İstanbuldan Taşınmak İçin 10 sebep

0
54

İstanbul, Türkiye’nin en büyük şehri. Ticari, kültürel, sanatsal açıdan toplumun her kesiminden insanı kendisine çeker. Uzun süredir, yılda ortalama 400-500 bin kişi İstanbul’a göç ediyor. Tabii son dönemde İstanbul’da göç eden sayısı da giderek artmaya başladı. Hatta 2017 yılında ilk kez göç verdi. Peki ama neden?

 

1-Trafik

İstanbul’da 4 milyon araç var. Haliyle ne kadar yol yapılsa da çözüm olamıyor. İstanbul genelindeki yol yapım ve yenileme çalışmaları da mecburen hiçbir zaman bitmiyor. İstanbul’da yaşıyorsanız günlük ortalama 2-3 saatinizi yolda geçirmek zorundasınız. Özel aracınız varsa yoğun saatlerde akaryakıt istasyonunda bile kuyruğa girmek zorundasınız. Toplu taşıma bazı yerlerde daha avantajlı. Metro, metrobüs hatlarına yakın işyeriniz ve eviniz varsa işiniz kolaylaşabilir ama başka bir yere gitmek istediğinizde durumunuz vahim. Sürücüler alternatif yolları kullansa bile yine kaçışınız mümkün değil. Kar ve yağmurda daha da feci. Zaman zaman da sis nedeniyle deniz yolu ulaşımı durur.

2- Kalabalık

Şehrin hemen her yeri hınca hınç insanla dolu. Bir arkadaşınızla sessiz sakin bir yerde oturmanız mümkün değil. Hafta içi çalışma saatlerinde bir kafede rahatlıkla oturabilirsiniz ama iş çıkışı ve hafta sonları pek mümkün görünmüyor. Bankada, okulda, otobüs duraklarında, avmlerde hep bir kalabalık. Şehir stres yüklü.

3- Pahalılık

Şehirde yaşam koşulları oldukça ağır. Kiralar çok yüksek. Meyve-sebze deseniz Anadolu’nun 4-5 katı fiyatlarda satılıyor. Bir mekana gidecek olsanız dar gelirli bir ailenin bir lokantada yemek yemesi imkansız noktasında. Bir hanede 3-4 kişi çalışarak ortalama bir hayat yaşayabilir ama tek yaşıyorsanız geliriniz yüksek olmalı.

4- Suç Oranının Yüksekliği

Suç oranı yüksek bir şehirdir. Kozmopolit yapısı her kültürden insanı barındırmasının iyi tarafları olsa da suçu arttırdığı bir gerçektir. Kalabalık sebebiyle terör ve bombalama olaylarına karşı daha büyük riskler taşır.

 

5-Deprem

Deprem riski yüksek olan bir şehirdir. Kalabalık olması sebebiyle deprem sonrası yaşanacak kaos bile ölümlere sebebiyet verebilir.

6- Evlerin kalitesizliği

İstanbul’un merkezinde yer alan evler oldukça eski. Yeni yapılan binalar ise bir o kadar uzakta. Bodrumun 2 kat altında olan Cihangir, Beşiktaş, Ortaköy gibi semtlerde yer alan evlere bir bakın isterseniz. Güneş yüzü görmezsiniz.

7-Yetersiz yeşil alan ve kumsal

Hem Karadeniz hem Marmara Denizi’ne kıyısı var ama denize girmek için ya Şile’ye ya da Şarköy taraflarına gitmek zorundasınız. Yeşil alan deseniz, giderek azalıyor. Ormanlar yok ediliyor. Bu sebepten sel baskınlarına karşı da korumasız bir şehir haline geldi.

8-Şehrin Gürültüsü

Şehrin her yeri kalabalık yüzünden sıkça yenilenmek zorunda kalıyor. Yollar, altyapı çalışmaları, kentsel dönüşüm sebebiyle yeni yapılan binalar, araçlar derken oldukça gürültülü bir şehir ortaya çıkıyor.

9- Çarpık Kentleşme

Bir tarafta gecekondu mahalleleri, diğer tarafta yükselen gökdelenler. Kentin dış görüntüsü oldukça kötü.

10- Küçük şehir avantajları

Küçük bir şehirde yaşamanın avantajlarından dolayı da İstanbul’dan taşınmak mantıklı olabilir. Trafik yoğun olmaz. Bazı yerlere ulaşımı yürüyerek veya bisiklet gibi araçlarla sağlayabilirsiniz. Yöresel lezzetleri dalından yemek mümkün olur. İşçilik, esnaflık İstanbul gibi şehirlere göre daha iyidir. Çünkü “gelen bir daha gelsin” kaygısı vardır. İstanbul’da böyle bir şey yoktur. Kiralar oldukça uygundur. Bodrum katında kiraladığınız daire fiyatına dubleks evde kalabilirsiniz. Komşuluk ilişkileri yaşayabilirsiniz. İstanbul’da bu çok daha azdır. Çeşmeden su içebilirsiniz. Çok yol kat etmeden yeşil alanlar ulaşabilir doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Gürültü daha azdır. Evinizde salça yapabilirsiniz :) İstanbul’da salça kurutacak genişlikte balkon bile yok. Kısacası İstanbul bir hafta 10 gün boyunca gezdiğiniz gibi değildir. Gezmek için güzel ama yaşamak için iyi bir kent değil.

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here