STRATEJİK DERİNLİK DEĞİL STRATEJİK REZİLLİK!

1
140

Suriye bataklığından çıkamayan ve Esad’ı deviremeyen ABD bu bölgede İngiltere ile birlikte IŞİD diye bir canavar yarattı.

Bu örgüte MOSSAD bölgesel lojistik ve istihbari yardımda bulundu. ABD her seferinde Türkiye’den IŞİD’i bir terör örgütü olarak kabul etmesini istedi.Çünkü Türkiye bunu kabul ederse ABD “Stratejik müttefikimiz olarak Suriye’ye gir ve bizimle IŞİD’e karşı savaş” diyebilecekti.

Ama Türkiye IŞİD’e hiç “terörist örgüt” demedi. Aksine silah yardımı yaptı.Üstüne bir de kaçak olarak IŞİD’in sattığı petrolü aldı.IŞİD ile “duygusal” bağ kurdu.

Gelinen son noktada savunma hattını Şam’a kuran İran-Rusya bloğu Suriye’de ABD varlığını geri püskürttü.Ancak IŞİD ortada kontrolden gittikçe çıkan/çıkartılan bir güç olarak büyümeye devam etti.

Bugün Suruç katliamı ile başlayan süreçte ABD son bir kez Türkiye’ye Suriye’ye girme konusunda baskı uygulama kararı aldı…

Ancak bu kez bunu diplomatik kanallardan “direkt” talep etmedi. Ve ortaya IŞİD’e ihale edilen Suruç katliamı çıktı.Bugüne kadar çok daha vahşice eylemlerini açıkça üstlenen, bu mide bulandırıcı canice eylemleri videoya çekerek video paylaşım sitelerinden tüm Dünya’ya bangır bangır propagandasını yapan kısacası “imzasını atan” IŞİD bu kez olayı üstlenmedi.

Ama ihale verilmişti bir kere tüm medya olayın IŞİD tarafından gerçekleştirildiğine yönelik bir algı operasyonuna koyuldu.

Bu arada bu salak IŞİD(!) Suruç’ta yaptıkları(!),çektikleri tepki yetmezmiş gibi bir de sınırdan Türkiye’ye ateş açtı…Savaş bile ilan ettiler Türkiye’ye… Birden bire kendisine bir günden bir güne “terörist demeyen” Türkiye IŞİD için hedef ülke oluverdi.Bak sen Allah’n işine!

Neyse efendim bu esnada ABD,İncirlik Üssü’nden kendisinin de destek olacağı bir hava saldırısı için Türkiye’ye baskı kurdu ve istediğini aldı.

Ama Türkiye burada bir hamle yaptı ve “Tamam biz Suriye’de IŞİD unsurlarını vuralım ama kalkan uçaklarımız PKK’yı da vurur” diyerek bir hamle yaptı…

Ama bu işin “iç politikada” da kullanılabilir olması gerekiyordu.AKP’nin giden Kürt oyları yerine acilen milliyetçi oyları koyması gerekmekteydi.O nedenle “PKK’yı da vuracağız”hamlesi yapıldı.

Bir anda son 1 yılda olmadığı kadar yoğun biçimde PKK eylemleri başladı.Hem de PKK’nın Suriye’deki düşmanı IŞİD’e vuracağımız yani bir anlamda PKK’ya Suriye’de yardımcı olacağımız anda. Tabii PKK’ da salak, bir bizimkiler “Yüksek Stratej” (!)

Hesapta bir taşla 3 kuş vuracaktık…
Hem yaklaşmaya başlayan IŞİD tehlikesi bertaraf edilecek,hem PKK’ya darbe indirilecekti hem de bu PKK’ya vurulan darbe milliyetçi oylar olarak AKP’ye geri dönecekti.

Plan iyiydi de ABD ile aynı yastığa baş koymanın “Ayıyla yatağa girmek” demek olduğunu bizim iktidar unutmuştu…

F-16’larımız ne hikmetse “dağları-taşları vurmaya başladı”. Medyada rüzgar estirilmeye başlandı “PKK şöyle bombalanıyor,böyle yıkılıyor” diye ama hiç birimiz ne bir ölü bir terörist ne imha edilmiş TSK’nın girdiği bir kamp görüntüsü göremedik.

Tam tersi Türkiye girdiği bataklıktan çıkmasın diye polislerimiz öldürülmeye başlandı ve o iş de PKK’ya ihale edildi. Böylece çıkmaza giren Çözüm Süreci de tamamen rafa kaldırıldı…

ABD’nin son açıklaması ise bazılarının rüyalarını bitirdi…

Bizim MÜTTEFİKİMİZ ABD, İncirlik’ten kalkan uçakları ile PYD’ye yani PKK’nın Suriye koluna destek vereceğini açıkladı.

E yani Türkiye’nin “Hem ABD’yi memnun edeyim,hem PKK’yı vurayım” hamlesi ve hayali boşa çıktı…

Şimdi bu “Stratejik Rezillik” üstadları bir yandan ABD gittiğinde Şam’da komşu olacakları İran-Rusya bloğunun tepkilerini,hem PKK’ya karşı alınacak yeni önlemleri düşünürken,ABD isteği ve IŞİD vasıtası ile girdikleri Suriye girdabından nasıl çıkacaklarını düşünüyorlar.

ABD istediğini almış keyifli,Esad “Öldürmeyen güçlendirir” teorisini doğrulamış rahat,PKK Suriye koluna ABD desteği almış karlı,IŞİD “Türkiye’ye kafa tutmuş” imajını güçlendirmiş.

Türkiye?

Valla bizimkiler hala uykuda…

İyi uykular Türkiye’m… Her nerede uyuyor ve uyutuluyorsan…

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın. Kitabı indirimli satın almak için buraya tıklayın.

1 COMMENT

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here