Karagöz Hacivat Oyunlarının Bölümleri

0
64

Klasik Karagöz oyunları dört bölümden oluşur.
1. Mukaddime (Giriş)
2. Muhavere (Söyleşi-Atışma)
3. Fasıl
4. Bitiş

1. Mukaddime (Giriş)
– Göstermelik nâreke eşliğinde kaldırılır
– Tef eşliğinde Hacivat gelir ve semai okur
– (Bazen) Bir ara semai
– Hacivat Off.. hay Hak! Diyerek perde gazeline başlar
– Hacivat secili bir anlatımla dua eder
– Şairlerden alınmış bir beyit okur
– Arkadaş aradığını ve istediği nitelikleri belirtir
– (Bazen) Bir beyit daha
– Karagöz “indirilir”
– Dövüşürler
– Hacivat kaçar, Karagöz boylu boyunca uzanır
– Hacivat’a veriştirir. Bir tekerleme söyler.1*

– Hacivat pişman olarak gelir ve Mukaddime biter

1* Karagöz ve Ortaoyunu’nda iki tür tekerleme vardır. 1) Masal başındaki girişte söylenen basmakalıp sözler gibi ya da masalın ortasında ve sonunda da söylenen ve dinleyeni masalın gerçek dışı havasına sokmak için yapılan söz oyunları. (Buradaki tekerleme budur. Karagöz veriştirirken Arapça, Farsça sözcükler kullanır, kendisinden beklenmeyen bu durum bir ironi yaratır) 2) Yalan masalları: masalcı kendi başından ya da birinin başından geçmiş gibi olağan dışı serüvenleri anlatır, sonunda rüya gördüğü açığa çıkar.

Oyundan önce perdenin ortasına konan göstermelik, nâreke (kamıştan yapılmış bir çeşit düdük) zırıltısı ve tef velvelesi ile kaldırılır. Göstermelik oyun hakkında fikir veren bir tasvir olabileceği gibi oyun ile ilgisiz bir tasvir de olabilir. Göstermelik konmasının amacı seyircinin oyuna odaklanmasını sağlamak ve oyunun başladığını belirtmektir. Göstermelik kaldırıldıktan sonra Hacivat şarkısını söyleyerek seyirciye göre sol taraftan perdeye gelir. şarkısını bitirdikten sonra perde gazelini okur, perde gazeli de bittikten sonra seyirciyi selamlar ve Karagöz’ü perdeye getirebilmek için tegannî’ye (tegannî kelimesi makam ile şarkı söyleme anlamına gelir, burada Hacivat’ın bir melodi ile ah bana bir eğlence medet diye seslenişi tegannî olarak adlandırılır) başlar. Karagöz camdan uzanır ve Hacivat’a bağırmamasını söyler, Hacivat’ın bağırmaya devam etmesi üzerine kafası kızan Karagöz aşağı atlar ve Hacivat ile kavga ederler. Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yerde yatar vaziyette iken Hacivat’a söylenir. Sonunda (bir daha gel bak ben sana neler yaparım) der demez Hacivat gelir. Hacivat’ın gelmesiyle Mukaddime biter, Muhavere başlar.

2. Muhavere (Söyleşi-Atışma)
– Genelde Karagöz ile Hacivat arasında geçer.
– Fasıldan farklı olarak salt söze dayanır ve olay dizisinden sıyrılmış, soyutlanmıştır. Bu yönüyle
Pişekar–Kavuklu tekerlemesi ile eş görevdedir.
– Konuşma yanlış anlamalarla gelişir.
– Muhavere çeşitleri (Fasılla ilgisine göre)
o Fasılla ilgisi olmayan muhavereler
o Fasılla ilintili muhavereler
 Bazı muhaverelerde böyle bir konu birliği bulunabilir
 Bazılarında ise asıl muhavere bittikten sonra fasıla bağlayan bir konu konuşulur
(ek muhavere)
– Diğer muhavere çeşitleri
o Gel-geç muhaveresi
 Hacivat bir dize söyler Karagöz bu dizeye ölçü ve tartım bakımından benzeyen fakat saçma bir mısra söyler.
o Ara muhaveresi
 Fasıla başlamadan önce muhavereyi uzatmak için kullanılan bir ek muhaveresidir.
Fasıldan bağımsızdır.
o Belli bir konu çevresinde toplanmayan muhavereler.
 Örneğin Karagöz, Hacivat’ın her sorusuna “Hayır hiç” diye cevap verir.
– Muhavere’den fasıl’a geçerken önce Hacivat gider. Karagöz de “Sen gidersin de beni pamuk ipliğiyle mi bağlıyorlar?” diye başlayan bir konuşmayla gider.

Muhavere asıl oyunun konusuyla ilgili değildir. Bu bölüm Karagöz’ün yabancı sözcükleri kullanarak konuşan Hacivat’ı yanlış anlaması ya da yanlış anlar görünmesi, böylece ortaya türlü cinaslar ve nükteler çıkmasıyla sürer gider. Muhavereler her konuya açıktır, önceden bilinen bir muhaverenin içine günlük olaylar sokulabileceği gibi, günlük olayları şakacı bir dille eleştiren doğaçlama muhaverelerde olabilir. Karagöz oyunlarında doğaçlamaya en uygun bölüm muhavere bölümüdür. Ferhat ile ġirin, Tahir ile Zühre gibi klasik oyunların fasıl bölümleri güncel olayların işlenmesine çok fazla müsait olmamasına karşın, bu oyunların muhavere bölümleri her tür konunun işlenmesine açıktır. Bu Karagöz oynatan ustanın maharetine ve kültürüne bağlıdır. Bu yüzden Karagöz oynatacak kiĢinin dağarcığının zengin olması gerekir. Eskiden Karagöz ustaları televizyonun, radyonun,
gazetenin olmadığı çağlarda Karagöz oyunlarının içinde siyasal taşlamalar yapar ve kamuoyunun sesini temsil ederlerdi. Karagöz perdesinde siyasi olayların canlandırılması Padişah 2. Abdulhamit döneminde ağır cezalara bağlanmıştır. Bu karardan sonra Karagöz oyunları sürekli olarak aynı oyunların ezberlenip oynatıldığı, hiçbir çekiciliği olmayan sıradan bir oyun olup çıkmıştır. Büyük tulüat (doğaçlama) ustası İsmail Dümbüllü’nün “Seyircinin kararı kesindir, temyize gitmez” dediği gibi ilginçliği kalmayan Karagöz oyunları seyircinin ilgisini çekmez olmuştur. Karagöz oyunlarının ilgi çeker bir duruma gelebilmesi ancak eskiden olduğu gibi güncel olayların mizahî bir dille perdeye aktarılması ile mümkün olabilir. Evliya Çelebi’nin çok övdüğü Hayâlî Kör Hasanzade Mehmet Çelebi’nin akşamdan sabaha dek değişik taklitler yapıp herkesi hayretler içinde bıraktığı, 18. yüzyıl sonlarında yetişen Kasımpaşalı Hafız’ın da gece sabaha kadar sadece Hacivat ile Karagöz’ü oynatıp konuĢturduğu, dinleyenlerin çatlamak derecesine geldiği ve vaktin nasıl geçtiğini fark etmedikleri biliniyor. 18. yüzyıl sonlarında yetişen hayal küpü Emin Ağa’nın bir söylediği muhavereyi bir daha söylemez diye şöhreti vardır. Muhavere bölümü kafası kızan Karagöz’den dayak yiyen Hacivat’ın kaçması, yalnız kalan Karagöz’ün Sen gidersin beni buraya mıhlamazlar, pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar, ben de çeker gider köşe pencereme otururum bakalım burada ne oyunlar oynanır diyerek çıkması ile sona erer.

3. Fasıl
– Asıl oyundur.

Diğer oyun kişileri de oyuna katılır. Bu bölümde bildiğimiz tiyatro oyunları gibi baştan sona bir oyun oynanır, oyunun akışına göre kendi kılık ve Ģiveleri ile Zenne, Çelebi, Tuzsuz Deli Bekir, Beberuhi, Tiryaki, Frenk, Yahudi gibi değişik tipler girip çıkarlar. Karagöz ustası oyunun akışına göre bu tipleri azaltıp çoğaltabilir. Bazı oyunlarda Karagöz ve Hacivat’da oyunun akışına göre değişik kılıklarda perdeye gelip rollerini yaparlar. Örneğin Karagöz’ün gelin olması oyunda Karagöz gelin kılığı ile oyuna katılır ya da cazular oyununda Karagöz cinler tarafından çarpılıp eşek haline gelir, Karagöz’ün ağalığı oyununda Hacivat kahya olur , salıncak oyununda ise Karagöz tarafından tanınmamak için kadın kılığına girer.

4. Bitiş
– Bazen çok kısa olur.
– Karagöz oyunun bittiğini haber verir, kusurlar için özür diler, sonraki oyunu duyurur.
– Oyun sırasında kılık değiştirmişlerse asıl kılıklarıyla dönerler.
– Kısa bir söyleşme geçer. Bu söyleşmede oyundan alınacak dersler de belirtilir.
Fasıl bölümü sona erdikten sonra Karagöz ile Hacivat perdeye gelirler (eğer rol gereği perdede farklı bir kıyafet ile görünüyorlarsa perdeden çıkıp normal kıyafetleri ile gelirler). Karagöz Hacivat’ı tekrar döver, bunun üzerine Hacivat Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim hemann der ve seyirciyi selamlayarak çıkar. Karagöz’de her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola, ehh Hacivat bir dahaki oyunda yakan elime geçerse vayyy haline der ve seyirciyi selamlayarak çıkar. Perde arkasındaki ışığın sönmesiyle oyun sona erer.

Kaynak: https://prometeatro.files.wordpress.com/2010/12/01-tt1-karagoz.pdf

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın. Kitabı indirimli satın almak için buraya tıklayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here