Sanat

Karagöz Hacivat Oyunlarının Başlıca Tipleri

KARAGÖZ:
Oyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Okumamış bir halk adamıdır. Hacivat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp, onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da yabancı dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacivat ile alay eder. Her işe burnunu sokar, her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup için içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsizdir, Hacivat’ın bulduğu işlere girip çalışır. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Karagöz tasvirleri vardır. Kadın Karagöz, Gelin Karagöz, Eşek karagöz, Çıplak Karagöz, Bekçi Karagöz, Çingene Karagöz, Tulumlu Karagöz, Davullu
Karagöz, Ağa Karagöz v. s.

HACİVAT:
Tam bir düzen adamıdır. Nabza göre şerbet verir, eyyamcıdır. Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar. Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever. Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder. Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Hacivat tasvirleri
vardır. Keçi Hacivat, Çıplak Hacivat, Kadın Hacivat, Kahya Hacivat.

ÇELEBİ;
İstanbul ağzı ile kusursuz bir Türkçe konuşur. Bazı oyunlarda zengin bir bey, bazı oyunlarda bir mirasyedi, bazı oyunlarda ise zevk düĢkünü bir çapkındır. Nazik ve çıtkırıldım bir tiptir. Elinde şemsiye, çiçek demeti ya da baston olan değişik Çelebi tasvirleri vardır.

ZENNE:
Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak Zenne denir. Salkım inci, şallı Natır, Nuridil, Dimyat Pirinci, şekernaz, Yedi dağın çiçeği Hasırasıçtının kızı Rabiş, Cemalifer, Hürmüz Hanım, Dürdane Hanım, ġetaret (Arap halayık), Dilber, Nâzikter.

Bunu da okuyabilirsiniz  Rus Kültüründe Türk İzleri

BEBERUHİ:
Altıkulaç Beberuhi lakabıyla anılır. Yaşı büyük aklı küçük idiot bir tiptir.

TUZSUZ DELİ BEKİR:
Bir elinde içki şişesi, bir elinde tabanca ya da kama vardır. Olayların karmaşıklaştığı anda gelip kaba kuvvetle olayı çözer.

HİMMET:
Kastamonu’lu Himmet olarak da geçer. Sırtında baltası vardır. Kaba saba bir tiptir. Karagöz oyunlarının en iri tasviridir. Yaklaşık 50 cm boyundadır.

MATİZ:
Matiz çingenece sarhoş demektir. Matiz, zeybek, efe, sarhoş, külhanbeyi tiplerinin hepsi yaklaşık olarak aynı tiplerdir. (Bekri Mustafa, Bekri Veli, Sakallı Deli, Hımhım Ali, Hovarda Çakır, Kırmızı Suratlı Bakır, Burunsuz Mehmet, Çopur Hasan, Cingöz Mustafa)

TİRYAKİ:
Afyon yutup pineklemekle ömür geçiren, olayın en can alıcı yerinde uyuklayan bir tiptir. (Nokra çelebi)

LAZ:
Karadenizli, çabuk çabuk konuşan ağzı kalabalık bir tiplemedir.

ACEM:
Halıcılıkla uğraşan zengin İranlı tipleme.

Bunların dışında Osmanlı imparatorluğu döneminde yaşayan her tip Karagöz oyunlarında yerini almıştır. Bu tiplerin başlıcaları şunlardır.

Bolulu Aşçı, Rum, Kürt, İmam, Rum doktor, Kayserili, Çerkez, Yahudi, Haham, Rumelili, Arap, Zenci,  Doktor, Hacivat’ın kızı, Külhancı, Ermeni, Ayvaz Serkis, Kilci, Karagöz’ün Oğlu (Yaşar), Sünnetçi, Frenk, Pişekar, Kavuklu, Hacivat’ın Oğlu (Sivrikoz), Hokkabaz, Çengi, Cambaz,  Denyo, Zühre’nin Babası, Hımhım, Köçek, Soytarı, Cinler, Şirin’in Annesi, Aşık Hasan, Cazular, Tulumbacılar, Ferhat, İskele Kahyası, Dediğigibi, Deliler, Kekeme, Demeli, Curcunabazlar, Canan, Dansöz, Bok Ana, Seymenler, Tavtatikütüpati, Tahir, Çingene, Arnavut, Ak Arap.

Kaynak: https://prometeatro.files.wordpress.com/2010/12/01-tt1-karagoz.pdf

Oy verir misiniz?
[Toplam oy sayısı: 2 Ortalama: 5]

About the author

ilkay AYDIN

1981/Mersin doğumlu, Harita Mühendisi, Araştırmacı-Yazar, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı,
Kitap: Orta Dünyanın Analizi
HKMO, İçel Sanat Kulübü,

2 Comments

Click here to post a comment

  • .

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: TUZSUZ DELİ BEKİR

    Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Ramazan ayının birinci günüdür.
    Hacivat sorar: ” Ramazan-ı şerifler hayrolsun Karagözüm. ”
    Karagöz: ” Sen ne diyorsun Hacivat? Ramazanla şerif neden kaybolsun? ”
    Hacivat: ” Ramazan’ı şerifler hayrolsun. Hayırlı ramazanlar. ”

    Derdi dağlardan büyük olan Karagöz Hacivat’ın ne dediğini yine anlayamaz: ” Ramazanların hıyar tarlası mı? Ne bileyim nerededir? ”
    Hacivat: ” Yani oruç ayına girdik Karagözüm. ”
    Karagöz: ” Hı. ”
    Hacivat: ” Oruçlu musun Karagözüm? Gece sahura kalktın mı? ”
    Karagöz: ” Gece sabaha kadar uyuyamadım. Bir aralık dalmışım. Kötü bir rüya gördüm. Adamın biri, beni kesiyordu. ”
    Hacivat: ” Hayrolsun diyecektim. Ama böyle rüyanın hayrı olmaz ki. ”
    Karagöz: ” Hayri’yi rüyanda mı gördün? ”
    Karagözün hey heylerde olduğunu anlayan Hacivat hey heylere hay hay der geçer.
    Hacivat: ” Karagözüm, rüyanda seni kim kesiyordu? ”
    Karagöz: ” Adamın biri. ”
    Hacivat: De hadi Karagözüm. Ağzımdan laf çıkmaz bilirsin. ”
    Karagöz: ” Şu Tuzsuz Deli Bekir. Rüyama kadar girdi. ”
    Hacivat: ” Ne demek rüyama kadar girdi? Gerçek hayatta da mı keskinleri oynadı? ”

    Karagöz anlatmaya başlar: ” Yazın bir ara işsizdim. Tuzsuzdan borç almıştım, ödeyemedim. İkidir gelir kapıyı tekmeler, açmadım diye kızar bağırır. Yolda önüme çıktı, kaçtım, kurtuldum. ”
    Hacivat: ” Eee sonra ne oldu? ”
    Karagöz: ” Dün çıkmaz sokakta kıstırdı beni. Hani para dedi. Bıçağını çıkardı, ileri geri salladı. Bir böbrekten, bir ciğerden dedi. ”
    Hacivat: ” Elinden nasıl kurtuldun? ”
    Karagöz: ” Yarın söz dedim. Paranı vermezsem bildiğin gibi yap dedim. ”
    Hacivat: ” O ne dedi? ”
    Karagöz: ” Parça mı olsun, kuşbaşı mı dedi. ”
    Hacivat: ” Karagözüm, senin borcun ne kadardı? ”

    Karagöz borcunu söyler. Hacivat, Karagöz’ün borcunu son kuruşuna kadar eline sayar. Karagöz buna çok sevinir. Daha sonra evinin yolunu tutar. Tahmini doğrudur. Tuzsuz Deli Bekir, elinde bıçağı, kapının önünde bağırıp çağırmaktadır. Karagöz, Bekir Efendi deyip paraları gösterince Tuzsuz bıçaklı elini arkasına saklar: ” Vay Karagöz, borcunu getirdin galiba. ”
    Karagöz: ” Evet, borcum, al say, hepsi tamamdır. ”
    Tuzsuz parayı sayar: ” Evet, tamam, der, borç morç kalmadı. ”
    Karagöz: ” Bir daha senden borç almam. Bu son olsun. ”
    Tuzsuz: ” Vay köfte vay, bir de haklı çıkarsın ha. Ben de sana borç verirsem elim bıçak tutamasın. ” der ve bıçağını çıkarır. Karagöz eve kaçar. Kapıyı sürgüler. Kapının önünde nara atan, tehditler savuran Tuzsuz Deli Bekir daha sonra evin önünden uzaklaşır. Böylelikle Karagöz kurtulur.

    SON

  • KARAGÖZ İLE HACİVAT: BİZANS ALTINI
    Karagöz bir gece rüyasında kendini Pınarbaşı Meydanı’nda toprağı kazarken görür. Kazar, kazar ve sonunda bir küp Bizans altını bulur. Çok sevinir ve oynamaya başlar. Daha sonra kanter içinde uyanır. Sabahı bekleyemez, alacakaranlıkta kazmayı, küreği kapar ve yola çıkar. 

    Karagöz Pınarbaşı Meydanı’na geldiğinde acele tarafından kazmayı toprağa vurur. Kazdıkça kazar. Sabahleyin işe giden Bursalılar, Karagöz’ü görürler. Toprağı neden kazdığını sorarlar. Karagöz rüyasını anlatır. Adamlardan bazıları Karagöz’e katılır. Onlar da kazma, küreklerini alıp gelirler ve biri o yanda, biri bu yanda kazmaya başlarlar. 

    Öğle vaktine doğru Hacivat olaydan haberdar olur. Evde bulunan babadan kalma bir Bizans altınını cebine koyar ve yola çıkar. Hacivat geldiğinde Karagöz rüyasını ona da anlatır. Hacivat sırf muziplik olsun diye dinlenen birinin kazmasıyla toprağı biraz kazar ve altın buldum diye bağırır. Yanındaki Bizans altınını gösterir. Buna sevinen Karagöz altını alır, cebine atar ve orayı daha derin kazmaya başlar.

    Akşam üstüne doğru meydan baştan aşağı kazılır ama başka altın bulan olmaz. Karagöz tamam der ve işi bırakırlar. Karagöz meydandan ayrılmadan Hacivat önüne çıkar:
    ” Aman Karagözüm, ben şaka yapmıştım. Altını evden getirmiştim. Altınımı ver de gideyim, ” der. 
    Karagöz: ” Oldu mu şimdi Hacivat? Altını burada buldun. ”
    Hacivat: ” Hayır, hayır, ben onu evden getirmiştim. ”
    Karagöz: ” Senin evde altın ne arar? Bu altın rüyamda gördüğüm altınlardan biri. ”
    Hacivat: ” Aman Karagözüm, etme, eyleme, beni buraya geldiğime pişman etme. ”
    Oradaki adamlar Karagöz’den yana taraf olunca Hacivat susar ve bir kenara oturup ağlamaya başlar. Karagöz altını epey bir akçe karşılığında satar. Kışın dört ay evde sırtüstü yatar, çalışmaz ve akçeleri bitirir. Yazın gelmesiyle birlikte iş aramaya başlar. 

    SON 

    Yazan: Serdar Yıldırım

Duyuru

Orta Dünyanın Analizi kitabına ulaşamadığınızda

https://www.facebook.com/ilkayaydin33 (Facebook Yazar sayfasından) talep edebilirsiniz.

Duyuru

İlter Yeşilay’ın son kitabı “Aşk Vazgeçmez” yayımlandı. Tüm kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

Bizi takip edin