiniz, sayfa içinde, sidebar, header, footer gibi alanlarda ayrı ayrı göstermek istediğinizde veya google adsense dışında bağımsız bir yerden bir reklam aldığınızda alanları organize edebilmek için bir reklam sistemine ihtiyacınız olacaktır. Bahsettiğim gibi tema içerisinde var ise işiniz kolay. Eğer tema içerisinde yoksa eklenti aramaya ad manager yazarak çeşitli eklentilere ulaşabilirsiniz. Kısa vadede şart değil ama çok ziyaretçili bir siteniz olduğunuzda kaçınılmaz eklentiler arasındadır.

9- Yorum Eklentisi

Yorum eklentisinin en yaygın üç şekli var. 

1- WordPress’in kendine ait yorum özelliği

2- Facebook yorum eklentisi

3- Disqus yorum sistemi

Eğer WordPress’in yorum özelliğini kullanacaksanız yüklemeye mecbur kalacağınız eklenti Anti-spam, Spam be, Akismet, Spam protection gibi eklentilerdir. Çünkü çok sayıda spam ile karşılacaksınız. Yoruma güvenlik kodu ekleyen eklentiler olsa bile çok verimli olduğunu söyleyemem. Recaptcha uygulamaları da SEO açısından sorun çıkarabilir. Bu noktada ya Facebook yorum eklentisini yükleyeceksiniz ki spam ile karşılaşmıyorsunuz ya da Disqus yorum sistemini yükleyeceksiniz. Facebook yorum eklentisi açılış hızını etkilemiyor ama Disqus yorum sistemi etkiliyor. Sitenizdeki yorumlar siteye dinamizm katacaktır. Tercih ederseniz bu süreçleri yaşarsınız. Facebook comments ve Disqus şeklinde eklenti araması yapabilirsiniz.

10- Güvenlik Eklentisi

Bir diğer önemli konu ise güvenlik eklentisi. WordPress’te çok fazla güvenlik eklentisi bulunmamakla birlikte Wordfence Security eklentisi en çok kullanılan eklentidir. Tabii ne kadar çok eklenti WordPress’in o kadar ağırlaşması demektir. Ben bu tür bir durumun farklı yolllarla çözülmesi taraftarıyım. Örnek olarak CDN hizmeti satın alarak içerisindeki güvenlik özelliklerinden faydalanabilirsiniz veya Sucuri Security gibi tamamen güvenlik hizmeti sağlayan uygulamaları kullanabilirsiniz.

 

Tabii ihtiyaca göre sayısız eklenti var. Örneğin mobil sayfalarda AMP kullanmak istiyorsanız AMP diye arattığınızda 1-2 eklenti karşınıza çıkacaktır. Eğer temanızda sosyal paylaşım butonları yok ise mutlaka bir sosyal paylaşım eklentisi kullanmalısınız. Yine temanızda yoksa Sticky Sidebar, Sticky Menu, Flat newsletter gibi özellikler için tercihiniz dahilinde eklentiler bulunmaktadır. Reklamların verimli bir şekilde kullanılması için örneğin Sticky Sidebar çok önemli bir özellik. Sayfayla beraber Sidebar alanında reklamın kayması masaüstü görünümde sürekli kullanıcının gözü önünde olmasını  sağlıyor. Yine ihtiyaca göre Push Web bildirimleri eklentisini de (OneSignal) tercih edebilirsiniz. Kullanıcıların tarayıcılarına yerleşen web bildirimleriyle birlikte sitenize yeni bir yazı eklediğinizde kullanıcıları sitenize tekrar çekmek mümkün olabilecektir. Autoposter eklentisi ile yeni yazı eklediğiniz sosyal medya hesaplarınızdan otomatik ileti gönderebilirsiniz. Yukarıda saydıklarım en temel ve önemli eklentilerdir. Ben hepsini tercih etmiyorum. Bazılarını tercih ediyorum. Benim önceliğim sayfanın öncelikle hızlı açılmasıdır.  Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınızı yorum eklentisi sorununu çözdükten sonra sorabilirsiniz. :) 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top