Bağımlılık Yapan Uçucu Maddeler


Günümüzde gençler arasında sık olarak kullanılan uçucu maddeler arasında boya tineri, yapıştırıcılar (özellikle piyasada Bally markasıyla satılan) ve benzin sayılabilir. Çok sayıda ve farklı türde uçucu maddeler vardır. Uçucu maddeler, kimyasal yapılarına ya da kullanım alanlarına göre farklı alt gruplara ayrılabilir. Uçucu maddeleri şu şekilde sınıflandırabiliriz.

1. Tıbbi anestetik gazlar: Nitröz oksit, helyum, oksijen.
2. Tıbbi olmayan amaçlarla kullanılan gazlar: Benzin, çakmak gazı, propan, parafin, bütan, antifriz, akü asidi, freon, tutuşturucu sıvılar.
3. Endüstriyel/ Evle ilgili uçucular: Çamaşır suyu, yapıştırıcılar, saç boyası, boya inceltici (tiner), ayakkabı boyası, kauçuktan yapılan yapıştırıcılar, aseton, tırnak cilası.
4. Sanat/ Ofis teçhizatları: Daksil, tipp-ex, işaretleyici kalem ve boyalar.
5. Evle ilgili aerosollar: Çeşitli aerosollar, saç spreyi, sprey boya, deodorant, oda spreyi.
6. Alifatik nitritler: Astma inhalanları.

Uçucu maddelerin türleri ve içerikleri ülkeler arasında farklılıklar göstermektedir. Örneğin, Brezilya’da sık olarak kötüye kullanılan uçucu madde “Lance perfume” adı verilen bir eter ve kloroform karışımıdır. Ülkemizde ise ilk sıraları yapıştırıcılar (Bally, Uhu) ve boya tineri almaktadır. Yapıştırıcıların içeriğinde toluene, nafta, asetat, hekzan, benzen, klorobonlar, bromokloradilormetan (yangın söndürücüsü), freon ve diğer gazlar vardır. Tinerin içeriğinde ise ana madde toluene’dir. Tiner deyince selülozik tinerin kast edildiği unutulmamalıdır. Tiner, %50-60 civarında toluene içerirken, bali gibi yapıştırıcılar %35 civarında toluene içerir.

Uçucu maddelerin çeşitli tiplerinin olduğunu daha önce belirtmiştik. Farklı tipteki uçucu maddelerin kullanım biçimi de farklılıklar göstermektedir. Farklı uçucu maddelerin kullanım biçimleri şu şekildedir.

  • Yapıştırıcılar boş torbalara dökülür ve oradan buharı içe çekilir. Torbayabırakılan ılık hava maddenin çözünürlüğünü arttırır ve daha fazla madde solunmuş olur. Bunları kullananların ağız çevresinde torbanın kenarının bıraktığı izler görülebilir.
  • Tiner bir bez parçasına emdirilir ve bu bez ağız burun önüne tutularak solunur.
  • Daksil ya da kuru-temizleme çözücüleri (trikloretan içermektedir) giysilerin koluna ya da bir kumaş parçasına dökülmekte ve buharı içe çekilmektedir.
  • Çakmak gazları, tüp gazlar (bütan, propan) ya da aerosoller plastik bir torbadan ya da doğrudan koklanarak ya da ağız içine çekilerek içe çekilmektedir.

Düzenli olarak uçucu madde kullanmaya başlayan kişide davranış değişiklikleri ortaya çıkmaya başlar, okulda sorumsuz davranışlar ve bazen okuldan kaçma, evden çıkma, evde olduğu zamanlar uçucu madde kullanımını gizlemeye çalışan sözler ve davranışlar gözlenebilir. Uçucu madde etkisi altındaki çocuğun davranışlarında kontrolsüzlük vardır ve öforik (neşeli) bir halde olabilir. Bu değişiklikleri diğer ergen davranışlarından ayırt etmek zordur. Uçucu maddelerin nefesteki ya da giysilerdeki kokusu, yapıştırıcılara ait artıkların giysilerde kalması, burun ya da ağız çevresindeki kızarıklıklar daha kesin kanıtlardır.

Uçucu madde alımını genellikle kısa bir keyif hali ve gevelercesine konuşma izler. Bazen bulantı, kusma, karın ağrısı, kulak çınlaması, görsel ve işitsel hallüsinasyonlar ya da şaşkınlığa (konfüzyona) neden olabilir. Kendini kesmeye bağlı izler ya da diğer kendine zarar verme davranışıyla ilgili deri izleri yine aile için uyarıcı olabilir. Çünkü uçucu kullanıcıları arasında kendini kesme oranı oldukça yüksektir.

Bunu da okuyabilirsiniz  Kişilik - Karakter Nedir?

Uçucu maddelerin idrarda tespiti oldukça zordur. Madde kullanımını takiben ilk 12 saatte idrarda tespit edilebilir. Ancak tespit yöntemi oldukça pahalıdır, bu nedenle test uygulaması yaygın değildir.

Tiner mi, bali mi?
Tiner de, bali de toluen adı verilen etken maddeyi içermektedir. Ancak bu
maddeleri kullananların ikisinden birini genelde tercih ettikleri gözlenmektedir. Hem tiner, hem bally kullanan kişi sayısı oldukça düşüktür. Tercih ettiklerinden birisi yoksa, o zaman diğerini kullanmaktadırlar. UMATEM’de yatarak tedavi gören uçucu madde bağımlılarıyla yapılan araştırma bulgularına göre sokakta yaşayanlar daha çok tineri tercih ederken, ailesiyle yaşayanlar daha çok bally adındaki yapıştırıcıyı tercih etmektedir. Sokakta yaşayanlar ailesiyle yaşayanlara göre 6 kat daha fazla oranda tineri tercih ettiklerini belirtmiştir. Erkekler arasında tercih maddesi tiner olanlar %38.7, yapıştırıcı olanlar ise %45.2’dir. Bu oranlar kızlarda sırasıyla %21.1 ve %18.9’dur.

Sokakta yaşayanlar daha çok tineri tercih ederken, ailesiyle yaşayanlar daha çok yapıştırıcıyı tercih etmesi ve kızlarda yapıştırıcı kullanımının erkeklere göre daha yüksek olması dikkat çekicidir. Yapıştırıcı maddeler boya tinerine göre daha düşük oranda toluene içermekte olup, kullanıcılar tarafından yapıştırıcının öfori (neşe) ve halüsinojen (hayal gösterici) etkisinin, boya tinerinin ise, sedatif ve anestezik etkisinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Ailesiyle yaşayanların maddeyi daha çok eğlence amacıyla, sokakta yaşayanların ise yaşamda kalmak, sokağın soğuğuna, tehlikelerine dayanmak için tineri tercih ettiğini söyleyebiliriz. 

Sokakta yaşayanlarda, ailesiyle yaşayanlara göre madde kullanmaya başlama yaşının düşük olması, sokak yaşamının gençleri maddeyle daha hızlı ve daha kolay karşılaşmalarına neden olduğunu düşündürtmektedir. Sokakta yaşayanlarda boya tineri, ailesiyle yaşayanlarda ise yapıştırıcının önce kullanılması, her iki grubun tercihleri göz önüne alındığında anlaşılır olmaktadır. Bu bulgu, madde kullanıcılarının bulundukları gruptan etkilendiklerini göstermesi bakımından da ilgi çekicidir.

Kızların erkeklere göre daha düşük oranda boya tineri kullandıkları ve ailesiyle yaşayanlara benzer olarak yapıştırıcıyı tercih ettiklerini görüyoruz. Kızlarda da yapıştırıcı kullanım riski erkeklere göre 5 kat daha yüksektir. Kızların sokakta yaşama oranının daha düşük olduğu, ailesiyle yaşamasa bile bir başkasının evinde yaşama oranının erkeklere göre daha yüksek olduğu göz önüne alındığında, kızların madde tercihinin ailesiyle yaşayanlara benzerlik göstermesi beklenebilir. Tiner bali’ye göre daha fazla toluen içermektedir. Bu nedenle, uçucu madde kullanımında balinin birinci basamağı, tinerin ikinci basamağı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Başka bir deyişle, uzun süre bali kullananlar bir süre sonra tinere geçmektedir. Ancak bu durum her zaman geçerli değildir. Doğruda tinere başlayanlar olduğu gibi, hiçbir zaman tinere geçmeyen bali kullanıcıları da vardır.

Etkileri
Uçucu maddeler etkilerini daha çok içerdikleri toluene maddesinin etkilerinden alırlar. Ancak farklı uçucularda farklı katkı maddelerinin olduğu göz önüne alınmalıdır. Uçucu maddeler hızla başlayan ve hızla geçen bir iyilik haline neden olurlar. Bu maddelerin fizyolojik ve psikolojik etkileri alkol, barbitürat ve trankilizan ilaçlara benzer. Etkileri birkaç dakika içinde ortaya çıkar; 15-45 dakika sürer. Bu nedenle kişi sürekli elinde maddeyle dolaşmakta ve kullanmak zorunluluğu hissetmektedir. Genel olarak Merkezi Sinir Sistemini (MSS) etkilerler.

Bunu da okuyabilirsiniz  Çileğin Faydaları Nelerdir?

Tolerans gelişimi de maddenin etkisini farklılaştırmaktadır. Kişi eğer uzun süredir uçucu madde kullanıyorsa, farklı etkiler gözlenebilir. Uçucu koklamanın etkileri kullanılan doza göre farklılıklar gösterir. Uyarılma aşamasında öfori (neşe), hareketlilik, baş dönmesi, halüsinasyon, aksırma, öksürme, tükrük salgısında artma, ışığa duyarlılık, bulantı kusma, yüzde kızarıklık, iştah kaybı, garip davranışlar gözlenebilir. Erken dönemde şaşkınlık, kişinin bulunduğu yeri, zamanı şaşırması (yönelim bozukluğu), aptallık, kontrolün kaybı, beyinde çınlama, görme bozukluğu, kramplar, baş ağrısı, ağrıya duyarsızlık, yorgunluk, unutkanlık, sararma gözlenebilir. Orta dönemde ise, uyuklama, kas kontrol kaybı, konuşma bozukluğu, reflekslerin baskılanması, nistagmus (göz bebeklerinin oynaması) ortaya çıkabilir. Geç dönemde, bilinç kaybı, garip rüyalar, epileptik (sara) nöbetler gözlenebilir.

İstenmeyen etkiler
Uçucu madde bağımlılığında nörolojik sorunlar çok çeşitlidir. Bunlar dikkat ve konsantrasyon eksikliği, hafıza bozukluğu, öğrenme güçlükleri gibi hafif zihinsel yetersizliklerden bunamaya kadar ilerlemektedir. Nörolojik sorunların olması davranışsal sorunları artırmakta ve tedaviyi de güçleştiren bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Uçucu maddelerin beyin ile ilgili etkileri zihinsel yetersizlikler, bozulmuş yargılama yetisi (suça eğilim ve saldırgan davranışlar artar), hareketlerin yavaşlaması, denge bozukluğu ya da sakarlık, hafıza bozukluğu ve yeni bir şey öğrenememe sayılabilir.

UMATEM kliniğinde yatarak tedavi gören uçucu madde bağımlısı gençler arasında yaptığımız bir çalışmada uçucu maddelerin beyin üstüne olan etkilerini çok açık olarak gördük. Bu maddeleri kullanan gençlerin beyinlerini MRI adı verilen teknikle değerlendirdiğimizde beyindeki beyaz madde lezyonu %46, “ventrikül ve sulcus atrofik dilatasyon” adı verilen bozukluk %27, “talamik hipotensite” adı verilen bozukluk ise %20 oranında gözlenmiştir. Beyindeki değişiklikler 4 yıl ve daha uzun süren madde kullananlarda çok daha belirgin olarak gözlenebilmektedir. Bu bulgu bize uçucu maddelerin kullanım süresi uzadıkça beyinde meydana gelen değişikliklerin belirginleştiğini göstermektedir. Beyinde oluşan hasarın süresi ve geri dönüşümlü olup olmadığı bilinmemektedir. Geri dönüşümlü olup olmamayı belirleyen etkenler şunlardır:

1. Madde kullanımı öncesi işlevsellik: Madde kullanımı öncesinde kişinin zihinsel fonksiyonları tamsa, o zaman geri dönüşün daha kolay olduğu gösterilmiştir. Ancak kullanım öncesi de zihinsel yetersizlikler varsa, bu durumda geri dönüşüm geç ve zor olmaktadır.
2. Bireysel farklılıklar: Geri dönüşüm bireyden bireye değişmektedir. Burada neyin belirleyici olduğu ise bilinmemektedir.
3. Madde kullanım süresi: Madde kullanım süresi uzadıkça geri dönüşüm daha zor olmaktadır. Ancak bu bulgu tüm çalışmalarda doğrulanmış değildir.

Uçucu maddeler kalp ve dolaşım sistemi üstünde çarpıntı, kalp ritminin bozulması, kalp kasında bozulma, akciğerlerin kanlanması, solunum yolunun hasarına yol açar. Karaciğerde büyüme gelişebilir. Böbrek yetmezliği, böbrek mikroskopik yapısında çürüme görülebildiği belirtilmiştir. Uçucu madde kullanıcıları, günlerinin büyük bölümünü sokakta geçirdikleri için, birçok fiziksel hastalığa da maruz kalmaktadır. Sokakta yaşayan ve madde kullanan çocuklarda bu hastalıkların
görülmesi daha da sıktır.

  •  Beslenme bozukluğu 
  • Kazalar
  • Enfeksiyon hastalıkları
  • Diş sorunları
Bunu da okuyabilirsiniz  Zika Virüsü


Uçucu madde kullanılması sonucu ölümler seyrek değildir. İngiltere ve Galler’de 1985-1995 yılları arasında yılda yaklaşık 100 ölüm bildirilmiştir. ABD’de yapılan bir çalışmada uçucu maddelerden kaynaklanan ölümlerin çoğunluğunun (%70) 22 yaş ve altında meydana geldiği, ölenlerin %95’ini erkeklerin oluşturduğu saptanmıştır. 1987-1996 yıllarında Virginia’da yaş ortalamaları 19 olan 39 kişinin uçucu madde kullanımı nedeni ile öldüğü tespit edilmiştir. Teksas’da da 1988-1998 yılları arasında yaş ortalamaları 24 olan 144 kişinin öldüğü tespit edilmiştir. Ölüm nedenleri aşağıda sıralanmıştır.

1- Yutulan maddeye bağlı oksijensiz kalma: Yapıştırıcıların yutulması sonucu kişi nefes alamaz ve ölebilir. Bu durum genellikle torbadan maddeyi çekerken gözlenir.
2- MSS baskılanması sonucu kalp sistemi durabilir ve ölüm olabilir (Vagal
İnhibisyon).
3- Solunumun baskılanması: MSS baskılanmasına bağlı olarak solunum sistemi de baskılanır, solunum durur ve ölüm olabilir.
4- Kalp ritm bozukluğu: Kalpte ortaya çıkan ritm bozukluğu sonucu özellikle başka kalp sorunu olanlarda tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.
5- Kazalar ve yaralanmalar: Maddenin etkisine bağlı olarak kişinin dikkati azalır, görmesi ve kontrolü bozulur. Bunun sonucu çıkan kazalar nedeniyle ölüm olabilir. Madde etkisi sonucu kişinin muhakemesi bozulur, saldırgan davranışlar ortaya çıkar ve buna bağlı ağır yaralanmalar oluşabilir.
6- İntihar: Madde kullanıcılarının tümünde intihar oranı yüksektir. Özellikle madde etkisinde kişi kolaylıkla intihara karar verebilir. Uçucu madde kullanıcılarında da intihar oranı yüksektir.

Bağımlılık

Uçucu maddeler, bağımlılık yapan maddelerdir. Bu maddelere bağımlılık çabuk ve hızlı bir şekilde olur. Bağımlılığın en önemli kriterlerinden birisi olan tolerans gelişimi (giderek artan miktarlarda madde kullanımı) uçucu kullanıcılarında çok kolay ve hızlıdır. Ancak tüm kullanıcıların bağımlı olduğunu söylemek güçtür.

Yoksunluk belirtileri
Uçucu maddeler klinik açıdan önemli sayılabilecek yoksunluk belirtilerine neden olmazlar. Bu nedenle genellikle uçucu maddelerin yoksunluk belirtilerinin olmadığı düşünülür. Uzun süre kullananlarda bile yoksunluk belirtileri oldukça hafiftir. Uçucu madde kullanımı kesildikten sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtileri arasında şunlar sayılabilir:

  • Uyku bozuklukları
  • Çarpıntı
  • Yönelim bozukluğu
  • Aşırı sinirlilik, huzursuzluk
  • Terleme
  • Bulantı, kusma
  • Titreme (tremor)

Uçucu madde kullananlarda “Craving” adını verdiğimiz madde kullanma arzu ve dürtüsü oldukça şiddetlidir. Kişi maddeyle karşılaştığı zaman kendisini madde kullanmaktan alıkoyamaz ve her şeyi göze alarak maddeyi kullanır. Bu durum tedaviyi zorlaştıran etkenlerden birisidir. Bu durumu yaratan en önemli etken aslında uçucu maddelerin lipofilik olmasıdır. Bu maddeler yağ dokusunda depolanır ve bu nedenle vücuttan geç atılır. Geç atıldığı için, duygudurum değişiklikleri ve zihinsel fonksiyonlar geç düzelir. Atılma süresinin iki ayı bulduğu belirtilmektedir. Bu nedenle detoksifikasyon (arınma) uzun süre gerektirir. Yoksunluk belirtileri hafiftir ancak uzun sürer. Kişinin madde kullanma arzusu ve dürtüsü oldukça yüksektir. Kullanıcıların zihinsel ve ruhsal fonksiyonları tam yerine gelmeden de tedaviden çok az yararlandıkları gösterilmiştir.

Kaynak: http://www.ogelk.net/Dosyadepo/maddeler.pdf

 


1981/Mersin doğumlu, Harita Mühendisi, Araştırmacı-Yazar, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Kitap: Orta Dünyanın Analizi HKMO, İçel Sanat Kulübü,