Genel

Arjantin Nasıl bir Ülkedir?

Resmi Adı: Arjantin Cumhuriyeti
Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet
Başkenti: Buenos Aires
Resmi Dil: İspanyolca
Para Birimi: Arjantin Pesosu (AR$)
Yürütme: Başkanlık sistemi uygulanmaktadır. Cumhurbaşkanı (Devlet Başkanı) yürütmenin
başıdır. Bakanlarla Cumhurbaşkanı arasında iletişim ve koordinasyon Bakanlar Kurulu Başkanı (Kabine Şefi) tarafından sağlanmaktadır.
Yasama: Ülkede 72 üyeli Senato ve 257 üyeli Temsilciler Meclisinden oluşan iki kamaralı
sistem bulunmaktadır.
Yargı: Yargı sisteminin başında Yüksek Mahkeme yer almaktadır.
Bağımsızlık Devrimi: 25 Mayıs 1810
Bağımsızlığın Resmen İlanı: 9 Temmuz 1816
Coğrafi Konumu: Güney Amerika’nın en güneyinde yer almaktadır. Doğusunda Atlantik Okyanusu, güneyinde Pasifik Okyanusu; batısında Şili; kuzeyinde Bolivya ve Paraguay; kuzey doğusunda Brezilya ve Uruguay bulunmaktadır.
Kara Sınırı Uzunluğu: 9.665 km (Bolivya: 832 km, Brezilya: 1.224 km, Şili: 5.150 km,
Paraguay: 1.880 km, Uruguay: 579 km)
Deniz Kıyısı Uzunluğu: 4.989 km
Coğrafi Alanı: 2.780.400 km2
Nüfus: 43,02 milyon (2014 Tahmini)
Nüfusun Yaş Dağılımı: 0-14 yaş: %24.9; 15-24 yaş %15.7; 25-54 yaş: %38.9%; 55-64 yaş: %9,1; 65+: %11.4 (2014 Tahmini)
Nüfus Artış Oranı: %0,95 (2014 Tahmini)
Etnik Grup: Beyaz (çoğunluğu İspanyol ve İtalyan): %97; Yerliler: %3.
Din: Katolik: %92, Protestan: %2, Yahudi: %2; Diğer: %4.
Okuma Yazma Oranı: %98.1

Temel Ekonomik Göstergeler:
GSYH (Cari Milyar ABD$) : 4.388.834 milyon Peso – 541,8 Milyar
Dolar (2014 yılı ortalama Dolar kuru: 8.1 Peso)
GSYH (PPP-Milyar ABD$) : 947.6 (Tahmini-IMF)
GSYH Artış Oranı : %0,5
Kişi Başına Yıllık GSYH (Cari ABD$) : 12.851
Kişi Başına Yıllık GSYH (PPP-ABD$) : 22.582 (Tahmini-IMF)
İşsizlik Oranı : %6,9 (2014)
Yıllık Enflasyon Oranı : %23,9
Cari İşlemler Dengesi (Cari Milyar ABD$) : -5,068
Mal İhracatı (Cari Milyar ABD$) : 71,98
Mal İthalatı (Cari Milyar ABD$) : 65,32
DYY Girişi (Cari Milyar ABD$) : 12,24 (2013)
Dış Borç (Cari Milyar ABD$) : 147

Coğrafi Bilgiler

Arjantin, Latin Amerika’nın en güneyindeki ülke olup, toplam yüzölçümü 2.776.890 Km2’dir. Güney Kutbundaki alan ile yüzölçümü 3,8 milyon km2 ’ye çıkmaktadır. Kapladığı bu alan ile Arjantin dünyadaki en büyük 8’inci, Güney Amerika’da ise 2’inci ülkedir. Nüfus yoğunluğu son verilere göre km2 başına 15,4 kişi olup yüzölçümünün önemli bir kısmı çok düşük nüfus yoğunluğuna sahiptir. Arjantin, kuzeyde Bolivya ve Paraguay, doğuda Uruguay ve Brezilya, batıda ise Şili ile komşudur. Doğu yönünde ülke tamamen Atlantik Okyanusu, Güney yönünde ise Pasifik Okyanusu ile çevrilmiştir. 832 km’si Bolivya, 1.224 km’si Brezilya, 5.150 km’si Şili, 1.880 km’si Paraguay ve 579 km’si Uruguay ile olmak üzere ülkenin toplam kara sınırı uzunluğu (nehirler dahil) 9.665 km’yi bulmaktadır. Arjantin’in deniz kıyısı ise yaklaşık 4.989 km uzunluğundadır.

Arjantin kuzeyden güneye doğru 3.460 km, doğudan batıya doğru ise 1.580 km boyunca uzanması nedeniyle zengin bir iklim kuşağına sahip bulunmaktadır. Ülkenin kuzeyinde yağmur ormanları, güneydeki Patagonya’da çöl iklimi, And Dağları boyunca uzanan Bariloche bölgesinde, İsviçre benzeri dağlar ve göllerle kaplı bir iklim ve Kuzey Batıda ise karasal ve kuru bir iklim hüküm sürmektedir. Coğrafi zenginliğin sağladığı olanaklar ülkede hemen her türlü tarım ve hayvancılık ürününün yetiştirilmesine olanak tanımaktadır.

Ülkenin ve kıtanın en yüksek dağı 6.959 metre ile And dağları üzerindeki Aconcagua zirvesidir. Batı yönünde ülke tamamen And Dağlarıyla çevrilmiş olup, bu sıradağlar aynı zamanda Şili ile coğrafi ve siyasi sınırları da teşkil etmektedir. Pampa Ovası ülkenin yaklaşık olarak % 25’ini kaplamakta olup, büyük oranda doğal çayırlıklardan oluşmaktadır. Bu ova geniş bir alana yayılması ve iklim açısından çok şanslı olması nedeniyle fiili olarak ülkenin tarım ve hayvancılık havzasıdır.

Arjantin, coğrafi olarak oldukça büyük bir alanı kaplamakla birlikte, ulaşım ağı açısından Latin Amerika ülkeleri içinde en ileri düzeyde bulunmaktadır. 36.966 km’lik demiryolu Latin Amerika’nın en uzun demiryolu ağıdır. Toplam 231.374 km’lik karayolunun yaklaşık 70.000 km’lik kısmı asfaltlanmıştır. Büyük bir deniz kıyısı uzunluğuna sahip olan Arjantin’de çok sayıda liman bulunmaktadır. Ülkenin dış ticaretinin %90’ı denizyoluyla yapılmaktadır.

Kültür Sanat

Arjantin, Adolfo Bioy Casares (1914-1999), Alberto Manguel (1948-), Eugenio Cambaceres(1843-1888), Julio Cortázar (1914-1984), Jorge Luis Borges (1899-1986), Manuel Puig (1932-1990), Ernesto Sabato (1911-2011), Ezequiel Martinez Estrada (1895-1964) gibi çok yetkin yazarların yanı sıra resim alanında Antonio Berni (1905-1981), Carlos
Alonso (1929), şiir alanında Juan Gelman(1930-), heykel sanatında Oscar Agustín Alejandro Schulz Solari (1887-1963) gibi isimleri de yetiştirmiştir.

Ülke Tarihi

Arjantin’de M.Ö 13000-9000 yılları arasına denk gelen tarih öncesi çağlardan beri insan yerleşimlerinin bulunduğu ve bu insanların sanat eserleri üretecek kadar kendilerini geliştirdikleri Santa Cruz bölgesindeki Cueva de las Manos mağarasında keşfedilen ve M.Ö 1000 yılları arasına tarihlenen mağara resimlerinden anlaşılmaktadır. 1492 yılından itibaren İspanyollar bu toprakları işgal etmeye başlarlar. Böylece İspanyol ve Portekiz sömürgeleştirme tarihi başlar. Bu süreç yerli topluluklar için radikal bir dönüşümü de tetikler. Sömürgecilerle aynı zamanda yerlileri Hristiyanlaştırmak üzere Cizvit papazlar da gelirler.

1516 yılında Arjantin’i ilk keşfeden Avrupalı bir İspanyol olan Juan Diaz de Solis’tir (1470-1546). Ancak ilk yerleşim 1536 yılında olmuştur. Pedro de Mendoza (1487-1537) şehri kurmuş ve Puerto de Santa Maria de los Buenos Aires adını vermiştir. Şehir bugün sadece Buenos Aires olarak anılır ve ülkenin başkentidir. Mendoza ve birlikleri 1541 yılında bölgeyi terk etmesinin ardından 1580 yılına kadar şehir kalıcı bir özellik gösterememiş, 1580 yılında Juan de Garay, Ciudad de la Santísima Trinidad y Puerto Santa María de los Buenos Aires adıyla şehri tekrar kurmuştur.

İspanyol asıllı denizci Juan de Solis’in 1516 yılında ayak bastığı Arjantin’de 1580 yılında ilk
İspanyol kolonisi kurulmuş olup, bölge halkı olan yerli kabilelerle yapılan kanlı mücadele XIX. yüzyıl sonunda yerlilerin hemen hemen tamamının yok edilmesiyle son bulmuştur. Adını Latince gümüş anlamına gelen ‘Argentum’dan alan ülkenin bir koloni olarak diğer bölge ülkelerinden daha geç gelişmesi, o dönemde değerli metaller açısından fakir olduğunun zannedilmesine bağlanmaktadır. Napolyon savaşları sırasında 1806-1807’de, İngilizlerin Arjantin’i işgal amacıyla Buenos Aires’e yaptıkları iki ayrı askeri çıkartma başarısız olmuştur. Modern Arjantin’in tarihi, Buenos Aires Şehir Konseyi’nin, İspanyol Kral Naibini 25 Mayıs 1810 tarihinde azletmesiyle başlatılmaktadır. 1816 yılında, Buenos Aires, Peru’dan gelebilecek bir istila tehdidinin yanı sıra İspanyol donanmasının Rio de la Plata nehrinde uyguladığı ablukanın tesirinde iken, Tucuman şehrinde toplanan Milli Kongre, 9 Temmuz 1816 yılında Arjantin’in bağımsızlığını ilan etmiştir. Bağımsızlık, General Jose de San Martin’in askeri başarıları sayesinde gerçekleşmiş olup, aynı General, daha sonra Şili’nin de bağımsızlığını kazanmasında etkili olmuştur. Diğer taraftan, ülke içindeki iktidar mücadelesi, Arjantin’in bağımsızlık ilanından sonra giderek artmış ve özellikle de Buenos Aires’teki yönetim merkezi ile eyalet yönetimleri arasındaki ihtilaflar ülkeyi iç savaş ortamına sürüklemiştir. Başkent Buenos Aires’teki Birlik Partisi, merkezi idareyi, Federalist Parti de mahalli idareleri temsil etmişlerdir. İngiltere, tüm bu karışıklardan istifade etmek suretiyle 1833’de Malvinas (Falkland) adalarını işgal etmiştir. 1853 yılında Federalist Juan Manuel de Rosas’ın dikta rejiminin yıkılması sonucu ülkede, birlik kurularak yeni Anayasa’da ‘federal sistem’e geçilmesini öngören hükümler kabul edilmiştir. 1853’de benimsenen Anayasa, muhtelif değişiklerle 1994 yılına kadar devam etmiştir. 1994 yılında gerçekleştirilen Anayasa reformu ile de önemli ölçüde değişikliğe uğramıştır.

1868-1874 yılları arasında Arjantin Devlet Başkanlığını yürüten Sarmiento, birtakım yenilikler gerçekleştirmesinin yanı sıra, Avrupa ülkelerinden göçmenlerin gelişini de teşvik etmiştir. Arjantin’de iç sorunlar, 1880 yılında genç bir Albay olan Julio Roca’nın Pampa ve Güney’deki yerli halkı tümüyle yok ederek yönetimi de ele geçirmesi sonucunda ortadan kalkmış ve ülkenin birliği bu olaylar akabinde kurulabilmiştir. 1880-1886’da ve 1898-1904 yılları arasında iki dönem Devlet Başkanlığı yapan Roca, Patagonya’yı da Arjantin’e bağlamıştır.

Arjantin 19.yüzyılın sonlarına doğru dünyanın en büyük 10. ticaret ülkesi ve kişi başına gelirde 6. ülkesi haline gelmiştir. Ekonomik zenginleşmeye paralel olarak modern toplumlara özgü ekonomik sınıflar da şekillenmeye başlamıştır. Giderek güçlenen orta sınıfın partisi olarak 1891’de kurulan Union Civica Radical (Radikaller UCR), 1916 seçimlerinde aslında resmi bir parti olmaktan ziyade toprak sahiplerini temsil eden ve ülkenin ilk siyasi hareketlerinden biri olan Partido Conservador’u devirip iktidarı ele geçirmiştir.

1930 yılında askeri darbe Radikalleri iktidardan uzaklaştırmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında ülkenin hangi grup tarafında yer alacağı konusu, siyasi krize neden olarak 1943’te yeni bir askeri darbeye yol açmıştır. Askeri rejim döneminde Çalışma Bakanı olan Albay Juan Domingo Peron, 1946 yılında oluşturulan bir koalisyonun temsilcisi olarak Devlet Başkanı seçilmiştir. Bu koalisyon daha sonra Partido Justicialista (PJ) adını almıştır. Peron 1952’de tekrar Devlet Başkanlığına seçilmiştir. 1955’te başka bir askeri darbeyle uzaklaştırılıncaya kadar, Peron yönetimi devletin ekonomiye müdahalesini artırmış, tarım aleyhine sanayileşmeye hız vermiş, şehirleşmeyi desteklemiş ve yabancıların mülkiyetinde bulunan çoğu kamu hizmetini millileştirmiştir. Sonraki yıllardaki seçimler, Peron sürgünde olmasına rağmen Peronist ve antiPeronistler arasındaki mücadeleyle geçmiştir.

1962, 1966 ve 1976 yıllarında ülke yeni askeri darbelerle karşılaşmıştır. Bu dönem politik istikrarsızlığın had safhada olduğu yıllar olarak Arjantin tarihindeki yerini almıştır. 1973’te siyaset yasağı kalkan Peron, üçüncü kez Devlet Başkanlığına seçilmiştir. Ancak, seçildikten sonra bir yıl içinde ölen Peron’un yerine, o dönemde Başkan Yardımcısı olan üçüncü eşi Maria Estela Martinez de Peron Devlet Başkanlığı görevini yürütmüştür. Ekonominin kötüye gidişi devam edince Bayan Peron hızla güven kaybetmeye başlamıştır. Solcu gerilla ve aşırı sağcı silahlı grupların eylemleri istikrarı daha da bozmuştur. 1976’da darbe yapan askeri cunta, bütün kesimleri ağır bir baskı altına almış ve yaklaşık 10,000 kişinin bizzat askeri darbeciler tarafından öldürüldüğü kirli savaş dönemini başlatmıştır.

Halk nezdindeki desteğini artırmak için milli duygulara hitap etmek isteyen askeri rejim, 1830’lardan beri İngiliz hakimiyeti altında olan Falklands Adaları’nı 1982 yılında işgal etmiştir. Ancak, 72 gün süren savaşı kaybeden askeri rejim, iktidarı sivillere bırakmak zorunda kalmıştır. Ekim 1983’teki seçimleri Radikallerden Raul Alfonsin kazanmıştır. Ancak yanlış ekonomik politikalar nedeniyle ülkeyi hiperenflasyon sürecine sokan yeni iktidar, 1989 seçimlerinde PJ’ye yenilmiştir. Seçimi kazanan Carlos Menem, piyasa merkezli reformlarla popülarite kazanmış ve 1993’teki anayasa değişikliğiyle 1995’te tekrar seçilmiştir. Ancak 1990’ların sonuna doğru ekonomik kriz tekrar ağırlaşmaya başlamıştır.

Unión Cívica Radical (UCR) ile merkez sol Frente del País Solidario (Frepaso) tarafından oluşturulan Alianza por el Trabajo, La Justicia y la Educación (Alianza), 1997 parlamento seçimlerini ve 1999 Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanmıştır. 1999’da Devlet Başkanı seçilen Fernando de la Rua ancak 2 yıl görevde kalabilmiş ve Aralık 2001’de görevinden istifa etmiştir.

Ekonomik kriz sırasında Kongre, Adolfo Rodriguez Saa’yı geçici Devlet Başkanı olarak seçtiyse de Saa’nın Başkanlığı bir hafta sürmüştür. Yerine seçilen Eduardo Duhalde, 2003 Mayıs ayındaki seçimlere kadar ülkede düzeni sağlamayı başarmıştır. Mayıs 2003 dönemine kadar geçen süre içerisinde Arjantin ekonomisindeki küçülme önce yavaşlamış, 2003 yılı ile birlikte ise ekonomide büyüme başlamıştır. 2003’te peronist hareketin bir kolu olarak kurulan Frente para la Victoria (FV) adayı olan Nestor Kirchner Devlet Başkanlığına seçilmiştir. Kirchner dönemi ekonominin hızla toparlandığı, Başkanlık yetkilerinin arttığı, kurumsal yapılanmanın güç kaybettiği, 1980’lerdeki af yasasının kaldırılarak kirli savaş zamanında suça karıştığı ileri sürülen birçok asker ve polisin emekli edildiği veya yargılandığı bir dönem olmuştur.

2003-2007 yılı Ekim ayına kadar ülkeyi yöneten N. Kirchner’in yerine eşi Christina Fernández de Kirchner, 28 Ekim 2007 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde Devlet Başkanı seçilmiş ve 10 Aralık 2007 tarihinde görevine resmi olarak başlamıştır. 23 Ekim 2011 tarihinde yapılan yeni Başkanlık seçimlerinde, Cristina Fernández de Kirchner oyların %54.11’ini alarak seçimi ikinci kez kazanmış, partisi “Frente para la Victoria (FPV)” ise oyların %52.19’unu alarak Kongre’de 87 sandalyenin sahibi olmuştur.

Diğer taraftan, 27 Ekim 2013 tarihinde yapılan kısmi ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin 1/2’si ile Senato’nun 1/3’ü yenilenmiştir. Halen yönetimde bulunan FPV partisi, seçimden birinci parti olarak çıkmakla birlikte büyük bir oy kaybına uğramış ve oyların %32’sinden daha azını alabilmiştir.

FVP partisi, 2013 seçimlerindeki yüksek oy kaybına rağmen, 2011 seçimlerinde elde ettiği başarıdan dolayı, hem Temsilciler Meclisi’nde (257 sandalyenin 130’u), hem de Kongre’de (72sandalyenin 40’ı) hala çoğunluğu korumaktadır.

Kaynaklar:

1- http://www.tavsanlitso.org.tr/Portals/125/ulke_raporlari/Arjantin%20%C3%9Clke%20Raporu.pdf

2- Her yönüyle Arjantin – Prof. Dr. Necati Kutlu

Orta Dünyanın Analizi'ni satın almak için tıklayın

admin

1981/Mersin doğumlu, Harita Mühendisi, Araştırmacı-Yazar, Konut değerleme Uzmanı, Ekstrembilgi Yöneticisi, HKMO, İçel Sanat Kulübü, TDUB üyesi

Related Articles

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker