Sağlık

Otizm Nedir Tedavisi Belirtileri Nelerdir?

 

Otizm spektrum bozukluğu ya da yaygın gelişimsel bozukluk, doğuştan gelen veya yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan, yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşimde, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranışlar, zaman zamanuyum problemleri ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık ve nörolojik bir gelişimsel bozukluk olarak tanımlanıyor. Otizmi bir çeşit yelpaze gibi düşünebiliriz. Otizmin ağırlık derecesi, otizmli bireylerin zekâ düzeyine, eşlik eden diğer rahatsızlıklara, eğitimlere verdikleri olumlu veya olumsuz tepkilere, dışarıdan bir desteğe ne kadar ihtiyaçları olduğuna ve daha birçok nedene bağlı olarak, yüksek işlevli veya düşük işlevli otizm şeklinde değerlendirilir. 

Günümüzde dünyaya gelen her 88 çocuktan 1’inin otizmli olduğu belirtiliyor. Bazı kaynaklarda her 50 çocuktan 1’inin otizmli olduğu yönünde bilgiler de var. Yani otizm epidemik bir durum. Erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülmesine rağmen kızlarda genelde daha ağır seyrediyor. Görülme sıklığı ve farkındalık seviyesi her geçen gün artan bu yaygın gelişimsel bozukluk kesinlikle ülke, ırk, kültür ya da sosyoekonomik düzey açısından fark gözetmediği gibi ailelerin çocuk yetiştirme özellikleriyle de ilişkili değil.

Birleşmiş Milletler, otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla, 2 Nisan’ı Dünya Otizm Farkındalık Günü ilan etti. 2008’den beri her yıl 2 Nisan’da başlayan Otizm Farkındalık Ayı çerçevesinde tüm dünyada otizmle ilgili araştırmaların teşvik edilmesi ve farkındalığın artırılarak erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Anne babalar için çocuklarında otizm spektrum bozukluğu olduğunu keşfetmek ağır ve sancılı bir deneyim süreci. Bazıları için teşhis tamamen sürpriz olabilir, bazılarında da kuşkunun ve aylar hatta yıllar süren doğru teşhis arayışının yorgunluğu olabilir. Her iki durumda da, otizm tanısının konulması, nasıl ilerleneceği konusunda birçok soruyu da beraberinde getirir. Herkes için uzun, zorlu, iniş çıkışlarla dolu bir süreç başlar. Ailedeki
her birey bu süreci farklı algılar, durumu anlamakta ve kabullenmekte sorunlar yaşar. Ancak erken tanılama ve özel eğitim desteği ile otizmli çocuklar da diğer tüm çocuklar gibi büyür, öğrenir ve ebeveynlerinin, öğretmenlerinin, kardeşlerinin, arkadaşlarının ve doktorların sevgisini, sabrını ve anlayışını gördüklerinde gelişerek daha parlak bir geleceğe sahip olabilir.

Otizmin Olası Nedenleri


Otizm tek bir neden yerine, birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle meydana geliyor. Beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunları ya da yüzlerce küçük genetik değişiklik bu gelişimsel bozukluğu tetikleyebilir. Oluşan genetik değişiklikler beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı etkilemiş olabilir. Klinik bulgulardaki davranışsal çeşitlilik ise çevresel faktörlerin de etkili olduğunu bize gösteriyor.

Bunu da okuyabilirsiniz  Kilo Vermeyi Engelleyen En Önemli Unsur Nedir?

Genetiğin otizmin nedenleri arasında önemli bir yeri var. Yapılan çalışmalar hastalık yapıcı etkinin bir tek genden kaynaklanmadığını, birden çok genin etkileşimi sonucu oluştuğunu ortaya koymuş. Otizmli bireylerde beyin hücrelerinin farklı çalıştığı, sinir hücreleri arasında mesaj taşıyan kimyasal ileticilerde eksiklik ya da fazlalık olduğu belirtiliyor. Beyindeki kimyasal maddeleri ve sinyalleri, sinir hücreleri ve beynin farklı bölgeleri arasında taşıyan biyolojik yolakların otizmli bireylerde sekteye uğradığı düşünülüyor. Otizm tanılı bireylerin yaklaşık yarısında beyin dalgalarını ölçen EEG testi ile saptanan anormal elektrik hareketleri, yaklaşık dörtte birinde nöbet, istemsiz hareketler ve bilinç yitimi gibi birtakım nörolojik sorunlara da yol açabiliyor.

Genetik çalışmalar annenin yumurta hücresinde veya babanın sperm hücresinde meydana gelen anlık, kalıtsal olmayan mutasyonların ve kodlama hatalarının çocuktaki otizm riskini artırdığını gösteriyor. Sperm hücreleri her gün üretildiği için spermlerde yumurta hücrelerine oranla daha sık genetik değişiklik ve kodlama hatası meydana gelebiliyor. Bu nedenle babaların otizme neden olabilecek bu tür genetik hataları çocuklarına aktarma riskinin annelere oranla yaklaşık 4 kat fazla olduğu ve babanın yaşı ilerlemişse bu riskin arttığı belirtiliyor.

İki çocuklu, çocuklardan birinin otizmli olduğu bin aileyi kapsayan bir araştırmada, otizmli çocukta genetik değişikliklere uğrama riskinin kardeşinden 4 kat fazla olduğu, değişikliklerin kendiliğinden meydana geldiği ve kalıtsal olmadığı sonucuna varılmış. Sonuçlar, genetik değişiklik çeşitliliğinin çok fazla olduğunu ve bu nedenle herhangi bir yaygın gelişimsel bozukluk türüne yönelik özel bir tedavinin diğer yaygın gelişimsel bozukluk türlerine etkisi olmayacağını vurguluyor.

Otizmin tipik belirtileri arasında yer alan iletişim problemleri ve değişikliklere karşı direnç gösterme davranışlarının, bir beyin kimyasalı olan serotonin sinyalizasyonunda meydana gelen bozulmalara bağlı olarak geliştiği de belirtiliyor. Özellikle CELF6 isimli gende oluşan kodlama hatalarının bu duruma neden olabileceği yönünde bulgular var.

Olası nedenler ve tedavi yöntemleri konusunda çok farklı görüşler var. Örneğin aşılardan antibiyotiklere, gıda alerjilerinden özel diyet gereksinimlerine, vücuttaki ağır metal birikimlerinden evde ve dışarda maruz kalınan kimyasal kirliliğe ve pestisit kalıntılarına kadar birçok etkenden bahsediliyor. Annenin hamileliği sırasında geçirdiği ağır bir gribin, yangılı ve ateşli bazı hastalıkların, hatta kenelerin ısırması ile insana geçen bir bakterinin yol açtığı Lyme hastalığının da otizmi tetiklediği düşünülüyor.

Bunu da okuyabilirsiniz  Ebola Virüsü Nedir? Korunma Yöntemleri

Otizm Tedavisi ve ülkemizde yapılan çalışmalar için buraya tıklayın.

Otizmin Belirtileri


Otizmli bireyler aşağıdaki tipik davranışların en az yarısını gösterir. Bu belirtiler çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir belirtinin etkisi de diğerinden farklı olabilir. Bu davranışlar birçok farklı sebeple de ortaya çıkabilir veya bireylerin gelişimine ve yaşına uygun olmayabilir. Otizm spektrumunda gözlenen bu belirtiler, bireyler arasında büyük farklılıklar da gösterebilir. Bu nedenle otizmli bireyler arasında kıyaslama ve genelleme yapmak yanlıştır.

• Göz teması kısıtlıdır ya da yoktur.
• Çevreye karşı ilgisizdirler.
• İsimleriyle seslenildiğinde tepki vermezler.
• Aşırı hareketli ya da hareketsiz olabilirler.
• Bazıları fiziksel temasa (öpme, sarılma) izin vermez ya da bunlardan hoşlanmaz.
• Çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler.
• Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini dış dünyadan soyutlarlar.
• Kendileri işaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler.
• Taklit becerileri yoktur ya da sınırlıdır.
• Birçoğunda konuşma gelişmemiştir.
• Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar.
• Ekolaliktirler, yani söylenenleri papağan gibi tekrar ederler.
• Kendilerinden üçüncü tekil şahıs gibi bahsederler.
• Uygun olmayan vurgulamalarla, kalıp cümlelerle konuşurlar.
• Ses tonları mekanik ve tek düzedir.
• Uygunsuz gülme ve kıkırdamalar gözlenir.
• Düzen ve nesne takıntıları vardır.
• Rutinlerindeki değişikliklere tepki gösterirler.
• Yinelenen davranışlar gösterirler.
• Nesneleri çevirmek, el çırpmak, kollarını kanat çırpar gibi hareket ettirmek, zıplamak, kendi etrafında dönmek, durduğu yerde
sallanmak, parmak ucunda yürümek, parmaklarını gözlerinin
önünde hareket ettirmek, ellerini farklı biçimlerde tutmak, elleriyle kulaklarını kapatmak gibi davranışlar sergilerler.
• Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar.
• Genelde hayali veya sembolik oyunlar oynamazlar.
• Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler.
• Bazıları çok inatçıdır.
• Ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassasiyet gösterebilirler.
• Soğuğa, sıcağa ve acıya duyarsız olabilirler.
• Tehlikeye karşı duyarsız olabilirler.
• Kendilerine, çevrelerindekilere ve eşyalara zarar verebilirler.
• Beklemeye ya da isteklerini ertelemeye tahammül edemezler.

Otizmli Bireyler Arasındaki Farklılıklar


Otizm spektrum bozukluğu söz konusu olduğunda aileler, öğretmenler, terapistler ve doktorlar dahil herkes için zorluk yaratan nokta, otizmli insanlar arasındaki olağanüstü farklılık. Aynı teşhise sahip çocuklar çoğu zaman önemli derecede farklı davranışlar ve sağlık problemleri sergileyebilir. Kendini farklı bireylerde farklı farklı gösteren tek bir gelişimsel bozukluk konusunda dünya kamuoyunu nasıl bilinçlendirebilirsiniz?  Temelde farklı ihtiyaçları olan bir grup insanla ilgili nasıl bir politika oluşturursunuz, nasıl araştırma yaparsınız, nasıl hizmet sağlarsınız? Uygulamada örneği olmayan durumlarla karşılaşıldığında, eğitim programını nasıl planlarsınız, nasıl bir terapi uygularsınız, nasıl destek alırsınız? Tüm bu sorular, zaten karmaşık olan bu rahatsızlığı anlamamızı ve onunla baş etmemizi daha da zorlaştırıyor. Otizmli bir kişi zeki, güçlü ama aşırı kaygılı ve çoğu zaman da depresyonda olabilir. Bir diğeri ise sözel iletişimden yoksun, zekâ düzeyi düşük ve fiziksel olarak saldırgan olabilir. Bir üçüncüsü ise zeki, uyumlu, sevecen, konuşkan ancak sosyal ve iletişim becerilerinden yoksun olabilir. Bu kişiler farklı belirtiler ve ihtiyaçlar gösterirler, ayrıca birey olarak da çok az ortak özelliğe sahiptirler. Bu tür farklılıklar “Otizmin nedeni nedir?”, “Otizm önlenebilir mi?” ve “Otizm bir farklılık mı yoksa engel mi?” gibi soruları yanıtlamak için büyük bir mücadele verilmesine neden oluyor.

Bunu da okuyabilirsiniz  İnsan Vücudunda Potasyumun Görevleri-Fazlalığı-Eksikliği

Otizmde Erken Tanının ve Eğitimin Önemi


Ne yazık ki kesin otizm tanısı koymak için kullanılabilecek belirli bir yöntem yok. Gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre tanı konuyor. Bu nedenle ailenin çocuğu hakkında bilgi verirken objektif davranması çok önemli. Çocuğun çocuk psikiyatristleri/psikologları ve çocuk nörologları tarafından birlikte değerlendirilmesi gerekli. Belirtilerin tamamının bir çocukta görülmesi şart değil. Otizmli çocuklarda, bu davranışlar hafiften ağıra değişen ölçülerde ve değişik bileşimlerde görülebilir. Belirtilerin bazıları zaman içinde kaybolabilir, bazıları da belli bir zaman sonra aynı ya da değişmiş şekilde ortaya çıkabilir.

Otizmin bugün için bilinen tek tedavisinin özel eğitim olduğu vurgulanıyor. Özel eğitimin amacı, çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış programlarla, çocuğun gelişimsel açıdan mümkün olduğunca akranları düzeyine ulaşmasını sağlamak. Bu çocuklara erken dönemde tanı konması ve uygun eğitime erken yaşlarda başlanması, hastalığın seyri ve ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek problemlerin en aza indirgenmesi açısından gerçekten çok önemli. Özel eğitim sayesinde otizmli çocukların akademik ve dil becerileri gelişir, davranış problemleri azalır ve çocuğun yaşam kalitesini artıracak belirli becerilerin gelişmesine katkı sağlanmış olur. Böylece birçok çocuk başarılı ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.

Kaynak: https://www.otizmvakfi.org.tr/wp-content/uploads/2018/01/otizm-farkindaligi-2013.pdf

 

About the author

ilkay AYDIN

1981/Mersin doğumlu, Harita Mühendisi, Araştırmacı-Yazar, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı,
Kitap: Orta Dünyanın Analizi
HKMO, İçel Sanat Kulübü,

Add Comment

Click here to post a comment

Orta Dünyanın Analizi, Yüzüklerin Efendisi romanında  yer alan  karakterlerin mitolojideki karşılıklarının incelendiği inceleme-araştırma çalışmasıdır. Kitabı temin etmek için  https://www.gittigidiyor.com/arama/?satici=ilkayaydin1015 adresinden, tüm ürünler bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Duyuru

Facebook ve twitter adreslerimizden bizi takip edebilirsiniz.

Bizi takip edin